EKONOMİ - 20 Şubat 2026 Cuma 11:05

Elektrikli araç sahiplerinin beklediği düzenleme kabul edildi

A
A
A
Elektrikli araç sahiplerinin beklediği düzenleme kabul edildi

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz, elektrikli araç şarj hizmetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin kabul edildiğini açıkladı. Öz, Gelecek Enerji programında sektördeki son gelişmeleri ve rakamları paylaştı.


Elektrikli araç şarj hizmetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin kabul edildiği Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Enerji Dönüşüm Dairesi Başkanı İbrahim Öz tarafından açıklandı. Yeni düzenlemeye göre, işletmeciler AC üniteler için tek fiyat, DC üniteler için tek fiyat belirlemekle yükümlü olacak. Böylece kullanıcılar karmaşık tarife yapıları yerine daha net, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir bir ücret yapısıyla karşılaşacak.


Öte yandan, şirketler artık belirli saatlerde veya belirli lokasyonlarda indirim uygulayabilecek. Bu düzenlemenin özellikle talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde daha avantajlı fiyatların oluşmasına imkân tanıyacağı ve rekabeti güçlendireceği belirtildi.


Ödeme kolaylığı kapsamında ise 1 Temmuz’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj ünitelerinde kredi kartı entegrasyonu zorunlu olacak. Böylece kullanıcılar uygulama indirmeden veya üyelik oluşturmadan ödeme yapabilecek.



Şarj tüketimi rekor kırdı


Ocak ayında şarj istasyonlarındaki toplam tüketimin 60 gigavat-saati aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı bildirildi. Geçen yılın aynı ayında bu rakamın yaklaşık 19 gigavat-saat seviyesinde olduğu, araç sayısında ise 400 bine yaklaşıldığı ifade edildi. Türkiye’de her yeni satılan 5 araçtan 1’inin elektrikli olduğu kaydedildi.


Soket sayısının 40 bine ulaştığı, bunun yaklaşık 22 bin 900’ünün AC, 17 bin 100’ünün DC olduğu aktarıldı. Bu verilerin elektrikli araç ve şarj piyasasının güçlü bir büyüme evresine girdiğini gösterdiği belirtildi.



Elektrikli araçlarda maliyet avantajı


Elektrikli araçlarda ortalama tüketimin 100 kilometrede 15-18 kilovat-saat seviyesinde olduğu belirtilirken, halka açık AC şarj ünitelerinde kilometre maliyetinin yaklaşık 1,4-1,8 lira, DC hızlı şarj ünitelerinde ise ortalama 2-2,4 lira aralığında gerçekleştiği kaydedildi.


Benzinli araçlarda 100 kilometrede ortalama maliyetin 400-450 lira, dizel araçlarda 300-350 lira, LPG’li araçlarda ise 280-300 lira seviyelerinde olduğu ifade edildi. Bu çerçevede elektrikli araçların özellikle AC şarj kullanıldığında belirgin maliyet avantajı sunduğu vurgulandı.



Tavan fiyat gündemde yok


Şarj hizmeti piyasasının serbest piyasa esasına göre işlediği belirtilirken, şu aşamada tavan fiyat uygulamasının gündemde olmadığı ifade edildi. Bununla birlikte piyasa dengesinin bozulduğu durumlarda gerekli çalışmaların yapılabileceği bildirildi.



2035 projeksiyonu


Elektrikli araç ekosistemindeki ivmenin Türkiye’nin ölçek büyütme dönemine girdiğini gösterdiği belirtilirken, 2030’da elektrikli araç sayısının 1,5-2 milyon bandında, 2035’te ise 4 milyonu aşan seviyeye ulaşmasının öngörüldüğü kaydedildi.


Yeni düzenlemeyle şarj hizmetleri piyasasının daha şeffaf, daha rekabetçi, daha güvenli ve kullanıcı odaklı bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığı ifade edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Bakan Kurum: "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. Bakan Kurum, "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" dedi. Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 Bin Sosyal Konut" projesi çerçevesinde "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreni sonrası Nurdağı ilçesindeki "Yeni Evim İlk İftarım" programına katılarak depremzede vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. İftarda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve sosyal konut çalışmaları ile ilgili verileri paylaştı. "Yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz" Deprem sonrası Nurdağı’nın yeniden ayağa kalkışına şahitlik ettiklerini söyleyen Bakanı Murat Kurum, "Ev Sahibi Türkiye yolculuğunda Gaziantep’imizdeki 13 bin 890 yuvamızın kura sevincine birlikte ortak olduk. Geldiğimizden bu yana şehrimizin her köşesinde özellikle de Nurdağı’nda yeniden ayağa kalkan hayatın, yeniden kurulan düzenin, yeniden yanan ocakların sevincine şahitlik ediyoruz. Bizi aynı sofrada buluşturan, bu şehre hizmet etmeyi, Nurdağı’na destek olmayı nasip eden Rabbime hamd ediyorum. Gaziantep’le gönül bağı kurmaktan, sizlerle hemşeri olmaktan büyük bir onur duyuyorum" dedi. "Böyle bir afetin ardından ortaya koyduğumuz irade sıradan olamazdı" Deprem sonrası yaşananlar ve yapılan çalışmalarla ilgili konuşan Bakan Murat Kurum, "6 Şubat sabahı da burada, Nurdağı’nda hep beraberdik. O gün bu sokaklarda, bir o yana bir bu yana nefes nefese koştururken; hayatların sarsıldığına, sokakların sustuğuna, ocaklarımızın söndüğüne şahit olmak büyük bir acıydı. Karşı karşıya olduğumuz yıkım, alışılmışın dışında bir büyüklükteydi. Bu yüzden ortaya koyduğumuz irade de sıradan olamazdı. Depremin ilk anında tüm ekiplerimizle hiç vakit kaybetmeden Gaziantep’e yöneldik, önce Nurdağı’na, ardından İslahiye’ye ulaştık. Devletimizin tüm kurumlarıyla, binlerce personel ve araçla sahaya indik. Biz o gün, Nurdağı’nda ve 11 ilimizde vatandaşımızın her bir ihtiyacını bir talep değil emanet bildik, emanet bekletilmez dedik. Bu sokaklarda size bir söz verdik ’Hiç kimseyi yuvasız bırakmayacağız’ dedik. Kolları sıvadık, işe koyulduk" ifadelerini kullandı. "455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık" Depremin ardından 11 ilde 455 bin konut, köy evi ve iş yeri tamamladıklarını hatırlatan Bakan Kurum, "Binlerce şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle gece gündüz demeden çalıştık. Öyle bir üretim düzeni kurduk ki artık sahada her saat yeni yuvalar yükseldi. 455 bin konut, köy evi ve iş yerini tamamladık. Bu tablo sabrın değil sadece, devlet aklının, millet iradesinin eseridir. Bu, devlet aklının sahadaki mührüdür" şeklinde konuştu. "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik, bu bir devlet kudretidir" Depremin ciddi yıkımlara neden olduğu Gaziantep’te de 31 bin konut teslimi yaptıklarını açıklayan Kurum, "Gaziantep’te 31 bin konutu hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Burada ortaya çıkan şey betonun ve demirin ötesinde bir devlet kudretidir. En zor gününde milletinin yükünü omuzlayan bir iradedir. Umudu bekletmeyen, hayatı ertelemeyen bir Türkiye kararlılığıdır. Çünkü böylesine geniş bir coğrafyada, böylesine kısa sürede, bu ölçekte bir yeniden inşayı başarmak ancak Türkiye’nin gücüyle mümkündür. İşte bu anlayışla bugün de ’Ev Sahibi Türkiye’ kapsamında 13 bin 890 yeni yuvamızı Gaziantepli kardeşlerimize kazandırıyoruz. İnşallah en kısa sürede konutlarımızın temellerini atacak, hızla tamamlayacağız" ifadelerine yer verdi. "Depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor" Konuşmasında muhalefete ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de yüklenen Bakan Kurum, "Biz Antep’in sokaklarındaydık, masa başında konuşmadık, bu hayatın içine girdik. Bu bölgede yaşadık. Şu Nurdağı şahittir ki enkaz başında bekleyen babaların sessizliğini de gördük, iftar sofrasını paylaşan annelerin vakarını da gördük. Günlerimizi gecelerimize kattık. Bir vatandaşımız kapısını bir saat erken açsın diye şantiyelerde sabahladık. Şimdi bakıyorum. Burada kusur bulamayınca masal anlatıyorlar. Gerçeği söyleyemeyince dedikodu üretiyorlar. Her gittikleri yerde yaptığımız 455 bin konutu konuşuyorlar. Niye konuşuyorlar biliyor musunuz? Çünkü depremden bu yana felaket üzerinden siyaset kurdular. Çünkü bu bölgenin toparlanması, depremzede kardeşlerimizin yuvasına kavuşması işlerine gelmiyor. Şimdi o zemin ayaklarının altından kayıyor. Rahatsızlar ama şunu herkes bilsin. Biz laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyduk. Biz söz söylemedik, şehirlerimizi ihya etmek için canla başla çalıştık. Ve açık söylüyorum, siz bu yaptıklarımızın ne aynısını yapabilirsiniz, ne de bu aziz milletimizin önüne koyacak bir hayalini, maketini, demosunu gösterebilirsiniz. Hep söylediğimiz gibi, biz buraya yolu düşenlerden değiliz. Biz bu şehrin acısında da vardık, sevincinde de vardık. Allah ömür verdikçe de burada olmaya devam edeceğiz. Liderimiz, Cumhurbaşkanımız ile daha nice seneler hizmete devam edeceğiz. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza etsin; Ramazan’a ulaştırdığı gibi, bayrama da ulaştırsın diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum" diye konuştu. Konuşmanın ardından Bakan Kurum ve beraberindeki kent protokolü, depremzede vatandaşlarla birlikte iftar yaptı.