GÜNDEM - 17 Mart 2026 Salı 00:54

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor. Asırlardır süre gelen tartışmaları imtihan günlerinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, daha sonra çözüme bir kenara bırakmamız gerekiyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın final bölümüne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam eleminin zor dönemlerden geçtiğini belirterek dayanışma ve aklıselimi özellikle bu dönemde hakim kılmak zorunda olduklarını belirterek, "Uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu.



"Dik duracağız, kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip, bükülmeden hakikati haykıracağız. Zalimin hasmı mazlumun dostu olacağız"


Ramazan’ı ve Kadir gecesini zorlu şartlar altında ihya etmeye çalışan tüm Müslüman alenine dayanışma mesajlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmkanlar ne kadar kısıtlı, zalim ne kadar azgın, zulüm ne kadar şedid olursa olsun ümidini yitirmeyen dirayetle, metanetle, sabırla ve elbette izzet ve haysiyetle varoluş mücadelesi veren tüm kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ve daima yanlarında olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum. Bakınız burada özellikle içinde bulunduğumuz kasvetli günlerde şunu da altını çizerek sizlerle paylaşmak istiyorum; Yeise düşmek bize haram kılınmıştır. Müstekbir ve müstevliye boyun eğmek, zulme rıza göstermek bize yasaklanmıştır. Alemlerin Rabbinden umudumuzu asla kesmeyeceğiz. Bizi sürüklemek istedikleri karamsarlık girdabına kesinlikle düşmeyeceğiz. Gücümüz yetiyorsa elimizle, yetmiyorsa dilimizle kötülüklere karşı koyacağız. Onu da yapamıyorsak hiç olmazsa kalbimizle buğz edeceğiz. Dik duracağız, kimseden çekinmeden, korkmadan, eğilip, bükülmeden hakikati haykıracağız. Zalimin hasmı mazlumun dostu olacağız. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da, Somali’de, Yemen’de, Arakan’da kalbimizin attığı elimizin uzandığı her yerde mazlumların, masumların, gariplerin, yetim ve öksüzlerin yanında olmaya inşallah devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu.



"Tilavetleriyle gönül bahçemizi yeşerten Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum"


İ’lâ-yı Kelimetullah davasına gönül, veren kendisini bu yola vakfeden, ilmiyle ahlakıyla gayesiyle eserleriyle cehdi ve emeğiyle ümmete katkı sunan herkese saygı, sevgi ve şükranlarını ileten Erdoğan, "Rabbim hepsinden razı olsun onları cennetiyle, cemaliyle şereflendirsin. Bizleri de inşallah Efendimizin liva-ül hamd sancağı altında kendileriyle haşru cem eylesin. Birazdan ödüllerini takdim edeceğimiz, tilavetleriyle gönül bahçemizi yeşerten Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum. Aynı şekilde büyük finale katılan tüm karilerimizi, hafızlarımızı, hocalarımızı yürekten kutluyorum. 10. yaşını dolduran Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma yarışmasının daha nice seneler devam etmesini, bu müstesna organizasyonun hanelerimizi daha nice yıllar Kur’an sesleriyle tezyin etmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.



"Rasul-i Kibriya Efendimizin tavsiyelerine harfiyen uyarak kalplerimize dokunan tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum"


Kuran-ı Kerim’in okunması konusunda dikkat edilmesi gerekenleri örnekler vererek hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli dostlar hepimiz biliyoruz ki hafızayı beşer nisyan ile malüldür. Biz zaman zaman unutma gafletine düşsek bile hamdolsun gerçekten çok nasipli, şerefli, çok talihli bir milletiz. Rahmet elçisinin ‘kardeşlerim onlardır ki beni görmedikleri halde bana iman ederler’ lütfuna nail olmuş bir ümmetiz. Kim ne derse desin bu iltifatı kendimiz için en büyük şeref payesi olarak görüyor bu ümmetin, bu milletin, bu medeniyetin bir parçası olmakla daima iftihar ediyoruz. Öyle bir değerler manzumesini tevarüs ediyoruz ki bu kıymet havuzunda güzellik merkezi bir konumda yer alıyor. Zira insanın en güzel surette Ahsen-i Takvim üzere yaratıldığı kitabullah da zikrediliyor. Müslümanlar olarak canlı cansız her şeyin cümle kainatın Cenab-ı Allah tarafından en yüksek sanatla yaratıldığına biz iman ediyoruz. Nitekim Rabbimiz Zümer suresinde şöyle buyurmaktadır; ‘Allah sözün en güzelini, ayetleri güzellikte birbirine benzeyen ve hükümleri, öğütleri, kıssaları tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir.’ Evet şifa kaynağı rahmet vesilesi hidayet ve hayat rehberi Kur’an-ı Kerim şüphesiz sözlerin en güzelidir. Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde ‘şüphesiz ki Allah güzeldir ve güzelliği sever’ diyerek bu hakikati en yalın, en sade şekliyle ifade buyurmuştur. Şu hususta son derece dikkat çekicidir hadis kaynaklarımıza baktığımızda gönüller sultanının Kur’an-ı Kerim’in hızlı okunmaması konusunda ashabını ikaz ettiğini, Kelamullah’ın ahenkle, huşu ile tevşih ile hülasa güzel bir sesle tertil edilmesinden hoşnut olduklarını görüyoruz. Bu noktada Rasul-i Kibriya Efendimizin tavsiyelerine harfiyen uyarak kıraatleriyle tilavetleriyle o apaydınlık sesleriyle hem haşyetimizi artıran hem de kalplerimize dokunan tüm kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor"


İslam dünyası olarak çok dik bir yokuşu tırmanmak zorunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu;


"Yakın çevremizden başlayarak bölgemizin ve gönül coğrafyamızın pek çok noktası bugün maalesef savaşlarla, krizlerle, acılarla boğuşuyor. Masum çocuklar, savunmasız insanlar, on binlerce kardeşimiz ardı arkası kesilmeyen bombalarla, kurşunlarla, saldırılarla şehit ediliyor. Bu yangının daha da büyümeden söndürülmesi, daha fazla insanın hayatını kaybetmemesi için hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım; Müslümanlar olarak tefrikanın, rekabetin, görüş ayrılıklarının bize güç kaybettirmesine engel olmamız gerekiyor. Asırlardır süre gelen tartışmaları imtihan günlerinden geçtiğimiz bu kritik süreçte, daha sonra çözüme bir kenara bırakmamız gerekiyor. Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak birbirimize destek olmamız, birbirimizin yaralarına merhem olmamız gerekiyor. Dayanışma ve aklıselimi özellikle bu dönemde hakim kılmak zorundayız. Şunu hiçbirimiz unutmamak mecburiyetindeyiz; Bir asır önce yazılan kirli ve kanlı senaryoların bugün tekrar sahnelenmesine izin verirsek bunun vebalini ne biz ne de bu oyuna gönüllü ya da gönülsüz figüranlık edenler asla taşıyamaz. Şayet bölgemizde akan kanı durdurmak, annelerin, çocukların, masumların gözyaşlarını silebilmek, acının ve hüznün olmadığı müreffeh bir gelecek inşa etmek istiyorsak vahdet bilincimizi canlı tutacağız. Rehberimiz, kılavuzumuz, önderimiz, efendimiz, ‘mümin, mümin kardeşi için birbirine sımsıkı kenetlenmiş tuğlalardan oluşan bir bina gibidir’ buyuruyor. İşte bu ruha, bu idrake, bu bilince, dört elle sarılmamız, bu binada en küçük bir hasarın oluşmaması, eksik ve gediğin açılmaması için ne gerekiyorsa yapmamız boynumuzun borcudur. Aksi takdirde ‘böl, parçala, yönet’ planlarının Allah muhafaza kurtulamayız. Mevlana hazretlerinin hikmet dolu şu sözlerini kendimize rehber edinmeli bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız. O büyük Gönül Sultanı şöyle diyordu; ‘Bu dünyaya ayırmaya, bölmeye gelmedik. Biz bölüneni birleştirmeye, kırılanı tamir etmeye geldik.’ Biz bir imtihan vesilesi olan dünyaya, Cenab-ı Allah’a kulluk yapma yanında aynı zamanda işte bunun için geldik. İslam aleminin bugün muhtaç olduğu bilinç kesrette vahdet olmaktır. Ezeli ve ebedi kardeşliğimizi her şart altında düzeltmektir. Bu noktada hem millet hem de İslam dünyası olarak hepimizin üzerine düşen mesuliyeti en güzel şekilde yerine getireceğine ben şahsen gönülden inanıyorum. Burada şunu tüm kalbimle ifade ve ilan etmek istiyorum; Zifiri karanlıkların inşallah kardan aydınlık günlere dönüşeceği dönemler yakındır. İnşallah uzak olmayan bir tarihte coğrafyamızda çiçeklerin açtığı, yüzlerin güldüğü kalplerin huzurla dolup taştığı o barış iklimini Müslümanlar olarak hep birlikte inşa edeceğiz. Burada bulunan siz değerli kardeşlerime baktıkça bu inancımın daha da pekiştiğini daha da güçlendiğini ayrıca ve özellikle ifade etmek istiyorum. Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak’ta traktör sürücüsünün av tüfeğiyle öldürülmesine ilişkin olayda 1 kişi tutuklandı Uşak’ın Banaz ilçesinde av tüfeğiyle vurularak hayatını kaybeden 59 yaşındaki Ekrem Çakmak’ın ölümüyle ilgili gözaltına alınan 2 kardeşten 1’i tutuklandı. Olay, dün Banaz ilçesine bağlı Ayrancı köyü yakınlarında meydana geldi. Yol kenarında çalılıklara çarparak duran traktörde sürücünün hareketsiz yattığını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde traktör sürücüsü Ekrem Çakmak’ın (59) av tüfeğiyle vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Çakmak’ın cenazesi olay yerindeki incelemelerin ardından Banaz Devlet Hastanesi morguna kaldırılmıştı. Olayın ardından jandarma ekiplerince başlatılan çalışma kapsamında Çakmak ile aralarında husumet bulunduğu öğrenilen M.A.K. ile kardeşi K.K gözaltına alındı. Şüpheli M.A.K.’nin ifadesinde, Ekrem Çakmak ile aralarında husumet bulunduğunu, olaydan bir gün önce karşılaştıklarını ve Çakmak’ın kendisini tabancayla vurmak istediğini iddia ettiği öğrenildi. M.A.K.’nin ayrıca olay günü tarla yolunda Çakmak’ın kendisine pusu kurduğunu ve tabanca doğrulttuğunu iddia ettiği, bunun üzerine yanında bulunan av tüfeğiyle ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Öte yandan, iki kardeş jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden M.A.K. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, K.K. ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken,
Uşak Uşak Belediyesi yaptığı sosyal yardımlar ve sağladığı desteklerle gönülleri kazanıyor Uşak Belediyesi ihtiyaca yönelik hizmetleriyle vatandaşların gönlünde taht kurarken ayrıca kimsesizlerin sesi olma yolculuğunu kararlı bir şekilde devam ettiriyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü çalışanları tarafından iki yıldır her hafta Pazartesi günleri Uşak Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan vatandaşlara ücretsiz berberlik ve kuaförlük hizmeti sağlanıyor. Göreve geldikleri günden bu yana her mahalleye eşit hizmet sloganıyla yola çıktıklarını ifade eden Başkan Yalım, dezavantajlı gruplar, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere her ihtiyaca yönelik destekler sunduklarını belirtti. Bu kapsamda Uşak Huzurevi’nde kalan büyüklerimizi de unutmadıklarını anlatan Başkan Yalım; "Biz çocuklarımız, yaşlılarımız ve kadınlarımız konusunda hassas davranan bir belediyeyiz. Göreve geldiğimizde kentimizde yürütülen sosyal hizmetler konusunda bazı eksikleri fark ettik ve bu konularda gerekli çalışmaları yaparak evde temizlik, evde berber-kuaför hizmeti gibi çalışmalarımızı başlattık. Aynı şekilde Huzurevimizde kalan büyüklerimizin saç ve sakal tıraşı gibi konularda desteğe ihtiyaç duyduğunu öğrendik. İvedi şekilde bu hizmetimizi de başlatarak onlarla bir gönül köprüsü kurmayı başardık" dedi. Vefa Yaşam Merkezi sayesinde büyüklerimizle devamlı olarak iç içe olduklarını belirten Başkan Yalım; "Büyüklerimizin ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz. Çoğu zaman onlara bir hoş seda olabilecek sosyal ortamlar sağlamak, onların tedavi gerektiren rahatsızlıklarına destek olmak ve çeşitli aktivitelerle keyifli vakit geçirmelerini sağlamak bizim için basit ama onlar için çok anlamlı hizmetler. Huzurevi’nde kalan büyüklerimizin de kişisel bakımlarını ve hijyenlerini sağlamak adına bu hizmetimizden memnuniyet duyduklarını biliyoruz. Bu da bizim hizmet heyecanımızı kat kat artırıyor" diye konuştu. Bugüne kadar kentte ilk defa sağlanan bu çalışmanın vatandaşlardan da tam not aldığını ifade eden Yalım; bu sayede yaş almış vatandaşların yalnız olmadıklarını da gösteren bir dayanışma örneği olarak bu hizmetin öne çıktığını belirtti. Uşak Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, her hafta Pazartesi günleri Huzurevini ziyaret ederek orada kalan büyüklerin, engelli veya sağlık durumu iyi olmayan vatandaşların da bu hizmeti alabilmesi için istekleri doğrultusunda bakım hizmetleri sağlıklı şartlarda yapıyor.
Kırıkkale Kadir Gecesi’nde kutsal emanetlerin sergilendiği külliyeye yoğun ilgi Bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi, Kırıkkale’de İslami Değerler Külliyesi’nde dualarla idrak edildi. Vatandaşlar ibadet etmek için külliyeye akın ederken, açılışı yapılan Esmaül Hüsna Müzesi’ni de ziyaret ederek gecenin manevi atmosferini yaşadı. İslam dünyasında "bin aydan daha hayırlı" kabul edilen Kadir Gecesi, Kırıkkale’de dualarla idrak edildi. Vatandaşlar bu anlamlı gecede İslami Değerler Külliyesi’ne gelerek önce iftar yaptı, ardından camide ibadet etti. İftarın ardından külliye içerisinde oluşturulan Esmaül Hüsna Müzesi’nin açılışı Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim tarafından gerçekleştirildi. Külliye Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Akyön ise müze hakkında katılımcılara bilgi verdi. Programın devamında protokol üyeleri ve vatandaşlar, İç Anadolu Bölgesi’nin en büyüklerinden biri olan İslami Değerler Külliyesi’nin farklı bölümlerini gezdi. Külliyede Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ait Sakal-ı Şerifler, Kabe örtülerinden parçalar, Mescid-i Nebevi’den getirilen örtüler ve Ravza-i Mutahhara’dan alınan seccade gibi birçok kıymetli emanetler sergileniyor. Ayrıca dünyanın farklı bölgelerinden getirilen Kur’an-ı Kerimlerin yer aldığı müze de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Vatandaşlar, külliyeyi dolaşarak manevi bir atmosfer yaşadı. Ziyaretçilerden Esman Yılmaz, camiye gelerek dua edip namaz kıldıklarını belirterek, "Esmaül Hüsna Müzesi’ni gezdik. Allah’ın 99 ismi ve anlamlarını okumak insanı gerçekten çok etkiliyor. İçeri girince insanın içine huzur doluyor. Anlatması zor, çok güzel bir his" dedi. Kübra Yeşilyurt ise ziyaretin kendisinde huzur bıraktığını söyleyerek, "Ruhumun dinlendiğini hissediyorum. İbadet etmek ve dinimize yönelmek insana güzel duygular yaşatıyor. Dinimizle ilgili öğrenebileceğimiz çok güzel şeyler var. Buraya gelmek manevi yönden bize çok iyi hissettirdi" diye konuştu. Sultan Taşkan da geçen yıl da külliyeye geldiklerini dile getirerek, "Geçen sene de gelmiştik. Bu sene de tekrar gelmek nasip oldu" ifadelerini kullandı.