POLİTİKA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 20:35

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Açık söylüyorum, ilkelerimiz söz konusu olduğunda komplekse kapılmayız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Açık söylüyorum, ilkelerimiz söz konusu olduğunda komplekse kapılmayız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sayın Trump’la telefon görüşmemizde de ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Kabine Toplantısı Beştepe’de gerçekleştirildi. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine gündemine dair açıklamalarda bulundu. Yeni yılın hayırlar getirmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle yeni yılın ülkemize, milletimize, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyor; aziz milletimize huzur, kardeşlik ve bereket dolu bir yıl temenni ediyorum. Yine bu vesileyle 2025 yılı boyunca Türkiye’nin büyümesi, kalkınması ve hedeflerine daha da yaklaşması için ter döken herkese teşekkür ediyorum. Devletimizin bekasını ve insanımızın huzurunu temin uğrunda can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’lı teröristlerin şehit ettiği 3 emniyet mensubunu rahmetle anarak, "Şehitlerimizin, her biri metanet abidesi olan muhterem ailelerine ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Türk milleti olarak bizler, 86 milyon insanımız ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimizle gerçekten büyük bir aileyiz. Ankara’daki, Adıyaman’daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ’daki ve diğer tüm vilayetlerdeki vatandaşlarımız neyse, dünyanın farklı köşelerinde, hayat, haysiyet, helal rızık mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlarla dünyanın farklı köşelerinde hayat mücadelesi veren Türklerin milletin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Hangi siyasi görüşten, kökenden, mezhep ve meşrepten olursak olalım, hepimiz, şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak; kardeşiz, kaderdaşız, ezelden-ebede biriz ve beraberiz" dedi.


Konuşmasında Mehmet Akif Ersoy’un Safahat’ından dizelere atıf yapan Erdoğan, ayrışma ve fitnenin milletleri zayıflattığını, birliğin ise güçlendirdiğini vurguladı. Türkiye’ye yönelik nifak girişimlerinin geçmişte olduğu gibi bugün de süreceğini ifade eden Erdoğan, bu tuzaklara düşülmeyeceğini söyledi.


"Türkiye’ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir"


Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye’nin huzuru, güvenliği, bekası olunca, ayrılıkların bir tarafa koyulması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız. Mehmet Akif’in Kastamonu’da, Nasrullah Camii’nde verdiği vaazın bir bölümünü, özellikle bizleri ekranları başında izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine getirmekte fayda görüyorum. Millî Mücadele’nin en sancılı günlerinde merhum Akif, şöyle sesleniyordu: ‘Milletler, topla, tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak, aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır. Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri, ne filan vilayet, ne filan sancaktır; doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir.’ Evet; bugün de boylarına-poslarına bakmadan son derece kibirli bir edayla Türkiye’ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir, vatanımızdır; büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir" ifadelerini kullandı.


"40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz"


Milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içinde olanların, Türkiye’nin rakiplerine hizmet ettiğini belirten Erdoğan, "Her kim, ortak değerlerimizi hedef alıyor, aramızdaki rabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa, Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarının, işte bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız. Daha önce de çeşitli vesilelerle dile getirdim; yılın bu ilk günlerinde bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum: On yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası, Türkiye’nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ’ından FETÖ’süne, DHKP/C’sinden PKK’sına gayri meşru yapıların hepsi, birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır. Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi. Savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin basireti, feraseti, sağduyusu sayesinde, terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak, bu imkânın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz" diye konuştu.


"Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan ‘5 dakikacık’ ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza ‘5 dakikalık bir görüşme’ için yalvarmıyoruz"


Hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden; Türkiye’nin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunmaya devam ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan ‘5 dakikacık’ ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza ‘5 dakikalık bir görüşme’ için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin ve büyük bir devletin mensubu olduğumuzun bilinciyle, her yerde dik duruyor, ama diklenmiyoruz. Hep söyledik, bugün tekrar ediyorum; biz ne kuru hamaset, ne ucuz polemik peşindeyiz; ne de rol kapma, rol çalma derdindeyiz. Biz, Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz" dedi.


"CHP Genel Başkanı’nın isabetli tek bir öngörüsünü bulamazsınız"


Türkiye’nin dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin başında geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’den Suriye’ye nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa, tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. Açık söylüyorum; ilkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız. Bu hakikati, ana muhalefetin başındaki zat bilmese de; Afrika’dan Latin Amerika’ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir. Aziz milletim, lütfen son yıllarda bölgemizde cereyan eden hadiseleri ve bunlara karşı CHP’nin yaklaşımını şöyle bir gözden geçirelim. CHP Genel Başkanı’nın isabetli tek bir öngörüsünü bulamazsınız. Ne Karadeniz’de ne Doğu Akdeniz’de ne Gazze soykırımında ne Libya ne de Suriye konusunda; tutarlı, vicdanlı, omurgalı hiçbir duruşları yok. Tek bildikleri hükümetimize karşı çıkmak; bizim ‘ak’ dediğimize ‘kara’, ‘doğru’ dediğimize ‘yanlış’ demek" açıklamasında bulundu.


"Muhalefet, ‘iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun’ mantığıyla hareket edemez"


Ana muhalefet partisi ile iktidar arasındaki fikir ayrılıklarının yaşandığı olaylardan örnekler veren Cumhurbaşkanı, "Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde, şimdi karşılarında süklüm püklüm oldukları güç odaklarının işaretiyle hükümetimizi eleştirenler, bunlardı. Suriye’nin devrik lideri ülkesinden kaçarken ‘Esad’la görüşülmeli’ diyenler, bunlardı. Karabağ’ın 44 günlük vatan muharebesinde, Ermeni diasporasıyla söz birliği içinde can Azerbaycan’ı desteklememize karşı çıkanlar, bunlardı. Gazze soykırımında Filistin direnişine terör yaftası yapıştıranlar, bunlardı. Yıllarca Türkiye’yi DEAŞ’a destek vermekle suçlayanlar, bunlardı. Avrupa’ya Türkiye’yi şikâyet turları düzenleyenler, bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler, bunlardı. Dış politikada ‘omurga’ nedir, ‘ilke’ nedir, ‘milli menfaat’ nedir bilmeyenler, yine bunlardı; bugün bize ahkam kesen ana muhalefet yöneticileriydi. Şimdi çıkmışlar, akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama bunun adı yüzsüzlüktür. Muhalefet, ‘iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun’ mantığıyla hareket edemez; böyle bir sorumsuzluğun içinde olamaz. Dahası bu kadar basiretsizlik örneğinden sonra, bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini, bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir" ifadelerine yer verdi.


"Siyasette kutuplaşmayı bu provakatif üslupla mı azaltacaksınız?"


Amerika Birleşik Devletleri’nin, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik operasyonunun ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı paylaşımlara cevap veren Erdoğan, "Ülkemizden 11 bin kilometre ötede, Türkiye’yle yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede bir hadise yaşanıyor; CHP Genel Başkanı’nın aklına ilk gelen; bize saldırmak, çeşitli fotoğraflar üzerinden bize sataşmak oluyor. Allah aşkına, bu, patolojik bir ruh halinin işareti değilse, nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provakatif üslupla mı azaltacaksınız? İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde, Türkiye’nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız? Biz, tabii ki bunlara kulak asmayacak, çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye’nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını, büyük ve güçlü Türkiye’ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var. Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Bakın biz, iç politikayı da dış politikayı da ilkelerle yapan; akılla ve vicdanla yapan bir hükümetiz; böyle bir kadroyuz. Dünyanın neresinde olursa olsun, siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz" açıklamasında bulundu.


"Trump’la telefon görüşmemizde de ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik"


Amerika Birleşik Devletleri’nin, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik operasyonunu da değerlendiren Erdoğan, "Venezuela meselesinde de, hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse, onu yapmanın gayretindeyiz. Sayın Maduro ve Venezuela halkı, milletimizin dostu olduğunu her zaman göstermiştir. İki dost ülke olarak, zor günlerimizde birbirimizle dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdik. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Şurası bir gerçek ki; ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi, küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır. ‘Hukukun gücü’ yerine ‘gücün hukukunun’ egemen olduğu bir dünyada; istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz. Biz, Türkiye olarak, ne bölgemizde ne başka coğrafyalarda, kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz. Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması bu bakımdan önemlidir. Bugünkü kabine toplantımızda, ilgili birimlerimizin derlediği güncel bilgiler ışığında, Venezuela vakasını enine boyuna değerlendirdik. Amerikan Başkanı Sayın Trump’la telefon görüşmemizde de, ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik. Türkiye ve Türk milleti; refah, huzur, kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir" diye konuştu.


"Bu yılın sonunda, ihracatta 282 milyar doları hedefliyoruz"


Ekonomi konusunda da konuşan Erdoğan şöyle devam etti:


"2025 senesini 273,4 milyar dolarlık bir ihracat rakamıyla kapattık. Böylece geçen yıla göre ihracatta yüzde 4,5 oranında bir artış kaydettik. Aralık ayı ihracatımızda, Kasım ayına kıyasla yüzde 12,8 oranında bir artış oldu ve ihracatımız 26 milyar 411 milyon dolara yükseldi. Bu rakamlarla hem aylık bazda, hem de yıllık olarak Cumhuriyet tarihimizin rekoruna imza attık. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Bir başka çarpıcı oran hizmetler ihracatımızdır. Hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığı görülüyor. İnşallah, bu yılın sonunda, ihracatta 282 milyar doları hedefliyoruz. Hizmetler ihracatında ise 128 milyar doları yakalayarak; toplam 410 milyar dolar mal ve hizmetler ihracatına ulaşmayı istiyoruz. Bu vesileyle, tüm ihracatçı kuruluşlarımızı, iş adamlarımızı, ilgili sivil toplum örgütlerini, ilgili bakanlarımızı ve bürokratlarımızı tebrik ediyorum. 2026 yılına, ekonomi cephesinden gelen umut verici haberlerle giriyoruz. Makro Ekonomik İstikrar ve Reform Programımızın semeresini, başta enflasyon olmak üzere, birçok alanda yavaş yavaş topluyoruz. Nitekim, bugün, 2025 yılına dair önemli bir gösterge daha açıklandı. İhracatta olduğu gibi enflasyonda da son derece güzel haberler aldık. Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi yüzde 0,89 oranında gerçekleşti ve böylece 2025 yılı enflasyon oranı yüzde 30,89 oldu. Böylece yıllık enflasyon 49 ayın en düşük seviyesine indi. Burada da kalmayacak, enflasyonu daha düşük seviyelere çekeceğiz. Enflasyon verilerinin de ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."


Burs ücretleri lisans öğrencilerinde 4 bin, yüksek lisans öğrencilerinde 8 bin liraya yükseltildi


Son olarak üniversiteli gençlere müjde veren Erdoğan, "Şu müjdemizi paylaşmak isterim. Biliyorsunuz, 2002 yılında 451 bin 550 üniversite öğrencilerimize yalnızca 45 lira burs ve öğrenim kredisi veriliyordu. Biz bu rakamı her geçen yıl katlayarak artırdık; eğitim yolculuklarında genç kardeşlerimizin daima yanında olduk. 2025 yılı içerisinde 867 bin kişiye kredi, 651 bin kişiye burs olma üzere, toplam 1 milyon 518 bin üniversite öğrencimize destek sunduk. Sadece geçen sene üniversite öğrencilerimize sağladığımız burs ve kredi desteğinin toplamı 34 milyar 14 milyon liradır. 2025 yılında burs ve öğrenim kredisi olarak; lisans öğrencilerimize 3 bin lira, yüksek lisansa 6 bin lira, doktoraya 9 bin lira destek sunuyorduk. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı yüzde 33 oranında artırarak; Lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya. Yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya. Doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükseltiyoruz. Gençlerimize ve ailelerine hayırlı-uğurlu olsun" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Azgın dereye kapıldı 4 saatlik mücadeleyle hayata tutundu Nazilli ilçesinde debisi yükselen Mergen Çayı’nda aracıyla birlikte akıntıya kapılan Y.H., ekiplerin 4 saat süren yoğun çalışması sonucu kurtarıldı. Aydın’ın Nazilli ilçesinde debisi yükselen derede akıntıya kapılan bir kişi, ekiplerin zamanla yarıştığı operasyonla kurtarıldı. Olay, Nazilli ilçesi Mergen Çayı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aracıyla köprü altından geçmeye çalışan ve alkollü olduğu öğrenilen Y.H., aniden yükselen su seviyesinde mahsur kaldı. Kısa sürede etkisini artıran akıntıya direnemeyen araç, sürücüsüyle birlikte sürüklenerek sulara kapıldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Şiddetini artıran yağışla birlikte suyun debisi yükselirken, ekipler Y.H.’yi kurtarmak için seferber oldu. İlk müdahalede gücünü kaybeden Y.H., akıntıya kapılarak metrelerce sürüklendi. Dal parçalarına tutunarak hayatta kalmaya çalışan vatandaş için bölgeye AFAD, Jandarma Arama Kurtarma, UMKE, NAFAD, NAKSAR ve Yesevi Arama Kurtarma ekipleri de yönlendirildi. Yaklaşık 100 personelin katıldığı ve 4 saat süren kurtarma çalışmaları sonrasında Y.H. kurtarıldı. Kurtarılan Y.H., olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Nazilli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Konya Konya’da çatı hırsızlarına nefes kesen takip Konya’da polis ekipleri tarafından yapılan çalışmada iki ayrı ikametin çatısına girerek güneş enerjisi sistemlerini çalan 2 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, merkez Meram ilçesi Aydoğdu Mahallesi’nde meydana gelen açıktan hırsızlık ve mala zarar verme olayında, iki ayrı ikametin çatısına girilerek güneş enerjisi sistemlerinin çalındığı tespit edildi. Olayın ihbar edilmesi üzerine polis ekipleri harekete geçerek geniş çaplı bir çalışma başlattı. Ekipler tarafından yürütülen titiz ve kapsamlı araştırmalar neticesinde, olayın şüphelilerinin 12 suç kaydı olan S.T. (33) ve 29 suç kaydı bulunan ve aranan B.D. (33) olduğu belirlendi. Sahada yürütülen koordineli çalışmalar ve elde edilen bilgiler doğrultusunda şüphelilerin izleri kısa sürede tespit edilerek takibe alındı. Konevi Mahallesi’nde yeri belirlenen B.D., polis ekiplerinin "dur" ihtarına uymayarak kaçmaya başladı. Yaşanan kovalamaca sırasında kısa sürede etrafı sarılan şüpheli, görevli ekiplere mukavemet gösterdi. Polis ekiplerinin müdahalesi ile kademeli güç kullanılarak etkisiz hale getirilen B.D.’nin yapılan sorgusunda, hakkında toplam 25 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Şüpheliler, olayda kullanılan ve suç unsuru olduğu değerlendirilen malzemelerle birlikte Feridiye Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi.
Kocaeli İZAYDAŞ tesislerinde üretilen elektrikle 14 bin hanenin ihtiyacı karşılandı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin iştirakleri İSU ve İZAYDAŞ, yenilenebilir kaynaklar ve atıktan enerji üretimiyle milyonlarca kilovatsaat elektrik üreterek hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağladı. İZAYDAŞ tesislerinde üretilen elektrikle 14 bin hanenin ihtiyacı karşılandı. İSU Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında suyun, güneşin ve arıtma çamurunun gücü elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Bu doğrultuda 2016 ile 2025 yılları arasında İSU tarafından kurulan hidroelektrik (HES), güneş (GES) ve biyokütle (BES) enerji santrallerinde toplam 120 milyon 425 bin 300 kilovatsaat elektrik üretildi. Doğaya dost bu üretimden elde edilen ekonomik değer ise 194 milyon 797 bin lira olarak kayıtlara geçti. Tesis bazındaki üretim detaylarına bakıldığında, hidroelektrik santrallerinden 65,9 milyon, güneş enerji santrallerinden 41,7 milyon ve biyokütle enerji santrallerinden 12,7 milyon kilovatsaat elektrik elde edildi. İZAYDAŞ tesislerinde atıklar enerjiye dönüştü Kentin bir diğer önemli çevre yatırımı olan İZAYDAŞ tesislerinde de atıklar çöpe gitmek yerine enerjiye dönüşüyor. Kurum bünyesinde faaliyet gösteren çöp gazı (LFG) ve biyogaz tesislerinde 41 milyon 316 bin kilovatsaat elektrik üretilerek yaklaşık 14 bin hanenin enerji ihtiyacı karşılandı. Sistemde yer alan atık yakma tesisinde de 17 milyon 497 bin kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleştirildi. Enerji verimliliği tescillendi Öte yandan İSU Genel Müdürlüğünün enerji verimliliğini artırmaya yönelik yürüttüğü çalışmalar "TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Belgesi" ile tescillendi. Ayrıca Kocaeli Üniversitesi ile imzalanan işbirliği protokolü sayesinde enerji tüketiminin daha da optimize edilmesi hedefleniyor.
Mersin Minik yetenekler sahne aldı, bahar şenliği renkli geçti Mersin Büyükşehir Belediyesinin Mezitli Çocuk Kampüsünde düzenlediği ve tüm çocuk kampüslerinin katkısıyla hazırlanan ‘Bahar Şenliği’, çocukların sahnelediği gösteriler ve renkli etkinliklerle coşku dolu anlara sahne oldu. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen Bahar Şenliğinde çocuklar; drama gösterileri, koro performansları, müzik ve dans etkinlikleriyle sahne aldı. Etkinlik kapsamında maskot gösterileri, yüz boyama aktiviteleri ve bando performanslarıyla kampüs alanı adeta şenlik alanına dönüştü. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği programda çocuklar baharın tazeliğinde keyifli vakit geçirdi. Şenlikte ayrıca 21-26 Mart Dünya Orman Haftası dolayısıyla Doğa Atölyesi öğrencilerine defne ve çam fidesi hediye edildi. Çocukların fidanları dikerek büyüme süreçlerini takip etmesi hedeflenirken, doğayı koruma bilincine de dikkat çekildi. Programda tüm çocuk kampüslerinin hazırladığı tasarım ürünleri ve resimler sergilenirken, "Ormanın Kalbi Konuşuyor", "Doğanın Mucizesi" ve "Suyun Gücü" adlı drama gösterileri de sahnelendi. Etkinlik, çocuk korosu, halk dansları ve piyano dinletisiyle devam etti. Şenlikte konuşan Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, çocukların gelişiminde ailelerin ve eğitim ortamlarının önemine dikkat çekerek, "Aileyi bir ağaca benzetiyorum. Ağaç kökleriyle toprağa tutunmuş ve bunun en kıymetli noktası da çocuklarımız. Çocuklarımız en güzel kök, en güzel filiz ve en güzel çiçek" dedi. Çocukların mutlu olmasının ailelerin de mutluluğu anlamına geldiğini ifade eden Seçer, çocukların yeteneklerini keşfedebilecekleri alanların önemine vurgu yaptı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu ise çocuk kampüslerinde yürütülen atölye çalışmalarının çıktılarının şenlikte sergilendiğini belirterek, "Şenlikte atölyelerden aldığımız sonuçları görüyoruz. Herkes çok mutlu ve huzurlu" diye konuştu. Çocuk kampüslerinde müzik, dans, doğa, halk oyunları, akıl-zeka oyunları, tasarım, hobi ve mutfak atölyeleri gibi birçok alanda eğitim verildiğini kaydeden Dokucu, bugüne kadar yaklaşık 35 bin çocuğa ulaşıldığını söyledi. Mezitli Çocuk Kampüsü Doğa Atölyesi Eğitmeni Menel Şahin Saban da Orman Haftası kapsamında çocuklarla birlikte fidan dikimi gerçekleştirdiklerini belirterek, doğa bilincini uygulayarak öğretmeyi amaçladıklarını ifade etti. Şenliğe katılan veliler de etkinlikten memnuniyet duyduklarını dile getirirken, öğrenciler ise yüz boyama, tiyatro ve müzik etkinlikleriyle keyifli bir gün geçirdiklerini söyledi.