POLİTİKA - 22 Nisan 2026 Çarşamba 20:10

Büyükelçi Zadeh: "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır"

A
A
A
Büyükelçi Zadeh: "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır"

İran’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Mohammad Hassan Habibullah Zadeh, "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Burada önemli olan nokta şudur. Uluslararası siyasetin gerçek ortamında saldırı ile savunma arasındaki sınır her zaman tartışılmaktadır. Her aktör kendi anlatısını meşru kılmaya çalışır. Bu nedenle bu savaşı anlamak anlatıların savaşını dikkate almadan mümkün değildir" dedi.


Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından düzenlenen "Çarşamba Sohbetleri" konferansına, İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Dr. Mohammad Hassan Habibullah Zadeh katıldı. Büyükelçi Zadeh konferansta, "İran’ın Haklı Savaşı, Bölgesel-Küresel etkileri ve Adil Yeni Bir Dünya" başlıklı konuşmasına gerçekleştirdi.


Zadeh konuşmasında, "Bugün uluslararası sistemin en karmaşık ve aynı zamanda en belirleyici meselelerinden biriyle karşı karşıyayız. Öyle bir mesele ki, yalnızca bir ülkenin kaderiyle değil, bir bölgenin ve hatta küresel düzenin geleceğiyle doğrudan bağlantılıdır. İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı ABD’nin ve Siyonizm rejiminin dayatılan savaşçı bölgesel ve küresel sonuçları. Bu toplantıda özellikle bu konuyu üç düzlemde ele alacağım. Birincisi, bu savaşın ortaya çıkış nedenleri ve meşru müdafaa kavramıyla ilişkisi. İkincisi, bölgesel sonuçları ve Batı Asya’da güvenliğinin yeniden tanımlanmasının gerekliliği. Üçüncüsü ise, komşu ülkelerin rolü ve mevcut durumdan çıkış için pratik çözümünü ederim" diye konuştu.


Savaşı sadece askeri bir çatışma olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Zadeh, "Bu savaşın nedenlerini analiz edebilmek için yalnızca olaylar düzeyinde kalmayıp, uluslararası sistemin yapısal dinamiklerine ve hakim mantığına bakmak gerekir. İlk bakışta bu savaşı sadece geçici bir askeri çatışma olarak değerlendirmek mümkün değildir. Aksine onu bölgesel düzene ilişkin iki farklı yaklaşımının karşı karşıya gelmesi bağlamında analiz etmek gerekiyor. Bir yanda hegemonya, müdahale ve üstünlük arayışına dayalı bir yaklaşım, diğer yanda ise bağımsızlık, caydırıcılık ve direnişi esas alan bir yaklaşım bulunmaktadır. Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti son 10 yılda bağımlılık modelinden uzaklaşarak bağımsız bir aktör olma yönünde adımlar atmış ve bölgesel denklemlerde etkin bir rol üstlenmeye çalışmıştır. Bu yaklaşım özellikle güvenlik ve strateji alanlarında bazı güçlerin çıkarlarıyla çatışmıştır" şeklinde konuştu.



"Her aktör kendi anlatısını meşru kılmaya çalışır"


Meşru müdafaa kavramını ve savaşın hukuki boyutunu değerlendiren Zadeh, şunları kaydetti:


"Bu analizde önemli bir hukuki boyut da vardır, meşru müdafaa kavramı. Uluslararası hukukta temel ilke güç kullanımının yasaklanmasıdır. Ancak bunun bir istisnası vardır ve o da tehdit veya saldırı karşısında meşru müdafaa hakkı. İran’a göre son saldırılara verilen karşılıklar bu çerçevede değerlendirilmelidir. Başka bir ifade ile İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Burada önemli olan nokta şudur. Uluslararası siyasetin gerçek ortamında saldırı ile savunma arasındaki sınır her zaman tartışılmaktadır. Her aktör kendi anlatısını meşru kılmaya çalışır. Bu nedenle bu savaşı anlamak anlatıların savaşını dikkate almadan mümkün değildir. Öte yandan İsrail rejiminin bu denklemdeki olumsuz rolü de dikkat çekicidir. Pek çok analiz bu rejimin stratejik üstünlüğünü korumak amacıyla bağımsız bölgesel güçleri sınırlamayı veya zayıflatmaya çalıştığını göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin bu yaklaşımı desteklemesi de iki aktör arasında stratejik bir örtüşmeye işaret etmektedir. Sonuç olarak bu savaşın şu unsurların birleşimiyle ortaya çıktığı söylenebilir. Jeopolitik rekabetler, güç dengeleri değiştirme çabaları, İran İslam Cumhuriyeti’nin artan bölgesel yoluna yönelik kaygılar, stratejik baskı oluşturma gelişimleri. Ancak kritik nokta şudur, bu yaklaşım gelinimi azaltmak yerine bir güvensizlik ve istikrarsızlık döngüsünü beslemiştir."



Büyükelçi Zadeh: "İran savaşın başlatıcısı değil, fiili bir tehdide karşılık veren taraf olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Memur-Sen: "4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır" Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından yapılan açıklamada, "Mevcut haliyle 4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır. Adil, eşitler arası ve özgür sendikacılığı esas alan yeni bir yasal düzenleme artık zorunluluktur" denildi. Memur-Sen tarafından yapılan açıklamada, "2026 yılının ilk Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısını; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun güncel koşullara göre yeniden ele alınması ve toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında yaşanan sorunların giderilmesi gündemiyle gerçekleştirdik. Mevcut haliyle 4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır. Adil, eşitler arası ve özgür sendikacılığı esas alan yeni bir yasal düzenleme artık zorunluluktur. KPDK’nın bu değişim için somut iradenin ortaya konduğu bir milat olmasını bekliyoruz. 4688 sayılı kanun değişmelidir. Geride kalan süreçler, mevcut yapının sürdürülemez olduğunu açıkça göstermiştir. Memur-Sen olarak çözüm önerilerimizi ortaya koyduk. Artık söz değil, icraat zamanıdır. Bekleyen talepler karşılanmalıdır" ifadelerine yer verildi. Masada kazanılanın sahada korunması için mücadelenin devam ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılması, kariyer uzmanları ve akademik personelin haklarının iyileştirilmesi, disiplin affı, enflasyon kayıplarının giderilmesi, seyyanen zam, 1 derece verilmesi, bayram ikramiyesi, YHS’nin kaldırılması ve gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesi öncelikli başlıklardır. Toplu sözleşme hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır. İmza altına alınan kazanımların uygulamada geciktirilmesi kabul edilemez. Sorunun temelinde, uyuşmazlıklarda hızlı karar verecek bir mekanizmanın bulunmaması ve mevcut yasanın katı yapısı yer almaktadır. Toplu sözleşme hükümlerinin korunması ve keyfi uygulamaların önüne geçilmesi için; tek muhataplı, hızlı ve bağlayıcı karar alabilen bir Merkezi Kurum acilen hayata geçirilmelidir. Liyakat ve adalet temelinde hazırladığımız 10 başlıkta reform paketi; mülakattan merkezi yapıya, kadro ve statüden emeklilik ve mali haklara kadar kapsamlı bir dönüşüm içermektedir. Masada kazanılanın sahada korunması, emeğin karşılığını bulması ve adaletin tesisi için mücadelemizi sürdürüyoruz."
İstanbul Ziraat Türkiye Kupası: Galatasaray: 0 - Gençlerbirliği: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Galatasaray, evinde Gençlerbirliği ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk devresi golsüz eşitlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 31. dakikada sağ taraftan Sane’nin ortasında kale önünde Goutas’tan seken top penaltı noktasında bulunan Icardi’nin önüne düştü. Icardi’nin bekletmeden şutunda meşin yuvarlak kalenin üzerinden auta çıktı. 41. dakikada orta alanda topu alanın Sane’nin savunma arkasına pasında Gençlerbirliği defansı topu uzaklaştırdı. Pozisyonun devamında Ahmed Kutucu’nun dönen topa gelişine vuruşunda meşin yuvarlak dışarıya gitti. Stat: RAMS Park Hakemler: Oğuzhan Aksu, Bahtiyar Birinci, Kerem Ersoy Galatasaray: Günay Güvenç, Sacha Boey, Wilfried Singo, Kaan Ayhan, Eren Elmalı, Mario Lemina, Renato Nhaga, Leroy Sane, Ahmed Kutucu, Noa Lang, Mauro Icardi Yedekler: Batuhan Şen, Ismail Jakobs, Davinson Sanchez, Roland Sallai, Yunus Akgün, İlkay Gündoğan, Lucas Torreira, Victor Osimhen, Barış Alper Yılmaz, Arda Ünyay Teknik Direktör: Okan Buruk Gençlerbirliği: Erhan Erentürk, Fıratcan Üzüm, Dimitrios Goutas, Thalisson, Abdurrahim Dursun, Ousmane Diabate, Samed Onur, Cihan Çanak, Oğulcan Ülgün, Metehan Mimaroğlu, Adama Traore Yedekler: Ricardo Velho, Göktan Gürpüz, Furkan Ayaz Özcan, Sekou Koita, Matej Hanousek, Emirhan Ünal, Arda Çağan Çelik, Ensar Kemaloğlu, Franco Tongya, Yiğit Hamza Aydar Teknik Direktör: Volkan Demirel Sarı kartlar: Kaan Ayhan, Mario Lemina (Galatasaray), Fıratcan Üzüm (Gençlerbirliği)
Zonguldak Karadeniz Ereğli’de 23 Nisan coşkusu Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Karadeniz Ereğli Anadolu Hastanesi’nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuk hastalıkları servisinde kutlama programı düzenlendi. Hastanede gerçekleştirilen etkinlikte minik hastalar için pasta kesilerek çeşitli eğlenceler organize edildi. Tedavi gören çocukların moral ve motivasyonunu artırmayı amaçlayan programda, sağlık çalışanları çocuklarla yakından ilgilenerek bayram sevincini birlikte yaşadı. Karadeniz Ereğli Anadolu Hastanesi Genel Müdürü Dr. Evrim Balbaloğlu yaptığı açıklamada, çocukların toplumun en kıymetli emaneti olduğunu belirterek, "Çocuklarımız sevginin, umutlarımızın ve yarınlarımızın en kıymetli emanetidir. Sağlıklı ve güven dolu bir dünya inşasında onların yüzündeki tebessüm en büyük motivasyonumuzdur. Biz sağlık çalışanları olarak yalnızca hastalıkları tedavi etmekle kalmıyor, çocuklarımızın daha sağlıklı bir geleceğe ulaşmasını sağlamak için de çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir gelecek, sağlıklı nesillerle mümkündür. Anadolu Hastanesi olarak tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz" dedi. Etkinlik kapsamında hastane personeli, hemşireler ve yönetim kadrosu da çocuklarla birebir ilgilenerek onların bayram coşkusuna ortak oldu. Kutlama programı, çocukların yüzlerindeki tebessümle son buldu.