POLİTİKA - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 19:27

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde Çelik Kubbe Teslimatları, Tesis Açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ASELSAN’ın 50. yılında milletin göz bebeği bu şirketi gelecek 50 yılına yön verecek projelere öncülük etmenin bahtiyarlığı içinde olduklarını belirtti. Ağustos ayının millet için özel bir ay olduğunu belirten Erdoğan, "Malazgirt, Çaldıran, Mohaç ve Büyük Taarruz gibi kaderimizi tayin eden nice önemli zaferi bu ayda kazandık. Dün Sultan Alparslan’ı ve ordusundaki kahraman yiğitleri yad etmek üzere bize bu toprakların kapılarını açan Malazgirt’teydik. Önce Ahlat’ta ardından Malazgirt Meydanı’nda muhteşem bir buluşmaya imza attık. 30 Ağustos’ta ise bu topraklardaki varlığımızı sonsuza dek mühürleyen büyük zaferi kutlayacağız. Bugün ise zafer haftasında bir başka gururu yaşıyoruz. Silahlı kuvvetlerimize güç katacak ve savunma sanayimizi bambaşka bir seviyeye taşıyacak 3 değerli hamleyi birlikte yapıyoruz. Bunların ilki Çelik Kubbe bileşeni sistemlerin envantere girmesi. İkincisi ASELSAN’ın 14 tesisinin açılışıdır. Üçüncüsü de Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temelinin atılmasıdır. Yani Aselsan açısından bu tarihi günde sadece bir şirketin değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlık yolculuğunun alın terinin, azminin ve kararlılığının yeni bir safhasına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Şehitlerimizin ruhlarını da şahit edeceğine inandığım tüm bu adımların ASELSAN’ımıza savunma sanayimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren 50 yıl boyunca ASELSAN çatısı altında Türk savunma sanayine katkılarda bulunmuş herkesi şükranla yad ediyorum. Aynı şekilde şirketimiz bünyesinde emek veren ter döken yöneticisinden mühendisine tüm kardeşlerimi ASELSAN ailesinin her bir ferdini kutluyor. Ülkem ve milletim adına kendilerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"İşi şansa bırakma gibi bir lüksümüzün olmadığının gayet bilincindeyiz"


Bugün ilk olarak 460 milyon dolar değerinde dosta güven, düşmana korku veren toplam 47 araçtan oluşan Gök Kubbe sistemlerini orduya kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, "Son yıllarda etrafımızda yaşanan sıcak çatışmalar, hava savunma ve radar sistemlerinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koydu. İşi şansa bırakma gibi bir lüksümüzün olmadığının gayet bilincindeyiz. Çünkü kendi radarını kendi hava savunma sistemini elektronik harp yeteneklerini geliştiremeyen hiçbir ülke açık ve net söylüyorum. Mevcut güvenlik sınamaları karşısında bilhassa bölgemizde geleceğine güvenle bakamaz. Masada olmakla menüde olmak arasındaki ince çizgiyi belirleyen unsur hava savunma ve taarruz kabiliyetlerinizdir. Bu anlayışla gerekli adımların öncesinde atmaya başladığımız bu inşa ve ihya sistemi hamdolsun ciddi yol alıyor. Çok kısa sürede tüm engellere rağmen çok ciddi yol aldık. Bugün gerçekleşen teslimatlar verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğinin en somut delilidir" şeklinde konuştu.



"Daha fazla sayıda sistemi yeni yeteneklerle birlikte geliştirecek ve envantere kazandırmayı sürdüreceğiz"


Salona gelmeden önce sistemleri yerinde görme ve inceleme fırsatı olduğunu açıklayan Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:


"Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki adeta bir gövde gösterisine tanık oldum. Ürünlerimiz karşısında bu milletin bir ferdi olarak kıvanç duydum. Teslim edilecek bir adet Siper Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemi ve ona bağlı 10 araç ülkemizin hava savunmasında bir dönüm noktasıdır. 3 adet Hisar Orta Menzilli Hava Savunma Sistemi ve toplam 21 araç caydırıcılığımızı orta menzilde daha da güçlendirecek. KORKUT Hava Savunma Sistemi ile erken ihbar radarlarımız sahada gözümüz ve kulağımız olarak görev yapacak. 7 adet PUHU ve 2 adet Reddet elektronik harp sistemi ise bu alanda ülkemizi bir üst lige taşıyacak. Emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. Elbette burada durmayacak daha fazla sayıda sistemi yeni yeteneklerle birlikte geliştirecek ve envantere kazandırmayı sürdüreceğiz."



"Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız"


Türkiye’nin Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağının altını çizen Erdoğan, "ASELSAN’ın Çelik Kubbe’de sistem geliştirmenin yanı sıra kritik bir rolü daha var. Sahadaki bütün sistemlerin birbiriyle anlık haberleşmesini ve entegre çalışmasını sağlayacak yapay zeka destekli komuta kontrol yazılımını da ASELSAN geliştiriyor. Çelik Kubbe’nin omurgasını oluşturacak bu yazılım sayesinde sahadaki yüzlerce hava savunma sistemi tek bir sistem gibi hareket edecektir" dedi.


Savunma sanayiinde üstünde titizlikle durmaları gereken alanların en başında seri üretimin geldiğine dikkat çeken Erdoğan, "Geliştirdiğimiz yüksek teknolojili ürünleri çok daha hızlı, verimli ve yüksek adetlerde üretmemiz şart. ASELSAN’ın ve diğer savunma şirketlerimizin son dönemde bu konuya verdiği önemi memnuniyetle takip ediyorum. Bugün açılışını yaptığımız 280 milyon dolar değerindeki 14 tesisle üretim kapasitemizi ciddi şekilde artırıyoruz. Hizmete aldığımız sessizler arasında hava savunma sistemleri tasarım ofisi radar üretim ve entegrasyon ilave tesisi ileri mühendislik malzemeler araştırma geliştirme tesisi elektro optik sistemler tasarım ofisi güdümlü mühimmat sistemleri tesisi Teknopark İstanbul Araştırma Geliştirme Merkezi ve daha birçok kritik altyapı bulunuyor. Bu tesisler yaklaşık 4 bin kişiye nitelikli istihdam sağlama yanında genç mühendislerimize yeni çalışma alanları açacaktır. Bunların da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" açıklamalarında bulundu.



"Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır"


Türkiye’nin geleceğini inşa edecek dev bir yatırımın temelini attıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ASELSAN’ın ikinci 50 yılına yakışacak dev bir yerleşkede ilk betonu bugün döküyoruz. Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüyle son yılların en büyük sanayi yatırımlarından biri olacaktır. Bu yatırım cumhuriyet tarihimizin tek seferde yapılan en büyük savunma sanayi yatırımıdır. Burası ayrıca Avrupa’nın en büyük entegre hava savunma tesisidir. Aselsan, savunma sanayimizin adeta kalbi durumunda olduğu için bu yatırım tüm sektör için kritik bir eşik olacaktır. Şu an içinde bulunduğumuz Gölbaşı Yerleşkesi, 800 dönüm büyüklüğünde bir alan" dedi.



"Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir vizyonla 6 bin 500 dönümlük bir alanı ASELSAN’a tahsis ettik"


ASELSAN’ın 40’ıncı yılı olan 2015 yılında yerleşkedeki ilk tesisin açılışını yapmanın gururunu yaşadığını hatırlatan Erdoğan, "O zaman bana bilgi veren arkadaşlarımız en az 30 senelik büyüme planlarını karşılayacak bir alana kavuştuklarını söylemişlerdi. 10 yıl içinde savunma sanayimiz ve ASELSAN öyle bir büyüme gösterdi ki bugün bu yerleşkenin tamamı dolmuş durumda. Biz de ilgili kurumlarımızla yeni bir yerleşke için gerekli adımları attık. Türkiye Yüzyılı’na yakışan bir vizyonla 900 futbol sahasından daha büyük 6 bin 500 dönümlük bir alanı ASELSAN’a tahsis ettik. Dikkat edin laf üretmiyoruz, icraat yapıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Yoğun bir gayretle 2026’nın ortasında ilk tesisi devreye alacağız"


Oğulbey Teknoloji Üssü’nün 585 bin metrekare kapalı alan ve 132 bin metrekare temiz oda, laboratuvar ve üretim alanı ile bölgenin en ileri savunma teknoloji merkezlerinden biri olacağına dikkati çeken Erdoğan, "Bu yatırım ASELSAN’ın seri üretim kapasitesini iki katından fazla artırarak, ülkemizi sadece bölgesinde değil dünyada da öncü bir konuma taşıyacak. Teknoloji üssünün bir an önce tamamlanması için yürütülen çalışmaların takipçisi olacak. İnşallah yoğun bir gayretle 2026’nın ortasında ilk tesisi devreye alacağız. Burada yapacağımız iş betonla, demirle ve çimento ile ilgili bir iş değil. Burada yapacağımız iş teknoloji, Ar-Ge, tasarım ve üretimle ilgili bir iş. Bu tesisler, gençlerimiz için hayallerinin peşinden koşabilecekleri en yüksek teknolojiler üzerinde çalışabilecekleri bir ortam sunacak" diye konuştu.



"Yurt dışındaki tüm gençlerimizi Türkiye’nin müreffeh geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz"


Konuşmasında "Ana muhalefetin başını çektiği bir kesim bu ülkenin pırıl pırıl gençlerine umutsuzluk, karamsarlık kendi ülkesinden adeta nefret etmeyi aşılarken biz gençlerimize yepyeni ufuklar kazandırıyoruz" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Birileri Türk gençliğini soygunculara savunmak için sorumsuzca sokağa, boykota ve adeta şiddete çağırırken biz TEKNOFEST gençliği olarak meydanlara çağırıyoruz. Onlar gençleri kullanıp atabilecekleri sarf malzemesi olarak görürken biz milli teknoloji hamlemizin öncüleri olarak görüyoruz. Hangi görüşe, fikre, kökene mensubu olursa olsun sınırlarımız içinde ve yurt dışındaki tüm gençlerimizi dünya markası şirketlerimizde Türkiye’nin müreffeh geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz."


ASELSAN’ın sadece bir şirket olmadığını, bir milletin hafızasında derin izler taşıyan destansı bir yolculuğun sembolü de olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan tam 50 yıl önce, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda yaşanan acı tecrübeler bize çok büyük bir ders verdi. O gün kendi silahını, kendi haberleşme sistemini üretemeyen bir milletin nasıl ağır bedeller ödediğini gördük. İşte o gün, milletimizin vicdanında bir kıvılcım çaktı ve o kıvılcım 1975’te kurulan ASELSAN ile dev bir meşaleye dönüştü. Bir avuç idealist mühendisin 50 sene önce mütevazi imkanlarla attığı adım bugün 11 araştırma-geliştirme merkezine 12 bin 500’ten fazla çalışana dünyanın en hızlı büyüyen 10 savunma sanayi şirketinden biri haline geldi. Sadece ASELSAN değil, diğer şirketlerimizde gerçekten göğsümüzü kabartan birçok başarılı projeye imza attılar. Geliştirilen her projede ASELSAN HAVELSAN, ROKETSAN, BAYKAR, TUSAŞ, BMC gibi kıvanç kaynağımız olan büyük şirketlerimizin yanı sıra binlerce KOBİ’miz de görev alıyor. İrili ufaklı bu firmalarda 100 binden fazla insanımız istihdam ediliyor. Bugün kahraman ordumuzun ihtiyaçlarını yüzde 80’lere varan oranlarda yerli sistemlerle karşılıyoruz. Böylece normalde yurt dışına gidecek büyük bir kaynağın ülkemizde kalmasını sağlıyoruz. Ayrıca sistemlerimizi Dost ve müttefiklerimizin de kullanımına sunuyor. Diplomatik etkinliğimizi artırıyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Ekonomideki istiklal savaşımızı da kazanmak için yüksek katma değerli ürünleri geliştirmeli ve dünyaya ihraç etmeliyiz"


Geçen yıl 7 milyar doları aşan bir ihracat gerçekleştirildiğini kaydeden Erdoğan, "Bu senede oldukça iyi gidiyoruz. Savunma ve havacılık ihracatımız temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 128,9 artışla 989,6 milyon dolara ulaştı. Ocak-temmuz döneminde toplam ihracat yüzde 38,6 artarak, 4 milyar 591 milyon dolara yükseldi. Bunlar fevkalade gurur verici rakamlar. Yakaladığımız ivmeyi dikkate alınca birkaç sene içinde inşallah 20 milyar dolar seviyesini yakalayacağımıza inanıyorum. Ülke olarak ekonomideki istiklal savaşımızı da kazanmak için yüksek katma değerli ürünleri geliştirmeli ve dünyaya ihraç etmeliyiz. Bugün birçok Avrupa ülkesi savunma sanayinin öneminin yeniden farkına varıyor. Yıllarca savunma sanayi ölü yatırım tezini dillendirenler bugün nasıl biz de bu yarışta yerimizi alırız telaşıyla adeta kendilerini paralıyor. Biz ise hamdolsun daha rahatız. Eksiklerimiz yok mu? Var. Onları da süratle tamamlıyoruz. Kendimizi sürekli geliştiriyoruz, doğru yoldayız ve iyi durumdayız. İnşallah daha da iyi olacağız. İnsanımıza, gençlerimize, mühendislerimize güveniyoruz. ASELSAN’a güveniyoruz. Bütün şirketlerimize güveniyoruz. Savunma sanayimizin bize çok daha mutlu, çok daha gururlu günler yaşatacağını biliyoruz" açıklamasında bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış törenine katılmadan önce Çelik Kubbe sistemlerini inceledi. Programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş ve Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar katıldı. Programa katılan basın mensuplarına envantere alınan Çelik Kubbe de tanıtıldı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sistemler sistemi Çelik Kubbe ile hava savunmasında artık farklı bir klasmana çıkacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Uzmanı uyardı: Güneş kremi tek başına yeterli olmayabiliyor SAMSUN (İHA) – Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, bazı yaz günlerinde güneş kreminin tek başına tam koruma sağlayamadığını, bunun için çocuklara UV korumalı kıyafetlerin giydirilmesi gerektiğini söyledi. Kavurucu sıcak günler yaklaşırken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Harika Dikdur, zararlı güneş ışınlarından korunmak için yapılması gerekenleri aktardı. Bebeklerde cilt bariyerinin 6 aylıktan sonra geliştiğini ve bu süreçten sonra krem kullanılabileceğini ifade eden Dikdur, "Bebeklerde 6 aya kadar cilt bariyeri gelişmediği için güneş kremi kullanımını önermiyoruz. 6 aydan sonrası içinse mümkünse 50 koruma faktörlü, mineral filtreli güneş kremlerini öneriyoruz. Her 2 saatte bir güneş kremini sürmemiz gerekiyor. Özellikle havuza, denize girdikten sonra 2 saat geçmese bile tekrardan güneş kreminin yenilenmesi gerekir. Buradaki en önemli ayrıntı; günlük hayatta da parka, bahçeye, sokağa çıkarken çocuklarımızda güneş kremini kullanmamız gerektiğidir. Cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için güneş kremi önemlidir" dedi. Bazı yaz günlerinde sadece güneş kremlerinin de yeterli olmayacağına dikkat çeken Dikdur, "Bazı yaz günlerinde güneş kreminin bile yeterli olmadığı günler olabiliyor. Özellikle deniz kıyısında UV koruma faktörlü deniz kıyafetlerinin giyilmesini öneriyoruz. Bunlarda yeni doğandan itibaren birçok seçenek mevcut. Bu önlemlerin yanı sıra UV korumalı şapka kullanımı da oldukça fazla önem arz ediyor" diye konuştu.
İstanbul Yeniköy Kemerköy Enerji Türkiye’nin en büyük beş elektrik üreticisinden biri oldu Yeniköy Kemerköy Enerji, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mayıs ayında yayımladığı "Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026" verilerine göre, Türkiye’de lisanslı elektrik üretiminde en yüksek paya sahip şirketler arasında ilk beş içinde yer aldı. Turizmin can damarı Güney Ege’nin elektrik ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan şirket, yüzde 2,54’lük yüksek üretim payıyla Türkiye’nin yüzde 100 yerli kaynaktan enerji üreten şirketlerden biri oldu. EPDK’nın "Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026" verilerine göre Türkiye’de lisanslı elektrik üretiminde en yüksek paya sahip şirketler sıralamasında kamu şirketi EÜAŞ ilk sırada yer alırken, Yeniköy Kemerköy Enerji ilk 5 şirket arasına girdi. Üretimini Milas’ta bulunan yerli linyit kaynaklarından sağlayan şirket, yüzde 100 yerli kaynaktan üretim yapan en büyük özel şirketlerden biri oldu. Aydın, Muğla ve Denizli’yi kapsayan Güney Ege Bölgesi’nin enerji ihtiyacının yüzde 65’ini sağlayan Yeniköy Kemerköy Enerji mart ayında Türkiye’nin genelinde tüketilen elektriğin yüzde 2,54’lük kısmını sağladı. Şirket, yerli kaynaklardan gerçekleştirdiği üretimle yıllık 1,4 milyar metreküp doğal gaz ithalatının önüne geçerek yaklaşık 600 milyon dolarlık kaynağın yurt içinde kalmasına katkı sunuyor. Aynı zamanda 2,7 milyon hanenin aylık elektrik ihtiyacını yerli kaynaklarla karşılanmasını sağlıyor. Bu katkı, enerji ithalatının azaltılması ve cari açığın düşürülmesi açısından önem taşıyor. "Yerli kömür olmazsa santraller de olmaz" Yerli kaynakların enerji arz güvenliği ve bölgesel kalkınma açısından kritik rol üstlendiğini ifade eden Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Yerli kaynaklarımız, enerji sistemindeki arz sürekliliğinin ve üretim dengesinin korunmasında kritik rol üstleniyor. Hepimizin bildiği üzere elektrik üretimi bir kamu hizmetidir. İlaveten yerli kaynaklardan elektrik üretimi ülkemizin enerji arz güvenliği açısından ticari hesapların üstünde bir konudur. Yeniköy ve Kemerköy santrallerimizin faaliyetleri bölgedeki yerli linyit rezervleri üzerine kurulu. Yani santrallerimizde elektrik üretiminin devamlılığı, madenlerden elde edilen yerli kömür kaynağıyla doğrudan bağlantılıdır. Eğer kömür çıkarılmazsa santral çalışmaz, istihdam sağlanamaz ve ne yazık ki elektrik üretimi yapılamaz" dedi. "Yerli kaynaklar hem enerji arz güvenliğini hem bölgesel kalkınmayı destekliyor" Yerli kaynaklardan elektrik üretiminin enerji arz güvenliği kadar, yerel ekonomiler ve kalkınma için de önemli bir konu olduğunu belirten Işık, "Artan enerji talebi, içinde bulunduğumuz jeopolitik riskler ve ithalata bağımlılık, baz yük santrallerinin elektrik sistemi içerisindeki önemini artırıyor. Son yıllarda Avrupa’da yaşanan enerji arz sıkıntıları da elektrik sistemlerinde yeterli ve dengeli üretim kapasitesinin ne kadar hayati olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor" diye konuştu. Termik santrallerin etkisinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Işık, "İstihdamdan yerel ekonomiye, sosyal yapıdan bölgesel kalkınmaya kadar geniş bir etki alanı söz konusu. Bugün Muğla’nın en büyük 3. sanayi şirketi olarak, yüzde 80’i bölge halkından yaklaşık 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor, bölgemizde yıllık 5 milyar TL’lik ticaret hacmi oluşturuyoruz. Milas’ın ve Muğla genelinin kalkınması için kritik bir önem taşıyoruz" dedi.
Kocaeli Başiskele’de gün evlerinin sayısı artacak Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, daha önce Körfez Mahallesi Mahmut Çavuş Caddesi’nde açılan ve kadınlar tarafından büyük ilgi gören gün evinin kent genelinde yaygınlaşacağını duyurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları’nın (KO-MEK) geleneksel yıl sonu ilçe sergileri, Başiskele ile devam etti. "Biz Birlikte Türkiye’yiz" temasıyla gerçekleştirilen serginin açılışına, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de katıldı. Kursiyerlerin dikişten nakışa, el sanatlarından geleneksel işleme alanlarına kadar uzun uğraşlar sonucu ürettiği eserleri, sergiyi gezenlerin beğenisini topladı. Kadınların sosyal hayatta, üretimde ve eğitimde çok daha güçlü şekilde yer alması için çalıştıklarını vurgulayan Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, "Kadınlarımızın bir araya gelerek sosyalleştiği, eğitim aldığı ve birlikte paylaştığı gün evlerimizi ilçemizin farklı noktalarında yaygınlaştırmak adına çok önemli adımlar atıyoruz. Buradan tüm hanım kardeşlerimize müjdemizi vermek isterim; ilk etapta 4 mahallemizde daha yeni gün evi projelerimizi hayata geçireceğiz. Çalışmalarımızı sadece bununla da sınırlı tutmayacak, ilerleyen süreçte diğer tüm mahallelerimizde de gün evlerini yaygınlaştıracağız. Üreten, paylaşan ve Başiskele’mize değer katan kadınlarımızla birlikte kentimizi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız" ifadesini kullandı. Tören, sergi alanının gezilmesi ve hatıra fotoğraflarının ardından son buldu.
Adana Uzmanından ’Genetik Check-Up’ uyarısı ADANA (İHA) – Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi birçok ciddi hastalığın genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirtti. Son yıllarda sağlık alanında sıkça konuşulan "Genetik Check-Up" uygulamaları, klasik check-up’tan farklı olarak kişinin DNA yapısını analiz ederek gelecekte oluşabilecek hastalık risklerini değerlendirebiliyor. Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Solmaz, "Standart check-up’ta kan tahlilleri, görüntüleme yöntemleri ve fizik muayene ile kişinin o anki sağlık durumu analiz edilir. Genetik Check-Up ise kişinin DNA yapısını inceleyerek ileride karşılaşabileceği hastalık risklerini değerlendirmeyi amaçlar" dedi. "DNA analiziyle genetik yatkınlık araştırılıyor" Genetik Check-Up uygulamalarında kişinin genetik haritasının analiz edildiğini belirten Solmaz, "Bu testlerde özellikle kanser yatkınlığı, kalp-damar hastalıkları, diyabet riski ve bazı kalıtsal hastalıklarla ilişkili gen varyasyonları inceleniyor. Çünkü bazı genetik değişiklikler hastalık riskini artırabiliyor. Örneğin meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 genleri ya da kolon kanseriyle ilişkili bazı genetik mutasyonlar bu analizlerle değerlendirilebiliyor" diye konuştu. "Sadece kanser değil, ilaç yanıtları da değerlendiriliyor" Genetik analizlerin yalnızca hastalık riskleriyle sınırlı olmadığını söyleyen Prof. Dr. Soner Solmaz, "Bazı kişiler aynı ilaçlara farklı yanıt verebilir. Genetik analizlerle ilaç metabolizması ve ilaç duyarlılıkları hakkında da bilgi edinilebiliyor. Bunun yanı sıra metabolizma yapısı, spor performansı, vitamin-mineral ihtiyaçları ve bazı beslenme eğilimleriyle ilgili veriler de elde edilebiliyor. Bu analizler kişiye özel sağlık planlaması açısından önemli bilgiler sunabiliyor" ifadelerini kullandı. "Genetik risk hastalık anlamına gelmiyor" Genetik yatkınlığın kesin hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Solmaz, "Bir kişide genetik risk bulunması o hastalığın mutlaka gelişeceği anlamına gelmez. Ancak riskin bilinmesi, erken takip ve koruyucu önlemler açısından önemli avantaj sağlar. Özellikle ailesinde kanser, erken yaşta kalp hastalığı veya kalıtsal hastalık öyküsü bulunan kişilerde genetik değerlendirmeler oldukça önem taşır. Riskli bireylerde erken tarama programları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birçok hastalığın önüne geçmek mümkün olabiliyor" dedi. "Genetik veriler uzman değerlendirmesiyle anlam kazanıyor" Genetik test sonuçlarının mutlaka uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Solmaz, "Genetik veriler tek başına yorumlandığında yanıltıcı olabilir. Bu nedenle sonuçların kişinin aile öyküsü, yaşam tarzı ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Ordu Ordu’da liseli öğrencilerden bilim şenliği Ordu’nun Kumru ilçesinde 4006 Bilim Fuarı kapsamında lise öğrencilerinin hazırladığı toplumsal sorunlara çözüm üreten 15 proje görücüye çıktı. Kumru Anadolu İmam Hatip Lisesi, öğrencilerin bilime olan merakını artırmak ve araştırma duygusunu geliştirmek amacıyla bilim şenliğine ev sahipliği yaptı. Okulun spor salonunda düzenlenen fuarda, 15 öğretmen ve 47 öğrencinin uzun süren emekleriyle hazırladığı 15 farklı proje ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. "15 farklı projeyle katılım sağladık" Bilim fuarında sergilenen çalışmaların niteliğine dikkat çekerek araştırma odaklı olduğunu söyleyen okulun Matematik Öğretmeni ve Proje Koordinatörü Emrah Demir, "Bu projelerin 1 tanesini araştırma, 3 tanesini inceleme, 11 tanesini ise tasarım projeleri oluşturuyor. Projemize 47 öğrencimiz ve 15 öğretmenimiz destek verdi. Böylece öğrencilerimizin bilime olan merakını ve araştırma-incelemeye duydukları özlemi bir nebze de olsa gidermiş olduk" dedi. "Yeni hedefimiz TEKNOFEST" Öğrencilerin merak duygusunu canlı tutarak kendilerini geliştirmelerine destek olmaya devam edeceklerini vurgulayan Demir, "Burada sadece öğrencilerimizin araştırmaları kalmasın istiyoruz. Kendilerini bu alanlarda geliştirip daha ileriye taşımalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz. Gerekirse ilerleyen dönemlerde buradan çıkan başarılı projelerimizi TEKNOFEST’e göndermeyi düşünüyoruz. Özellikle tasarım alanında yaptığımız çalışmalarda öğrencilerimizin toplumsal sorunlara cevap bulmalarını ve insanlığın faydasına olabilecek konulara değinmelerini tercih ettik" diye konuştu.
İstanbul Dış ticaret açığı Nisan ayında yüzde 29,8 azaldı Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,8 azalarak 12 milyar 112 milyon dolardan, 8 milyar 500 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında yüzde 63,2 iken, 2026 Nisan ayında yüzde 74,9’a yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Dış Ticaret İstatistiklerini açıkladı. TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25 milyar 408 milyon dolar, ithalat yüzde 3,1 artarak 33 milyar 909 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde ihracat yüzde 3,0, ithalat yüzde 4,3 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 88 milyar 665 milyon dolar, ithalat yüzde 4,3 artarak 125 milyar 803 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 23,6, ithalat yüzde 3,3 arttı Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Nisan ayında yüzde 23,6 artarak 19 milyar 228 milyon dolardan, 23 milyar 760 milyon dolara yükseldi. Nisan ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 3,3 artarak 25 milyar 418 milyon dolardan, 26 milyar 245 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Nisan ayında 2 milyar 486 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 12,0 artarak 50 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 90,5 oldu. Dış ticaret açığı Nisan ayında yüzde 29,8 azaldı Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,8 azalarak 12 milyar 112 milyon dolardan, 8 milyar 500 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında yüzde 63,2 iken, 2026 Nisan ayında yüzde 74,9’a yükseldi. Dış ticaret açığı Ocak-Nisan döneminde yüzde 7,3 arttı Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,3 artarak 34 milyar 599 milyon dolardan, 37 milyar 137 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Nisan döneminde yüzde 71,3 iken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 70,5’e geriledi. Nisan ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,2 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Nisan ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu. Ocak-Nisan döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,9, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu. Nisan ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 71,1 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Nisan ayında ara mallarının payı yüzde 71,1, sermaye mallarının payı yüzde 13,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,7 oldu. İthalatta, 2026 Ocak-Nisan döneminde ara mallarının payı yüzde 71,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,0 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,2 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Nisan ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 113 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 591 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 453 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 357 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 39 milyon dolar ile İspanya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu. Ocak-Nisan döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 7 milyar 564 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 5 milyar 427 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 397 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 4 milyar 745 milyon dolar ile İtalya ve 3 milyar 720 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,3’ünü oluşturdu. En fazla ithalat yapılan ülke Çin oldu İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Nisan ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 476 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 4 milyar 425 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 361 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 850 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 342 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,6’sını oluşturdu. Ocak-Nisan döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 17 milyar 643 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 512 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 8 milyar 980 milyon dolar ile Almanya, 6 milyar 531 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 541 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,5’ini oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 11,6 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 11,6 arttı, ithalat yüzde 3,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 18,5 arttı, ithalat yüzde 0,4 azaldı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,6 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,2. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6. Ocak-Nisan döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,6. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4. Nisan ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 78,5. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,7. Ocak-Nisan döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 79,5. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12. Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Nisan ayında 23 milyar 287 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Nisan ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,5 artarak 23 milyar 287 milyon dolar, ithalat yüzde 5,8 artarak 32 milyar 239 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret açığı yüzde 22,9 azalarak 11 milyar 614 milyon dolardan, 8 milyar 952 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında yüzde 61,9 iken, 2026 Nisan ayında yüzde 72,2’ye yükseldi. İhracat 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde 81 milyar 309 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 81 milyar 309 milyon dolar, ithalat yüzde 5,2 artarak 119 milyar 194 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 8,2 artarak 35 milyar 27 milyon dolardan, 37 milyar 886 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Nisan döneminde yüzde 69,1 iken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 68,2’ye geriledi.