POLİTİKA - 27 Şubat 2026 Cuma 14:23

DEM Parti, Öcalan’ın mesajını paylaştı

A
A
A
DEM Parti, Öcalan’ın mesajını paylaştı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) heyeti, Abdullah Öcalan’ın ikinci mesajını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan mesajında, "Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor" dedi.

DEM Parti Genel Başkanları ve İmralı heyeti üyeleri, ’Terörsüz Türkiye’ sürecinde Abdullah Öcalan’ın son 1 yıldaki ikinci mesajını kamuoyuyla paylaştı. Düzenlenen basın toplantısında geçen yıl yaşamını yitiren DEM Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de anıldı. DEM Parti Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının ardından Öcalan’ın mesajı DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan tarafından Türkçe, Veysi Aktaş tarafından Kürtçe olarak okundu. Öcalan’ın mesaj şöyle:

"27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı. Geçtiğimiz bir yıl içinde Erdoğan’ın iradesi, Bahçeli’nin çağrısı, Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum. Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihi bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkarı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz. Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkan oluşturmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz. Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dini ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi oluşumlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir. Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Temelinde demokratik toplum modeli vardır. Ayrıştırmacı ya da tersinden asimilasyonist yöntemlerin alternatifidir. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür. Günümüzde yaşanan birçok sorunun ve krizin sebebi demokratik bir hukukun yokluğudur. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz. Demokratik topluma alan tanıyacak, demokrasiye alan tanıyacak ve bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dini, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar. Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz. Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihi saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür. Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız. Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir ortak aklı gerektirmektedir. Selam ve saygılarımla."

Ece Nur Öztürk - İbrahim Çakmak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kadınlar şalvarlarıyla spor yaptı, ortaya renkli kareler çıktı Gebze Denizli Köyü’nde düzenlenen etkinlikte kadınlar, geleneksel şalvarlarıyla spor yaparak sağlıklı yaşama dikkat çekti. Doğayla iç içe gerçekleştirilen etkinlikte ortaya renkli kareler çıktı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Anne Şehir Sağlıklı Yaşam Programı, kentin farklı noktalarında kadınları sağlıklı yaşamla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamında Gebze ilçesine bağlı Denizli Köyü’nde düzenlenen etkinlikte kadınlar, geleneksel şalvarlarıyla spor yaparak hem sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekti hem de renkli görüntüler oluşturdu. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yapılan egzersizlerde katılımcılar; esneme, nefes ve temel kondisyon hareketleriyle güne enerjik başlangıç yaptı. Geleneksel kıyafetleriyle spor yapan kadınlar, renkli görüntüler oluşturdu. Doğa ile iç içe spor, kadınlardan tam not aldı Doğayla iç içe ortamda gerçekleştirilen etkinlik, spor ile kültürel değerleri buluşturan örnek organizasyon olarak katılımcılardan tam not aldı. Kadınlar, şalvarlarıyla yaptıkları sporla geleneksel yaşam ile modern hayatı bir araya getirirken, sağlıklı yaşamın her şartta mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi. Özellikle kırsal mahallelerde düzenlenen etkinlikte kadınların şalvarlarıyla spor yapması, sporun herkes için erişilebilir olduğunu ortaya koydu. Etkinliğe katılan kadınlar, bu tür faaliyetlerin kendilerini hem fiziksel hem de sosyal açıdan güçlendirdiğini belirterek düzenli spor yapma alışkanlığı kazandıklarını ifade etti. Sosyal dayanışmayı güçlendiriyor Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığınca yürütülen Anne Şehir Sağlıklı Yaşam Programı’nın temel hedefleri arasında kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığını desteklemek, günlük yaşamlarında hareketli bir yaşam tarzını benimsemelerini sağlamak ve sosyal dayanışmayı güçlendirmek yer alıyor. Programın ilerleyen dönemlerde ise beslenme, psikolojik danışmanlık ve sağlıklı yaşam eğitimleri gibi farklı başlıklarla da desteklenmesi hedefleniyor.
Van Vanlı eğitimciden şampiyonluklarla dolu 20 yıllık veda Van Fevzi Geyik Ortaokulu’nda yaklaşık 20 yıldır görev yapan ve çok sayıda sporcu yetiştiren müdür yardımcısı Mahmut Kipici, tayin dönemi öncesinde elde edilen il ve bölge şampiyonluklarıyla okuluna gururla veda ediyor. Van Fevzi Geyik Ortaokulu’nda 2007 yılından bu yana görev yapan ve spordan sorumlu müdür yardımcılığı görevini yürüten Mahmut Kipici, tayin dönemine girdi. Yaklaşık 20 yıllık görev süresi boyunca yüzlerce öğrenciyi spora kazandıran ve okulun ismini spor camiasında markalaştıran Kipici, veda yılında da geleneği bozmadı. Kipici rehberliğinde hazırlanan öğrenciler, katıldıkları son müsabakalarda il ve bölge birincilikleri elde ederek Türkiye şampiyonasına katılmaya hak kazandı. "Sporun acısı geçicidir, gurur kalıcıdır" Veda sürecine ilişkin konuşan Kipici, sporun öğrenci gelişimindeki önemli etkileri olduğunu belirtti. Sporun acısının geçici olduğunu ve gurur kalıcı olduğunu ifade eden Kirpici, "20 yıldır bu okulda disiplin sorunlarını en aza indirmek için öğrencilerimizin sporla uğraşmalarını sağladık. Vücut güçlendiğinde beynin de özgürleşeceğini düşünüyorum. Bu başarıların en büyük kaynağı iyi bir ekiple çalışmaktan geçiyor. Okulumuzda tam bir aile ortamı var" dedi. 2025-2026 eğitim öğretim yılında başarısını zirveye taşıyan okul; futsal, kriket, ragbi, judo ve jimnastik başta olmak üzere toplam 8 spor dalında kenti Bölge ve Türkiye finallerinde temsil etme hakkı kazandı. 20 yıllık mesaisini şampiyonluk kupalarıyla noktalayan Kipici, okul müdürü Veysel Aslan, müdür yardımcısı Zafer Koç ve öğretmen arkadaşlarına teşekkür ederek, "Başta Van Valimiz Ozan Balcı’ya, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerimize desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Tüm mesai arkadaşlarıma, velilerimize ve öğrencilerime teşekkür ederim, iyi ki varsınız" ifadelerini kullandı.