POLİTİKA - 09 Kasım 2025 Pazar 18:04

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87’nci senesinde hürmet, rahmet ve minnetle anıyoruz"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87’nci senesinde hürmet, rahmet ve minnetle anıyoruz"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu, istiklal mücadelemizin lideri, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87’nci senesinde hürmet, rahmet ve minnetle anıyoruz" dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 87’nci yılı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 87’nci senesinde hürmet, rahmet ve minnetle andığını belirten Bahçeli, Atatürk’ün emanetinin asla zedelenmeyeceğini ifade etti. 10 Kasım’ın Atatürk’ü daha iyi anlamak, hizmetlerini ve eserlerini kavramak için bir fırsat olduğunu dile getiren Bahçeli, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu, istiklal mücadelemizin lideri, ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 87’nci senesinde hürmet, rahmet ve minnetle anıyoruz. Aziz Atatürk 57 yıllık ömrüne birçok başarıyı sığdırmış, bu süre zarfında göz kamaştıran sıçramalara imza atmış, şartlara göre değişmeyen ilke ve ülküleriyle Türk tarihine derin izler, arkasında da büyük eserler bırakmıştır. Her kararında, her icraatında, her adımında Türk milletine inanmış, hür ve bağımsız yaşamanın vazgeçilmezliğini rehber edinmiştir. Atatürk esaret altına alınmakla tehdit edilen ve toprakları paylaşılmak istenen bir milletin mücadele ruhu, kurtuluş umudu, diriliş sembolü olarak sivrilmiştir. Gerek askerlik hizmeti süresince, gerekse de devlet ve siyaset hayatında karamsarlıktan uzak durmuş, müstevlilerin zulüm senaryolarına kahramanca bir mücadeleyle direnerek milli gönüllerde bayraklaşmıştır."

"Aziz Atatürk’ün emaneti asla zedelenmeyecek"

Atatürk’ün mirasının yaşatıldığını belirten Bahçeli, "Gazi Mustafa Kemal meşruiyetten, insanlığın evrensel prensiplerinden ve milletimizin tertemiz iradesinden en ufak bir sapma göstermemiş, taviz vermemiştir. Türk tarihinin şahsına yüklediği sorumlulukları ruhen, fikren ve vicdanen gıpta edilecek düzeyde taşımış, sonuçta Türkiye Cumhuriyeti’ni Milli Mücadele’nin hayranlık uyandıran zaferleri üzerine özveri ve özgüven içinde bina etmiştir. Bundan dolayı kendisine çok şey borçlu olduğumuz ve aziz hatırasını yaşatmanın mükellefiyetini üstlendiğimiz çok açık bir hakikattir. Türkiye Cumhuriyeti yeni yüzyılda kurucu fikir ve felsefeye dayanarak, hatta daha da ilham alarak, milli birlik ve kardeşlik anlayışının refakatinde layık olduğu zirveye muhakkak tırmanacaktır. Aziz Atatürk’ün emaneti asla zedelenmeyecek; nitekim güvenli, huzurlu, refah ve barışla bezenen, devamında yükseldikçe yükselen bir Türkiye’ye inanıyorum ki herkes şahit olacaktır" dedi.

"Aziz Atatürk’ü daha iyi anlamak, eşsiz hizmetlerini ve eserlerini samimiyetle kavramak için 10 Kasım bir fırsat"

10 Kasım’ın bir ağlama, dövünme ve yas tutma günü olmadığını belirten Bahçeli, "Aziz Atatürk’ü daha iyi anlamak, eşsiz hizmetlerini ve eserlerini samimiyetle kavramak için 10 Kasım bir fırsat, bir dönüm, bir tazelenme dönemidir. Doğan her fani gibi Atatürk de ölümü tatmıştır. Mühim olan Gazi’nin büyük mirasına leke sürdürmemek, Türkiye Cumhuriyeti’nin payidarlığına zarar verdirmemektedir. Gazi Mustafa Kemal’in ‘en büyük eserim’ diyerek övdüğü Türkiye Cumhuriyeti’ne samimiyet ve sadakatle sahip çıkmak, muhtemel risk ve tehditler karşısında uyanık ve dikkatli olmak her millet evladının görevi olmalıdır. Bu düşüncelerle aramızdan ayrılışının 87’nci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarıyla birlikte aziz şehitlerimizi saygı ve şükran hislerimle anıyor, hepsine Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

Bilal Sarıkavak

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.