POLİTİKA - 24 Kasım 2025 Pazartesi 17:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Şu anda resmi kurumlarda çalışan öğretmen sayımız 1 milyon 34 bini aştı"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Şu anda resmi kurumlarda çalışan öğretmen sayımız 1 milyon 34 bini aştı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız. Onları geçmişe çekmek bizim zamanımıza sürüklemeye çalışmak yerine geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesinde düzenlenen 24 Kasım Öğretmen Günü ve Öğretmen Atama Programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin herkesin hayatına yön verdiğini ve herkesin hayatında iz bıraktığını söyledi. Öğretmenler Günü dolayısıyla tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlayan ve şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın ve Necmettin Yılmaz’ı da yad eden Erdoğan, "Sizlerin şahsında 81 ilimizdeki tüm öğretmenlere ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Ben de emeği ve göz nuru bulunan öğretmenlerime şükranlarımı sunuyor, hayatta olan hocalarımın her birinin tek tek ellerinden öpüyorum. Vazife başında şehit olan öğretmenlerimizle birlikte afetlerde, kazalarda kaybettiğimiz öğretmenlerimize rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa kendilerini her öğretmenler gününde milletçe hüzünle, hasretle ve minnetle andığımız şehit öğretmenlerimiz Şenay Aybüke Yalçın’a ve Necmettin Yılmaz’a Cenabı Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Öğrencilerini yetiştirdikten sonra artık emekli olmuş öğretmenlerimize de sağlıklı hayırlı ömürler diliyor. Onlara da ayrıca şükranlarımızı iletiyorum. Bugün biliyorsunuz sadece ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde Türk öğretmenler görev yapıyor, öğrenci yetiştiriyor. Gerek bakanlığımız bünyesinde gerek Türkiye Maarif Vakfı’na bağlı eğitim kurumlarımızda görev yapan eğitimci kardeşlerimi de teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


"Kura ile görev yerleri belli olacak genç öğretmenlerimiz, evlatlarımızı geleceğin dünyasına en güzel şekilde hazırlayacaklardır"


Atanacak olan öğretmenlere meslek hayatlarında başarılı olmalarını dileyen Erdoğan, "Birazdan 15 bin öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaşacağız. Kura ile görev yerleri belli olacak genç öğretmenlerimiz birikimleriyle, geniş vizyonlarıyla, güçlü karakterleri ve sağlam duruşlarıyla evlatlarımızı geleceğin dünyasına en güzel şekilde hazırlayacaklardır. İnşallah bir ömür boyu aşkla, şevkle, tutkuyla, samimiyetle mesleklerini icra edeceklerine inandığım genç öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Görevlerinin kendilerine, öğrencilerine ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.


"Öğretmen kendisine emanet edilen cevher olan öğrencisini büyük bir sabırla şefkatle merhametle işleyen mücevher ustasıdır"


Öğretmenlik mesleğinin sabır isteyen ve saygın bir meslek olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İlk atamadan emekliliğe kadar öğretmenlik her aşamasında tahammül isteyen, sabır isteyen, özveri isteyen, bunlarla birlikte adanmışlık isteyen saygın bir meslektir. Birazdan kurasını çekeceğimiz genç öğretmenlerimiz yeni bir kariyere başlamanın yanında emekliliğe kadar sürecek zorlu olduğu kadar ulvi bir mesleğe de adım atıyorlar. Öğretmenlik mesleğini diğer kamu görevlerinden ayıran en önemli vasfı malzemesinin de meyvesinin de insan olmasıdır. Öğretmen kendisine emanet edilen cevher olan öğrencisini büyük bir sabırla şefkatle merhametle işleyen mücevher ustasıdır. Öğretmen öğrencisine sadece bilgi aktarmaz aynı zamanda onun fikrini değiştirir. Ufkunu genişletir. Hayata ve kendisine yönelik bakış açısını tıpkı bir kuyumcu titizliğiyle ilmek ilmek dokur, işler tekemmül ve inkişaf ettirir. Bu gerçeği merhum Nurettin Topçu, Büyük İskender ve hocası Aristo örneğinden hareketle bakınız nasıl açıklıyor; ‘Babam beni gökten yere indirdi. Hocam beni yerden göğe çıkardı.’ Öğretmenin insanın kişilik ve kimlik inşasına etkisi tam olarak budur. Hayatta öyle meslekler vardır ki insan maaşını alır, ücretini alır, karşılığında bir işi görevi yerine getirir ve böylece sorumluluktan kurtulur. Fakat öğretmenlik böyle bir meslek değildir. Öğretmen öğrencisine kimi zaman annelik yapar, kimi zaman babalık, kimi zaman da arkadaşlık eder. Öğretmen bu yönüyle öğrencisinin geniş ailesinin bir üyesidir. Okul nasıl ki millet kültürünün millet ruhunun bayrağı ise öğretmen de bu ruhun bayraktarıdır. Buradaki ve ülkemizin dört bir yanındaki tüm öğretmenlerimizin görevlerini bu yüksek şuurla bu yüksek mesuliyet bilinciyle yerine getirdiklerine ve getireceklerine yürekten inanıyorum. Şunu bilmenizi isterim. Öğretmenlerimiz ilim, irfan, hikmet ve ahlak meşalesini ellerinde gururla taşıdıkça Allah’ın izniyle Türkiye’nin yolu da ufku da sonuna kadar açıktır. Siz bu ruha sahip çıkarsanız önümüz inşallah aydınlık olacaktır" diye konuştu.


"Büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız"


Artık teknolojinin her alanda insan hayatına girdiğini belirten ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Teknolojinin hayatımızı çepeçevre kuşattığı ülkelere, toplumlara ve bireylere istikamet çizdiği bir çağda yaşıyoruz. Teknoloji ve dijitalleşmenin hayatımıza getirdiği kolaylıkları kimse inkar edemez. Daha önce saatler günler süren pek çok işi bugün elimizdeki telefona yüklediğimiz bir uygulama sayesinde saniyeler içinde yapabiliyoruz. Dünyanın en ucuza köşesindeki hadiseleri an ve an takip edebiliyor. Fiziken bir araya gelmemizin mümkün olmadığı farklı kültürden insanlarla diyalog kurabiliyor. Hatta dostluk, arkadaşlık, iş ortaklığı geliştirebiliyoruz. Son dönemde yapay zeka devrimiyle birlikte teknolojideki değişim artık baş döndürücü boyutlara ulaştı. Sonunu kimsenin öngöremediği bir belirsizliğe doğru insanlık olarak hızla yol alıyoruz. Buna karşı direnmek, bunun dışında kalmak sizin de bildiğiniz gibi mümkün değil. Peki ne yapabiliriz? Akıntıya karşı kürek çekemeyeceğimize göre bunu doğru yönetebiliriz. Ülkemiz ve milletimizin menfaatleri istikametinde doğru yönlendirebiliriz. Teknolojinin sağladığı imkanlardan azami derecede istifade ederken aynı zamanda zararlı yönlerini minimalize etmek bizim elimizdedir. Bunun yolu ise çocuklarımıza dijital okuryazarlık ve farkındalık eğitimi vermekten geçiyor. Sadece yasaklayarak bir netice alınamayacağını hepimiz biliyoruz. Kabul edelim ki çocuklarımızın oyun alanı artık sadece parklar, bahçeler, sokaklar değil. Çocuklarımızın kurduğu iletişim sadece yüz yüze iletişimle de sınırlı değil. Bugün evlatlarımız dijital teknolojinin büyülü atmosferinde daha fazla vakit geçirecek sayısız imkana kolayca ulaşabiliyor. Bizlere çok sentetik ve yapay gelse de arkadaşlarıyla orada sosyalleşiyor, orada eğleniyor, orada kendine ayrı bir çevre ediniyor. Tabiri caizse sanal evrende ayrı bir gezegen kuruyor. Çocuklarımızla sağlıklı bir iletişim kurmak ve onlara nitelikli bir eğitim sunabilmek için bu gerçeklerle barışmamız gerektiği kanaatindeyim. Şunun da altını önemli çizmek durumundayım. Nesiller arasındaki kavrayış. Arada öyle bir fark var ki büyürken çocuklarımıza ve gençlerimize bizim yaşadığımız dünyayı empoze ederek bir yere varamayız. Onları geçmişe çekmek bizim zamanımıza sürüklemeye çalışmak yerine geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.


Çocuklarla doğru iletişim kurulması gerektiğini verdiği örneklerle açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti;


"Özellikle de sanal dünyanın dehlizlerinde evlatlarımızın ve gençlerimizin kaybolmalarına engel olamayız. Bu konuda ebeveynlerle birlikte siz öğretmenlerimize de önemli görevler düşüyor. Şu noktanın da üzerinde hassasiyetle durmamız gerekiyor. Bir öğretmenin evladı olarak gördüğü öğrencisini sevgiyle saran emeği ne kadar mühimse ne kadar değerliyse ailelerimizin öğretmene desteği de aynı derecede kıymetlidir. Vazgeçilmezdir. Ailelerimizin çocuklarının eğitimleriyle yakından ilgilenmesi öğrenme süreçlerinde özellikle de sanal dünyadan gelebilecek tehdit ve tehlikelerle mücadele de çok çok önemlidir. Hep beraber el ele verecek dikkatli, sabırlı, şefkatli ve kararlı bir şekilde sanal alemden yayılan tehlikelere karşı mücadele edeceğiz. Türkiye Yüzyılı Marif Modeliyle eğitimde yaşanan paradigma değişiminin bizlere bu çabalarımızda da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum."


"MEB’e 2026’da 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık"


Toplumda ve herkesin hayatında özel bir konuma sahip olan öğretmenlere haklarını teslim etmenin asli vazife olduğunu belirten Erdoğan, "Son 23 yılda hep böyle bir çabanın içinde olduk. Ülkemizin büyümesine, Türkiye ekonomisinin imkanlarının genişlemesine paralel olarak bunu en önce öğretmenlerimize, en önce eğitime yansıttık. Eğitimin niteliğini artırmak, eğitimi yaygınlaştırmak eğitimin önündeki engelleri ve yasakları kaldırmak, öğrencilerimiz arasında fırsat eşitliğini sağlamak için ilk günden beri çalışıyoruz. 2002’de MEB merkezi yönetim bütçesi içinde 4’üncü sıradaydı. 2003’ten itibaren eğitime birinci sırayı tahsis ettik. 2026 bütçesinde de bu önceliği koruduk. MEB’e 2026’da 1 trilyon 944 milyar lira kaynak ayırdık. Gerekli desteği en üst seviyede ilme, eğitim-öğretime ayırmak durumundayız. Bu dönemde derslik sayımız 343 bindi, bugün 616 bine yükseldi. Özel okullar dahil edildiğinde bu rakam 754 bine yaklaşıyor. Bizden evvel yapılan derslik sayısının 2 katını biz sadece 23 senede ülkemize kazandırmanın kıvancını yaşadık. Okullarımızda görev yapan öğretmen sayısında da ciddi artışlar oldu. 2002’den bu yana 821 bin 360 öğretmenin atamasını yaptık. Şu an resmi eğitim kurumlarında çalışan öğretmen sayımız 1 milyon 34 bini aşmıştır. Aktif görevdeki her 10 öğretmenden 8’i bizim dönemimizde atandı. Öğretmen olmazsa öğrenciyi kim yetiştirecek? Buna gereken önemi vermemiz gerekiyordu. İşte bunu biz verdik. Bu büyük dönüşüm sınıfların içinde de somut şekilde hissediliyor" diye konuştu.


"Okullaşma oranlarında da örnek bir tabloya sahipsiz"


Öğrencilik yıllarında sınıflarda 80 öğrenci olduğunu ve bugünlerde 15-25’ye düştüğünü vurgulayan Erdoğan, "Dünyada bu kadar kısa sürede böyle oranları yakalayan çok az ülke vardır. Türkiye hamdolsun bunu bizim dönemimizde başarmıştır. Okullaşma oranlarında da örnek bir tabloya sahipsiz. 5 yaşta okul öncesi net okullaşma oranımız yüzde 11,7’den yüzde 82,53’e çıktı. İlköğretimde yüzde 91’den yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 50,57’den yüzde 82,85’e geldik. 6-14 yaş grubunda yüzde 99’luk okullaşma oranı ile OECD ortalaması olan yüzde 98’in üzerine çıktık. 15-19 yaş grubunda okullaşma oranımızı 2023 itibariyle yüzde 79’a taşıyarak OECD ortalaması olan yüzde 84’e yaklaştırmış bulunuyoruz. Fatih Projesi kapsamında 2025 sonu itibariyle etkileşimli tahta kurulmuş, derslik sayımız 668 bine ulaşacaktır. Öğretmenlerimizin özlük ve mali haklarında da önemli iyileştirmelere gittik" açıklamasında bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda Türkiye’nin son 23 yılda eğitim başta olmak üzere birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettiğini vurguladı. Ekonomik büyümeden tüm vatandaşların en üst düzeyde faydalanmasını hedeflediklerini ifade eden Erdoğan, eğitimde ciddi mesafe alınmasına karşın tüm sorunların çözüldüğü iddiasında olmadıklarını da belirtti. Erdoğan, geçmişten kalan köklü problemlere, darbe dönemlerinin açtığı yaralara ve çağın getirdiği güncel sınamalar ile değişen ve gelişen Türkiye’nin ihtiyaçları olduğunu dile getirerek, bunlar arasında denge kurarak hedeflere doğru ilerleneceğini ve öğretmenlerle birlikte başarılacağını kaydetti.


Aynı zamanda Erdoğan, birkaç puan oy uğruna her alanda olduğu gibi eğitimde de popülizmin sınırlarını zorlayan siyasi rakiplere rağmen başaracaklarını ifade etti. Öğretmenlere emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü bir kez daha kutladı. Programı düzenleyen Milli Eğitim Bakanı ve ekibine teşekkürlerini ileten Erdoğan, göreve başlayacak genç öğretmenlere de başarılar diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da kalkınma hamlesi AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Fırat Kalkınma Ajansı’na gerçekleştirdiği ziyarette kentin üretim kapasitesini artırmaya yönelik projeleri, 2026 yılı için belirlenen stratejik yatırım alanlarını ve yatırımcılara sunulan destek mekanizmalarını Genel Sekreter Mehmet Budancamanak ve katılımcılar ile kapsamlı şekilde değerlendirdi. Ölmeztoprak, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında hayvancılık, yüksek teknoloji üretimi, tarıma dayalı sanayi ve tıbbi cihaz sektörlerinde yeni yatırımların planlandığını belirtirken, 15 Mayıs 2026’ya kadar ön başvuru yapılmaması halinde yatırımcıların hak kaybı yaşayacağını vurguladı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Fırat Kalkınma Ajansı’nı ziyaret ederek, Genel Sekreter Mehmet Budancamanak ile bir araya geldi. Malatya’nın ekonomik gelişimine yönelik yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Ölmeztoprak, Malatya’nın kalkınma sürecinde sahada yürütülen projelerin somut sonuçlarının önemine dikkat çekti. Ölmeztoprak, "Yatırımcılarımızın sunulan desteklerden etkin şekilde yararlanması, üretim gücümüzün artması açısından kritik bir başlık" dedi. Yerel kalkınma hamlesi ve sanayi adımları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın Malatya için önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Ölmeztoprak, bu sürecin üretimden ihracata uzanan geniş bir dönüşüm anlamına geldiğini söyledi. Savunma sanayi yatırımlarına da değinen Ölmeztoprak, "ASELSAN’ın Malatya’daki üretim süreci Mayıs ayı itibarıyla başlıyor. Bu gelişme, yüksek teknoloji yatırımları açısından şehrimiz için yeni bir dönemin kapısını aralıyor" ifadelerini kullandı. Başvuru takvimine uyarı Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında yatırım başvurularının devam ettiğini hatırlatan Ölmeztoprak, sürece ilişkin uyarıda bulundu. Ölmeztoprak, "15 Mayıs 2026 tarihine kadar ön başvurusunu yapmayan gerçek ve tüzel kişiler, esas başvuru hakkını kaybedecek. Başvurular Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın sistemi üzerinden online olarak yapılıyor" dedi. Ön başvuruların ardından iki aylık süreçte esas başvuruların alınacağını belirten Ölmeztoprak, "Bu sürecin devamında projelendirme, fizibilite ve sunum aşamalarını Fırat Kalkınma Ajansımız ve Bakanlığımız birlikte yürütecek" şeklinde konuştu. Malatya’nın stratejik yatırım alanları Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın yatırım başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ölmeztoprak, "En az 1000 büyükbaş kapasiteli entegre et ve süt hayvancılığı, ileri teknoloji elektronik sistem üretimi, kayısı başta olmak üzere tarımsal ürünlerden katma değerli üretim ve tıbbi cihaz üretimi öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor" dedi. Fırat Kalkınma Ajansı’nın destekleri Fırat Kalkınma Ajansı’nın bugüne kadar sağladığı desteklere değinen Ölmeztoprak, "2010-2025 yılları arasında 405 projeye yaklaşık 3 milyar lira destek sağlandı. Bu süreçte toplam yatırım hacmi 4,6 milyar liraya ulaştı" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Milletvekili Ölmeztoprak, "Deprem sonrası süreçte 11 projeye toplam 102 milyon lira destek sağlandı" ifadelerini kullandı. Organize sanayi bölgelerinde altyapının yeniden işler hale getirildiğini belirten Ölmeztoprak, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla makine parklarının da devreye alındığını söyledi. KOBİ’lere ve istihdama destek Yeşil Dönüşüm ve Sosyal Kapsayıcı Finansman Programı kapsamında sağlanan desteklere ilişkin konuşan Ölmeztoprak, "Kadın ve genç istihdamını artıran işletmelere önemli destekler sunuyoruz. En az 10 kişilik istihdam sağlayan işletmelerimiz, 7 milyon 500 bin liraya kadar sıfır faizli makine ve ekipman desteğinden yararlanabiliyor" dedi. Sosyal kalkınma başlıklarının da önem taşıdığını vurgulayan Ölmeztoprak, kadınlara yönelik mesleki eğitim atölyeleri, gençlere teknik eğitim programları, kadın yaşam merkezleri ve kooperatif destekleriyle sosyal yapının güçlendirildiğini söyledi. Açıklamasının sonunda yatırımcılara çağrıda bulunan Ölmeztoprak, "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında ön başvurular 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam ediyor. Tüm yatırımcılarımızı bu sürece dahil olmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Muğla Marmaris Belediyesi’ne Avrupa’dan prestijli ödül Marmaris Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından verilen ’Avrupa Diploması’ ödülüne layık görüldü. Avrupa genelinde yalnızca 12 belediyeye verilen ödül, kentin sürdürülebilirlik vizyonu ve uluslararası iş birliklerindeki başarısını tescilledi. Marmaris Belediyesi, Avrupa Konseyi tarafından verilen ’Avrupa Diploması’ ödülüne layık görüldü. Uluslararası ölçekte yürütülen değerlendirme sürecinde, Marmaris’in hayata geçirdiği çalışmalar belirli kriterler doğrultusunda incelenerek bu prestijli ödülün verilmesine karar verildi. Avrupa genelinde bu yıl yalnızca 12 belediyeye takdim edilen ödül; kentin sürdürülebilirlik vizyonu, uluslararası iş birlikleri ve ortak Avrupa değerlerine bağlılığının güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu anlamlı başarının ödül töreni Haziran ayında Strazburg’da Avrupa Konseyi’nde gerçekleştirilecek. Doğasını koruyan, dayanıklılığını güçlendiren ve geleceğini sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiren Marmaris, uluslararası alandaki konumunu her geçen gün daha da güçlendiğini ifade eden Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, alınan ödülün belediyenin uluslararası platformlardaki çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirterek, "Bu ödül, Avrupa Konseyi ile yürüttüğümüz uzun soluklu değerlendirme sürecinin önemli bir aşamasıdır. Nihai hedefimiz ‘Avrupa Ödülü’dür. Sürecin bundan sonraki aşamaları da Avrupa Konseyi kriterleri doğrultusunda devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Konya İKAF’26 ‘Gençliğin Üretim Çağı’ temasıyla kapılarını açtı İç Anadolu’nun en kapsamlı kariyer organizasyonlarından İç Anadolu Bölgesel Kariyer Fuarı (İKAF’26), "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde Konya’da başladı. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) koordinasyonunda düzenlenen fuar, bölgedeki 11 üniversiteyi ve on binlerce genci bir araya getirerek kariyer yolculuklarına yön verecek önemli bir platform sunuyor. Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Kampüsü’nde iki gün sürecek organizasyon kapsamında katılımcılar; söyleşiler, atölyeler, iş görüşmeleri ve sektör temsilcileriyle birebir temas imkanı buluyor. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde düzenlenen açılış programında konuşan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, fuarın gençler için taşıdığı öneme dikkat çekti. Yılmaz, "Bugün burada sadece bir kariyer fuarında bulunmuyorsunuz. Aslında kendi geleceğinizle doğrudan temas kuracağınız çok önemli bir eşikte yer alıyorsunuz. Artık önemli olan sadece ne bildiğiniz değil; o bilgiyi nasıl kullandığınız, nasıl dönüştürdüğünüz ve ne kadar değer üretebildiğinizdir. İşte İç Anadolu Kariyer Fuarı tam olarak bu noktada büyük bir fırsat sunuyor" dedi. Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Uzbaş ise gençlere hitaben, "Sahip olduğunuz bilgi, azim ve potansiyel yalnızca kendi hayat yolculuğunuzu değil; ülkemizin geleceğini de şekillendirecek en temel unsurdur. Bu fuar, sizlere kariyerinizi sağlam temeller üzerine inşa etme fırsatı sunan önemli bir platformdur" dedi. Eğitimin istihdamla ilişkisine dikkat çeken AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, "Bir ülkenin en büyük değeri yetişmiş bireyleridir. Eğitim başarısı arttıkça istihdam imkanları da güçlenir. Bu tür organizasyonlar gençlerimizin hem kariyerlerini geliştirmelerine hem de ülkemizin geleceğine katkı sunmalarına önemli katkılar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik de kariyer fuarlarının genç istihdamına katkı sunduğunu belirterek, "İçinde bulunduğumuz çağ yalnızca bilgiye sahip olanların değil; bilgiyi değere, emeği üretime ve potansiyeli başarıya dönüştürebilenlerin çağı olacaktır. Bu fuar, gençlerimizin iş dünyasıyla doğrudan temas kurarak kariyer yolculuklarında önemli fırsatlar yakalayacağı güçlü bir iş birliği modelidir" değerlendirmesinde bulundu. Konya Valisi İbrahim Akın ise fuarın gençlerin potansiyelini ortaya koyan güçlü bir buluşma olduğuna vurgu yaptı. Akın, "İç Anadolu Kariyer Fuarı 2026 gençlerimizin emeğini, hayalini ve istikbalini üretime dönüştüren büyük bir fikrin sahaya yansımasıdır. Bugün burada kurulan her temasın, geleceğimize yapılan önemli bir yatırım olduğuna inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından fuara katkı sağlayan sponsor firma temsilcilerine plaketleri takdim edildi. Açılış programı sonrasında protokol üyeleri tarafından stantlar ziyaret edilirken İKAF’26’nın gençlere ilham veren, iş dünyasıyla güçlü bağlar kurmalarını sağlayan verimli bir organizasyon olması hedefleniyor. Fuara Milli Savunma, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlığı gibi çok sayıda bakanlık ve kamu kurumunun yanı sıra gıdadan savunma sanayine kadar geniş bir yelpazede 141 kurum ve kuruluş stantlarıyla katıldı. Konya ve İç Anadolu Bölgesinden Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ve Kırıkkale Üniversitesi fuarın paydaş üniversiteleri arasında yer alıyor.
Kars Kars’ta Türkiye-Azerbaycan ekonomik iş birliği masaya yatırıldı Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev ile Azerbaycan İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Temsilcisi Tamerlan Tağıyev, Kars Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Azerbaycan heyetini makamında ağırlayan KATSO Başkanı Kadir Bozan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerinin ekonomik alanda daha da güçlendirilmesi adına atılabilecek adımları anlattı. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve bölgesel iş birliği imkanlarının genişletilmesi konuları istişare edildi. Özellikle Bakü-Kars arasında doğrudan uçak seferlerinin başlatılmasının bölge ekonomisine sağlayacağı katkılar detaylı şekilde değerlendirildi. Bu adımın, hem ticari hareketliliği artıracağı hem de turizm potansiyelini canlandıracağı ifade edildi. Ayrıca Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle Kars’ın stratejik öneminin daha da artacağı, kentin lojistik üs haline gelme potansiyelinin güçleneceği vurgulandı. Görüşmede, Kars’ın sahip olduğu lojistik, ticaret ve turizm altyapısının daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekilerek, Azerbaycan ile ekonomik bağların somut projelerle desteklenmesi yönünde ortak irade ortaya konuldu. İş dünyası için oluşabilecek yeni fırsatlar ve yatırım alanları da gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. Ziyaretin sonunda, KATSO Başkanı Kadir Bozan, nazik ziyaretleri ve yapıcı değerlendirmeleri dolayısıyla Azerbaycan heyetine teşekkür etti. Bozan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü kardeşlik bağlarının ekonomik iş birlikleriyle daha da pekiştirilmesi temennisinde bulundu.