ASAYİŞ - 08 Ocak 2026 Perşembe 22:16

Sinan Ateş cinayetine ilişkin 10 sanığın yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Sinan Ateş cinayetine ilişkin 10 sanığın yargılanmasına devam edildi

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davada 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.


Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar Suat Yılmazzobu, Mustafa Ensar Aykal, Talha Atalay ve Yunus Hasar ve vekilleri ile katılanlar Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, annesi Saniye Ateş ve ablaları Selma ve Selda Ateş ile avukatları hazır bulundu.


Ana dosyadan keşifçi olduğu için hükümlü olan Suat Kurt’u evinde sakladığı gerekçesiyle "suçu ve suçluyu kayırma" suçundan cezası istenen ve başka bir dosyadan tutuklu olan sanık Yunus Hasar, yaşanan olaydan haberinin olmadığını Suat Kurt’u tanıdığı için evinde kalmasına imkan tanıdığını ifade etti. Sanık Suat Yılmazzobu, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, "Ben Tolgahan Demirbaş’ın isteği üzerine adres bilgilerini sorgulattığımı hatırlamıyorum" dedi.


Mahkeme başkanının, maktul Ateş’in adres bilgilerini gönderdiği mesajların tespit edildiğini belirterek bu bilgileri nereden bulduğunu sorması üzerine sanık Yılmazzobu, "Bilmiyorum" diye cevap verdi.


Olaydan sonra Tolgahan Demirbaş’a bilgi notu gönderdiği iddiasıyla yargılanan eski komiser sanık Talha Atalay, "Sosyal medyada dolanan, arkadaş WhatsApp grubunda paylaşılan bir mesajı göndermiştim ‘olay böyle olmuş herhalde’ diye. İki arkadaş arasında konuşulan normal bir şey. Ortak arkadaşlarımız aynı camia içerisinde yer aldığı için Sinan Ateş’in ölümü önemli bir olaydı. Bu bilgi notunu kendisiyle olan muhabbetimden dolayı gönderdim. Bu not, Emniyet’in kendi içinde paylaşılan bir bilgi notu değil" dedi.


Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine konuşan maktul Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, bugüne kadar yürütülen yargılamada Sinan Ateş’in ölümüyle ilgili cevaplanmayan sorular olduğunu, yargılama sonucunda bütün soruların yanıt bulacağına inandığını belirtti. Sinan Ateş’in ablası Selma Ateş de tehdit almaya devam ettiklerini, sanıkların sadece suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptıklarını söyledi.


Beyanlar sonrasında eski Cinayet Büro Amiri sanık Mustafa Ensar Aykal ise adli kontrol tedbirinin kaldırılması talebinde bulundu.


Avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların duruşmadan vareste tutulma taleplerinin reddine, tanık Yavuz Cihangir’in dinlenmesine, ilgili bilirkişi raporları ile ABD’den gönderilen delillerin talep eden taraflara birer örneğinin verilmesine, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma 4 Mart’a ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gezer Ayakkabı 2026’da teknoloji ve ihracat odaklı büyüme hedefliyor Türk ayakkabı sektörü, 2025 yılında döviz kuru dalgalanmaları, artan üretim maliyetleri ve yoğun ithalat rekabeti nedeniyle zor bir dönem geçirdi. Sektör temsilcileri, 2025’teki düşüşün ardından 2026’nın toparlanma yılı olabileceğini öngörüyor. Gezer Ayakkabı, mevcut altyapısını güçlendirerek 2026 yılında teknoloji yatırımları ve katma değerli ihracatla liderliğini sürdürmeyi planladığını açıkladı. Şirket yetkilileri, sektördeki maliyet baskısına karşı inovasyon ve stratejik hamlelerle yanıt vereceklerini belirtti. Şirket, PVC, PU ve EVA tabanlı üretim hatlarında yeni yatırımlar yaparak ürün başına ihracat değerini yükseltmeyi hedefliyor. Ayrıca sürdürülebilir hammadde kullanımı ve çevre dostu teknolojilere geçiş öncelikler arasında yer alıyor. ’’Türk ayakkabı sektöründe 2026 toparlanma yılı olabilir’’ Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, ’’Gezer Ayakkabı’nın mevcut gücü, 100 bin metrekare kapalı alanda yıllık 100 milyon çift üretim kapasitesi ve yaklaşık 2 bin 500 çalışanıyla dikkat çekiyor. Şirket, İstanbul ve Bolu’daki tesisleri ile üç lojistik merkezi sayesinde operasyonel verimliliğini koruyor. Şu anda 60’tan fazla ülkeye ihracat yapmaktayız, 2026’da yüksek alım gücüne sahip yeni pazarlarla bu sayıyı 70’in üzerine çıkarmayı amaçlıyoruz" dedi. Şirketin 2026 stratejisinin üç ana eksende şekillendiğini belirten Özalp, ’’Sratejimiz Dinamik lojistik ağımızı güçlendirerek teslimat sürelerini kısaltmak, EVA ve PU üretiminde sürdürülebilir teknolojilere yatırım yapmak ve niş pazarlara odaklanarak katma değerli ürünleri ön plana çıkarmak. Sektör temsilcileri, 2025’teki düşüşün ardından 2026’nın toparlanma yılı olabileceğini öngörüyor. Gezer Ayakkabı da bu beklentiye paralel olarak, devlet teşvikleri ve teknolojik dönüşümle Türkiye’nin küresel ayakkabı pazarındaki payını artırmaya katkı sağlamayı hedefliyor. Gezer, 2026’da "Her adımda daha güçlü bir Türkiye" sloganı ile hareket edecek. 2 binden fazla model çeşitliliğiyle bebekten yetişkine geniş bir yelpazede üretimimizi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
Kayseri Ustasından tandır kebabı tarifi iştah kabartıyor Kayseri’de 62 yıllık ustalığıyla Yozgat tandır kebabı yapan usta Şükrü Alakoç; tandır kebabının en önemli sırrının et ve sadelik olduğunu söyledi. 74 yaşındaki Kebapçı Şükrü Alakoç tandır kebabında püf noktaları sıralayarak; koyun etinin hafif yağlı olması gerektiğini söyledi. Etin 1-2 gün önceden yalnızca tuzlanarak hazırlandığını, tuz dışında hiçbir baharat kullanılmadığını ifade eden Alakoç; Yozgat’a özgü tandır ocağında pişirilen bu lezzetin bir sanat olduğunu ifade etti. Tandır kebabının fırın kebaplarından bu yönüyle ayrıldığını dile getiren Alakoç; 2019 da ’Yılın Ahisi’ seçildiğini ifade etti. Alakoç; "Bu yemek bizim meşhur tandır kebabımız. Biz eti komple alırız, parçalara böleriz, 1 ve 2 gün önceden tuzlarız. Tuzun harici hiçbir baharat kullanmayız. Çünkü lezzeti sunmak sanattır onu tatmaksa bir zevktir. 62 senedir bu işi yapıyorum, 33 senedir de Kayseri’deyim. 2019 yılında yılın Ahisi seçildim. Etin lezzetli olması için koyun eti olması gerekli, dana eti de güzel olur. Koyun etinin hafif yağlı olması gerekli, yağsız et kesinlikle olmaz. Koyun etinin neresi olursa olsun fark etmez. Biz koyunu komple alırız, parçalara böleriz ve bölmüş olduğumuz 1-2 gün önce sadece tuzlarız başka baharat kullanmayız. Bu ocakta Yozgat’a hastır. Buna tandır kebap denir, Yozgat’ın harici duyduğum kadarıyla Denizli’de yapılıyor. Diğer kebaplar fırın kebaplardır. Lezzeti sunmak sanattır, onu tatması ise bir zevktir" şeklinde konuştu.