ASAYİŞ - 12 Mayıs 2026 Salı 16:37

Mahkeme, tutuklu sanık Serkan Dinçer’i ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı

A
A
A
Mahkeme, tutuklu sanık Serkan Dinçer’i ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı

FETÖ firarisi Cevheri Güven’e bilgi sızdırdıkları iddiasıyla 4 emniyet mensubunun yargılandığı davada, Murat Çelik, Kerem Gökay Öner ve Şevket Demircan tüm suçlamalardan beraat etti. Tutuklu sanık Serkan Dinçer ise ‘Silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.


Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Serkan Dinçer ile tutuksuz sanık Şevket Demircan ile avukatlar katıldı. Mahkeme başkanı savunmalar alınacağını sonrasında dosyada karar verileceğini bildirerek tutuksuz sanık Şevket Demircan’a söz verdi.


"Ben buraya suçsuz olarak geldim, suçsuz olarak da çıkacağıma inanıyorum"


Demircan devlete yıllarca hizmet etmiş bir devlet görevlisi olduğunu ifade ederek, "Bu dosyada FETÖ ile ilişkilendirilmeye çalışılıyorum. Tüm hususları dile getirdik. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından telefon incelemesi talep edilmiş ve geriye dönük raporlar hazırlanmıştır. Hazırlanan raporlarda, Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün avukatı olarak bilinen Cengiz Haliç tarafından Serdar Sertçelik’e gönderilen mesajda, ‘Abinin emri, Cevheri’ye gönder ve yayımlasın’ şeklinde bir ibarenin yer aldığı belirtilmiştir. Serdar Sertçelik’in de bu belgeyi Cevheri Güven’e göndererek yayımlanmasını sağladığı görülmüştür. Ancak tüm bu yeni delillere rağmen savcılık makamı mütalaasını değiştirmemiş, mahkumiyet yönündeki mütalaasını sürdürmüştür. Ben buraya suçsuz olarak geldim, suçsuz olarak da çıkacağıma inanıyorum, beraatimi talep ediyorum" dedi.


Dosyada ’Silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan yargılanan tek tutuklu sanık Serkan Dinçer, üzerine atılı suçu reddederek, "2007 yılından beri polis memuru olarak görev yapıyorum. Çalıştığım dönem içerisinde FETÖ/PDY’ye yönelik düzenlenen operasyonlara katıldım, laboratuvarlarda çalıştım. Darbe gecesinde TRT binasında görevliydim. Örgüt üyelerinin kimlik tespit çalışmalarını yaptım. Görüntü iyileştirme uzmanıyım. Çalıştığım dönemde hiçbir bilgi dışarıya sızmamıştır. FETÖ üyesi olduğum iddia ediliyor. Yaptığım çalışmaların şahidi vardır. Tutukluluğum devam etmektedir. Benim Cevheri Güven’e hangi bilgiyi nasıl attığım ispat edilsin. Cevheri Güven’in tweet’ini alıntıladığım iddia ediliyor, bunlar ortaya çıkartılsın. Cevheri Güven’in sosyal medya hesabı suç yayıyorsa bu hesap kapatılsın. ByLock kullanmadım, indirmedim. HTS, baz analiz ve ankesör kayıtları incelenmiştir, hiçbir FETÖ mensubuyla bağlantım çıkmamıştır. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.


’Polisler suçlamalardan beraat etti’


Beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Murat Çelik, Kerem Gökay Öner ve Şevket Demircan’ın üzerlerine atılı tüm suçlardan beraatine hükmetti.


Mahkeme, tutuklu sanık Serkan Dinçer’i ise ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan takdiri indirim uygulayarak 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Dinçer’in tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak hükümle birlikte tahliyesine karar verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.