POLİTİKA - 11 Mart 2026 Çarşamba 20:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye her zaman savaşın değil barışın yanındadır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye her zaman savaşın değil barışın yanındadır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı’na katıldı. Erdoğan, Türk milletinin ve İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini canı gönülden tebrik ettiğini söyleyerek, son 10 günü idrak edilen bu günlerin mağfirete, rahmete ve berekete vesile olmasını diledi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete uğurlanan Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ı, Samsun Milletvekili Mustafa Demir’i, Manisa Milletvekili İsmail Bilen’i, Muğla Milletvekili Ali Boğa’yı, Kocaeli Milletvekili Cemalettin Kaflı’yı, Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü, Uşak Milletvekili Mehmet Altay’ı ve rahmete kavuşan yol arkadaşlarını şükranla yad etti.


"Bugün Türkiye, her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir"


Yegane amaçlarının binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine ve muazzam bir hayat bilgisine sahip olan Türk milletine hayırlı hizmetlerde bulunmak olduğunu aktaran Erdoğan, "Bismillah deyip yola çıktığımız ilk günden beri hep bu anlayışla çalıştık. ‘Halka hizmet hakka hizmettir’ düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan aziz milletimizin hizmetkarı olduk. Karşılaştığımız bütün zorlukları milletimizin desteği ve duası sayesinde beraber aştık. ‘Yeter, söz de karar da milletin’ diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine yani milletimize tebliğ ettik. Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 emniyet yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk. Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayiinden adalete her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları sizlerle beraber atlattık. Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye’yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin. Ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir" diye konuştu.


"Terörsüz Türkiye hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da milletimizle hayata geçireceğiz"


Günümüzde Türkiye’nin bölgesinde istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülke olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Bu yol Türkiye’nin yolu, bu yol milletimizin yolu’ diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan kutlu yolu yaklaşık yirmi beş yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız ‘terörsüz Türkiye’ hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.


Yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yola devam edeceklerine dikkat çeken Erdoğan, ‘aşkla koşan yorulmaz’ düsturuyla Türk milleti için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.


"Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin her şeyden önce bir dava hareketi olduğunu ve dava adamının emeklisinin olmayacağını kaydederek, "Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz. Biz yalnızca günü kurtaran günü birlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız. Sizler aynı zamanda çok köklü bir tecrübenin sahiplerisiniz. Bu tecrübeyi partimizin farklı kademelerinde görev alan genç kardeşlerimize aktarmanız, bilginizle, deneyiminizle onlara adeta siyasi koçluk yapmanız onlara yol göstermeniz çok çok önemlidir. İç cephemizin tahkim edilmesinde ahdimizin, kavlimizin, kardeşliğimizin güçlendirilmesinde sizlere önemli görevler düşüyor. Aynı şekilde yeni kuşaklarla köprü kurmak, üye sayısı on bir buçuk milyonu aşan AK Parti ailesini daha da genişletmek noktasında sizlerden katkı beklediğimin altını özellikle çizmek istiyorum. Yeni Türkiye’yi sizlerle birlikte kurduk. Türkiye yüzyılını da yine inşallah sizlerle ve gençlerimizle birlikte hem de tüm cephelerde en üstü şekliyle hayata geçireceğiz" açıklamasında bulundu.


"Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir"


Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat’ta başlayan İran’a yönelik saldırılarla daha da arttığını vurgulayan Erdoğan, "Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze’de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başlamıştır. Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost’tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir. Dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyamızda değil ekonomiden, ticarete, turizmden, enerjiye, birçok alanda tüm dünyada şahit oluyoruz" dedi.


"Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır"


Küresel ekonominin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından en belirsiz günlerini yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:


"Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının açısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulhu sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da, başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz; Cenab-ı Hak, şerleri hayır eyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir. Şimdiye kadar karşılaştığımız krizlerde hem millet, hem de teşkilat olarak birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bizim tüm süreçlerden salimen çıkmamızı sağlayan en büyük değerlerimiz olmuştu. Allah’ın izniyle bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul ayağına ilişkin, "Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde Kağıthane Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğiyle Kağıthane Merkez Mahallesi’ndeki Hizmet Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi tamamlandı. Proje kapsamında 300 konut için kura çekim töreni düzenlendi. Törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, İstanbul Valisi Davut Gül, bazı protokol üyeleri, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. "Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz" Törende konuşan Bakan Kurum, Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’a yaptıklarını ifade ederek, "Bugün İstanbul’un her ilçesinde 178 bin yuvamızın dönüşümüne devam ediyoruz. Buraya dikkatinizi çekmek istiyorum. An itibarıyla biz Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz. İstanbul’daki çalışmalarımızın en yoğun gerçekleştiği ilçelerimizden biri de de Kağıthane’mizdir. İşte bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce temelini attığı Hizmet Sitemizin dönüşümünü tamamlamış bulunuyoruz. Depreme dayanıklı konutları, nefes aldıran yeşil alanları, otopark ve sosyal donatılarıyla Kağıthane’nin siluetine yeni bir güzellik katan sitemiz, artık siz kıymetli sakinlerini kucaklamayı bekliyor" dedi. "Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili yeniden ayağa kaldırdık" Bakan Kurum, "Asrın felaketinde, sonrasındaki inşa sürecinde bir şeye tanık olduk. Seçim geliyor diye, riya ile uzatılan ellerin sandıktan istedikleri sonucu alamayınca depremzede kardeşlerimizi kapı önüne koymaktan çekinmediğini gördük. Biz bu hastalıklı aklın tam tersine gittiğimiz her afet bölgesinde ayrım gözetmeksizin vatandaşlarımızın yaralarını sardık, milletimizle bir olduk, omuz omuza durduk. Asrın felaketini hatırlayın. Ne acılar yaşadık, binlerce canımızı kaybettik, on binlerce yuvamız yıkıldı. Ama hiç ümitsizliğe kapılmadık. ’Bu devlet güçlü, bu millet vakurdur’ dedik. İşte gördünüz 2 yılda 455 bin konutu bitirdik. Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili okulları, camileri, parkları, meydanları, iş yerleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı çalışmayı olağanüstü bir koordinasyon ve çabayla 200 bin işçimizin emeğiyle hayata geçirdik. ’Yapamazlar’ dediler, ’Bu enkazın altında kalacaklar’ diye ellerini ovuşturdular, akla hayale sığmayacak yalanlar söylediler. Ama milletimiz bize hep inandı, güvendi. Biz de çok şükür onlara mahcup olmadık. Bizi daima dualarla karşılayıp, dualarla uğurlayan bu güzel milletin tek bir evladını açta, açıkta bırakmadık" diye konuştu. "Yıl sonuna kadar başvuranlar kampanyadan yararlanacak" Bu yıl sonuna kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı ilan ettiren vatandaşların kampanyadan faydalanabileceğini söyleyen Bakan Kurum, "İstanbul’da Yarısı Bizden Kampanyamızla ilgili milyonlarca kardeşimizin beklediği o adımı attık. 31 Aralık 2026’ya yani yıl sonuna kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. Böylelikle bekleme sürelerinden dolayı oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilecek. Buna mukabil bizim de belediyelerimizden beklentilerimiz var. Bütün belediyelerimizin deprem dönüşümüne aynı hassasiyeti göstermelerini istiyoruz. Çünkü şayet bugün belediyelerimizin, deprem karşısında almadıkları her tedbir yarın telafisi mümkün olmayan büyük bir fatura olarak karşılarına çıkacaktır. Ve bugünden acilen, derhal harekete geçmeyen herkes tarih, vicdan ve millet önünde mahcup olacaktır. Bu nedenle belediyelerimizin aziz milletimize taahhüt ettikleri dönüşüm sözlerini acilen yerine getirmelerini bekliyoruz, herkesi asli görevine davet ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bayramdan sonra İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz" Bayramdan sonra İstanbul’da kuraların çekileceğini, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceklerini söyleyen Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi tüm bu kentsel dönüşüm çalışmalarımıza taç giydiren bir projeyi, ’500 Bin Sosyal Konut’ projemizi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdik ve kura çekim törenlerini ülkemizin dört bir yanında coşkuyla gerçekleştirdik. Çekilen her kura, bir ailenin hasretle beklediği o müjdeli habere dönüştü. İşte o sevinç, o heyecan şimdi de İstanbul’umuzda yaşanıyor. Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek, kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız. Zorlukları gerekçe göstermiyoruz. Yorgunluğu bahane etmiyoruz. İşimizden başka gündemlerin peşinde koşmuyor, bir işin içinde ’milletin menfaati’ yoksa onu elimizin tersiyle itiyoruz, yolumuza milletle devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından dua edilerek, kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adını duyarlar büyük bir mutluluk yaşadı.
Konya Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor Konya’da modifiye araçlarla ilgilenen vatandaş ve esnaf, son dönemde araç plakaları ve ses sistemleri konusunda uygulanan cezalarla ilgili bilgi kirliliği olduğunu belirterek, yetkililerden daha net düzenleme ve esneklik bekliyor. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik kanuni düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından özellikle ses sistemi, görüntülü ekran ve plaka uygulamalarına kesilen yüksek cezalar sürücülerde tedirginliğe neden oldu. Düzenleme sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliğinin yasak olmayan ürünlerin dahi tercih edilmemesine yol açtığını belirten esnaf, kuralların vatandaşlara daha net aktarılmasının gerektiğini ifade etti. "Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz" Yeni kuralların detaylı şekilde öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken sanayide rot balans ustası olan Gökhan Kayhan, "İsteyen kalın plaka yapsın, bunu şoförler odası fiyatını farklı alsın. Bu bir zevk işi, modifiye yaşam tarzı bence. Ben de aracımı yeni aldım, plakaları değiştirelim dedik. Bu noktada ufak bilgi kirliliği var. Plakalarda baktığım zaman bazı plakada yazılı örneğin başka illerde yapılan plakalar da dörtler açık. Bizim Konya’da yapılan plakalar ise kapalı. Polisler buna baktığı zaman APP diyebilir, dört açık olduğu için ama başka illerde açık oluyor. Dalgalı hologram var, bazılarında da Türk bayrağı olan hologram var, bazılarında ise Türk bayrağı yok mesela. Hologram olarak ise tek hologram var, bu plaka sahte değil. Benim bir elemanım var, çocuk çalışarak küçük bütçeli bir araba almış buna bir ses sistemi yapmış. Çocuk zaten durumu olsa iyi araba alacak. Müzik sistemli bir arabası olacak. Bu cezalardan korkup onların hepsini çıkardı ‘bir zevkim bu vardı o da gitti’ diyor. Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz. Zaten ekonomik olarak herkes aynı durumda değil. Müzik sistemleri bangır bangır çalıyorsa onun sesini kısılması yapılabilir ya da bir uyarı, bir ceza verilsin. Sonradan takılan ekranlar ise aracın görüş açısını kapatıyorsa, orijinal değil sonradan yapılan bir şey ise polis onlara itiraz ediyor haklı olarak. Görüş açısını kapatmaması lazım. Orijinal ürünlerde herhangi bir problem çıkmıyor. Aracın göğsün aynı yerine yapılırsa double teyplerde bunlar da problem çıkmıyor. Görüş açısını kapatmaması lazım" dedi. "Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel" Sanayi sitesinde aksesuarcı olan esnaf İbrahim Arazi ise, "Cezaların esnemesi lazım, şimdi tamamen kaldırmak tabii olmuyor. Yani sanayide piyasa çok ters tepki ediyor. Biraz cezaların esnemesi lazım ama tabii aşırıya kaçmamak lazım. Şimdi devletimize de hak veriyoruz. Bu ses sistemlerini açıyorlar, seçim otobüsü gibi geziyor çoğu sürücüler. Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel ama tamamen kaldırılmaz da onlara bir engel olunabilir, bir sınır koyulabilir en azından" ifadelerini kullandı. "Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar" Sanayide cam filmi satışı yapan esnaf Muzaffer Kara da, "Bu yasa çıktıktan sonra cam filminde piyasa ister istemez etkilendi. Nasıl etkilendi dersek ön cama önceden çok talep vardı. Çünkü güneşten bayağı bir koruduğu için. Şu anda ön cam filmi yaptıran yok bu yasa çıktıktan sonra. Sağ sol ön kapı camlarına da çok açık renk yaptırıyorlar. Bizim müşterilerimiz ve araç kullanıcıları bu konuda bayağı bir bilinçlendi. Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar. Ama ön cama yaptırmıyorlar, çünkü kesinlikle yasak o yüzden ön camın filmi bayağı bizi de etkiledi. Şu aralar ön cama film yapamıyoruz. Hatta elimizde bayağı bir stok da var sezon da açıldı şu anda beklemedeyiz" şeklinde konuştu. "Desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir" Ses sitemleri satış ve montajı yapan Arif Bağcı ise, "Yeni çıkan kanunla birçok esnafımız ve halkımız etkilendi. Yanlış algılanan bilgiler de olunca biraz sorun oluyor illaki. Ön göğsün üzerine ek olarak ekran takıldığı zaman yasak, bu sürücülerin dikkatini dağıttığı için. Ses sisteminde de kişi aracına bir hoparlör, amfi takmış çok fazla güçlü olmasa bile bu cihazlar var diye ceza yazılabiliyor. Yani aslında bu çok fazla güçlü bir sesi yok. Ama işi abartı boyutuna, yarışma boyutuna getiren kişilere bir şey demiyorum. Aslında bir desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir. Akşama kadar kaç kişi telefondan mesaj atıyor. Bu ekran yasak mı, bu ses sistemi yasak mı diye. Bunlara aslında düzenleme geleceğine inanıyorum ben. Şu anda cihazları söktürmeye gidiyor herkes" diye konuştu.
Tunceli Tunceli’de 340 konutluk kentsel dönüşüm projesi başlıyor Tunceli’de Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde 2 mahallede toplam 340 konut için ihale süreci tamamlandı, çalışmalar bahar aylarında başlayacak. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından Tunceli’de yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında önemli adımlar atılıyor. Riskli yapıların tespit edilmesi ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulmasını amaçlayan çalışmalar doğrultusunda kent genelinde çeşitli bölgelerde dönüşüm süreci devam ederken, Atatürk Mahallesi TİMAŞ bölgesi ile Cumhuriyet Mahallesi’nde yapılması planlanan 340 konut için ihale ve sözleşme süreçleri tamamlandı. Projelerin önümüzdeki bahar aylarında başlayacağı belirtilirken, vatandaşların da 6306 sayılı yasa kapsamında lisanslı firmalar aracılığıyla riskli yapı tespit başvurusu yapabileceği ifade edildi. "Sözleşmesi, yer tespiti yapıldı ve önümüzdeki bahar ayında ilk kazması vurulacak" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Tunceli İl Müdürü Melih Melik Kara, "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından ilimizde bazı faaliyetlerimiz mevcuttur. Özellikle 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında 2013 yılından itibaren ilimizde gerek vatandaşların, gerek kurumların kentsel dönüşüm faaliyetleri riskli alan ve riskli yapı tespitiyle başlamış ve birçoğu devam etmektedir. Özellikle 2025 ve 2026 yıllarında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından ilimizde 8 bölgede ezer yapı alanı tespit edildi ve bunlardan özellikle Atatürk Mahallesi TİMAŞ bölgesi ve Cumhuriyet Mahallesindeki 340 konutun ihalesi yapıldı. Sözleşmesi, yer tespiti yapıldı ve önümüzdeki bahar ayında ilk kazması vurulacak. Dolayısıyla 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında vatandaşlarımız her daim lisanslı firmalar aracılığıyla bu tespitleri yaptırabilirler. Bunun için herhangi bir kurumu beklemelerine gerek yok. Dolayısıyla canlı bir süre. Kentsel dönüşümden faydalanmak isteyen vatandaşlarımız bu yasa kapsamında riskli yapı firmalarına başvurabilirler. Bu kapsamda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın vatandaşlarımıza hibe şeklinde kira yardımları mevcuttur. Dolayısıyla şu ana kadar yaklaşık 4 milyon TL civarında bir parayı vatandaşlarımıza aktarmış bulunmaktayız. İlimizde 340 konutun çalışmaları yakın zamanda başlayacaktır" diye konuştu.