EKONOMİ - 28 Mart 2026 Cumartesi 12:52

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım: "Cumhur İttifakı’nın liderlerine güveniyoruz"

A
A
A
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım: "Cumhur İttifakı’nın liderlerine güveniyoruz"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, "Türkiye şu anda ateş çemberinde. Bu manada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’ye, Cumhur İttifakı’nın liderlerine güveniyoruz" dedi.


Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’nun 8’inci Olağan Genel Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Divan kurulu üyelerinin seçildiği kurulda, Kamu-Sen’in geçmişten bugüne çalışma hayatındaki çalışmaları ve vizyonunun aktarıldığı video gösterimi yapıldı.


Burada bir konuşma gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, "Kamu-Sen’in gittikçe büyüyen, üye sayısı ve şube sayısı da artan, Türkiye’nin en özgür ağırlığı ağır olan bir Konfederasyonu olduğunu belirten Yıldırım, "Kriterleriniz belli. Önce bizim kendimiz değil, önce ülkemiz diyorsunuz. ‘Devlet-i ebet müddet’ diyorsunuz. Her şeye rağmen biz istediğimizden vazgeçeriz diye bir iddianız yok. Kırarak, dökerek, yıkarak herhangi bir hak arama usulünüz de yok" açıklamasında bulundu.


"Cumhur İttifakı’nın liderlerine güveniyoruz"


Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Yıldırım, "Türkiye şu anda ateş çemberinde, dünya diken üstünde. Biz de ateş çemberinin içerisindeyiz. İnşallah bu ateş bu ülkeye sirayet etmez. Bu manada liderlerimize güveniyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’ye; Cumhur İttifakı’nın liderlerine güveniyoruz. Son 10 yılda yapılan işlere bakıldığında uygulanan dış politikada ve güvenlikle ilgili yapılan yatırımlarda ne kadar haklı olduklarını hep beraber gördük. Ve bugüne kadar Türkiye’yi bir maceraya sürüklemediler. Türkiye hep arabulucu oldu, güçlü oldu ve alanda hakim bir ülke oldu. Bundan sonra da inşallah bu savaş bir an evvel biter. Bir an evvel ateşkes uygulanır. Ama hep beraber de şunu görüyoruz. Akan Müslümanın kanı, kan bizim kanımız. Onun için bir an evvel bu savaşın durması lazım. Temennimiz budur" ifadelerine yer verdi.


"Her şeyden önce güvenliğinizi alacaksınız ve kesinlikle hiç kimsenin insafına bırakmayacaksınız"


Her ülkenin kendi güvenliğini kendisinin almasını, ülkesinin güvenliğini başka ülkelere bırakmaması gerektiğine vurgu yapan Yıldırım, "Ekonomiden, sağlıktan, eğitimden, her şeyden önce güvenliğinizi alacaksınız. Ve güvenliğinizi kesinlikle hiç kimsenin insafına bırakmayacaksınız. Başkasına ihale etmeyeceksiniz. Gördük dünyanın en zengin yeri Körfez. Dünyanın şu anda herkesin kaçtığı yer de Körfez. Para bol, petrol bol, dolar bol ama herkes oradan kaçacak diye uğraşıyor. Niye? Can güvenliğiniz kalmamış. Can güvenliğinizi, sınır güvenliğinizi, devlet güvenliğinizi kime ihale etmişsiniz? Amerika’ya ihale etmişsiniz. O da canının istediği kadar sizi koruyor veya korumuyor. Elindeki teknolojiyi kullanıyor veya kullanmıyor" şeklinde konuştu.


Türkiye Kamu-Sen Başkanı Önder Kahveci ise, son dönemde Ortadoğu’da gerçekleşen savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, İsrail’in insan haklarını hiçe sayan, hayasız, pervasız ve saldırgan politikaları artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade etti.


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının, yalnızca bir ülkeye değil, tüm bölgenin huzuruna ve insanlığın ortak vicdanına yönelmiş açık bir tehdit olarak değerlendiren Kahveci, masum sivillerin hedef alındığı hiçbir saldırının meşru olmadığını ve yapılan saldırıları şiddetle lanetlediklerini söyledi.


Kamu görevlilerinin önemine de değinen Kahveci, memurluğun sadece bir çalışma alanı ya da bir meslek grubu olmadığını, devletleri ayakta tutan, milletleri uygarlık seviyesine çıkaran bir yapı olduğunun altını çizdi.


"Devletin saygınlığının korunmasında azami hassasiyet gösterdi"


Kahveci, çalışmalarını yürütürken kamu yönetimini tahakküm altına almaya çalışan her paralel hevesin karşısında durduklarını belirterek, "Bunu yaparken, eleştirilerimizin devlet düşmanlığına tahvil edilmesine, taleplerimizin siyasal heveslere malzeme edilmesine de asla izin vermedik. Biz, bir taraftan hukuk zemininde her türlü demokratik mücadelemizi verirken, diğer taraftan devletin saygınlığının korunmasında da azami hassasiyet gösterdik. Evet, belki zaman zaman kırıldık, yorulduk, zorlandık; ama devletin onurunu kimseye ezdirmedik. İşte bu duruş, Türkiye Kamu-Sen’in mümtaz karakterinin en somut işaretidir" diye konuştu.


"ILO sözleşmeleri ve uluslararası normlarla uyumlu bir sendika kanunu öneriyoruz"


Kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarının Kamu Personel Sistemi, Kamu Personel Sistemi ve Toplu Sözleşme Sistemi olmak üzere 3 temel unsurda oluştuğunu kaydeden Kahveci, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Bu ilkeler doğrultusunda güvenceye dayalı, liyakat ve ehliyet esaslı bir istihdam yapısı, adil, sade ve insan onuruna yakışır bir ücret sistemi, sosyal devlet ilkesiyle uyumlu, güçlü ve kapsayıcı bir sosyal yardım mekanizması, geleceği güvence altına alan, dengeli ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi, farklı statü ve unvanlara özgü düzenlemelerle dezavantajlı kesimleri koruyan bir yapı ortaya koyduk. Bu sistem önerimizi tam anlamıyla hedefe ulaştıracak olan ise 4688 sayılı Kanunun yeniden dizayn edilmesi olacaktır. ILO sözleşmeleri ve uluslararası normlarla uyumlu, gerçek anlamda pazarlık ve toplu sözleşme imkânı sunan, hizmet kolu ve genel toplu sözleşmenin ayrı olarak yapıldığı, imza ve itiraz hakkının yeniden düzenlendiği, geniş temsile dayalı, grev ve siyasete katılma hakkını içeren, derli toplu ve sonuç alıcı mekanizmaları hayata geçiren bir sendika kanunu öneriyoruz. "


"Bayram ikramiyesi için kararlı olacağız"


Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’in memurun hakkını savunan, kamu çalışanının emeğini koruyan, tüm çalışanların alın terini sahiplenen irade olduğunu vurgulayarak, "Bu irade; hukuku, adaleti, liyakati ve hakkaniyeti esas alan iradedir. Açıkça söylüyorum; önümüzdeki dönemde de, Masada da sahada da kararlı olacağız. Ücrette adalet için kararlı olacağız. Refah payı için kararlı olacağız. Kadrolu ve güvenceli istihdam için kararlı olacağız. Emeklilikte güvence için kararlı olacağız. Birinci dereceye inmiş tüm memurlarımıza 3600 ek gösterge verilmesi için kararlı olacağız. Yardımcı hizmetlilerin kadro mücadelesinde kararlı olacağız. Bayram ikramiyesi için kararlı olacağız. Cumhurbaşkanı Yardımcım bayram ikramiyesini bize de verin artık. Kamu kurumlarında görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde takvim, şeffaflık ve liyakat için kararlı olacağız" ifadelerine yer verdi.


Program, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla devam etti.



MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım: "Cumhur İttifakı’nın liderlerine güveniyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum MHP Milletvekili Aydın, STRATCOM 2026 zirvesinde konuştu MHP Erzurum milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl 5.’si organize edilen uluslararası iletişim platformu olan STRATCOM 2026 Zirvesine katıldı. İstanbul’da gerçekleşen zirvede 50’den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve konuşmacı farklı temalar etrafında buluşarak stratejik iletişim alanını şekillendiren temel meseleleri ele aldı. Erzurum Milletvekili ve AGİTPA Terörle Mücadele Özel Komisyonu Başkanı Kamil Aydın konuşmacı olarak katıldığı panelde oldukça önemli noktalara değinerek ve dijital platformların kötüye kullanımının gençler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dün itibarıyla, AGİTPA Terörle Mücadele Özel Komisyonu tarafından düzenlenen bir "Okul diyalogu" programından dönen Aydın, bu programda özellikle yeni nesil terörizm konusu ele alındığını, bu yeni tehdidin dijital medya platformlarının ve özellikle sosyal medyanın kullanımıyla yakından ilişkili olduğunu belirtti. Konuşmasında, tarih boyunca iyi ile kötü, doğru ile yanlış, erdem ile cehalet arasındaki mücadelenin devam ettiğini ifade eden Kamil Aydın, teknolojinin de bu mücadelenin bir parçası haline geldiğini dile getirdi. Teknolojik gelişmelerin insanlık yararına kullanılabileceği gibi kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebildiğini belirterek, özellikle dijital medya alanındaki riskleri işaret etti. "Günümüzde yaşanan küresel gelişmelerde; savaşlarda, kaoslarda ve krizlerde gördüğünüz üzere teknoloji tarafsızdır. Onu iyi yapan da kötü yapan da, insanların onu nasıl kullandığıdır." sözleriyle konuşmasına devam eden Aydın, nükleer enerjinin, başlangıçta insanlığa fayda sağlamak amacıyla geliştirildiğini ancak bugün bunun kötüye kullanımı da ciddi bir tehdit haline geldiğini anımsatarak aynı durumun dijital medya ve sosyal medya platformları için de geçerli olduğunun altını çizdi. Dijital medya ve sosyal platformların terör örgütleri tarafından kullanılarak özellikle gençlerin hedef alındığını vurgulayan Aydın, 2026 Küresel Terörizm Endeksi verilerine de değinerek terör eylemlerinin önemli bir kısmının 14-17 yaş aralığındaki gençler tarafından gerçekleştirildiğine vurgu yaptı. "Yanlış bilgi ve dezenformasyon büyük bir tehdit oluşturuyor" diyen Aydın, dijital platformlarda yayılan içeriklerin gençler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi. Yanlış bilginin çoğu zaman kasıtsız yayıldığını, dezenformasyonun ise bilinçli şekilde zarar vermeyi amaçladığını ifade etti. AGİT Parlamenter Asamblesi bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi vererek, gençlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Farklı ülkelerde düzenlenen diyalog programlarının olumlu sonuçlar verdiğini belirten Başkan, gençlerin "bağımsız bireyler olarak görülme" talebinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Gençlerin dijital ortamda maruz kaldığı içeriklerin yönlendirici etkisine dikkat çeken Kamil Aydın, aile, okul ve devlet kurumlarının iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirtti. "Yasaklamak yerine eğitmek zorundayız" diyen Aydın, medya ve bilgi okuryazarlığının önemine işaret etti. Açıklamasının sonunda, dijital zorbalık ve şiddet eğilimlerinin küçük yaşlarda başlayarak büyüyebileceğine dikkat çeken Aydın, toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısında bulundu.
Samsun Samsun TSO personeline üretken yapay zekâ eğitimi Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) personeline, 2026 yılı eğitim planı çerçevesinde, "Gen AI ile Akıllı Çalışmanın Temelleri" adı altında, "Üretken Yapay Zekâ Temel Eğitimi" verildi. TSO personeline yönelik kurum içi eğitimlerine, "Gen AI ile Akıllı Çalışmanın Temelleri" adı altında, "Üretken Yapay Zekâ Temel Eğitimi" başlıklı çalışmayla devam edildi. Eğitmen Zeycan Lerna Öztürk tarafından verilen yılın ikinci eğitimine, Samsun il ve ilçelerdeki oda/borsa personelleri de katıldı. Personelin çalışma süreçlerinde verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen eğitim kapsamında özelleştirilmiş yöntemlerle yapay zekânın kişisel ve profesyonel süreçlere nasıl entegre edilebileceği ele alındı. Seminer kapsamında katılımcılara; yazışmaların hazırlanması, veri analizi, rapor oluşturma, sunum hazırlama ve günlük iş süreçlerinin hızlandırılması gibi birçok alanda kullanılabilecek yapay zekâ araçları hakkında uygulamalı örneklerle geniş bir perspektifte bilgiler paylaşıldı. Eğitmen Zeycan Lerna Öztürk ayrıca, yapay zekâ kullanımındaki riskler ve yasal düzenlemeler hakkında da katılımcıları aydınlattı. Murzioğlu: "Yapay zekâ stratejik bir gereklilik" Eğitim hakkında bilgi veren Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Üyelerimize daha iyi ve kaliteli hizmet sunabilme adına kurum içi eğitim çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu çerçevede 2026 yılı için planladığımız bir eğitim çalışmasını daha yapmış bulunmaktayız. Üye memnuniyeti bizim önceliklerimizin arasında başta gelmektedir. Bugün işlediğimiz yapay zekâ konusu da artık hayatımızın her alanında yer alıyor ve iş dünyamız için de stratejik bir gereklilik haline geldi. Günümüzde yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; her alanda daha hızlı, daha doğru ve daha stratejik adımlar atmasını sağlayan önemli bir araçtır. Biz de personelimizin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunmayı amaçlayarak böyle bir eğitim düzenledik. Kurum içi eğitimlerimize, üye memnuniyet odaklı olarak devam edeceğiz" dedi.