POLİTİKA - 24 Şubat 2026 Salı 12:24

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "ABD’nin olağanüstü askeri yığınağı tehlikenin cesameti hakkında az çok fikir vermektedir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "ABD’nin olağanüstü askeri yığınağı tehlikenin cesameti hakkında az çok fikir vermektedir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin olağanüstü askeri yığınağı tehlikenin cesameti hakkında az çok fikir vermektedir. Daha vurucu yeni nesil savaş senaryosu bölgesel dinamikleri, küresel ekonomi ve siyaset dengelerini olumsuz yönde ve her zaviyeden etkileyecektir. Tehdit yakın ve sıcaktır" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" genelgesine destek verdi. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefi, ABD-İran gerilimi ve futboldaki bahis soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.



"Ramazan ayı bizi biz yapan değerlerin şah damarıdır"


Ramazan ayının milli ve manevi hayat açısından önemine vurgu yapan Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığının 12 Şubat 2026 tarihli "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" genelgesini desteklediğini belirtti.


Ramazan ayının dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikası olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:


"Ramazan ayı bizi biz yapan milli ve manevi değerlerin şah damarıdır. Bilhassa Ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı 12 Şubat tarihinde; ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri’ konulu bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz. Yine bugünlerde dağa taşa Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen "Kabe’de Hacılar hu der Allah" isimli ilahiyi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşimizi de gönülden alkışlıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın mezkûr genelgesinde özetle; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2’nci maddesine atıfla Türk milli eğitimin genel amacının; milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren; bu değerleri davranış haline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir. Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkar veya ihmal edebilecektir? Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur: 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 1’inci maddesi açıktır. Buna göre, ilköğretim; öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bütüncül bir eğitim sistemine dayanmaktadır. Genelgede ifade edildiği üzere, bu modelin merkezinde; erdem, değer, eylem çerçevesi, değerlerin öğrencilerimiz tarafından benimsenerek günlük yaşamlarında davranışa dönüşmesi esastır. Hülasayı kelam; Ramazan ayı boyunca, öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya, dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel, sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle de ilan edilmiştir. Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz, Türkiye’nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır? Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma ve gericilik diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değiller midir?"



"Allah’a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi gericiyiz"


"Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişiye de tepki gösteren Bahçeli, "Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir. Diyorlar ki şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Diyorlar ki karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız haberiniz yok. Milli Eğitim Bakanlığı’nın az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı, Türkiye’de gerici-şeriatçı bir kuşatma varmış. Allah’a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Çocuklarımıza Ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağız" dedi.



"Ramazan ayımızı sulandırmaya kalkışmayın"


Milli Eğitim Bakanlığının söz konusu genelgesini sonuna kadar desteklediğini belirten Bahçeli, "Müslüman Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamayın. Ramazan ayımızı sulandırmaya, sorgulamaya, karalamaya sakın ha kalkışmayın. Haddinizi bilin, hududunuzu bilin, ayranımızı kabartmayın, tepemizin tasını attırmayın" diye konuştu.



"Sırayı siyasi ve hukuki düzenlemeler almıştır"


Bahçeli, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına değinerek, yaklaşık 6,5 ay süren çalışmalar sonucunda hazırlanan raporun 50 üyeden 47’sinin oyuyla kabul edildiğini hatırlattı. Oylanan raporu "sefalet manifestosu" olarak niteleyenlere tepki gösteren Bahçeli, "Demokratik, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayış ölçeğinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üstlendiği tarihi rolle tabuları yıkmış, ezberleri bozmuştur. Hiç kimse yapılan çalışmaları hafife almamalıdır. Hiç kimse milli birlik ve kardeşliğimizi, barış ve huzur ortamıyla pekiştirme amacını perdelemeye kalkışmamalıdır. Devir Türk ve Türkiye Yüzyılı devridir. Yeni yüzyılda terörsüz ve tereddütsüz Türkiye’yi ihya etmek vatan ve millet sevgisinde buluşan herkesin müşterek gayesi olmalıdır. Sırayı siyasi ve hukuki düzenlemeler almıştır. Kaldı ki bundan sonra nelerin yapılacağı anlaşılır ve açıklayıcı bir üslup hüneriyle raporda takdim ve tespit edilmiştir" şeklinde konuştu.



"ABD’nin olağanüstü askeri yığınağı tehlikenin cesameti hakkında az çok fikir vermektedir"


Bölgede artan gerilime dikkat çeken Bahçeli, ABD’nin İran’a yönelik muhtemel bir saldırısına ilişkin şu ifadeleri kullan:


"ABD’nin İran’a saldıracağı tarih hususunda deyim yerindeyse bahisler oynanmaktadır. Bölgemiz tarihi bir sınamadan geçmektedir. ABD’nin olağanüstü askeri yığınağı tehlikenin cesameti hakkında az çok fikir vermektedir. Daha vurucu yeni nesil savaş senaryosu bölgesel dinamikleri, küresel ekonomi ve siyaset dengelerini olumsuz yönde ve her zaviyeden etkileyecektir. Tehdit yakın ve sıcaktır. ABD’nin İran’a saldırması coğrafyaların ayarını hepten bozacak, tahminlerin ötesinde yaygın bir savaşlar döneminin kapısını kıra kıra açacaktır."


"Siyonist lobinin dolduruşuna gelerek İran’a meydan okuması anlaşılır gibi değildir"


İsrail yönetimine de değinen Bahçeli, "Gazze’nin yeniden imarı için Washington’da "Barış Kurulu" toplanıyorken, eşzamanlı şekilde İran’a karşı savaş hazırlığı toplantısı icra edilmiştir. İsrail yönetiminin ıslah ve terbiye edilmesi konusunda ön alması gereken Trump’ın, Siyonist lobinin dolduruşuna gelerek İran’a meydan okuması anlaşılır gibi değildir. ABD’nin İsrail büyükelçisinin teolojik ve ideolojik saplantıyla vaat edilmiş topraklar saçmalığını gündeme getirmesi; sınır aşan potansiyel hedeflerin gösterime sokulması, bölge devletlerinin egemenlik haklarının tartışmaya açılması, sonuçta Siyonist yayılmacılığın nasıl bir tehdit oluşturduğunun da deşifresidir" diye konuştu.



"PKK’nın kurucu önderinin çağrısı KCK’yı da bağlamaktadır"


Dışarda yaşanan gerginliklerden ders çıkarılarak iç siyasette birlik ve beraberliğin sağlanması gerektiğine işaret eden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK’nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK’yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır. Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan hamlelerin, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır? Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır. Diğer taraftan kayyum meselesi herhangi bir kaygı veya çekinceye kapılmadan demokrasi sınırları dahilinde tekrar değerlendirilmeli, iki Ahmet’in makamlarına oturması da sağlanmalıdır. Biz yeryüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin tesirinde kalarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane oluşturacaktır. Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği en yüksek hassasiyetimizdir."


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda futbolda bahis ve şike soruşturması olarak bilinen sürece de değinen Bahçeli, soruşturmanın önemine işaret etti.


Bahis oynadığı tespit edilen yöneticilerle ilgili gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini belirten Bahçeli, "Türk Futbol Federasyonu’nun başkanı çok sağlıklı bir adım atmıştır, cesurdur, delikanlıdır, yoluna devam etmelidir" ifadelerini kullandı.




MHP Genel Başkanı Bahçeli: "ABD’nin olağanüstü askeri yığınağı tehlikenin cesameti hakkında az çok fikir vermektedir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Meslek Komite üyelerinin katılımıyla genişletilmiş olarak gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, Meslek Komite üyelerinin çalışmalarına ve üstlendikleri sorumluluğun önemine vurgu yaparak "45 bin GTO üyesini temsil eden 45 Meslek Komitemizin kıymetli üyeleri olarak Gaziantep ticaretini en güçlü şekilde temsil ediyorsunuz. Gündeme taşıdığınız konular ve burada istişare ettiğiniz sorunlar, şehrimizin ekonomik hayatına yön veriyor. Sizlerden gelen her geri bildirim, Yönetim Kurulumuzun yürüttüğü çalışmalara güç ve değer katıyor. Bugüne kadar büyük bir özveriyle sürdürdüğünüz katkılar ve GTO’nun başarısına sunduğunuz destek için her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Rakamlar ciddi bir uyarı veriyor" Meclis toplantısında GTO’nun Şubat ayı faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirip ekonomik gündemi değerlendiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, üretim cephesinde yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak maliyet baskılarının henüz tam olarak ortadan kalkmadığını, üreticinin üzerindeki yükün sürdüğünü, sanayicinin ise temkinli duruşunu koruduğunu söyledi. Sanayi üretim verilerinin önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldırım, "Yıllık bazda sanayi üretimimizde yüzde 2,1’lik bir daralma söz konusu. Sanayi üretimi yalnızca bir istatistik değildir, üretim çarklarının ne hızda döndüğünü gösterir. Ekonomide dengelenme süreci devam ederken üretim tarafının hâlâ baskı altında olduğunu görüyoruz. Rakamlar alarm çalmıyor olabilir, ancak ciddi bir uyarı veriyor" dedi. "Üretimde yavaşlamanın telafisi zor olur" Konuşmasında enflasyonla mücadelenin öncelikli olduğunu belirten Yıldırım, fiyat istikrarı olmadan kalıcı büyümenin mümkün olmayacağını ifade ederek, "Ancak artık mesele yalnızca talebi kısmak değildir. Çünkü üretim tarafında başlayan bir yavaşlamanın telafisi daha zordur. Sahada görüyoruz Kapasite kullanım oranları geriliyor. Yeni siparişlerde yavaşlama var. Finansman maliyetleri yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Birçok işletmede hatlar tam kapasite çalışmıyor. Evet depremin ardından toparlanmayı başardık ama sadece ayağa kalkabildik, şimdi yürümeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş Başkan Görgel, İngiltere’de birlik sofrasında buluştu Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, İngiltere’de Uluslararası Demokratlar Birliği’nin düzenlediği iftar programına katıldı. İngiltere’de farklı ülkelerden diplomatik temsilciler, siyasetçiler, iş insanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bir araya geldiği program, Ramazan’ın manevi atmosferinde birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. Programda; Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Londra Başkonsolosu Hasan Ulusoy, Londra Türk Birliği Başkanı Mehmet Paköz, UID Birleşik Krallık Başkanı Halil Erdoğan, İngiltere Parlamentosu Milletvekili ve Başbakanlık Müsteşarı Nesil Çalışkan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Birleşik Krallık Büyükelçisi Aysan Mullahasan Atılgan ile çeşitli ülke büyükelçileri ve diplomatik temsilciler yer aldı. İngiltere’de düzenlenen iftar programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Ramazan ayının bereketini ve manevi huzurunu, kıymetli misafirlerle birlikte Londra’da paylaşmaktan büyük memnuniyet duydum. Uluslararası Demokratlar Birliği’nin düzenlediği bu anlamlı program, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun sınırları aşan gücünü bir kez daha göstermiştir. İnanıyorum ki kurduğumuz bu güçlü bağlar hem ülkemiz hem de Kahramanmaraş’ımız için yeni fırsat kapıları aralayacaktır. Kahramanmaraş’ın yurtdışındaki varlığını güçlendiren bu buluşma, şehrimizin kültürel ve sosyal değerlerini uluslararası platformda tanıtmak açısından büyük önem taşıyor. Bu vesileyle, Ramazan ayının tüm İslam alemine barış, huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum" dedi.
Muğla Madde bağımlılığıyla mücadele paneli düzenlendi Muğla’nın Bodrum ilçesinde madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında farkındalık programı düzenlendi. Nurol Kültür Merkezi’nde Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün organizasyonuyla Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ve Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilciliğinin iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliğe Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tanju Aksu ile konuya ilgi duyan vatandaşlar katıldı. Panel öncesinde basın mensuplarına konuşan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Seher Akbaş, Türkiye’de çocuk ve ergenlerde madde kullanımı yaşının düştüğünü ifade ederek şöyle dedi; "Çocuklar sıklıkla daha yasal olan maddelerden başlayıp, bir süre sonra da daha ciddi madde kullanımına doğru geçiyorlar. Başlangıç yaşı neredeyse 11-13 yaş civarına düştü Türkiye’de çocukların madde kullanımı. Ergenlik dönemindeki gençler, madde kullanımı açısından hem biyolojik olarak hem de çevresel risk faktörü olarak daha riskli bir gruptalar. Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarına yönelik tutumları o nedenle daha önemli oluyor. Yani madde satıcılarının hedefindeler bu çocuk ve gençler. Biyolojik risk nedeniyle, bazen genetik yatkınlık nedeniyle, bazen stres faktörleri nedeniyle, bazen ek psikiyatrik hastalıklar nedeniyle ebeveynlerin de bu kadar riskli bir grubu daha yakından takip etmeleri, izlemeleri ve çocuklarını bu maddeden korumaları önemli" Panelde konuşan Bodrum Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği’nde görevli Polis Memuru Neriman Yılmaz, "En iyi narkotik polisi anne" başlıklı sunum yaptı. Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilcilisi Av. Onursal Özbek, çevresine zarar veren bağımlıların tedavisinin hukuki olarak zorunlu olduğunu dile getirerek şöyle dedi; "Ailede bir bağımlıyı tespit etmek, işin sanıyorum en kolay ya da en muhtemel kısmı. En zor kısmı ise şu: Tespit ettiniz ya da şüphelendiniz, ne yapacaksınız? Aileler burada çok ciddi bir yalnızlık duygusu çekiyorlar ve umutsuzluk. Ne yapacaklarını da bilmiyorlar. Burada birkaç yer var başvurulacak. Öncelikle tabii ki tedaviye yönelik sağlık kuruluşları; ama tam bu noktada ne yazık ki bağımlılar çok da tedaviye eğilimli olmuyorlar. Tedaviyi genellikle reddediyorlar. Bu kısımda ise hukuk devreye giriyor. Hukuk nasıl devreye giriyor? Tedavisi gereken, kendisine ve ailesine zarar vermeye başlamış bağımlılar için tedavi sadece önerilen bir şey değil, zorunlu bir şey. Çünkü artık kendisinden çıkıyor olay, ailesine ve başka insanlara da zarar vermeye başlıyor. Bu noktada Sulh Hukuk Hakimliği’ne başvuruyorsunuz. Sağlık kurullarından alınan bir izinle Sulh Hukuk Hakimi, o bağımlının tedavi edilmesi gerektiğine dair bir karar çıkarıyor ve o kararla bağımlılar zorunlu tedaviye (rehabilitasyona) alınıyor"
Düzce Düzce Adliyesi’nde geleneksel iftar buluşması Düzce Adliyesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, geniş katılımla gerçekleştirildi. Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre ev sahipliğinde düzenlenen iftar programına yaklaşık 650 adliye personelinin yanı sıra Düzce Valisi Mehmet Makas, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mustafa Tetik, BARO’ya kayıtlı avukatlar katıldı. "Adalet mülkün temelidir" İftar programında konuşan Vali Mehmet Makas, adaletin devletin ve toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, "Adalet mülkün temelidir. Üzerinizde büyük bir sorumluluk var. Yürüttüğünüz vazifenin hassasiyeti ve önemi son derece büyüktür. Hukukun üstünlüğünü tesis etmek adına gösterdiğiniz gayret takdire şayandır. Tüm adalet teşkilatımıza çalışmalarında kolaylıklar diliyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Özlü: "Adalet toplumsal huzurun teminatıdır" Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü de yaptığı konuşmada, adaletin toplumsal huzurun ve güven ortamının en önemli unsuru olduğunu belirterek, "Adalet teşkilatımızın güçlü olması, şehirlerimizin ve ülkemizin güçlü olması demektir. Düzce’de kurumlarımız arasındaki uyum ve iş birliği sayesinde önemli çalışmalar yürütülüyor. Bu birlikteliğin artarak devam etmesini diliyorum" şeklinde konuştu. Başsavcı Emre: "Adalet hizmeti fedakârlık ister" Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Emre ise konuşmasında adalet teşkilatının özveriyle görev yaptığını belirterek, "Adalet hizmeti büyük bir sorumluluk ve fedakârlık gerektirir. Mesai mefhumu gözetmeden çalışan hâkimlerimiz, savcılarımız ve tüm personelimizle birlikte vatandaşlarımızın adalete olan güvenini güçlendirmek için çalışıyoruz. Bu mübarek ayın birlik ve dayanışmamızı artırmasını temenni ediyorum" dedi. İftar sırasında adliye personelinin çocuklarına da Ramazan Ayı’nın klasiklerinden olan ikramlar dağıtıldı. Adliye personelinin yoğun ilgi gösterdiği programda birlik ve beraberlik mesajları verildi.