POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 13:04

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayarak gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Değerlendirmesinde olası bir İran-ABD savaşı hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaşın kimseye bir şey kazandırmayacağını aksine bölgenin kaybedeceğini söyledi. Gazze Barış Kurulu hakkında da konuşan Erdoğan, Gazze meselesinin insanlığın vicdan sınavı olduğunu ifade etti.


"Görüşmelerimizde, ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik"


Etiyopya’nın, Afrika’nın önde gelen devletlerinden biri olduğunu söyleyen ve yaklaşık 11 yıl aradan sonra ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde, ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, özellikle enerji, ulaşım ve daha birçok konuyu değerlendirdik. 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için gerekli adımları ele aldık. Türk yatırımlarının artırılması konusundaki fırsatlara değindik. Ekonomi ve enerji alanlarında belgelere imza attık. Biliyorsunuz, Etiyopya Afrika’daki uçuşlar için önemli bir bağlantı merkezi konumunda. Bu sebeple büyük bir havalimanı projesini ilerletiyorlar. Biz de Türkiye olarak firmalarımızın bu projeye katkı sağlayabileceklerini düşünüyoruz. Etiyopya, Afrika Boynuzu tabir edilen ve stratejik önemi haiz, bölgenin de en büyük ülkesi. Gerek köklü devlet geleneği gerek 130 milyonu bulan nüfusuyla büyük potansiyele sahip. Afrika Teşkilatı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarına ev sahipliği yapan Addis Ababa, Afrika kıtasının diplomasi başkenti olarak adlandırılıyor. Sahra Altı Afrika’daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa’da açılması Cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri, Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" diye konuştu.


"Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız"


Etiyopya’nın birçok önemli toplantıya ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki yıl da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yine Addis Ababa’da düzenlenecek. Biz de inşallah kasım ayında yapacağımız bu Taraflar Konferansı’na dair tecrübelerimizi Etiyopyalı kardeşlerimizle paylaşacağız. Dolayısıyla şayet Afrika’daki potansiyeli değerlendirmek istiyorsak, hiç şüphesiz bunun yollarından biri Etiyopya’dan geçmektedir. Ankara Süreci’nden hatırlayacağınız üzere Etiyopya ile ortak mesai yapma alışkanlığımız zaten var. 2024 Aralık ayında kabul edilen Ankara Bildirisi ile Etiyopya ve Somali arasında güvenin pekiştirilmesini sağladık. Birlikte güzel işlere imza attık, inşallah bundan sonra da atacağız" ifadelerini kullandı.


"Biz, Afrika’daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz"


Türkiye’nin dünya üzerinde hiçbir ülkeye sömürgecilik anlayışı ile yaklaşmadığının altını çizen Erdoğan, "Milletçe tarihimizin hiçbir döneminde bizler sömürgeci olmadık. Afrika’daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük. Bugün kıtada gözlerin ülkemize çevrilmesinin temelinde işte bu tertemiz sicilimiz vardır. Karşılıklı saygı ve eşit ortaklık, bizim Afrika politikamızın esasıdır, pusulasıdır, değişmez ilkesidir. Biz, Afrika’daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz. Ülkemize yönelik bu bakış açısı bizim insani diplomasimizin, barış diplomasisi adımlarımızın başarısında da etkili. Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz. Türkiye böylesi bir barış tesis etmeye muktedir midir? Muktedirdir evelallah, kimsenin bundan şüphesi olmasın. Çok şükür yalnız da değiliz. Sözümüz de sesimiz de artık çok daha güçlü" açıklamasında bulundu.


"Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor"


Afrika ile ilişkileri geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğini ileriye taşımanın gayreti içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, "Kıtadaki, büyükelçilik sayımızı biliyorsunuz 44’e çıkardık. İktidarı devraldığımız zaman bu sayı 12 idi. Ankara’da 38 Afrika ülkesinin büyükelçiliği, şu anda faaliyet gösteriyor. Türk yükleniciler, Afrika’da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda. Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı. Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor. Türkiye mezunları Afrika’nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor" dedi.


"Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz"


Terörsüz Türkiye hedefine doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayırlı bir işe koyulduk ve bunu inşallah başaracağız. Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye’ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir. Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Bu da bizi ayrıca memnun ediyor. Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz. Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye’de yola devam ediyor. Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım. Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz. Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz. Sabırla, akılla, kararlılıkla bu yolda elhamdülillah yürüyoruz. Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır" diye konuştu.


"İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder"


Bir gazetecinin "Sizce İran meselesi savaşa mı, barışa mı daha yakın? Nasıl görüyorsunuz son durumu?" sorusuna dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz. Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz. Her iki ülke bu noktada. İşte en son İran Cumhurbaşkanı ile görüştüm. Hemen ertesi gün aynı zamanda ABD Başkanı Trump ile görüşmemi yaptım. Bütün bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz bunları konuştuk. Biz duvar ören, çatışmaları körükleyen değil, köprü kuran, barışa zemin hazırlayan bir ülke konumundayız. İran’ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder. Biz barışın tarafında olmaya devam ederek müspet temennilerle meseleye yaklaşıyoruz. Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik. Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz. Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır. Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı.


"Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız"


Gazze Barış Kurulu hakkında da değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Gazze Barış Kurulu’nun Gazze’de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum. Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır. Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk. Gazze’deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır. Burada amaç; ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze’ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır. Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu’nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz. Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik. Barış Kurulu toplantısı için davet geldi. Türkiye olarak toplantıya katılacağız. Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir" dedi.


"Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir"


Türk ordusunun NATO ve Avrupa için öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:


"Yıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği’ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz. Avrupa’nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye’yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir. Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir? Bunu anlamak mümkün değil. İyi tercih, Türkiye’nin Avrupa’yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa’nın gücüne güç katmaktır. Türkiye’yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir. Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurmak. Eğer bu niyettelerse, bunun Türkiye’siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır. Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir. Ordumuza olan güvenimiz tamdır. Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz. Umarım Türkiye olmadan Avrupa’nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır."


"Anayasa konusunda henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz"


Bir gazetecinin yeni anayasa çalışmalarının son durumunu sorması üzerine konuşan Erdoğan, "Yani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi’deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil. Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı’ filan diyorlardı ya. Şimdi Zeynep hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır. Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi’den otobüslere doldular ve o gün bizim Grup Toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar. İnşallah Zeynep bacımıza verdiğimiz destekle onu hem Eskişehir’de hem ülke genelinde çok daha başarılı tutmanın gayreti içinde olacağız. Anayasa konusunda ise henüz bir takvim ortaya çıkmış değil. Biz hazırlıklarımızı titizlikle yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.


"Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız"


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile Ankara’nın Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan arasında ortaya çıkan küfürlü mesajları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların dostluklarına bu kadar güvenilir işte. Eğer CHP’de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz. Böyleyse olması gereken nedir? Sen dik duracaksın. Sabırlı olacaksın. Vakti saati geldiğinde de gereğini yapacaksın. Bizim yaptığımız bu. Geri adım atmak yok. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Ama CHP’ye de meydanı bırakmayacağız" diye konuştu.


"Biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz"


Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerinin son dönemde sertleştiğinin ve ‘umudumu kestim’ gibi bir tespitinin olmasının sorulması üzerine Erdoğan, "Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi aslında çok farklı bir kıskacın içinde. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda. Böyle bir gayretin içindeler. Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz. Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız. Kendi tezlerimizi en makul zeminde ortaya koyar ve savunuruz. Tabii bu siyasetin doğasında olan bir şeydir. Ama onların böyle bir derdi var mı? Yok. Sayın Kılıçdaroğlu’nun dönemine bakıyoruz. Bu dönemden çok daha farklı. O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık. Milletimizin desteğiyle de hamdolsun biz bu yarışların hepsinde de ipi göğüsledik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Fakat şimdi CHP’nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık. Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP’nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı. Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil. Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor. Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor. Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki. Onun için de biz CHP’nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz. Sadece işimize bakıyoruz. Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz" cevabını verdi.


"Aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarının nüfus düşüşünde etkisinin olup olmadığı ve ailenin güçlenmesiyle ilgili yeni desteklerin gelip gelmeyeceği sorusu üzerine şu açıklamalarda bulundu:


"Aile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil. Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu. Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya’nın yeni yakaladığı seviye. Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor. Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar. Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar. Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor. Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz. Ama biz düşüyoruz. Ciddi manada nüfus kaybımız var. Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım. Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz. Bunu koruyacağız. Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var. Bundan taviz veremeyiz. Tam aksine bunu toparlamamız şart."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş 2 milyar TL’lik yatırımla Kahramanmaraş’a kazandırılan yeni stadyum yükseliyor Kahramanmaraş’ta 17 bin 500 seyirci kapasitesine sahip şehrin yeni stadyumunun inşası hızla devam ediyor. Kahramanmaraş’ın uzun yıllardır özlemle beklediği ve en önemli ihtiyaçlarından biri olan stadyum projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Dulkadiroğlu İstasyon Mahallesi’nde hayata geçirilen modern stadyum projesinde önemli aşamalar geride bırakılırken, inşaat sahasında yoğun bir mesai yürütülüyor. Toplam 2 milyar TL’lik yatırımla şehre kazandırılan yeni stadyumun temel imalatları ve ana taşıyıcı sisteminin büyük bölümü tamamlandı. Proje kapsamında tribünlerin önemli bir kısmı da inşa edilirken, saha çevresindeki yapı elemanları ve tribün montaj çalışmaları eş zamanlı olarak sürdürülüyor. İnşaat sahasında yürütülen çalışmalar kapsamında kuzey, doğu ve batı tribünlerinde üçüncü kata ulaşılırken, güney tribünün inşası da büyük bir hızla ilerliyor. Tribün bloklarının yükselmesiyle birlikte stadyumun genel silueti de her geçen gün daha belirgin hale geliyor. 17 bin 500 seyirci kapasitesine sahip olacak şekilde projelendirilen stadyum, sadece bir spor tesisi olmanın ötesinde modern bir yaşam ve etkinlik alanı olarak tasarlandı. Projede; modern localar, geniş ve fonksiyonel fuaye alanları, sosyal donatı birimleri, spor salonları ve çağdaş stadyumlarda bulunması gereken tüm teknik altyapı unsurları yer alacak. Böylece tesis hem spor müsabakalarına hem de farklı organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek çok yönlü bir merkez niteliği kazanacak. Tamamlandığında Kahramanmaraş’ın spor altyapısına önemli katkı sağlayacak olan yeni stadyum, aynı zamanda şehrin sosyal ve ekonomik hayatına da canlılık kazandıracak. Spor karşılaşmalarının yanı sıra kültürel ve sosyal etkinliklere de ev sahipliği yapması planlanan tesisin, bölgesel ölçekte bir çekim merkezi olması hedefleniyor. Bu yönüyle stadyumun, Kahramanmaraş’a yeni bir marka değeri kazandırması bekleniyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, stadyum inşaatında gelinen aşamaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, şehrin uzun yıllardır beklediği önemli bir yatırımın hızla yükseldiğini belirtti. Başkan Görgel, "Şehrimizin uzun yıllardır beklediği stadyum projesi büyük bir hızla sürüyor. Temel imalatları ve taşıyıcı sistemin büyük bölümü tamamlandı, tribünler yükselmeye devam ediyor. Her geçen gün stadyumun silueti daha belirgin hale geliyor. Bu proje yalnızca bir spor tesisi değil, aynı zamanda Kahramanmaraş’ın sosyal hayatına, gençliğine ve spor kültürüne değer katacak çok önemli bir yatırım. Tamamlandığında hem spor altyapımız güçlenecek hem de şehrimiz yeni bir cazibe merkezi kazanacak" ifadelerini kullandı.
Antalya Kocagöz: "Kepez Antalya’nın vitrini olma yolunda" Varsak Menderes Mahallesi’ndeki iftar programında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez’deki değişim ve dönüşüme değinerek, "Eskiden Antalya’nın arka bahçesi olarak anılan Kepez, bugün Antalya’nın vitrini olma yolunda hızla ilerliyor" dedi. Kepez Belediyesi, Ramazan’ın yirmi birinci gününde iftar sofralarını Varsak Menderes Mahallesi’nde kurdu. Demirel, V.Esentepe ve V.Menderes Mahallesi sakinleri gönül sofralarında bir araya geldi. Kur’an tilavetiyle gönüller huzur bulurken, eller semaya açılarak hep birlikte dualar edildi. Birlik ve beraberlik içinde lokmalar paylaşıldı, komşular aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, Ramazan’ın manevi atmosferinde komşularıyla bir araya geldi. İftar yemeği öncesi masaları tek teke gezerek, "Hayırlı Ramazanlar" dileklerini iletti. Programda konuşan Başkan Kocagöz, Ramazan ayının sabırla beraber birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışmayı öğrettiğini söyledi. Belediyecilik anlayışının sadece park yapmak ya da yol yapmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Bizler çocuklarımızın umutlarını, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirmek ve büyüklerimizin de huzur içinde bir ilçede yaşayabilmeleri için gecemizi, gündüzümüze katıyoruz ve Kepez için çalışıyoruz. Bizim için en önemlisi; bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümemeli, bir insanımız yatağa aç girmemeli, işte bunun için mücadele ediyoruz. Derdimiz yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu yok etmektir. İşte bunun içinde bir değişim başladı. Eskiden Antalya’nın arka bahçesi denilen Kepez, Antalya’nın vitrini olma yolunda ilerliyor. Bunu hep birlikte yapıyoruz" dedi. Türk’ün gücü Dünyadaki sıcak gelişmelere de değinen Kocagöz’ün, "Maalesef dünyamız kan ve gözyaşı… Dünyayı ateşe verenlerin bir gün o ateşte yanacaklarını hep beraber biliyoruz. Biz Türkleri ayağa kaldırmak zordur. Kimse bize bulaşmasın. Türklerin ayağa kalması zordur ama ayağa kalktı mı oturtması daha da zordur" sözleri alkışlarla karşılık buldu. Kepez’de birlik ve beraberlik Kepez’de Ramazan ayının dolu dolu programlarla geçtiğine değinen Başkan Kocagöz, her akşam düzenlenen iftar yemeğinde iki ya da üç mahalleyi aynı sofralarda buluşturduklarına değinerek, "Biz gönül sofralarında sizlerle birlikte olmaktan dolayı mutluluk ve huzur duyuyoruz" diye konuştu. Kocagöz, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda her akşam renkli Ramazan etkinliklerinin düzenlediğini de bildirdi. Kocagöz, Kent Meydanı’nda Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, iftar programının ardından Ramazan etkinliklerinin düzenlendiği Kepez Kent Meydanı’nı ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Meydanda kurulan stantları tek tek gezen Başkan Kocagöz, esnafla sohbet etti, hal hatır sordu. Yöresel lezzetlerin de yer aldığı stantları inceleyen Başkan Kocagöz, bir esnafın ikram ettiği Türk kahvesini geri çevirmeyerek içti. Ziyaret sırasında Antalya Yörük Türkmen Derneği tarafından Başkan Kocagöz’e poşu, tespih ve el emeği çanta hediye edildi. Ramazan ayının birlik ve beraberliğini vurgulayan Başkan Kocagöz, "Ramazan, yüzümüzde gülümseme ve dostluklarımızla güzel… Kepez Kent Meydanı’ndaki Ramazan etkinliklerimizde her akşam hemşehrilerimizle buluşuyoruz. Çocuklarımızın neşesi, gençlerimizin enerjisiyle meydan dolup taşıyor. Hep birlikte Ramazan’ın coşkusunu doyasıya yaşıyoruz" dedi.
Şırnak Şırnak’ta ilkokul öğrencilerine AFAD’dan hayat kurtaran afet eğitimi Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Şırnak İl Müdürlüğü tarafından ilkokul öğrencilerine yönelik afet farkındalık eğitimi düzenlendi. Gerçekleştirilen eğitim programında öğrencilere deprem, sel ve diğer doğal afetler sırasında nasıl davranmaları gerektiği uygulamalı olarak anlatıldı. AFAD Şırnak İl Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen eğitimlerde, küçük yaşta afet bilincinin oluşturulmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Program kapsamında öğrencilere afetlerin ne olduğu, afet öncesinde alınması gereken tedbirler, afet anında doğru davranış şekilleri ve afet sonrasında yapılması gerekenler hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Eğitimlerde özellikle deprem anında yapılması gereken "çök-kapan-tutun" hareketi uygulamalı olarak gösterilirken, öğrenciler de eğitime aktif şekilde katıldı. Uzman ekipler tarafından verilen eğitimlerde, doğal afetlerin tamamen önlenemeyeceği ancak doğru hazırlık ve bilinç sayesinde can ve mal kayıplarının en aza indirilebileceği ifade edildi. AFAD yetkilileri, afetlere karşı bilinçli bir toplum oluşturmanın küçük yaşlarda verilen eğitimlerle mümkün olduğunu belirterek öğrencilerin afet anında panik yapmadan doğru hareket etmelerinin hayati önem taşıdığını dile getirdi. Yoğun ilgi gören eğitim programında öğrenciler, afet anında nasıl hareket etmeleri gerektiğini öğrenmenin yanı sıra merak ettikleri soruları da AFAD ekiplerine yöneltme fırsatı buldu. Programın sonunda öğrencilere afet bilinci konusunda farkındalık kazandırılması hedeflenirken, eğitimin oldukça verimli geçtiği belirtildi. AFAD yetkilileri, benzer eğitim programlarının Şırnak genelindeki okullarda aralıksız şekilde devam edeceğini ifade ederek, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti.
Adana Yüreğir Belediyesi’nden kadın istihdamına destek Yüreğir Belediyesi, kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında 30 kadın işçi alımı için noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirdi. Kura çekim töreni Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Şeffaflık ve eşitlik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen kura çekimi, Adana 23. Noterliği gözetiminde yapıldı. Törende başvuruda bulunan adaylar arasından 30 asil ve 30 yedek aday kura ile belirlendi. Kura çekim törenine Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Rukiye Alpay Çinkılıç da katılarak süreci yerinde takip etti. Çinkılıç, kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek, belediye olarak kadın istihdamını destekleyen projelere devam edeceklerini ifade etti. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, kadın istihdamının artırılmasının hem toplumsal kalkınma hem de yerel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kadınların üretimde, hizmette ve çalışma hayatının her alanında daha güçlü şekilde yer almasını önemsiyoruz. Belediyemiz bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu alım da kadın emeğini destekleme ve fırsat eşitliğini güçlendirme hedefimizin bir parçasıdır. Şeffaf bir şekilde, noter huzurunda gerçekleştirdiğimiz kura ile belirlenen çalışanlarımızın Yüreğir’e değer katacağına inanıyorum. Kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kura sonucunda belirlenen asil adayların gerekli işlemleri tamamlamalarının ardından görevlerine başlayacakları, yedek adayların ise ihtiyaç halinde değerlendirileceği bildirildi.
Adana Beta Enerji’nin hedefi halka arz Türkiye’nin öncü transformatör markalarından Beta Enerji, sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktası için gün sayıyor. 130 milyon dolarlık yatırımıyla Avrupa’nın en büyük enerji kampüslerinden birini hayata geçiren şirket, halka arzla birlikte küresel enerji dönüşümünün merkezinde yer almayı hedefliyor. Yaklaşık yarım asırlık sanayi tecrübesine sahip Beta Enerji, bugün Adana’dan dünyaya uzanan üretim ve ihracat gücünü halka arz ile taçlandırmaya hazırlanıyor. Gelecek hedefleri hakkında açıklamalarda bulunan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketi enerji sektörünün şampiyonlar ligine çıkarmaya ve Beta markasını bir dünya markası yapmaya hazırlandıklarını belirtti. Halka arz için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayını beklediklerini ifade eden Yusuf Cenk Dağsuyu, "Halka arz kararımızın temelinde, şirketimizi kişilerden bağımsız, sistem temelli ve şeffaf bir yönetim yapısıyla üçüncü nesle güçlü bir kurumsal miras olarak aktarma vizyonu yatıyor. Uluslararası kurumsal yönetim standartlarını benimseyerek, finansal dayanıklılığımızı özkaynaklarımızla perçinlemeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini destekleyen yerli ve milli bir güç olarak, yatırımcıların bu büyüme hikayesine ortak olmalarını hedefliyoruz" dedi. "Enerji arz güvenliği savunma sanayi kadar kritik hale geldi" Elektrifikasyonun artık ülkeler için savunma sanayi kadar kritik bir arz güvenliği meselesi haline geldiğini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel konjonktürün transformatöre olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar artırdığını belirtti. Dağsuyu, enerjinin iletiminde alternatifi olmayan transformatörün, bugün dünya ekonomisinin en stratejik bileşeni olduğunu ifade ederek sektörün geleceğine dair şunları söyledi: "Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hayati bir noktaya taşıdı. Enerji artık ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınıyor. Bununla birlikte ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekeleri ekonomik ömrünü tamamlarken, bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesi gerekiyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala yeni altyapı yatırımı ihtiyacı çok yüksek. Yani küresel ölçekte hem yenileme hem de sıfırdan kurulum kaynaklı çift yönlü bir talep söz konusu. Yeşil dönüşüm, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekânın artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu hızlandırıyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştiriyor." "Artan talebi karşılayacak donanıma sahibiz" Beta Enerji olarak bu büyük dönüşümün tam merkezinde olduklarını belirten Dağsuyu, "Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünü temsil ederken, Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük enerji komplekslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile global ölçekteki bu talebi karşılayacak donanıma sahibiz. Tüm bu küresel gelişmeler, ürünlerimize olan talebin önümüzdeki uzun yıllar boyunca kesintisiz ve artarak devam edeceğini gösteriyor" dedi. "Enerji AVM’sini yeni kampüsümüzde başardık" Dağsuyu, yaklaşık 130 milyon dolar değerinde yatırımla hayata geçirdikleri yeni kampüs ile ilgili çarpıcı rakamlar da paylaşarak, "Eski tesisimizde yıllık 6 bin adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle 25 bin adedin üzerine ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi yaklaşık 30 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir ’enerji AVM’si’ kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık" ifadelerini kullandı. "İhracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" Beta Enerji’nin uluslararası pazarlardaki başarısına da dikkat çeken Dağsuyu, ihracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatarak şunları söyledi: "Kurulduğumuz günden bugüne 6 kıtada 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik ve toplam satışlarımızın içindeki ihracat payını yüzde 56 seviyesine ulaştırdık. 2025 yılında 2,3 milyar TL ihracat geliri elde ettik, toplam ciromuz ise 4,3 milyar TL oldu. Yeni kampüsümüzün tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte, bu başarıyı çok daha ileriye taşıyarak ihracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 100’ün, 5 yıl içinde ise 130’un üzerine çıkarmayı öngörüyoruz. Özellikle Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan, Suriye ve Ukrayna odak noktamızda yer alıyor. Turquality programının sağladığı ivmeyle de Amerika ve Avrupa pazarlarında en bilinen enerji markalarından biri olma yolunda varlığımızı her geçen gün daha da güçlendireceğiz." "Yeni teknoloji ve ürün yatırımlarını hızlandırmayı planlıyoruz" Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en büyük kozunun Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, 2010 yılında başlayan inovasyon yolculuğunu 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle taçlandırarak kurumsal bir ekosisteme dönüştürdüklerini belirtti. Ar-Ge stratejilerini, daha az enerji kaybı, daha uzun ömür ve akıllı şebeke çözümleri üzerine kurguladıklarını ifade eden Dağsuyu "Yeni nesil güç transformatörlerinden yüksek gerilim anahtarlama ürünlerine kadar geniş bir yelpazede, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan döngüyü dijital üretim sistemlerimizle hızlandırıyoruz. TÜBİTAK destekli projelerimizle transformatörleri sadece birer ekipman olmaktan çıkarıp, uzaktan izlenebilen ve yapay zeka ile erken uyarı veren akıllı çözümlere dönüştürdük. Üniversite-sanayi iş birliklerimiz sayesinde nitelikli genç beyinleri ekosistemimize dahil ediyor, patent ve ürün çıktılarımızla yeşil dönüşüm odaklı projelerimizi küresel pazarlarda fark oluşturacak şekilde geliştiriyoruz. Adana’daki Ar-Ge merkezimiz, sadece şirketimize değil, bölgenin teknoloji yatırımlarına ve tedarik zinciri gelişimine de yön veren bir üs konumunda. Önümüzdeki dönemde de yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, test altyapıları ve dijital üretim sistemleri, yapay zeka uygulamaları, verimlilik artırıcı üretim teknolojileri ve akıllı şebeke çözümleri alanında Ar-Ge faaliyetlerimizi hızlandırmayı hedefliyoruz" dedi. Küresel ticaretin yeni anayasası olarak kabul edilen "Sınırda Karbon Düzenlemesi"ne tam uyum stratejisini, sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiklerini belirten Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü dünyanın en prestijli yeşil bina sertifikası olan LEED standartlarında hayata geçirdik. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın yüzde 100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı yüzde 30 azaltmayı, su tüketimini yüzde 20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. "İnsan odaklı dönüşüme öncülük ediyoruz" Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile mevcut çalışan sayısını yaklaşık bin 200 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yusuf Cenk Dağsuyu, halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyelerine katmayı amaçladıklarını söyledi. Sanayide "insan odaklı" dönüşümün öncülüğünü üstlendiklerini ifade eden Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak" ifadelerini kullandı.