SAĞLIK - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 11:34

Prof. Dr. İnan: "Egzersiz ve sağlıklı beslenme meme kanseri riskini azaltıyor"

A
A
A
Prof. Dr. İnan: "Egzersiz ve sağlıklı beslenme meme kanseri riskini azaltıyor"

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinden korunmak için önerilerde bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aydın İnan, "Haftada 150 dakika egzersiz yapılmalı, ideal kiloda kalınmalı, sigara ve alkolden uzak durulmalı. Taze sebze-meyve ağırlıklı beslenilmeli, lifli gıdalar tercih edilmeli, şekerli ve işlenmiş ürünlerden uzak durulmalı" dedi.


Medical Park Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aydın İnan, meme kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Meme kanserinde erken teşhise dikkat çeken Prof. Dr. İnan, "Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla meydana gelen kötü huylu (malign) hastalıktır. Normalde vücudumuzdaki hücreler belirli bir düzen içinde büyür, bölünür ve ölür. Ancak kanserli hücreler bu düzeni bozar ve kontrolsüz biçimde çoğalırlar. Hastalık süt kanallarından veya süt bezlerinden gelişebilmektedir. Lenf veya kan yolu ile lenf bezlerine ve diğer organlara yayılabilmektedir (metastaz). Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir ve erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Ancak geç fark edilirse hem tedavi süreci daha zorlu olur hem de yaşam süresini ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. En çok 40 yaş sonrası kadınlarda görülür. 50 yaş sonrası risk artar. Genetik yatkınlığı olanlarda daha erken yaşta da görülebilir" diye konuştu.



"En sık belirtisi memede veya koltuk altında ele gelen sert kitledir"


Belirtilere değinen Prof. Dr. İnan, "En sık belirtisi memede veya koltuk altında ele gelen sert kitledir. Bu sertlik zamanla büyüyebilir. Meme başından akıntı gelmesi görülebilir. Bu akıntı kanlı veya berrak olabilir. Meme başında içeri çökme veya çekinti meydana gelmesi, meme derisinde çukurlaşma veya portakal kabuğu gibi bir görünüm meydana gelmesi, meme şekil veya boyutunda değişiklik diğer belirtiler arasındadır. Meme cildinde kızarıklık, şişlik, sıcaklık ve hassasiyet olabilir. Bu belirtiler inflamatuar meme kanseri diye adlandırılan hastalığın belirtileri olabilir. Bazen bu belirtilerin hiçbiri yoktur. Hastanın kontrolleri sırasında meme kanseri tespit edilebilir. Bu yüzden düzenli kontrollere gitmek büyük önem taşır" şeklinde konuştu.



"Tanı için fizik muayene yapılır, hastanın öyküsü değerlendirilir"


İnan, meme kanserinin teşhisiyle ilgili, "Tanı için fizik muayene yapılır, hastanın öyküsü değerlendirilir. Düzenli kendi kendine muayene ve doktor kontrolü önemlidir. Mamografi, ultrason, gerekirse MR kullanılır. Şüpheli kitlelerden biyopsi alınarak kesin tanı konur. Kadınlar memelerindeki kitleyi genellikle kendileri fark eder. Sert, ağrısız kitleler uyarıcıdır. Ancak her sertlik kanser değildir. Görüntüleme yöntemleri tanıda yardımcıdır. Kendi kendine muayene erken teşhis için basit ama etkilidir" ifadelerine yer verdi.



"40 yaş sonrası yılda bir mamografi önerilir"


Mamografinin ne sıklıkla yapılması gerektiğini anlatan İnan, "40 yaş sonrası yılda bir mamografi önerilir. 55 yaş sonrası aralık hastaya göre iki yıla çıkarılabilir. Aile öyküsü olanlarda daha erken başlanabilir. Mamografi düşük doz radyasyon içerir" ifadelerini kullandı.



"Nadiren erkeklerde görülebilir"


Erkeklerde meme kanserinin çok az görüldüğünü söyleyen İnan, "Erkeklerde meme kanseri nadirdir (yüzde 1’den az). Ancak memede sertlik, şişlik veya akıntı varsa doktora başvurulmalıdır. Aile öyküsü, genetik yatkınlık, bazı karaciğer ve hormon bozuklukları riski artırır" dedi.



"Görülme oranı artıyor"


Meme kanserinde görülme sıklığındaki artışa dikkat çeken İnan, "Ömür süresinin uzaması, çevresel toksinler, sigara, alkol, kötü beslenme, obezite, erken adet-geç menopoz, doğum sayısındaki azalma gibi faktörler sıklığı artırıyor. Ayrıca tarama programları sayesinde tanı oranları da artmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Kadınlar vücut yapılarını tanımalı, düzenli olarak kendi kendine kontrol yapmalıdır"


Meme kanserinden dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. İnan, "Kadınlar vücut yapılarını tanımalı, düzenli olarak kendi kendine kontrol yapmalıdır. Şüpheli bir durumda hemen doktora başvurulmalıdır. Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü, genetik yatkınlık (BRCA1/BRCA2), 40 yaş sonrası, uzun süreli hormon kullanımı, obezite, hareketsizlik, sigara, alkol kullanımı, erken adet ve geç menopoz risk faktörleri arasındadır" dedi.



Meme kanserinden korunmak için tavsiyeler


Prof. Dr. İnan, meme kanserinden korunmak için şu önerilerde bulundu:


"Haftada 150 dakika egzersiz yapılmalı, ideal kiloda kalınmalı, sigara ve alkolden uzak durulmalı. Taze sebze-meyve ağırlıklı beslenilmeli, lifli gıdalar tercih edilmeli, şekerli ve işlenmiş ürünlerden uzak durulmalı. Doğum ve emzirme de koruyucudur. Düzenli taramalar aksatılmamalıdır. Bitkisel ağırlıklı, liften zengin, sağlıklı yağlar içeren beslenme önerilir. Kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri sınırlandırılmalı. Omega-3 kaynakları tercih edilmeli. Şekerli içecekler ve rafine karbonhidratlardan kaçınılmalıdır. Probiyotik besinler bağışıklığı destekler."



"Tedavi kişiye özel planlanmalı"


Meme kanserinde tedavi seçeneklerine değinen Prof. Dr. İnan, "Tedavi, hastanın yaşı, genetik durumu ve tümörün özelliklerine göre kişiye özel planlanır" dedi. Prof. Dr. İnan, tercih edilebilecek tedavi yöntemlerini şöyle sıraladı:


"Cerrahi (meme koruyucu veya mastektomi), kemoterapi (ameliyat öncesi/sonrası), radyoterapi, hormon tedavisi (reseptör pozitif hastalarda), hedefe yönelik tedaviler (HER2 pozitif hastalarda) ve immünoterapi. Endoskopik cerrahiden lazer tedavisine kadar birçok yöntem hasta için uygun şekilde uygulanır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.