EKONOMİ - 24 Şubat 2026 Salı 10:48

HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari ücret tespit komisyonu’nun yapısı ivedilikle düzenlenmelidir"

A
A
A
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari ücret tespit komisyonu’nun yapısı ivedilikle düzenlenmelidir"

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısına ilişkin düzenlemelerin asgari ücret toplantısından önce yapılmasını ısrarla, ivedilikle talep ediyoruz" dedi.


HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, iftar programı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, ev işçileri, asgari ücret tespit komisyonunun yapısı başta olmak üzere çalışma hayatındaki birçok konuyu ele aldı.


"Mutlaka Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının yeniden değerlendirilmesini istiyoruz"


Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin konuşan Arslan, işverenle hükümetin belirlediği asgari ücretin, taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, "Hükümetimize Sayın Bakan’a buradan bir kez daha çağrı yapıyoruz. Mutlaka Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve diğer konfederasyonların talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini istiyoruz ve bu yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısından önce bu düzenlemelerin yapılmasını ısrarla, ivedilikle talep ediyoruz" açıklamasında bulundu.


Arslan, 22 Ekim 2025’te HAK-İŞ Konfederasyonu’nun kuruluşunun 50’inci yılına girdiğini ve 2026 yılı 22 Ekim tarihine kadar 50’inci yıl kapsamında çeşitli etkinliler düzenleyeceklerini dile getirdi.


1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele Dayanışma Günü’nü bu yıl Bursa’da gerçekleştireceklerini söyleyen Arslan, bu yılki 1 Mayıs etkinliklerine Sudan İşçi Hareketi’nin liderlerini de Türkiye’de buluşturacaklarını kaydetti.



"Ev işçilerinin meslek standartlarının tespiti konusunda çalışmalarımız devam ediyor"


Arslan, TÜİK’in verilerine göre Türkiye’de ev eksenli çalışanların sayısının yaklaşık olarak 1 milyon 310 bin civarında olduğunu ve bunların yüzde 95’inden fazlasının ise kadınlardan oluştuğunu ifade etti.


Ev işçilerinin sosyal güvenlik sisteminde meslek karşılıklarının olmamasından ötürü işçi sayılmadıklarını ve sosyal güvenlik sisteminde yer alamadıklarını kaydeden Arslan, bu kapsamda ev işçilerinin sistemde yer almaları için kampanya yürüttüklerinin altını çizdi.


Arslan, ev işçilerinin çalışma hayatındaki şartlarının iyileştirilmesi ve sisteme dahil edilmesi konusunda HAK-İŞ’in liderlik ettiğini söyleyerek, "HAK-İŞ olarak, sendikalarımızla da işbirliği yaparak bu çalışanlarımızın tamamına yakını maalesef sosyal güvenlik sisteminden tam olarak yararlanamıyorlar. İşçi sayılmadıkları için iş kanunu kapsamına girip sendikalara üye olamıyorlar. Sosyal güvenlik sistemi eksik olduğu için sadece sosyal güvenlikte o da belli sayıda işçi olursa iş kazalarına yönelik bir sigorta sistemi var. Onun dışında emeklilikle ilgili maalesef sisteme dahil değiller. Dolayısıyla hem uzun vadeli sosyal güvenlik haklarından yararlanmak, iş kanunu kapsamına girip, işçi sayılması ve sendikalara üye olmalarını sağlamak adına bir kampanya yürütüyoruz. İki ile yakındır bu kampanyayı yürütüyoruz. Konfederasyonumuz liderlik yapıyor. Çalışma Bakanlığı ile koordineli çalışıyoruz. Bakanlığın pek çok birimiyle ortak çalışmaları yürüttük. Başta Mesleki Yeterlilik Kurumu olmak üzere bunların meslek standartlarının tespiti konusunda çalışmalarımız devam ediyor" dedi.


Suriyeli işçilerin Türkiye’deki durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arslan, Suriyeli olup Türkiye’de çalışma izni olan ve ülkesine geri dönmek isteyen işçilerin Türkiye’de yaptığı çalışmaların karşılığının olmadığını ve bu sorunun çözümü için ise Türkiye ile Suriye arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması imzalanması gerektiğini vurguladı.



HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari ücret tespit komisyonu’nun yapısı ivedilikle düzenlenmelidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.