EĞİTİM - 29 Nisan 2026 Çarşamba 16:08

SCAR Kongresi, 11 ülkeden akademisyenleri Yakın Doğu Üniversitesi’nde buluşturdu

A
A
A
SCAR Kongresi, 11 ülkeden akademisyenleri Yakın Doğu Üniversitesi’nde buluşturdu

Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen 5’inci Bilimsel ve Akademik Araştırmalar Kongresi’ne (SCAR 2026) Arnavutluk, Filipinler, Hindistan, İran, Kanada, Kırgızistan, KKTC, Polonya, Tayvan, Türkiye, Ukrayna ve Yemen’den akademisyenler katıldı.


Kongrenin açılış konuşmalarını; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ile kongre eş başkanları Doç. Dr. Alper Yusuf Köroğlu ve Prof. Dr. Candan Öztürk yaptı.


Türkiye ve KKTC başta olmak üzere; Arnavutluk, Tayvan, Kırgızistan, Ukrayna, Yemen, Polonya, Filipinler, Kanada, Hindistan ve İran’dan akademisyenlerin yer aldığı kongre iki gün sürdü. Araştırmacıların yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı kongrede; yapay zeka, sağlık bilimleri, hemşirelik, eğitim, psikoloji, sürdürülebilirlik, ekonomi ve mühendislik gibi birçok alanda bildiriler yer aldı. Kongre kapsamında katılımcılar, iki farklı panelde bir araya gelirken; yüz yüze gerçekleştirilen 14 oturum ile 10 çevirimiçi oturumda bilimsel çalışmalar paylaşıldı, toplamda 133 bildiri sunuldu.



İki üniversite arasında akademik iş birliği protokolü imzalandı


Kongrenin düzenlenmesinde iş birliği yapan Yakın Doğu Üniversitesi ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi arasında akademik iş birliği protokolü de imzalandı. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı’nın imzalarıyla yürürlüğe giren protokol; iki üniversite arasında ortak bilimsel araştırmaların yürütülmesi, akademik yayın faaliyetlerinin desteklenmesi, öğrenci ve akademisyen değişim programlarının geliştirilmesi ile ortak proje ve etkinliklerin hayata geçirilmesini hedefliyor.


İmza töreninde konuşan Prof. Dr. Mustafa Kurt, üniversiteler arası iş birliklerinin bilimsel üretimi ve araştırma kapasitesini artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayarak, "Amacımız daha çok çalışmak, daha fazla üretmek ve ürettiğimizi insanlığın ve toplumun yararına sunmaktır" dedi. İmzalanan iş birliği protokolünün de bu hedefe önemli katkı sağlayacağını belirten Prof. Dr. Mustafa Kurt bu iş birliğinin her iki kuruma da güç kazandıracağına inandığını ifade etti.


İmzalanan protokolün özellikle bilimsel üretimi artırma noktasında daha derin bir anlam taşıdığını belirten Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, akademisyenlerin yüksek bir performansla çalıştığını vurgulayarak, "Bizler gerçekten üretken ve güçlü bir akademik kadroya sahibiz. Bu potansiyelin doğru iş birlikleriyle daha da ileri taşınacağına inanıyoruz. Bu anlaşma yalnızca bugünü değil, geleceği de planlayan bir adımdır. Ortak projeler, akademik değişimler ve bilimsel çalışmalarla bu iş birliğini sürekli ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz" dedi.



Prof. Dr. Umut Aksoy: "Bilim; bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren dinamik bir süreçtir"


Kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, bilimsel araştırmanın yalnızca bilgiye ulaşmakla sınırlı olmadığını belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Umut Aksoy ise "Bilim; bilgiyi sorgulayan, geliştiren ve toplumsal faydaya dönüştüren dinamik bir süreçtir" dedi. Günümüzde dünyayı etkileyen küresel sorunların ancak disiplinlerarası iş birlikleri, eleştirel düşünce ve nitelikli bilimsel üretimle aşılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Aksoy, bu nedenle bilimin sadece akademik bir faaliyet değil, toplumların geleceğini şekillendiren stratejik bir sorumluluk olduğunu söyledi.


Prof. Dr. Aksoy, "Bilgiyi üreten ve toplumsal faydaya dönüştüren bir vizyon geliştirmeyi hedefledik. Times Higher Education Dünya Üniversiteleri Sıralaması 2026 sonuçlarına göre dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer almamız, bu kararlı akademik vizyonun uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu göstermektedir" dedi.



Prof. Dr. Mehmet Gavgalı: "Bilim, bilinmeyene yönelik sorular sorabilme cesaretidir"


Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ise kongrenin yalnızca bilimsel çalışmaların sunulduğu bir platform olmadığını, aynı zamanda farklı disiplinlerin bir araya gelerek yeni düşünceler ürettiği önemli bir akademik buluşma olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmaların çoğu zaman uzmanlık alanlarının derinliklerinde ilerlediğini ifade eden Prof. Dr. Gavgalı, günümüz dünyasında ise gerçek ilerlemenin ancak farklı disiplinlerle temas kurabilmekten geçtiğini vurguladı. Prof. Dr. Gavgalı, "Sağlık bilimlerinden sosyal bilimlere, fen bilimlerinden güzel sanatlara uzanan bu geniş yelpaze bize şunu göstermektedir; gerçek gelişim, sınırların aşılıp bilgilerin buluştuğu yerde gizlidir" diye konuştu.


Kongrenin akademik sınırların ötesine geçmeyi teşvik eden önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Gavgalı, farklı alanlardan araştırmacıların aynı çatı altında bir araya gelmesinin bilimsel üretime büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Bilimin yalnızca mevcut bilgiyi tekrar etmekten ibaret olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Gavgalı, "Bilim, bilinmeyene yönelik sorular sorabilme cesaretidir" ifadelerini kullandı.



Doç. Dr. Köroğlu: "En büyük amacımız, bilimin birleştirici gücüyle yeni ufuklar açmak"


Günümüzde bilginin çok hızlı tüketildiğini belirten Kongre Eş Başkanı Doç. Dr. Alper Yusuf Köroğlu, bilimsel temellere dayanan nitelikli araştırmaların her zamankinden daha büyük önem taşıdığını vurguladı. Doç. Dr. Köroğlu, "Popüler söylemlerden ziyade, bilimsel literatüre dayanan; geçerliliği ve güvenirliği yüksek çalışmalara bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz" dedi. Kongrenin temel hedefinin farklı disiplinlerden gelen araştırmacıları ortak bir zeminde buluşturmak olduğunu ifade eden Doç. Dr. Köroğlu, "Bu kongrenin en büyük amacı, farklı alanlardan bilim insanlarını ortak akılda bir araya getirmek ve bilimin birleştirici gücüyle yeni ufuklar açmaktır" ifadelerini kullandı.



Prof. Dr. Öztürk: "Bu organizasyon, üniversiteler arası iş birliğinin en güzel örneklerinden biridir"


Bilimin birleştirici gücünü ve ortak aklın sınır tanımayan yapısını vurgulayan Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Candan Öztürk, "Bugün burada, bilimin birleştirici gücünü ve ortak aklın sınır tanımayan yapısını hep birlikte deneyimlemek üzere toplanmış bulunuyoruz" dedi. Kongrenin, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ile iş birliğinde hazırlandığını hatırlatan Prof. Dr. Öztürk, "Bu anlamlı organizasyon, üniversiteler arası iş birliğinin ve birlikte üretme kültürünün en güzel örneklerinden biridir" ifadelerini kullandı.


Bilimin yalnızca bilgi üretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, aynı zamanda insanlık için çözüm üretme sorumluluğu taşıdığını ifade etti. Kongrenin sadece akademik bir etkinlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, "Bugün burada kurulacak her temas, paylaşılacak her bilgi ve tartışılacak her fikir; yarının dünyasını şekillendirecek önemli bir adımdır" dedi.



SCAR Kongresi, 11 ülkeden akademisyenleri Yakın Doğu Üniversitesi’nde buluşturdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kaçak hafriyat dökümüyle 80 milyar liralık kamu zararı oluşmuştu, Cebeci Maden sahası sanığı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, Cebeci’deki boş maden sahasının sahte döküm alanı yapılarak bölgeye yatması gereken paranın kendi ekosistemlerine aktarılmasıyla ilgili kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol alan Cebeci Maden sahasındaki kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlusu tutuklu sanık Adem Başer, "Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 29. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Güney Cebeci Madencilik Şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olan tutuklu sanık Adem Başer’in savunması alındı. İddianamede sanık Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilmişti. Başer’in kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı da iddianamede aktarılmıştı. Öte yandan iddianamede Alibeyköy Havza Koruma Kuşağı içerisinde yer alan Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat dökümü ve atık döküm işlemleri sonucu insan sağlığı, can ve mal emniyeti açısından riskli durumların oluştuğu ve bu usulsüz, kontrolsüz işlemler nedeniyle maden alanının ciddi oranda daraldığı kaydedilmişti. 2020- 2025 yılları arasında maden sahasına toplam 185 milyon ton kaçak hafriyat dökülerek yaklaşık 80 milyar TL kamu zararına yol açıldığı iddianamede açıklanmıştı. "Kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır" Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Başer iddianamedeki suçlamalara karşı, "Genel Müdür Yardımcısı olarak sınırlı yetkilere sahiptim. Şirketteki mali sorumluluk ve yetki bana ait değildi. Cebeci maden sahasındaki izin işlemleri Murat Gülibrahimoğlu tarafından yürütülmekteydi. Ben dökümden sorumlu olmadığım için sınırlı bilgiyi sizinle paylaşacağım. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu. Maden sahalarında kontrolden sorumlu kurum MAPEK’tir. MAPEK maden çukurunun doldurulmasına izin verdiği için bir tutanak tutmamıştır, bir işlem başlatmamıştır. Ben kayyum ile 4 ay çalıştım. 4 ayın 3 buçuk ayında döküm faaliyetine devam ettiler. Ben bir kaçak döküm sistemi kurmadım, yönetmedim bu sebeple suçlamayı reddediyorum" dedi. "Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı plaket almayı umuyorduk" Tutuklu sanık Başer, "Murat Gülibrahimoğlu’ndan izin alınır ve satın alma işlemleri gerçekleştirilir. Bazı satın almaları Gülibrahimoğlu kendisi gerçekleştiriyordu. Murat Gülibrahimoğlu’nun sosyal çevresini tanımadan, çıkarım olmadan nasıl müşterek faillik yapabilirim? Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bana göre örgüt üyeliği de ağır bir suçlama. Çalıştığım süre boyunca dürüst, kimseyi kırmadan tırnaklarımla geldim. Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı bir teşekkür yazısı, plaket almayı umuyorduk. Ama şu an yaptığımız işlerden dolayı buradayız. Ben maaşlı bir çalışanım, görevimi yerine getirdim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.