POLİTİKA - 25 Şubat 2026 Çarşamba 13:17

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu etkinlikler her şeyden önce gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacaktır. İkinci olarak da bu etkinlikler, hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu etkinlikler her şeyden önce gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacaktır. İkinci olarak da bu etkinlikler, hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, 9. Ana Jet Üssü Komutanlığından kalkan ve görev uçuşu yapan f-16 uçağının kaza kırıma uğradığını ve uçak pilotu Binbaşı İbrahim Bolat’ın şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şehide Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Öte yandan Erdoğan, kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmaların da başlatıldığını sözlerine ekledi.


"Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle"


Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı Ramazan ayının aynı zamanda büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Erdoğan, "Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam aleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan’ın gönüllerimizi kaynaştıran kalplerimizi yumuşatan manevi atmosferini doya doya yaşaması, en büyük dileğimiz en büyük arzumuz ve temennimizdir. Ancak Gazze’de 10 Ekim’de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması maalesef Ramazan’ı şerifi buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan’da da aklımız, gönlümüz ve dualarımız Filistinli kardeşlerimizle" diye konuştu.


"Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır"


Türkiye genelinde Ramazan ayının çok farklı bir manevi atmosferde idrak edildiğini ve camilerin dolup taştığını kaydeden Erdoğan, "Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız hamdolsun bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor. Kur’an-ı Kerim’in o eşsiz sedası kulaklarımıza, kalplerimize adeta şifa oluyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. ‘Kabe’de hacılar hu der Allah’ ilahisini yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzı celalini seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti ve gururlandırdı. Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri, aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Kimse bundan gocunmamalı, rahatsız olmamalı ve kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır, bu milletin fotoğrafıdır" ifadelerine yer verdi.


"Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız"


AK Parti’nin Ramazan ayında tam kadro sahada olduğunu aktaran Erdoğan, "Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle teneffüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız, Merkez Yürütme Kurulu ile Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimiz ve elbette AK Parti’nin hizmet siyasetinin lokomotifi olan belediyelerimiz, on bir ayın sultanını idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan bizi diğerlerinden ayıran güzel hasretlerimizi yaşatmak için cansiperane bir gayret sergiliyor. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize konuk olduğumuz ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz ‘Külliyede Ramazan’ etkinlikleri de Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mahzar oluyor. ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum. AK Parti teşkilatlarının daha önceki tüm Ramazanlarda olduğu gibi bu senede yoksulları kimsesizleri garip gurebayı gözetiyor olmasından bu partinin genel başkanı olarak gurur duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah aynı tempoda çalışmaya devam edecek, Ramazan-ı Şerif’in son gününe kadar dayanışma ve paylaşmanın dozunu artıracağız" ifadelerini kullandı.


"Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir"


Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayete yazı göndermesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yazıda neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri bunun için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek; birlik ruhu, adalet, merhamet, vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. Bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığımızda anayasanın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir ve hukukidir. Ramazan’ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş memnuniyetle sahiplenmiş fevkalade olumlu karşılamıştır" açıklamasında bulundu.


"Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin"


"Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat ‘laiklik elden’ gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya cadılar bayramı kılıfı altında ne idiği belirsiz saçmalıkla sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı; alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz bunların karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak, on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrik ettiklerini bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle ve bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakın dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar sorgulasın."


"Hakka tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek"


Türk milletinin mayasında İslam olduğunu, Türk milletini her türlü farklılığa rağmen bir arada tutan durumun manevi değerler olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, "Ordumuz, unutmayın, ’Peygamber Ocağı’dır. Şehitlerimiz ’İslam şehitleri’dir. Zaferlerimiz ’İ’lâ-yi Kelimetullah’ istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur’an’ı, Peygamber sevgisini, Ramazan’ı, orucu, zekatı, sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır, ne istikbal kalır, ne millet kalır, ne de devlet kalır. İstiklal Marşımız ne diyor? ’Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Bu ezanlar ebedi yurdumun üstünde inleyecek ve bu sayede Hakka tapan milletimin istiklaline hiç kimse el uzatamayacak, dil uzatamayacak, hiç kimse ona kast edemeyecek. Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur’an vardır, Peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha nicesi İslam’ın gür sedasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur’an’ı unutursa, Peygamberi unutursa, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş’ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz" dedi.


"İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın"


Kimsenin Türk milletine azınlık hakları ve inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkışmaması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz; biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var; Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha nicesi var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken, bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye’ye baksın, ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın mirası, Türkiye’nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz; ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunur, sonuna kadar koruruz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri; çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz" ifadelerine yer verdi.


"Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Ezandan, Kur’an’dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazan’dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler, Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı’nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa, bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek; bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz, kendi ruhumuzla büyüyeceğiz; kendi devlet, millet, medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil; biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Arkadaşına selam vermek için bastığı kornadan ses çıkmayınca çalındığını fark etti Antalya’da sabah işe giderken arkadaşına selam vermek için kornaya basan genç, aracından ses çıkmayınca şüphelendi. Sanayiye gidip kontrol ettirdiğinde ise aracının kornalarının ve teyp başlığının çalındığını fark etti. Gece saatlerinde yaşanan hırsızlık anı güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, Serik ilçesi Kökez Mahallesi’nde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah işe gitmek üzere evinden çıkan Durmuş Mavi, yolda bir arkadaşına selam vermek için aracının kornasına bastı. Kornanın çalışmadığını fark eden Mavi, kısa süreli şaşkınlık yaşadı. Sanayiye gittiğinde aracını kontrol ettiren Mavi, kornaların yerinde olmadığını öğrendi. Bunun üzerine eve dönerek güvenlik kameralarını inceleyen genç, iki kişinin gece saatlerinde aracın yanına gelerek kornaları, teyp başlığını ve konsol örtüsünü söktüğünü gördü. Durumu polis ekiplerine bildiren Mavi’nin ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler inceleme yaptı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Kameralara yansıyan şüphelilerin hırsızlık yaptığı anlardaki rahat tavırları dikkat çekti. "Manevi değeri maddiyatın çok ötesinde" Aracına büyük emek verdiğini belirten Mavi, "Bu araç benim göz bebeğim. Yıllardır emek veriyorum. Çalınan parçaların maddi değeri var ama benim için manevi değeri çok daha fazla. İnsan en çok da o rahat tavırlara üzülüyor" dedi. "Mesele maddiyat değil, emek" Aracının kendisi için manevi bir değeri olduğunu, yaşadığı üzüntüyü anlatan Durmuş Mavi, "Bu araba benim gençliğimin bir parçası, Tofaş sevdası başka bir şey. Kendi imkanlarımla, tırnaklarımla kazıyarak aldım. Maddiyatı gerçekten önemli değil, kornayı yine alırım ama evimin önünde böyle bir şeyin yapılması, elini kolunu sallayarak gelip emeğimin çalınması içime dokundu" dedi. "Evimin önüne gelip böyle bir şey yapmaları içime dokundu" Hırsızlara çağrıda bulunarak şüphelilerin bir an önce yakalanmasını isteyen Mavi, "Buradan sanayiye gidiyordum. Kavşakta birine selam verecektim, kornaya bastım kornanın çalmadığını fark ettim. Sonra sanayiye gidince arabama baktım, kornaların olmadığını gördü. Eve geldim kameraları inceledim. Kameralarda iki kişinin gelip elini kolunu sallayarak arabamdan kornalarımı söktüklerini gördüm. Teybi sökmüşler. Bir de örtüm vardı, konsol örtüm. Onu almışlar. Mavi bir örtüydü. Aracımı kendi imkanlarımla aldım, o yüzden benim için daha değerli. Maddiyat önemli değil de evimin önüne gelip böyle bir şey yapmaları içime dokundu. Kamera olmasa ne yapacaktık bilmiyorum. Emniyete gittik, ’size dönüş yapacağız’ dediler, o gün bugündür haber bekliyoruz. Yani geri getirip yerine takarsa belki bir ihtimal yine bir şey olmayabilir ama ben yine de şikayetçi olacağım. Bunların bir cezası olması lazım" şeklinde konuştu. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Aydın Efeler’de Fenerbahçeliler Parkı için ilk kazma vuruldu Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Fenerbahçe taraftarlarına verdiği sözü tutarken, Fenerbahçeliler Parkı için ilk kazma vuruldu. Daha önce Fenerbahçe taraftarlarına verdiği sözü tutan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin öncülüğünde hayata geçirilecek Fenerbahçeliler Parkı projesinde "ilk kazma" vuruldu. Zeybek Mahallesi’nde hayata geçirilecek park için Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri iş makineleriyle dolgu ve zemin hazırlık çalışmalarına başladı. "Adını Fenerbahçe taraftarları belirleyecek" Başkan Yetişkin, daha önce Fenerbahçe taraftarlarıyla bir araya geldiği buluşmada, Aydın’daki spor kültürüne vurgu yaparak önemli bir müjde vermişti. Kentte Galatasaray taraftarları için Metin Oktay Parkı ve Beşiktaş taraftarları için Süleyman Seba Parkı bulunduğunu hatırlatan Yetişkin, Fenerbahçeliler için de özel bir park projesini hayata geçireceklerini açıklamıştı. Parkın adının ise Fenerbahçe taraftarlarının önerileriyle belirleneceğini duyurmuştu. Parkın tamamlanmasıyla birlikte Zeybek Mahallesi, hem dinlenme alanı hem de taraftarların buluşma noktası olacak yeni bir sosyal mekana kavuşacak. "Efeler’de her renge yer var" Çalışmaların başlamasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın’da her renge, her sevgiye yer var. Fenerbahçeli hemşehrilerimizle bir araya geldiğimizde verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Adını Fenerbahçe taraftarlarımızla birlikte belirleyeceğimiz bu parkı Efeler’imize kazandırmak bizim için büyük bir gurur. Bu park, sadece bir yeşil alan değil, birlikteliğin, hoşgörünün ve sporun ortak dili olacak" dedi.