SAĞLIK - 20 Eylül 2025 Cumartesi 12:45

Prof. Dr. Uğur Coşkun: "Şekerli içecek tüketimi, kolon kanserinde metastaz oluşturma riski taşımaktadır"

A
A
A
Prof. Dr. Uğur Coşkun: "Şekerli içecek tüketimi, kolon kanserinde metastaz oluşturma riski taşımaktadır"

Prof. Dr. Uğur Coşkun, "Şekerli içecek tüketimi, sadece obezite veya diyabet gibi kronik hastalıkların oluşmasına değil, kolon kanserinde metastaz oluşturma riskine dair önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır" dedi.


Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, şekerli içecek tüketiminin birçok hastalığı beraberinde getirdiğini belirtti. Coşkun, yaptığı açıklamada yapılan bir araştırma sonucunda şekerli içeceklerde bulunan glukoz-fruktoz şurubunun, kolorektal kanserde tümörün karaciğere sıçrama yani metastaz riskini artırabileceğini vurguladı.



"Glukoz-fruktoz şurubu metastaz riskini artırıyor"


Şekerli içecek tüketiminin kolon kanserini tetiklemesi hakkında detaylar paylaşan Coşkun, "Kolon kanseri hem kadın hemde erkeklerde en sık görülen kanserlerden birisidir. Erken teşhis ile birçok hastada iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu hastaların nüks ve metastaz açısından uzun süreli takipleri gerekmektedir. Nature Metabolism dergisinde Jun ve arakadaşları tarafından birkaç gün önce yayınlanan bir deneysel araştırmada, şekerli içeceklerde bulunan glukoz-fruktoz şurubunun, kolorektal kanserde tümörün karaciğere sıçrama yani metastaz riskini artırabileceğini gösterdi" açıklamasında bulundu.



"Glukoz-fruktoz şurubu, kanser hücrelerinin hareketliliğini ve invazyon yeteneğini artırdı"


Amerika Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi tarafından hazırlanan çalışma raporunun detaylarını paylaşan Coşkun, şu ifadelere yer verdi:


"Glukoz ya da fruktoz tek başına kullanıldığında önemli bir etki görülmezken, 2 şekeri birleştiren karışımlar (glukoz-fruktoz şurubu), kanser hücrelerinin hareketliliğini ve invazyon yeteneğini artırdı. Glukoz-fruktoz şurubu, Sorbitol Dehidrogenaz adlı enzimi aktive ederek glukoz metabolizmasını hızlandırarak ve kolesterol üretim yolunu tetikleyerek metastaz oluşumunu desteklemektedir. Laboratuvar ortamında yani hayvan ve kültür ortamında araştırılan bu çalışmada, Sorbitol Dehidrogenaz enzimi inhibe edildiğinde ise glukoz-fruktoz karışımının metastaz etkisinin yavaşladığı gözlemlendi. Sonuç olarak bu çalışma, şekerli içecek tüketiminin sadece obezite veya diyabet gibi kronik hastalıkların oluşmasına değil, kolon kanserinde metastaz oluşturma riskine dair önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır. Ancak, tabii ki bu etkilerin kesin olarak kanıtlanması için insanlarda klinik çalışmalarda da bu etkilerin doğrulanması gerekiyor."



"İdeal kiloyu korumak önemli"


Hastalıklara yakalanmamanın en önemli kurallarından birisinin ideal kiloyu korumak olduğunu ve zararlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini aktaran Coşkun, "Özellikle kanser obezite, diyabet, kanser gibi hastalıkların önüne geçebilmek için ideal kiloyu korumak oldukça önemli. Bu doğrultuda özellikle paketli ürünlerde bulunan glukoz-fruktoz şurubu içeriğine dikkat edilmeli, bu maddeleri içeren yiyecek ve içeceklerden mümkün mertebe uzak durulmalıdır. Sağlığı korumak adına yeme alışkanlıkları düzeltilmeli; daha çok meyve, sebze ve lif içeren besinler, kolon kanserinden korunmak adına sık tüketilmelidir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.