EKONOMİ - 28 Mayıs 2026 Perşembe 09:37

Palandöken: "7 bin 200 prim günü esnafın en büyük beklentisi"

A
A
A
Palandöken: "7 bin 200 prim günü esnafın en büyük beklentisi"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TBMM’de görüşülen Torba Kanun kapsamına alınarak esnafın prim gün sayısının 7 bin 200 düşürülmesi gerektiğini vurguladı.


Bağ-Kur’lu esnafın prim gün sayısının 7 bin 200’e düşürülmesine yönelik beklentinin artık karşılanması gerektiğini söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Sosyal Güvenlik Kurumu kurulalı hayli zaman geçti. Buradaki norm birliğinin sağlanmasıyla ilgili emekli sandığı, SSK ve Bağ-Kurluların müşterek aynı çatının altında, aynı standarda dahil hizmet almaları aynı kalitede hizmet alırken de sosyal devletin içeriklerine uygun emeklilik aylıkları. Bu emeklilik aylığının yanı sıra prim gün sayısı bunların hepsini üst üste koyduğunuz zaman önemli. Bağ-Kurluların hakikaten beklentisi bir türlü yerine getirilemedi. Ülkemiz önemli bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kaldı. Yüksek enflasyon seyretmesi bunları belki de 7 bin 200 güne norm birliğiyle düşürülmesi mümkün olacaktı. Ancak olmadı. Hala Sosyal Güvenlik Kurumu’nda 9 bin gün Bağ-Kurlular, 7 bin 200 gün SSK’lılar biliyorsunuz devlet memurunda yaş haddiyle. Şimdi hem ödedikleri prim yüksek. Hem aynı şekilde yine devlet memurlarınınki devletimiz karşılıyor. SSK’da çalıştıkları iş yerlerinin sahipleri tarafından karşılıyor. Bağ-Kurlular dükkandaki satmış oldukları emtialardan kazanacak ki götürüp yatırsın. Birçoğu da borçlu" dedi.



"Esnafın yıllardır beklediği düzenleme artık hayata geçmeli"


TBMM’de görüşülen Torba Kanun kapsamına alınarak esnafın prim gün sayısının 7 bin 200 düşürülmesi gerektiğini ifade eden Palandöken, "Cumhurbaşkanımız bu yılın sonuna kadar bunların sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmamasıyla ilgili talimatıyla doktora gidebiliyoruz. Hastaneye gidebiliyoruz. Ancak ilaç alamıyoruz. Niye SSK’ya yani sisteme borcumuz görünüyor. Yatıramadığımız primler görünüyor. Tabii ki yatırmak istiyoruz. Sağlığımızın düzelmesi için de tedavi olmak için de ilacın lazım olduğunu biliyoruz. Onun için bir kolaylık yapılıp 7 bin 200 gün meselesi hakikaten sadece esnaf açısından değil yaklaşık neredeyse nüfusumuzun üçte birinin bu hizmet aldığı alanda bu konuda destek bekliyor. Bir makul süreye yayılıp hem borçların ödenmesiyle ilgili aynı şekilde bu norm birliğinin sağlandığı düzenlemedeki işlerin birlikte yapılmasının gerekliliğini anlıyoruz. Bu inşallah ki bu yasama döneminde kanunlaşır. Vatandaşlarımız da bu haksızlıktan kurtulur diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.
Ankara CHP, 3 bayram sonra AK Parti ile bayramlaştı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyeti 3 bayram sonra AK Parti heyeti ile bayramlaştı. Kurban Bayramı’nın 2’nci gününde siyasi partiler arası bayramlaşma ziyaretleri başladı. Bu kapsamda CHP ile AK Parti 3 bayram sonra yeniden bayramlaştı. Genel Merkez’de gerçekleştirilen ziyarette CHP’nin kabul heyetinde Heyet Başkanı İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Konya Milletvekili Barış Bektaş ve Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen yer aldı. AK Parti’nin ziyaret heyetinde ise heyet başkanı olarak Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı 28. Dönem Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Fatma İlkcan Aksu ve Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Yunus Emre Şahin yer aldı. Ziyarette emeklilerin ve ülkenin sorunlarına değinildi. Ardından Resul Kurt, CHP’nin yeni yönetimine hayırlı olsun dileklerini iletti. Kurt, Kırgınlıklar, unutulur. Hep beraberiz mecliste her zaman. Karşılık sevgi çerçevesinde. Hepimizin tek bir gayesi var. Ülkemize hizmet etmek, güzel şeyler yapmak, ülkemizi kalkındırmak" diye konuştu. Sevda Erdan Kılıç ise, "Bayramlarda olan birliktelikler parlamentoda da vatandaşın sorunlarını çözmek için bir araya gelsek daha çok konuşsak sonuçta çözüm işi siyaset işi. Hepimizin gayesi vatandaşlarımızın huzur içinde, refah içinde, bu güzel coğrafyada, bu güzel ülkede birlik beraberlik içinde yaşaması. Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak da bizim bütün hedefimiz o" ifadelerini kullandı. Heyete Gaziantep baklavası ikram edildi ve karşılıklı hediye verildi.
İzmir ABD’de yaşadı, prostat kanseri tedavisi için Türkiye’yi tercih etti ABD’de yaşayan 65 yaşındaki Birol Tuncer, prostat kanseri tedavisi için Türkiye’yi tercih etti. Amerika’da hemşire olan eşi Sultan Tuncer’in "Ameliyatını ABD’de yaptır" ısrarına ve orada sağlık sigortası olmasına rağmen İzmir’de ameliyat masasına yatan Tuncer, Prof. Dr. Burak Turna tarafından robotik cerrahi yöntemiyle gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Burak, "Amerika’da yaşayan ve eşi de sağlık çalışanı olan hastamızın tercihini ülkemizden ve bizden yana kullanması bizim için gurur verici. Kendisini sağlıklı şekilde taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz." dedi. 12 yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’den ayrılarak ABD’ye yerleşen Birol Tuncer, üniversitede satış-pazarlama ve uluslararası ilişkiler eğitimi aldıktan sonra iş hayatına atıldı. Bir süre uydu şirketlerinde çalışan Tuncer, Amerika’da hemşirelik eğitimi alan hemşerisi Sultan Tuncer ile evlendi. 1999 yılında İzmir’den iş daveti alan Tuncer, uzun yıllar iki ülke arasında gidip gelerek işlerini yürüttü. Yaklaşık 6 yıl önce yapılan testlerde prostat değerleri yüksek çıkan Tuncer, hem ABD’de hem Türkiye’de sağlık kontrollerini sürdürdü. Geçtiğimiz kasım ayında PSA tetkik sonuçlarının riskli bulunması üzerine Amerika’da tetkikleri tekrarlanan Tuncer’e prostat kanseri şüphesiyle tedavi başlatıldı. Bu şüphe üzerine Türkiye’ye gelen Tuncer, İzmir’de Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Üroloji profesörü Dr. Burak Turna’ya başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından kanser tanısı kesinleşen Tuncer, robotik cerrahi yöntemiyle ameliyat edildi. "Tercihimi Türk doktorlarından yana kullandım" Ameliyat sürecini anlatan Tuncer, Amerika’da yaşayan hemşire eşinin kendisini ameliyat için ABD’ye çağırdığını ancak tercihini Türkiye’den yana kullandığını söyledi. Tuncer, "Amerika’da büyüdüm, okudum, iş sahibi oldum. Geniş kapsamlı sağlık sigortam var. Eşim hemşire. Ancak ben tercihimi Türk doktorlarından yana kullandım. Onların bilgisine ve yetkinliklerine güveniyorum. Bizim doktorlarımızın hastalara olan ilgisi etkileyici, tabii personelin de öyle. Mesela ameliyat sonrası yoğun bakımda yatarken hasta monitörlerinin sesinden uyuyamadım. Hemşire bu sorunumu ses kesici kulakla çözdü. Robotik cerrahi sayesinde de hızlı toparlandım ve kısa sürede normal hayatıma döndüm. Burak hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Robotik cerrahiyle hızlı iyileşme sağlandı" Öte yandan hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Prof. Dr. Burak Turna, "Hastamızı robotik cerrahi yöntemiyle başarılı bir şekilde ameliyat ettik. Bu yöntem sayesinde daha hızlı iyileşme süreci sağlandı. Amerika’da yaşayan ve eşi de sağlık çalışanı olan hastamızın tercihini bizden yana kullanması bizim için gurur verici. Kendisini sağlıklı şekilde taburcu ettik" dedi.