POLİTİKA - 11 Ekim 2025 Cumartesi 17:08

Milli Savunma Bakanı Güler: "PKK ve iltisaklı tüm gruplar alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermelidir"

A
A
A
Milli Savunma Bakanı Güler: "PKK ve iltisaklı tüm gruplar alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermelidir"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "PKK ve iltisaklı tüm gruplar alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve şartsız şekilde silahlarını teslim etmelidir" dedi.


Ankara’nın Polatlı ilçesinde gerçekleştirilen, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterinde yer alan silah ve sistemlerin kullanıldığı ‘Ateş Serbest Faaliyeti-2025’nde konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler açıklamalarda bulundu. Yerli ve milli savunma sanayide önemli bir noktaya gelindiğini kaydeden Bakan Güler, "Bu kapsamlı faaliyet, kahraman ordumuzun üstün ateş gücünü, aynı zamanda yerli milli savunma sanayimizin ulaştığı yüksek seviyeyi bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bugün Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sahip olduğu imkan ve kabiliyetler ile yüksek nitelikleri haiz personelimizin maharetine şahit olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.



"Sistemlerimizi geliştirmeye, kahraman personelimizin niteliklerini artırmaya devam edeceğiz"


Etkinlik sayesinde kuvvetler arasındaki çalışabilirliğin pekiştirildiğine değinen Bakan Güler, "Ordumuzun envanterindeki birbirinden farklı sistemlerin denendiği ve etkinliklerinin bir kez daha müşahede edildiği bu faaliyette; kuvvetlerimiz arasındaki birlikte çalışabilirlik pekiştirilmiş, ateş desteğinin koordinasyonu geliştirilmiş, aynı zamanda personelimizin muhtelif çap ve özelliklerdeki silahları tanıması bakımından da faaliyet, müstesna bir deneyim imkanı sunmuştur. Bu kapsamlı faaliyetten de elde ettiğimiz verilerle sistemlerimizi geliştirmeye, kahraman personelimizin niteliklerini artırmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



"Karşı karşıya olduğumuz küresel tehditler, hazır ve caydırıcı bir orduya sahip olmanın önemini hatırlatmaktadır"


Türkiye’nin uluslararası platformlardaki aktif rolünün her geçen gün daha arttığından bahseden Bakan Güler, şunları dedi:


"Bugün karşı karşıya olduğumuz küresel tehditler, terörizm ve jeopolitik riskler, bizlere daima güçlü, hazır ve caydırıcı bir orduya sahip olmanın önemini hatırlatmaktadır. Bu bilinçle kahraman ordumuzun harekat etkinliğini ve gücünü her geçen gün artırmakta; karada, denizde ve havada ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için çalışmalarımızı aralıksız sürdürmekteyiz. Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliği ve burada kıymetli temsilcileri bulunan ülkemizin göz bebeği savunma sanayii kuruluşlarımızın büyük gayretleriyle Türkiye, yerli-milli savunma sanayinde çığır açıcı bir ilerleme kaydetmiştir. Ülkemiz, bir kısmını az önce tatbikatta müşahede ettiğimiz etkili silah sistemleri dahil artık pek çok kritik teknolojiyi tasarlayıp ihraç ederken, bölgesinde ve dünyadaki etkisini de artırmaktadır. Öyle ki personelimizin yüksek fedakarlığı, savunma sanayimizin başarısı ile stratejik ve çok yönlü politikamız doğrultusunda küresel güvenlik ve barışa katkı sağlamak için uluslararası görevlerimizi büyük bir başarıyla ifa etmekteyiz. Nitekim ortaya konulan çok boyutlu diplomasi sayesinde dost ve müttefiklerimizle iş birliğini derinleştiriyor, ülkemizin uluslararası platformlardaki aktif rolünü daha da artıyoruz."



"Her zaman adil ve kalıcı çözümün savunucusu olmayı ilkelerimizden biri olarak görüyoruz"


Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her zaman kalıcı barışı savunduğunu belirten Bakan Güler, "Türkiye olarak, başta bölgemiz olmak üzere tüm dünyada barışın sağlanmasına katkı sunmayı, her zaman adil ve kalıcı çözümün savunucusu olmayı ilkelerimizden biri olarak görüyoruz. Bu açıdan İsrail ve Filistin arasında ateşkese varılmasının, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik çok önemli bir diplomatik adım olduğuna inanıyoruz. Ülkemiz uluslararası müzakere masalarının etkin bir üyesi olduğunu, Mısır’daki ateşkes görüşmelerinde de bir kez daha açıkça göstermiştir" şeklinde konuştu.



"Gelişmeleri yakından izleyecek, ihtiyaç duyulabilecek her konuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz"


İsrail ile Filistin arasındaki ateşkes ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini aktaran Bakan Güler, "Gazze’de çatışmaların tamamen durdurulmasına ilişkin planın uygulanabilirliğinin uluslararası desteğe ve adil güvence mekanizmalarının kurulmasına bağlı olduğu da unutulmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti olarak, tarihi misyonumuz çerçevesinde ve Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda, başta insani yardımların hızlıca bölgeye ulaştırılması, ateşkesin eksiksiz uygulanması ve sürekliliğine yönelik gelişmeleri yakından izleyecek, ihtiyaç duyulabilecek her konuda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz" ifadelerine yer verdi.



"İç cephemizi tahkim etmekte, bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirme anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz"


Birlik ve beraberliğin önemine değinen Bakan Güler, "Dünya bir krizden geçiyor, asimetrik risk ve tehditler devam ediyor. Buna karşı devletimiz, mevcut gerilimleri en iyi şekilde yönetebilmek adına proaktif bir anlayış, stratejik ve kapsamlı bir planlama ile çok yönlü ve güçlü bir güvenlik politikası uyguluyor. Esasen ülkemizin savunma ve güvenliğini en üst seviyede sağlama noktasındaki en önemli dayanak noktalarımızdan biri milletçe sahip olduğumuz birlik ve beraberliktir. Bu çerçevede, iç cephemizi tahkim etmekte, bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirme anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı.


"Hedefimiz, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılmasıdır"


Tüm terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesinin nihai hedeflerinin olduğunu kaydeden Bakan Güler, "Bugün artık ülkemizin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini 40 yılı aşkın süredir tehdit eden terörle mücadelede önemli bir dönüm noktasına ulaşılmıştır. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz çerçevesinde, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine her alanda ulaşmak, ülkemizin tüm kaynaklarını ve enerjisini kalkınma, refah ve aydınlık dolu ortak bir geleceğe yönlendirmek için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir gayretle çalışıyoruz. Şüphesiz ki bugün bu seviyelere gelmemizde en büyük pay aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları ve kahramanlıklarıdır. Nihai hedefimiz 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılmasıdır" dedi.



"PKK ve iltisaklı tüm gruplar alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermelidir"


Terör örgütlerinin şartsız şekilde silahlarını bırakması gerektiğini dile getiren Bakan Güler, "PKK ve iltisaklı tüm gruplar, alınan fesih kararı kapsamında derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve şartsız şekilde silahlarını teslim etmelidir. Başta PKK, YPG, SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına, komşumu ve farklı adlar altında faaliyet göstermesine müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha hatırlatmak isterim" dedi.



"Bu topraklar tarih ile bugünü buluşturan bir bölge olması hasebiyle büyük bir manevi mirası temsil etmektedir"


Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaşandığı bölgelerden biri olan Polatlı-Beylikköprü-Acıkır hattının manevi önem taşıdığını söyleyen Bakan Güler, "Bu topraklarda, bir asır önce istiklal mücadelesi veren bir ordunun mensupları olarak bulunmanın tarihi anlamına da dikkat çekmek isterim. Öyle ki, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en yoğun çatışmalarının yaşandığı ve savaşın geleceğini belirleyen kritik bölgelerden biri olan Polatlı-Beylikköprü-Acıkır hattı asil milletimizin bağımsızlığı için her şeyini ortaya koyan Türk askerinin kahramanca mücadelesine şahit olmuştur. Dolayısıyla bu topraklar, şu anda da milli hak ve menfaatlerimizin korunması için icra ettiğimiz tatbikatlara ev sahipliği yaparak, tarih ile bugünü buluşturan bir bölge olması hasebiyle büyük bir manevi mirası temsil etmektedir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "Dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmayı başardık" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TÜGVA tarafından 2018’den beri düzenlenen Genç Yönetici Okulu 2026 Zirve Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Bu yaşadığımız toplumda bizim ekonomik gelişmemizin sonucu 1.6 trilyon dolar. 23 yılda dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olmayı başardık. 2002’de 21’inciydik. 400 milyar dolar mal ve hizmet ihracat rakamına ulaştık, yaklaşık 8 katlık bir artışla oldu. Bunun yanında 19.5 milyon istihdamdan 32.5 milyon istihdama yükseldik" ifadelerini kullandı. TÜGVA tarafından 2018’den beri düzenlenen Genç Yönetici Okulu 2026 Zirve Programı’na Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra, TÜGVA Başkanı İbrahim Beşinci, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Gürmen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Gür Solmaz, ALTUR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdürrahim Albayrak, Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Şimdi Türkiye’mizde girişimcilik konusunda çok iyi bir ortam var. Niye? Çünkü Allah’a çok şükür ülkemiz dünyadaki ülkelerin çoğundan daha iyi durumda. Son 23 sene hep olumlu büyüme kaydetmişiz. Yıllık ortalama yüzde 5.4 reel büyümüşüz. Çok büyük badireler geçirdik, hepsinin üstesinden gelmişiz. 2008-2009 dünya krizi, 2020 Covid krizi, ondan önce 2010’lu yıllarda darbe teşebbüsleri, 2021’de yüksek enflasyon krizi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı, enerji, gıda krizleri, 2023 tarihin en yıkıcı iki deprem felaketi Maraş’ta olan. Bu gibi ve son bir buçuk yılda da ticaret savaşları, İran-İsrail savaşı, Hindistan-Pakistan savaşı, şimdi Amerika-İsrail ve İran arasındaki Körfez savaşı, Körfez ülkeleri. Hep çalkantılı, kaotik bir dönemlerdeyiz. Bu dönemde istikrarı koruyabilen, ekonomisi güçlü olan ve toplumsal huzuru sağlayan ülkeler hızla yükselirler ve parlarlar. Herkes orayı adres görmek ister. Tabii şöyle bir de gerçek var; bu yaşadığımız toplumda bizim ekonomik gelişmemizin sonucu 1.6 trilyon dolar gibi dünyanın 16. büyük ekonomisi olmayı başardık 23 yılda. 21’inciydik 2002’de. 400 milyar dolar mal ve hizmet ihracat rakamına ulaştık yaklaşık 8 katlık bir artışla oldu bu. Ve bunun yanında 19.5 milyon istihdamdan 32.5 milyon istihdama yükseldik" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1990’da 3 bin dolardı. 2002 sonunda biz iktidara geldiğimizde 3 bin 600 dolardı. Nerede? 12 yıl boşa gitmiş. Şimdi kaç? 18 bin 40 dolar" Bakan Bolat, ekonomide istikrarın çok önemli olduğunun altını çizerken, milli gelirin 2002’den itibaren 6 kat arttığını belirtti. Bolat, "Diğer taraftan iş hayatına erken atılmak çok önemli. Erken yaşta lise yıllarında, üniversite yıllarında küçük küçük işlerle, tecrübelerle, başkasının yanında çalışmak da olur, kendi işini kurmaya çalışmak da olur. Siz çok şanslı bir çağdasınız. Çünkü gerçekten bizim çocukluğumuzun geçtiği 60’lar, 70’ler, delikanlılığımızın 70’leri, işte üniversite ve sonrası 80’li yıllarımız. 90’lar Türkiye için çok zorlu yıllardı, kötü yıllardı. Yani 1991-2002, 11 yılda Türkiye’de dokuz hükümet kuruldu. Dokuz ayrı koalisyonlar kuruldu böyle bir dönemde. İstikrar olmayınca ekonomik gelişme de olmadı. Çok basit bir örnek; Türkiye’nin kişi başına milli geliri 1990’da 3 bin dolardı. 2002 sonunda biz iktidara geldiğimizde 3 bin 600 dolardı. Nerede? 12 yıl boşa gitmiş. Şimdi kaç? 18 bin 40 dolar. Aynı dönem, yani aradan 2002 sonu 2025 sonu 23 yılda 18 bin 40 dolar. Bu nasıl oldu? İstikrarlı bir yönetim, ondan sonra ekonomide istikrar, gelişme, doğru politikalar ve tedbirlerle... Nüfus 20 milyondan fazla arttı; 65 milyondan 86 milyona çıktı, 21 milyon. Ve bu dönemde nüfus artmasına rağmen kişi başına milli geliri 18 bin dolara çıkarabildik. Ve 10 yılda bir gram ilerleme olmazken 90’lı yıllarda, 2002’den sonra toplam milli gelirimiz 238 milyar dolardan 1.6 trilyon dolara çıktı, 6 katı artış oldu. İhracat 8 katı arttı; mal ve hizmet ihracatı 50 milyar dolardan şimdi 396 milyar dolara çıktı" şeklinde konuştu. "İş hayatında güven çok önemlidir, siyasette de güven çok önemlidir" Güvenin hayattaki öneminin altını çizen Bakan Bolat, "İş hayatında güven çok önemlidir, siyasette de güven çok önemlidir, toplumsal hayatta da, aile hayatında da güven çok önemlidir. Kim evlilik yaparken sözüne güvenilmeyen birisiyle evlilik yapmak ister mi? Kimse istemez. Kim kimle ticaret yapmak isterken güvenilmeyen, borcuna sadık olmayan, dolandırıcılık yapan kişiyle çalışmak ister mi? İstemez. Siyasette aldatan, yolsuzluk yapan, efendim verdiği sözleri tutmayan, halka tepeden bakan, kibirli birisine güvenir misiniz, arkasından gider misiniz? Gitmezsiniz. Onun için hayatın her aşamasında buna da çok çok dikkat etmek lazım" dedi. Bakan Bolat, konuşmasının devamında, "Bunun dışında iyi iletişimde hem kişisel iletişim çok önemli biraz önce söylediğim konular... Hayatta her dakika krizler var, her dakika bir şey çıkar. Yöneticisiniz bir bakmışsınız sizin yöneticiler birbirine girmiş, kapışmışlar. Bir bakarsınız o ona küsmüş, o ona kırılmış; dinliyorsunuz ayrı ayrı, bir şey yok ortada. Sadece iyi iletişim kuramamaktan kaynaklanıyor veya ’benim dediğim doğrudur, benim dediğim olacak’ bağnazlığından kaynaklanıyor. Karşısındakini dinlemek ya da orta yolu bulmak, birbiriyle empati yapmak, kendini karşısındakinin yerine koymak... Bunlar çok kritik şeyler. Bana yapılmasını istemediğim şeyi ben de başkasına yapmamalıyım; bunun adı empatidir. Yani modern jargonda empati diyorlar ama Türkçesi bu: Bana yapılmasını istemediğim şeyi ben de başkasına yapmamalıyım. Bu kadar basit. O nedenle çalışanların, üretenlerin, doğruların yanında olmaya gayret edelim ve TÜGVA örneğindeki gibi gönüllü teşekküllerde teşkilatlanalım ve orada güçlenelim. İnsan sosyal bir varlıktır, insan yalnız yaşayamaz. Hepinize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun 10 yıldır tamamlanamayan 543 dairelik sitede Karadeniz fıkrası gibi durum: Tapu var, bina yok Samsun’un Atakum ilçesinde 10 yıl önce yapımına başlanan 543 dairelik dev konut projesinin tamamlanamaması yüzlerce aileyi mağdur etti. Teslim tarihleri yıllar önce geçmesine rağmen evlerine kavuşamayan hak sahipleri ilk kez toplu şekilde basın açıklaması yaptı. Ortada bulunmayan bazı dairelerin tapularının verilmesi ve hak sahiplerinin bu dairelere ait vergileri ödemesi ise "Karadeniz fıkrası gibi durum" yorumlarına neden oldu. Çobanlı Mahallesi’nde 2016 yılında temeli atılan Korupark Evleri Koruşehir Sitesi, 8 blok ve 543 bağımsız bölümden oluşacak şekilde planlandı. Projede bazı blokların yalnızca temeli atılırken, bazı bloklarda ise inşaat belli bir seviyeye kadar ilerledi. Hak sahipleri, sözleşmelere göre 2023 yılında teslim edilmesi gereken dairelerin halen teslim edilmediğini, inşaatın ise yaklaşık 7 aydır tamamen durduğunu ileri sürdü. Mağdurlar ilk kez toplanıp, basın açıklaması yaptı İlk kez toplu şekilde bir araya gelen mağdurlar adına açıklama yapan hak sahibi Tarık Çalık, yaklaşık 400 vatandaşın tüm ödemelerini yıllar önce tamamlamasına rağmen evlerine kavuşamadığını söyledi. Çalık, "Yapımına 2016’da başlanan 8 blok 543 bağımsız bölümden oluşan Koruşehir Sitesi, aradan geçen 10 yıla rağmen yaklaşık yüzde 50 seviyesinde kalmış ve hala tamamlanamamıştır. Bu süreçte konut alan vatandaşlar tüm ödemelerini seneler önce tamamlamalarına rağmen ne evlerine kavuşabilmiş ne de hak ettikleri tapuları alabilmiştir. Bu süreçte aileler mağdur edilmiş, ciddi maddi ve manevi kayıtlar yaşamıştır. Bununla birlikte herhangi bir olumsuzluk olmamasına rağmen tüm ödemelerini yapan 200 kişiye de tapuları verilmemiştir. Bunlardan daha da vahimi, müteahhit firmanın kalan inşaatı devam ettirmek için hak sahiplerinden 3 milyon TL daha ekstra ücret talep etmesidir. Talep edilen ekstra ücret hak ve hukuka aykırıdır" dedi. "354 tüketici buradan daire satın aldı" Hak sahiplerinin avukatı Ahmet Eren, "2016’da başlayan inşaatta temelden itibaren daire satışları başladı. 354 tüketici buradan daire satın aldı. Bunlardan 202’si borçlarını tamamen ödemesine rağmen tapuları tescil edilmemiştir. Tapuları tescil edilmeyen bu kişiler aynı zamanda çeşitli bahanelerle oyalanmışlardır. Bu kişilere tapuları verilmezken, 2025 yılında ise bazı kişilere tapu tescili yapılmıştır" diye konuştu. "14. kattaki dairemin tapusu var ancak inşaat 11. katta durdu" Yıllardır olmayan kattaki dairenin tapusuna sahip olduğunu ancak inşaatın bir türlü ilerlemediğine değinen mağdur Hacı Şakir Duran, "Benim tapum var ama evim yok. Arkamdaki yarım kalan binada 14. katta dairemin tapusu var ama evim yok. İnşaat 11. katta tıkanmış. Tapusu olmayanlar tapu tescil davası açsınlar. Yarın öbür gün bu şirket iflas ettiğinde tapusu olmayanların mal varlığı müteahhidin üstüne geçecek ve hak sahibi olmada sıkıntı yaşayacaklar" şeklinde konuştu. "Olmayan dairenin tapusu var ve vergisini ödüyorum" Hak sahiplerinden Ebuzer İnan ise, "Tapuyu 2020’de aldım. Tapuyu almam üzerinden 6 yıl geçti ama hala bina yok. Olmayan dairenin tapusu var ve ben olmayan dairenin vergisini ödüyorum. Bizlere sahip çıkılsın istiyoruz. Mağduriyetimiz giderilsin. Birçok inşaatta bu tarz sıkıntılar var fakat benimki trajikomik bir durum. Benim dairemin olduğu bina hiç ortada yok" ifadelerini kullandı.
İstanbul Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026 sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi. YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. "Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tühlerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde deva ediyor. Bir çok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi. Vatandaşlar fotoğraf çektirdiler. Fuar da yerli ve milli ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi.Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi.Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tühlerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani’yi kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani’yi kabul etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IKBY Başbakanı Mesrur Barzani’yi Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Kabulde, bölgedeki son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ABD ile İran arasındaki savaşta Erbil dahil Irak topraklarının da hedef alınmasından üzüntü duyduklarını belirterek, Türkiye olarak çatışmaların bölgede diğer ülkelere yayılmasını istemediklerini, bu süreçte IKBY yönetimiyle dayanışmanın süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’taki istikrarın korunmasının tüm bölge açısından önem taşıdığını vurgulayarak, merkezi hükümetin bir an önce kurulmasının Irak’ın birlik ve beraberliğine katkı sağlayacağını kaydetti. Türkiye’nin hem Irak Merkezi Hükümeti hem de IKBY ile iş birliğini geliştirmekte kararlı olduğunu belirten Erdoğan, ticaret, ulaştırma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerin ileri taşınması için adımların süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalkınma Yolu Projesi"nin hayata geçirilmesinin yalnızca Irak için değil Körfez bölgesi için de büyük faydalar sağlayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecini başarıya ulaştırmakta kararlı olduklarını, hem Türkiye’de hem de komşu ülkelerde huzur ve istikrarı arzu ettiklerini kaydetti.