GÜNDEM - 24 Mart 2025 Pazartesi 12:04

Ramazan ayında 126 bin işletmeye 220 milyon lira para cezası kesildi

A
A
A
Ramazan ayında 126 bin işletmeye 220 milyon lira para cezası kesildi

Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, "126 bine yakın denetimi sadece Ramazan ayı içerisinde yaptık. Ramazan ayı denetimlerinde de yaklaşık 220 milyon lira idari para cezası uyguladık" dedi.


Tarım ve Orman Bakanlığı 2025 yılı boyunca 8 bin gıda kontrol görevlisiyle 256 bin resmi kontrol gerçekleştirdi. Yapılan denetimler sonucunda 5 bin 500 işletmeye, toplam 500 milyon lira idari para cezası uygulandı. Yaklaşık 154 işletme hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.



Ramazan’da denetimler sıklaştırıldı


Ramazan ayında ekmek ve pide üretim yerlerinden, şekerleme ve pastacılık işletmelerine kadar geniş bir yelpazede toplam 126 bin işletme denetlendi. 2 bin 500 işletmeye idari para cezası uygulandı. Yaklaşık 70 işletme hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Ramazan’da uygulanan toplam idari para cezası ise yaklaşık 220 milyon lira şeklinde gerçekleşti.



"500 milyon liranın üzerinde idari para cezası uyguladık"


Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Ankara’da baklava üreten bir işletmeye yapılan denetimlerde açıklamalarda bulundu. Dilber, "81 il 922 ilçede yaklaşık 256 bin gıda denetimi gerçekleştirdik. Gıda denetimlerinde halkın sağlığına yönelik riskli gördüğümüz 5 bin 500 işletmeye idari para cezası uyguladık. 500 milyon liranın üzerinde idari para cezası uyguladık. Halkın sağlık ve gıda güvenilirliği yönünden riskli gördüğümüz 154 işletmeye de savcılıklara suç duyurusunda bulunduk" ifadelerini kullandı.



"Ramazan ayı denetimlerinde 220 milyon lira para cezası uyguladık"


Ramazan ayında gerçekleştirilen denetimlere değinen Dilber, "126 bine yakın denetimi sadece Ramazan ayı içerisinde yaptık. Ramazan ayı denetimlerinde de yaklaşık 220 milyon lira idari para cezası uyguladık" dedi.


Dilber, yapılan denetimler sonucu taklit ve tağşiş gıdalar listesinin de 2 Ekim 2024’ten itibaren kamuoyuna duyurulduğunu hatırlattı.



"Ramazan Bayramı boyuncu da denetimlerimiz devam edecek"


Dilber, "Ekmek, pide, şekerleme, şekerli ürünler, börek gibi ürünlere yoğunlaşıyoruz. Önümüzde de Ramazan Bayramı var. Çok yakın bir zamanda da Ramazan Bayramı’nı kutlamış olacağız. Ramazan Bayramı boyuncu da denetimlerimiz devam edecek. Halkın çok tükettiği pasta, börek, şerbetli tatlıların toplu üretildiği ve satışının yapıldığı yerler gibi denetimimizin kapsamı alanında" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Prof. Dr. Fatma Gültekin: "Türkiye’de maden sularının yüzde 96’sı boşa akıyor" Türkiye’nin maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahip olduğu ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranının boşa aktığı belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Gültekin, maden suyunun (mineralli su), yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden veya teknik usullerle çıkartılan, mineral içeriği, kalıntı elementleri ve diğer bileşenleri ile her türlü kirlenme risklerine karşı korunmuş yer altı suları olduğunu söyledi. Gültekin "Sular yeraltına sızarken ve yukarıya çıkarken temas ettikleri değişik türdeki kayaçlardan farklı mineralleri bünyelerine alırlar. Böylece maden suyu özelliği kazanmış olurlar. Bu suları diğer sulardan ayıran en önemli özellik bünyelerinde normal sulardan daha fazla çözünmüş madde bulundurmalarıdır. Bu özelliklerinden dolayı maden suları, sağlıklı yaşam desteği ve sağlığı koruma, bazı hastalıkların doğrudan veya destekleyici tedavisi, bazı rahatsızlıkların giderilmesi ve önlenmesi gibi alanlarda kullanılır. Bunun için günlük sıvı ihtiyacının bir kısmını maden suyu içerek karşılamak gerekir" dedi. "Mineralli sular ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmüyor" Avrupa’da bebek mamalarının hazırlanmasından, sporcu beslenmesine, ileri yaştakilerin kullanımına kadar günlük sıvı tüketiminde rutinde kullanılan mineralli suların ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmediğine dikkat çeken Gültekin "Uzmanlar çocukluk döneminden itibaren insan metabolizmasına olan faydalarının olduğunu belirtirken ülkemizde tüketim oldukça kısıtlıdır. Bunun nedeni maden suyu ile sodanın karıştırılmasıdır. Oysa maden suyu, doğal yollardan elde edilen birçok çözünmüş madde ve eser element içeren şifalı bir su iken; soda işlenmiş suya litresinde en az 750 mg olacak şekilde soda (sodyum bikarbonat) ve litresinde 2-4 g düzeyde karbondioksit katılıp şişelenerek üretilen yapay bir içecektir. Türkiye maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahiptir, ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranı boşa akmaktadır. Maden sularının kozmetik uygulamaları, insan psikolojisi üzerine etkisi, mutfak uygulamalarında kullanımı, çocuk ve sporcu beslenmesindeki önemi nedeniyle günden güne kişi başı kullanımı artmaktadır. Ancak bu oran Avrupa ülkelerine göre ülkemizde 10 kat daha düşüktür" diye konuştu. "Trabzon’da yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunuyor" Trabzon’da çıkartılarak işlenen bir kaç bilinen maden suyunun dışında hemen her ilçede yöre halkı tarafından kullanılan ve şifalı su olarak kabul edilen kaynaklar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Gültekin "Bu kaynakların bir kısmı ile ilgili çalışmalar bulunsa da kısıtlıdır. Çünkü bu tür kaynak sularının kullanıma sunulmadan önce ilgili yönetmelikler gereği çok sayıda parametre açısından analiz edilmesi gerekir. Bu analizlerin maliyeti yüksek olduğu için özellikle debisi ekonomik açıdan önemli olanlar değerlendirilmeye alınmaktadır. Trabzon il sınırları içerisinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunmaktadır. Bu kaynakların çoğunun debileri çok düşük olduğu için ayrıntılı kimyasal analizleri yapılmamıştır. Bu kaynaklar bir proje kapsamında ele alınarak tekrar çalışılır ve kullanım alanları belirlenerek halkın kullanımına sunulursa yöreye ekonomik gelir sağlayabilirler. Maden suyu özelliği gösteren bu tür kaynaklar debileri açısından ekonomik değer taşımazlarsa bile içmece olarak kullanılabilirler. Bu şekilde belirlenen kaynaklar Sağlık Bakanlığının ilgili yönetmelikleri gereğince takip edildikleri için halkın sağlıklı su tüketimine de katkı olacaktır. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken Trabzon’un maden suyu kaynaklarının araştırılması, mevcut kaynakların her türlü analizlerinin yapılarak ekonomiye kazandırılması turizmin çeşitlenmesi açısından da son derece önemlidir. Bu konuda karar vericiler ile araştırmacıların birlikte yapacakları çalışmalar olumlu sonuçlar verebilir" ifadelerini kullandı.