POLİTİKA - 25 Şubat 2026 Çarşamba 14:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin" (1)

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin" (1)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması ile çeşitli etkinlikler düzenlenmesi için 81 ile yazı göndermesine gelen tepkilere ilişkin, "Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Görev uçuşu için 9. Ana Jet Üssü Komutanlığından kalkan F-16 uçağının kaza kırıma uğradığını ve pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şehide Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Erdoğan, kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmanın başlatıldığını sözlerine ekledi.



"Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle"


Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı Ramazan ayının aynı zamanda büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Erdoğan, "Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam aleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan’ın gönüllerimizi kaynaştıran, kalplerimizi yumuşatan manevi atmosferini doya doya yaşaması, en büyük dileğimiz, en büyük arzumuz ve temennimizdir. Ancak Gazze’de 10 Ekim’de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması, maalesef Ramazan-ı Şerif’i buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle" diye konuştu.



"Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır"


Türkiye genelinde Ramazan ayının çok farklı bir manevi atmosferde idrak edildiğini ve camilerin dolup taştığını kaydeden Erdoğan, "Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. ‘Kabe’de hacılar hu der Allah’ ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti ve gururlandırdı. Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı ve kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır" ifadelerine yer verdi.



"Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız"


AK Parti’nin Ramazan ayında tam kadro sahada olduğunu aktaran Erdoğan, "Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ve elbette AK Parti’nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz, on bir ayın sultanını idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan, bizi diğerlerinden ayıran güzel hasletlerimizi yaşatmak için cansiperane bir gayret sergiliyor. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize konuk olduğumuz ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz ‘Külliyede Ramazan’ etkinlikleri de Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mahzar oluyor. ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum. AK Parti teşkilatlarının daha önceki tüm Ramazanlarda olduğu gibi bu senede yoksulları, kimsesizleri, garip gurebayı gözetiyor olmasından bu partinin genel başkanı olarak gurur duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah aynı tempoda çalışmaya devam edecek, Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" ifadelerini kullandı.



"Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir"


Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayete yazı göndermesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yazıda neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul-aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek; birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. Bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımızda anayasanın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir. Ramazan’ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır" açıklamasında bulundu.



"Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin"


"Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden’ gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa, işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak, on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle ve bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın, dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi, bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar sorgulasın."



"Hakka tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek"


Türk milletinin mayasında İslam olduğunu, Türk milletini her türlü farklılığa rağmen bir arada tutan durumun manevi değerler olduğunu söyleyen Erdoğan, "Ordumuz, unutmayın peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz ’İslam şehitleri’dir. Zaferlerimiz ’İ’lâ-yi Kelimetullah’ istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, peygamber sevgisini, Ramazan’ı, orucu, zekatı, sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne de devlet kalır. İstiklal Marşımız ne diyor? ’Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakk’a tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek. Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha nicesi İslam’ın gür sedasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, peygamberi unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz" dedi.



"İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın"


Kimsenin Türk milletine azınlık hakları ve inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkışmaması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var; Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha nicesi var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken, bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz; ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunur, sonuna kadar koruruz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri, çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz" ifadelerine yer verdi.



"Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazan’dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler, Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa, bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek; bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz, kendi ruhumuzla büyüyeceğiz; kendi devlet, millet, medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil; biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz."



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin" (1)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Erling Moe: "Hedeflerimize ulaşacağımızı düşünüyorum" Trendyol Süper Lig ekiplerinden Kayserispor’un 1.5 yıllık sözleşme imzaladığı Erling Moe, "Hedeflerimize ulaşacağımızı düşünüyorum" dedi. Kayserispor, yeni teknik direktörü Erling Moe için Kayseri Stadyumu’nda imza töreni düzenledi. Kayserispor’da olduğu için mutlu olduğunu söyleyen Moe, kulübün hedeflerine ulaşacaklarını dile getirdi. Moe, "Biliyorsunuz ki Türkiye’de daha önce çalışmıştım. Türkiye’de ilk defa bulunmuyorum. Bulunduğum süreçte de Türk insanı ile olmaktan ve çalışmaktan çok keyif almıştım. Dolayısıyla Kayserispor’dan da böyle bir teklif geldiğinde heyecan verici olduğunu düşündüm ve karar vermem çok uzun sürmedi. Çok Zorlanmadım diyebilirim. Benim ve ekibim adına önemli bir meydan okuma. En iyimizi burada yapacağımızı ve hedeflerimize ulaşacağımızı düşünüyorum. Önümüzde bir süreç var ve bu süreçte neticeler almamız gerekiyor. Benim hedefim şu. İyi bir takım, iyi oynayan bir takım ve dolayısıyla mutlu bir takım oluşturmak. Mutlu takım olması da şehri de etkileyecektir, şehirdeki insanların mutlu olmasına vesile olacaktır. Bütün hedefim bu. Yapılacak çok fazla işimiz var. Yoğun çalışacağız. Bundan önce inişler ve çıkışlar olduğunu biliyorum. Bundan sonra inişin olmadığı, daha çok çıkışın olduğu hedeflerimize ulaşacak bir süreci ümit ediyorum" ifadelerini kullandı. Kayserispor Sportif Direktörü Muhammet Türkmen ve Kayserispor Başkan Yardımcısı Mehmet Anadut’un da hazır bulunduğu törende, Norveçli teknik adamla 1,5 yıllık sözleşme imzalandı.
Malatya İş Bankası Malatya lojmanları sahiplerine teslim edildi 6 Şubat 2023’teki deprem felaketlerinden etkilenen illerde ilk günden itibaren acil ihtiyaçların karşılanmasından uzun soluklu projelere kadar pek çok destek çalışması yürüten İş Bankası, bölgedeki çalışanları için lojman inşaatlarını sürdürüyor. Geçen yılın sonunda Hatay’daki çalışanlar için inşa edilen lojmanların ardından Malatya’da oluşturulan kalıcı konutlar, şehirdeki banka ve iştirak çalışanlarına düzenlenen törenle teslim edildi. Törene Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya İl Meclis Üyesi Yusuf Kocaman, İş Bankası yöneticileri ve çalışanları katıldı. "Gönüllü çalışma hali yaraların sarılmasına katkı sağladı" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, törende yaptığı konuşmada, 3 yıl önce 6 Şubat deprem felaketlerinin hemen ardından deprem bölgesini ilk ziyaret ettiklerinde büyük bir belirsizlik, derin bir acı ve geleceğe dair çok sayıda soru işaretinin olduğu bir tabloyla karşılaştıklarını belirterek, o günlerde yaşananlara dair şunları paylaştı: "Depremin ilk haftasından itibaren deprem bölgesinde yaşayanlarla yan yana, iç içe olmaya, sorunları beraber hissetmeye çok özen gösterdik. Bölgede ne yaşanıyorsa onların hepsini yüreğimizde hissetmek için buraya gelip çadırda kalınıyorsa çadırda kaldık, konteynere çıkıldıysa konteynere çıktık. Şubelerimizi kapattık, prefabrik şubeye geçtik, yenisini inşa ediyorsak inşasını yaptık ama tüm süreci beraber yönetmeye çalıştık. ‘Deprem sonrası ben burada yaşamaktan korkuyorum ve kendi memleketime gitmek istiyorum’ diyen İş Bankalıların haklı taleplerini dinledik ve ‘nerede istiyorsanız orada çalışabilirsiniz’ dedik. Ama aynı zamanda Türkiye’nin diğer tüm bölgelerinde olan İş Bankalılara da ‘-deprem bölgesine gitmek istiyorum- diyorsanız sizin de gönüllülük talebinizi gerçekleştireceğiz’ dedik. Ve bir hafta içinde deprem bölgelerinden çıkmak isteyenlerle deprem bölgelerine dönmek isteyen çalışanlarımızın sayısı eşitlendi. Çalışanlarımızın ‘Ben bu bölgede çalışmak istiyorum" demesinin, deprem sonrası süreçte fark oluşturduğumuz birinci konu olduğunu düşünüyorum. O gönüllülük hali, gönüllü çalışma hali bölgede deprem yaralarının sarılmasına çok büyük katkı sağladı." İş Bankası çalışanları için yaklaşık 200 konutluk lojman Aran, ikinci önemli konunun da Malatya, Adıyaman, Antakya gibi yerlerde önemli bir sorun haline gelen konut sorununun kirayla aşılmasının mümkün olmaması nedeniyle bölgede lojman yapmaya dönük kararları olduğunu vurguladı. 80 konutluk ilk lojmanları Antakya’da teslim ettiklerini, bugünkü törenle 80 konutluk lojmanın teslimini Malatya’da gerçekleştirdiklerini belirten Aran, Adıyaman’daki konutlarla beraber yaklaşık 200 konutlu lojmanı İş Bankası çalışanlarına teslim edeceklerini söyledi. Aran, konuşmasında, 6 Şubat deprem felaketlerinin ilk gününden itibaren bankanın bölgeye yönelik desteğine işaret ederek, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) yaptıkları bağışa, AFAD ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğinde inşa edilen 1.000 konutluk projeye olan katkılarına değindi. Hakan Aran, bu tarz projelerde konutların depreme dayanıklı ve bir daha böyle felaketlere neden olmayacak sağlamlıkta olmasının önemine vurgu yaparak, inşaat sürecinde destek aldıkları Consera firmasına da teşekkür etti. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ise 6 Şubat depremlerinin ardından hayata geçirilen projelerin Malatya için umut ve örnek teşkil ettiğini söyledi. İş Bankası tarafından gerçekleştirilen projenin mühendislik ve enerji tasarrufu açısından örnek niteliği taşıdığını belirterek, "6 Şubat’ta burada acı ve belirsizlik vardı bugün ise umudun sıvasını görüyoruz" dedi. İş Bankası’nın başarısına da değinen Başkan Geçit, projenin akademik çalışmalara konu olabilecek düzeyde olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. 3+1 şeklinde tek tip 80 daire Konuşmaların ardından sembolik olarak İş Bankası Malatya Şubesinde memur olarak görev yapan Abdülkadir Sarman’a anahtar teslimi yapıldı. Balkon dahil brüt 127 metrekare büyüklüğünde, 3+1 olarak planlanan tek tip 80 dairede ocak + fırın + davlumbazdan oluşan ankastre mutfak cihazları, kombi ve klima bulunuyor. 4 bloktan oluşan Malatya Afet Konutlarında yağmur suyu toplama deposu, jeneratör gibi ekipmanların yanı sıra basketbol ve voleybol için spor sahası, çocuk oyun parkı ve çardaktan oluşan sosyal donatı alanları yer alıyor.