POLİTİKA - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 21:29

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Masumların oluk oluk akan kanlarında hiç şüphe yok ki o kanları dökenler de boğulacaktır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Masumların oluk oluk akan kanlarında hiç şüphe yok ki o kanları dökenler de boğulacaktır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Masumların oluk oluk akan kanlarında hiç şüphe yok ki o kanları dökenler de boğulacaktır. Cenab-ı Allah zalimlerin hesabını yarına bırakır, ama yanlarına bırakmaz. Her gün kameralar önünde kalleş kurşunların ve bombaların hedefi olan Filistinli kardeşlerimizin hesabı da eninde sonunda sorulacaktır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Stadyumu’nda gerçekleşen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi mezuniyet töreninde konuştu. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’nde eğitim alan subay ve astsubayların mezuniyet merasimleri vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanında ve denizlerde yüksek vazife şuuruyla çalışan jandarma ve sahil güvenlik teşkilatının her bir mensubuna sevgilerini ilettiğini belirtti. Erdoğan, "Aynı şekilde yurt içinde ve yurt dışında devletimizin bekası, milletimizin huzuru için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan güvenlik güçlerimizin tamamına Rabbimden üstün başarılar niyaz ediyorum. Sözlerimin başında zorlu ve nitelikli bir eğitim sürecini başarıyla nihayete erdiren her bir genç kardeşimi canı gönülden tebrik ediyorum. Subay ve astsubaylarımızı devletine sadakat, milletine muhabbet, bayrağına hürmet anlayışıyla eğiten hocalarımıza, tecrübeleriyle bu genç arkadaşlarımıza kılavuzluk eden tüm komutanlarımıza teşekkür ediyorum. Kalplerinde vatan ve millet sevgisi, gözlerinde ahlak, erdem ve cesaretin keskin ışıltısını taşıyan gençlerimizi yetiştiren anne, babalarımızın hepsine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum" dedi.



Mezun olan gençlerin mutluluklarına ortak olmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 881’i subay, 4 bin 130’u astsubay olmak üzere 2024-2025 eğitim-öğretim dönemini başarıyla tamamlayan 5 bin 11 kardeşimizi hep birlikte mezun ediyoruz. Aynı zamanda dost ve kardeş ülkelerden gelerek akademide öğrenim gören 15 subayımızın mezuniyet heyecanına iştirak ediyoruz. Dereceye giren kardeşlerimiz başta olmak üzere, mezuniyet diplomalarını alan 5 bin 11 subay ve astsubayımızın her birini tebrik ediyorum. Bugün üniformalarını vakar, cesaret ve sorumlulukla birlikte kuşanan siz gençlerimizin tek tek alınlarından öpüyorum. Karşımdaki şu tablo kararlılığın resmidir, şu tablo Türkiye’nin güvenlik duvarıdır. Şu tablo yarınlarımız için bir söz, bugünümüz için bir güvencedir. Her birinizle en az aileleriniz, en az komutanlarınız, hocalarınız kadar gurur duyuyorum. Jandarma ve sahil güvenlik teşkilatımızın farklı birimlerinde, cennet vatanımızın dört bir ucunda vazife üstlenecek subay ve astsubaylarımıza Mevla’dan başarılarla dolu bir meslek hayatı diliyorum. Hem ülkelerine hem kardeşliğimize çok önemli katkılar yapacaklarından emin olduğum 15 misafir subayımıza da başarı dileklerimizi iletiyorum. Memleketlerine döndüklerinde ailelerine ve mesai arkadaşlarına bizden selam götürmelerini kendilerinden bilhassa rica ediyorum" ifadelerini kullandı.


Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmişi ve geleneği olan bir devlet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu aziz millet binlerce yıllık köklü, güçlü ve şerefli bir maziye sahiptir. Bizler Anadolu’ya dün gelmedik, tarih sahnesine de dün çıkmadık. Eserlerimizle, değerlerimizle, erdemlerimizle çok geniş bir coğrafyayı adım adım, nakış nakış işledik. Asırlar boyunca barışın, huzurun, ataletin, adaletin sancaktarı olduk. Ezan-ı Muhammediler gök kubbede ebediyen yankılansın, nazlı hilal şafaklar gibi dalgalansın bunu düşünerek gerektiğinde serden geçtik. Bizi buradan çıkarmaya çalışanlar oldu, ufkumuzu karartmaya, hürriyetimizi elimizde almaya kalkanlar oldu. Kardeşliğimizi bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye yeltenenler oldu. Kimi zaman işgal ordularıyla bunu yapmaya çalıştılar, kimi zaman da ülkemizdeki maşalarını harekete geçirdiler. Önce 17-25 Aralık’ta, ardından 15 Temmuz’da, 40 yıl boyunca besleyip büyüttükleri militanlarını üzerimize saldırdılar. Hamdolsun sarsılmaz bir iman ve iradeyle hepsini tek tek püskürttük" açıklamasını yaptı.


Şehit ve gazilerin mukaddes emanetine dört elle sahip çıktıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son 23 yılda yaşadığımız nice saldırıda bir olduk, beraber olduk, sırt sırta verdik sonunda vatanımıza göz dikenleri hüsrana uğrattık" dedi.


Dün tarihteki iki önemli dönüm noktasının yıldönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Tarih sayfalarına silinmez bir mürekkeple yazdığımız Malazgirt Zaferimizin 954’üncü sene-i devriyesini gururla idrak ettik. Yine aynı gün bağımsızlık irademizin simgesi olan Büyük Taarruz’un 103’üncü yıldönümünü iftiharla andık. İnşallah üç gün sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 103’üncü yılını coşkuyla kutlayacağız. Parlak zaferlerle dolu şanlı mazimizden aldığımız ilhamla istikbali inşa ediyoruz" diye konuştu.


"Biz, ülkemizdeki tek parti zihniyetinin temsilcileri gibi tarihimizi 100 sene önceden başlatmıyoruz" diyen Erdoğan, "Tam tersine tarihimizin tamamını baş tacı ediyoruz. Selçuklu ve Osmanlı ile Cumhuriyetimizi karşı karşıya getirmeye çalışan köksüzlere rağmen, Anadolu’daki bin yıllık varlığımızın bütün aşamalarını sahipleniyoruz. Şunu unutmayalım: Bir ağacın kökü ne kadar derinlere inerse, gövdesi de o kadar sağlam olur. Gövdesi ne kadar sağlamsa, dalları da o derece geniş ve kuşatıcı olur. Biz hamdolsun kökü de, gövdesi de, dalları da sapasağlam bir milletiz. Daha nice asırlar boyunca öz yurdumuzda özgürce yaşamaya inşallah devam edeceğiz. Bu topraklardaki bin yıllık varlığımızı daha nice zaferle, nice destanla süsleyecek, gelecek nesillere büyük ve güçlü bir Türkiye bırakacağız" açıklamasında bulundu.


Bugün Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyalarında yaşanan zulümlerin herkesi derinden etkilediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşananlara tepki gösterdi. Erdoğan, "Açlıktan karınları sırtlarına yapışmış masum yavruların görüntüleri kalp taşıyan her canlı gibi bizim de içimizi kanatıyor. Sözde medeni dünyanın gözleri önünde mazlum bir halkın soykırıma uğraması karşısında hepimiz üzülüyoruz, hüzünleniyoruz. Siyonist cinayet şebekesinin katliamlarına bu kadar şımarıkça devam edebilmesi elbette hepimizi öfkelendiriyor. Ama biz binlerce yıllık tecrübelerimiz ışığında şu hakikati çok iyi biliyoruz: Kendilerini dev aynasında gören zalimler mutlaka kaybedecek, rezil olup gideceklerdir. Masumların oluk oluk akan kanlarında hiç şüphe yok ki o kanları dökenler de boğulacaktır. Cenab-ı Allah zalimlerin hesabını yarına bırakır, ama yanlarına bırakmaz. Her gün kameralar önünde kalleş kurşunların ve bombaların hedefi olan Filistinli kardeşlerimizin hesabı da eninde sonunda sorulacaktır" dedi.


Subay ve astsubaylara hitap eden Erdoğan, "Sevgili genç subay ve astsubaylarımız; sizler bu toprağın sessiz nöbetini tutan o muhteşem iradenin yeni neferlerisiniz. Bugün ailelerinizin gururu, hocalarınızın sevinci, milletin umudusunuz. Yarın karakolda bir amirin, denizde bir komutanın, sahada bir ekibin parçası olacaksınız. Meslek hayatınız süresince inşallah bu millete ve devlete aşkla hizmet edeceksiniz. Gecenin karanlığında bir kapı çalınırsa, ışık siz olacaksınız. Denizin ortasında bir yardım çığlığı yükselirse, imdada siz koşacaksınız. Sınırda dalganın, yaylada rüzgârın, ovada toprağın diliyle konuşacaksınız. Görüyorum ki aranızda çok sayıda kadın subay ve astsubayımız var. Cesaretin cinsiyeti olmaz. Adanmışlığın ölçüsü olmaz. Kadın-erkek hepinizin mensubu olduğunuz kurumu şanla, şerefle temsil edeceğinden hiçbir şüphe duymuyorum. Sizlerden şunu da hiçbir zaman unutmamanızı rica ediyorum: Şöhret geçici, şeref kalıcıdır. Yetki geçici, itibar kalıcıdır. Mevki geçici, iz kalıcıdır. Sizin göreviniz iz bırakmaktır. İyilikte, adalette, merhamette devlete ve millete hizmette iz bırakmak. Her birinizin görevinizi bu şuurla yapacağına yürekten inanıyorum. Bu ocağın kültürü hakiki özgüven, sarsılmaz disiplin, sükunetli cesarettir. Sizden beklentimiz bu üç değeri aynı anda her şartta taşımanızdır. Buradaki her bir arkadaşımdan meslek hayatı boyunca bu değerlere sıkı sıkıya sarılmasını istiyorum. Hükümet olarak biz de sizin vazifelerinizi en iyi şekilde yerine getirmeniz için gerekli imkanları sağlamaya devam edeceğiz. Özellikle sokak çeteleriyle, suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle mücadelemizi hukuk çerçevesinde kararlılıkla sürdüreceğiz. Kendini devletten, kanundan ve toplumu var eden temel değerlerden üstün gören her kim varsa hepsinin de tepelerine bineceğiz. Türkiye’nin huzuruna kastedenler, devletimizin tüm güvenlik güçlerinin çelikten iradesiyle karşılaşacaklardır. Rabbim şehit ve gazilerimizin emaneti bu aziz vatana hakkıyla sahip çıkabilmeyi hepimize nasip eylesin diyorum" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun subay ve astsubayları tebrik ederek, "Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizi her türlü tehlikeden, beladan, musibetten uzak eylesin. Bu düşüncelerle Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademimizden başarıyla mezun olan 5 bin 11 subay ve astsubayımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Siz gençlerimizi yetiştiren ailelerimize, hocalarımıza, komutanlarımıza şahsım ve milletim adına tekrar teşekkür ediyorum. Her birinizi tek tek alnınızdan öpüyor, aziz milletimiz adına hepinize güveniyor, hepinizi muhabbetle bağrıma basıyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Uzmanı uyardı: Güneş kremi tek başına yeterli olmayabiliyor SAMSUN (İHA) – Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Harika Dikdur, bazı yaz günlerinde güneş kreminin tek başına tam koruma sağlayamadığını, bunun için çocuklara UV korumalı kıyafetlerin giydirilmesi gerektiğini söyledi. Kavurucu sıcak günler yaklaşırken Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Uzm. Dr. Harika Dikdur, zararlı güneş ışınlarından korunmak için yapılması gerekenleri aktardı. Bebeklerde cilt bariyerinin 6 aylıktan sonra geliştiğini ve bu süreçten sonra krem kullanılabileceğini ifade eden Dikdur, "Bebeklerde 6 aya kadar cilt bariyeri gelişmediği için güneş kremi kullanımını önermiyoruz. 6 aydan sonrası içinse mümkünse 50 koruma faktörlü, mineral filtreli güneş kremlerini öneriyoruz. Her 2 saatte bir güneş kremini sürmemiz gerekiyor. Özellikle havuza, denize girdikten sonra 2 saat geçmese bile tekrardan güneş kreminin yenilenmesi gerekir. Buradaki en önemli ayrıntı; günlük hayatta da parka, bahçeye, sokağa çıkarken çocuklarımızda güneş kremini kullanmamız gerektiğidir. Cildi güneşin zararlı ışınlarından korumak için güneş kremi önemlidir" dedi. Bazı yaz günlerinde sadece güneş kremlerinin de yeterli olmayacağına dikkat çeken Dikdur, "Bazı yaz günlerinde güneş kreminin bile yeterli olmadığı günler olabiliyor. Özellikle deniz kıyısında UV koruma faktörlü deniz kıyafetlerinin giyilmesini öneriyoruz. Bunlarda yeni doğandan itibaren birçok seçenek mevcut. Bu önlemlerin yanı sıra UV korumalı şapka kullanımı da oldukça fazla önem arz ediyor" diye konuştu.
İstanbul Yeniköy Kemerköy Enerji Türkiye’nin en büyük beş elektrik üreticisinden biri oldu Yeniköy Kemerköy Enerji, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mayıs ayında yayımladığı "Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026" verilerine göre, Türkiye’de lisanslı elektrik üretiminde en yüksek paya sahip şirketler arasında ilk beş içinde yer aldı. Turizmin can damarı Güney Ege’nin elektrik ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan şirket, yüzde 2,54’lük yüksek üretim payıyla Türkiye’nin yüzde 100 yerli kaynaktan enerji üreten şirketlerden biri oldu. EPDK’nın "Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026" verilerine göre Türkiye’de lisanslı elektrik üretiminde en yüksek paya sahip şirketler sıralamasında kamu şirketi EÜAŞ ilk sırada yer alırken, Yeniköy Kemerköy Enerji ilk 5 şirket arasına girdi. Üretimini Milas’ta bulunan yerli linyit kaynaklarından sağlayan şirket, yüzde 100 yerli kaynaktan üretim yapan en büyük özel şirketlerden biri oldu. Aydın, Muğla ve Denizli’yi kapsayan Güney Ege Bölgesi’nin enerji ihtiyacının yüzde 65’ini sağlayan Yeniköy Kemerköy Enerji mart ayında Türkiye’nin genelinde tüketilen elektriğin yüzde 2,54’lük kısmını sağladı. Şirket, yerli kaynaklardan gerçekleştirdiği üretimle yıllık 1,4 milyar metreküp doğal gaz ithalatının önüne geçerek yaklaşık 600 milyon dolarlık kaynağın yurt içinde kalmasına katkı sunuyor. Aynı zamanda 2,7 milyon hanenin aylık elektrik ihtiyacını yerli kaynaklarla karşılanmasını sağlıyor. Bu katkı, enerji ithalatının azaltılması ve cari açığın düşürülmesi açısından önem taşıyor. "Yerli kömür olmazsa santraller de olmaz" Yerli kaynakların enerji arz güvenliği ve bölgesel kalkınma açısından kritik rol üstlendiğini ifade eden Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Yerli kaynaklarımız, enerji sistemindeki arz sürekliliğinin ve üretim dengesinin korunmasında kritik rol üstleniyor. Hepimizin bildiği üzere elektrik üretimi bir kamu hizmetidir. İlaveten yerli kaynaklardan elektrik üretimi ülkemizin enerji arz güvenliği açısından ticari hesapların üstünde bir konudur. Yeniköy ve Kemerköy santrallerimizin faaliyetleri bölgedeki yerli linyit rezervleri üzerine kurulu. Yani santrallerimizde elektrik üretiminin devamlılığı, madenlerden elde edilen yerli kömür kaynağıyla doğrudan bağlantılıdır. Eğer kömür çıkarılmazsa santral çalışmaz, istihdam sağlanamaz ve ne yazık ki elektrik üretimi yapılamaz" dedi. "Yerli kaynaklar hem enerji arz güvenliğini hem bölgesel kalkınmayı destekliyor" Yerli kaynaklardan elektrik üretiminin enerji arz güvenliği kadar, yerel ekonomiler ve kalkınma için de önemli bir konu olduğunu belirten Işık, "Artan enerji talebi, içinde bulunduğumuz jeopolitik riskler ve ithalata bağımlılık, baz yük santrallerinin elektrik sistemi içerisindeki önemini artırıyor. Son yıllarda Avrupa’da yaşanan enerji arz sıkıntıları da elektrik sistemlerinde yeterli ve dengeli üretim kapasitesinin ne kadar hayati olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor" diye konuştu. Termik santrallerin etkisinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Işık, "İstihdamdan yerel ekonomiye, sosyal yapıdan bölgesel kalkınmaya kadar geniş bir etki alanı söz konusu. Bugün Muğla’nın en büyük 3. sanayi şirketi olarak, yüzde 80’i bölge halkından yaklaşık 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor, bölgemizde yıllık 5 milyar TL’lik ticaret hacmi oluşturuyoruz. Milas’ın ve Muğla genelinin kalkınması için kritik bir önem taşıyoruz" dedi.
Kocaeli Başiskele’de gün evlerinin sayısı artacak Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, daha önce Körfez Mahallesi Mahmut Çavuş Caddesi’nde açılan ve kadınlar tarafından büyük ilgi gören gün evinin kent genelinde yaygınlaşacağını duyurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları’nın (KO-MEK) geleneksel yıl sonu ilçe sergileri, Başiskele ile devam etti. "Biz Birlikte Türkiye’yiz" temasıyla gerçekleştirilen serginin açılışına, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de katıldı. Kursiyerlerin dikişten nakışa, el sanatlarından geleneksel işleme alanlarına kadar uzun uğraşlar sonucu ürettiği eserleri, sergiyi gezenlerin beğenisini topladı. Kadınların sosyal hayatta, üretimde ve eğitimde çok daha güçlü şekilde yer alması için çalıştıklarını vurgulayan Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, "Kadınlarımızın bir araya gelerek sosyalleştiği, eğitim aldığı ve birlikte paylaştığı gün evlerimizi ilçemizin farklı noktalarında yaygınlaştırmak adına çok önemli adımlar atıyoruz. Buradan tüm hanım kardeşlerimize müjdemizi vermek isterim; ilk etapta 4 mahallemizde daha yeni gün evi projelerimizi hayata geçireceğiz. Çalışmalarımızı sadece bununla da sınırlı tutmayacak, ilerleyen süreçte diğer tüm mahallelerimizde de gün evlerini yaygınlaştıracağız. Üreten, paylaşan ve Başiskele’mize değer katan kadınlarımızla birlikte kentimizi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız" ifadesini kullandı. Tören, sergi alanının gezilmesi ve hatıra fotoğraflarının ardından son buldu.
Adana Uzmanından ’Genetik Check-Up’ uyarısı ADANA (İHA) – Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi birçok ciddi hastalığın genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirtti. Son yıllarda sağlık alanında sıkça konuşulan "Genetik Check-Up" uygulamaları, klasik check-up’tan farklı olarak kişinin DNA yapısını analiz ederek gelecekte oluşabilecek hastalık risklerini değerlendirebiliyor. Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Solmaz, "Standart check-up’ta kan tahlilleri, görüntüleme yöntemleri ve fizik muayene ile kişinin o anki sağlık durumu analiz edilir. Genetik Check-Up ise kişinin DNA yapısını inceleyerek ileride karşılaşabileceği hastalık risklerini değerlendirmeyi amaçlar" dedi. "DNA analiziyle genetik yatkınlık araştırılıyor" Genetik Check-Up uygulamalarında kişinin genetik haritasının analiz edildiğini belirten Solmaz, "Bu testlerde özellikle kanser yatkınlığı, kalp-damar hastalıkları, diyabet riski ve bazı kalıtsal hastalıklarla ilişkili gen varyasyonları inceleniyor. Çünkü bazı genetik değişiklikler hastalık riskini artırabiliyor. Örneğin meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 genleri ya da kolon kanseriyle ilişkili bazı genetik mutasyonlar bu analizlerle değerlendirilebiliyor" diye konuştu. "Sadece kanser değil, ilaç yanıtları da değerlendiriliyor" Genetik analizlerin yalnızca hastalık riskleriyle sınırlı olmadığını söyleyen Prof. Dr. Soner Solmaz, "Bazı kişiler aynı ilaçlara farklı yanıt verebilir. Genetik analizlerle ilaç metabolizması ve ilaç duyarlılıkları hakkında da bilgi edinilebiliyor. Bunun yanı sıra metabolizma yapısı, spor performansı, vitamin-mineral ihtiyaçları ve bazı beslenme eğilimleriyle ilgili veriler de elde edilebiliyor. Bu analizler kişiye özel sağlık planlaması açısından önemli bilgiler sunabiliyor" ifadelerini kullandı. "Genetik risk hastalık anlamına gelmiyor" Genetik yatkınlığın kesin hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Solmaz, "Bir kişide genetik risk bulunması o hastalığın mutlaka gelişeceği anlamına gelmez. Ancak riskin bilinmesi, erken takip ve koruyucu önlemler açısından önemli avantaj sağlar. Özellikle ailesinde kanser, erken yaşta kalp hastalığı veya kalıtsal hastalık öyküsü bulunan kişilerde genetik değerlendirmeler oldukça önem taşır. Riskli bireylerde erken tarama programları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birçok hastalığın önüne geçmek mümkün olabiliyor" dedi. "Genetik veriler uzman değerlendirmesiyle anlam kazanıyor" Genetik test sonuçlarının mutlaka uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Solmaz, "Genetik veriler tek başına yorumlandığında yanıltıcı olabilir. Bu nedenle sonuçların kişinin aile öyküsü, yaşam tarzı ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Ordu Ordu’da liseli öğrencilerden bilim şenliği Ordu’nun Kumru ilçesinde 4006 Bilim Fuarı kapsamında lise öğrencilerinin hazırladığı toplumsal sorunlara çözüm üreten 15 proje görücüye çıktı. Kumru Anadolu İmam Hatip Lisesi, öğrencilerin bilime olan merakını artırmak ve araştırma duygusunu geliştirmek amacıyla bilim şenliğine ev sahipliği yaptı. Okulun spor salonunda düzenlenen fuarda, 15 öğretmen ve 47 öğrencinin uzun süren emekleriyle hazırladığı 15 farklı proje ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. "15 farklı projeyle katılım sağladık" Bilim fuarında sergilenen çalışmaların niteliğine dikkat çekerek araştırma odaklı olduğunu söyleyen okulun Matematik Öğretmeni ve Proje Koordinatörü Emrah Demir, "Bu projelerin 1 tanesini araştırma, 3 tanesini inceleme, 11 tanesini ise tasarım projeleri oluşturuyor. Projemize 47 öğrencimiz ve 15 öğretmenimiz destek verdi. Böylece öğrencilerimizin bilime olan merakını ve araştırma-incelemeye duydukları özlemi bir nebze de olsa gidermiş olduk" dedi. "Yeni hedefimiz TEKNOFEST" Öğrencilerin merak duygusunu canlı tutarak kendilerini geliştirmelerine destek olmaya devam edeceklerini vurgulayan Demir, "Burada sadece öğrencilerimizin araştırmaları kalmasın istiyoruz. Kendilerini bu alanlarda geliştirip daha ileriye taşımalarına yardımcı olmaya devam edeceğiz. Gerekirse ilerleyen dönemlerde buradan çıkan başarılı projelerimizi TEKNOFEST’e göndermeyi düşünüyoruz. Özellikle tasarım alanında yaptığımız çalışmalarda öğrencilerimizin toplumsal sorunlara cevap bulmalarını ve insanlığın faydasına olabilecek konulara değinmelerini tercih ettik" diye konuştu.
İstanbul Dış ticaret açığı Nisan ayında yüzde 29,8 azaldı Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,8 azalarak 12 milyar 112 milyon dolardan, 8 milyar 500 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında yüzde 63,2 iken, 2026 Nisan ayında yüzde 74,9’a yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Dış Ticaret İstatistiklerini açıkladı. TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25 milyar 408 milyon dolar, ithalat yüzde 3,1 artarak 33 milyar 909 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde ihracat yüzde 3,0, ithalat yüzde 4,3 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 88 milyar 665 milyon dolar, ithalat yüzde 4,3 artarak 125 milyar 803 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 23,6, ithalat yüzde 3,3 arttı Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Nisan ayında yüzde 23,6 artarak 19 milyar 228 milyon dolardan, 23 milyar 760 milyon dolara yükseldi. Nisan ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 3,3 artarak 25 milyar 418 milyon dolardan, 26 milyar 245 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Nisan ayında 2 milyar 486 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 12,0 artarak 50 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 90,5 oldu. Dış ticaret açığı Nisan ayında yüzde 29,8 azaldı Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,8 azalarak 12 milyar 112 milyon dolardan, 8 milyar 500 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında yüzde 63,2 iken, 2026 Nisan ayında yüzde 74,9’a yükseldi. Dış ticaret açığı Ocak-Nisan döneminde yüzde 7,3 arttı Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,3 artarak 34 milyar 599 milyon dolardan, 37 milyar 137 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Nisan döneminde yüzde 71,3 iken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 70,5’e geriledi. Nisan ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,2 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Nisan ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu. Ocak-Nisan döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,9, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu. Nisan ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 71,1 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Nisan ayında ara mallarının payı yüzde 71,1, sermaye mallarının payı yüzde 13,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,7 oldu. İthalatta, 2026 Ocak-Nisan döneminde ara mallarının payı yüzde 71,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,0 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,2 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Nisan ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 113 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 591 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 453 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 357 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 39 milyon dolar ile İspanya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu. Ocak-Nisan döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 7 milyar 564 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 5 milyar 427 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 397 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 4 milyar 745 milyon dolar ile İtalya ve 3 milyar 720 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,3’ünü oluşturdu. En fazla ithalat yapılan ülke Çin oldu İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Nisan ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 476 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 4 milyar 425 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 361 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 850 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 342 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,6’sını oluşturdu. Ocak-Nisan döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 17 milyar 643 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 512 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 8 milyar 980 milyon dolar ile Almanya, 6 milyar 531 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 541 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,5’ini oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 11,6 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 11,6 arttı, ithalat yüzde 3,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 18,5 arttı, ithalat yüzde 0,4 azaldı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,6 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,2. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6. Ocak-Nisan döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,6. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4. Nisan ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 78,5. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,7. Ocak-Nisan döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 79,5. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12. Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Nisan ayında 23 milyar 287 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Nisan ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,5 artarak 23 milyar 287 milyon dolar, ithalat yüzde 5,8 artarak 32 milyar 239 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret açığı yüzde 22,9 azalarak 11 milyar 614 milyon dolardan, 8 milyar 952 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında yüzde 61,9 iken, 2026 Nisan ayında yüzde 72,2’ye yükseldi. İhracat 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde 81 milyar 309 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 81 milyar 309 milyon dolar, ithalat yüzde 5,2 artarak 119 milyar 194 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı yüzde 8,2 artarak 35 milyar 27 milyon dolardan, 37 milyar 886 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Nisan döneminde yüzde 69,1 iken, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 68,2’ye geriledi.