GÜNDEM - 22 Nisan 2026 Çarşamba 21:16

Karadeniz Ereğli’de 23 Nisan coşkusu

A
A
A
Karadeniz Ereğli’de 23 Nisan coşkusu

Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Karadeniz Ereğli Anadolu Hastanesi’nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuk hastalıkları servisinde kutlama programı düzenlendi.


Hastanede gerçekleştirilen etkinlikte minik hastalar için pasta kesilerek çeşitli eğlenceler organize edildi. Tedavi gören çocukların moral ve motivasyonunu artırmayı amaçlayan programda, sağlık çalışanları çocuklarla yakından ilgilenerek bayram sevincini birlikte yaşadı. Karadeniz Ereğli Anadolu Hastanesi Genel Müdürü Dr. Evrim Balbaloğlu yaptığı açıklamada, çocukların toplumun en kıymetli emaneti olduğunu belirterek, "Çocuklarımız sevginin, umutlarımızın ve yarınlarımızın en kıymetli emanetidir. Sağlıklı ve güven dolu bir dünya inşasında onların yüzündeki tebessüm en büyük motivasyonumuzdur. Biz sağlık çalışanları olarak yalnızca hastalıkları tedavi etmekle kalmıyor, çocuklarımızın daha sağlıklı bir geleceğe ulaşmasını sağlamak için de çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir gelecek, sağlıklı nesillerle mümkündür. Anadolu Hastanesi olarak tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz" dedi.


Etkinlik kapsamında hastane personeli, hemşireler ve yönetim kadrosu da çocuklarla birebir ilgilenerek onların bayram coşkusuna ortak oldu. Kutlama programı, çocukların yüzlerindeki tebessümle son buldu.



Karadeniz Ereğli’de 23 Nisan coşkusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Depremde anne ve babasını kaybeden kadından Alpargün Apartmanı kararına tepki Adana’da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında verilen ceza, yeniden yapılan yargılamada 62 kez müebbet ve 865 yıl hapisten 22 yıl 6 aya indirildi. Binada anne ve babasını kaybeden kadın karara tepki gösterdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa sundu. Duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık hakkında daha önce verilen "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. Heyet, "olası kast" hükmünü kaldırarak sanığı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimi uygulamaksızın 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. "Eksikliklerin gayet farkındaydı" Depremde anne ve babasını kaybeden Tuğba Şık, karara tepki göstererek, yerel mahkemenin iki kez verdiği "olası kast" kararının istinafta "bilinçli taksir"e dönüştürüldüğünü söyledi. Şık, "62 kez müebbet ve 865 yıl olan ceza 22 yıl 6 aya indirildi. Dava sürecinde avukatların yaptığı savunma ve bizlerin beyanları görmezden gelindi. Savcı, ara verip düşünmeyi bile gerek görmeden mütalaasını sundu. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şimdi Yargıtay’a ve gerekirse üst mahkemelere gideceğiz" dedi. Sanığın suç işlediğinin farkında olarak bu binayı yaptığını savunan Şık, "Kendisi yüksek inşaat mühendisiydi ve yaptığı eksikliklerin gayet farkındaydı. Depremin ilk günü suçunun farkında olarak Kıbrıs’a kaçmıştır" diye konuştu. Şık, sanığın önceki beyanlarını da hatırlatarak, "Daha sonra mahkemelerde, betonun kalitesizliğinden, betonun karılmadığından, Ceyhan Nehri’nden kum aldığından ve denetime gelen ekiplerin çay içip gittiklerinden bahsetmiştir" ifadelerini kullandı. Ailelerin büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Şık, "Ben depremde annemi ve babamı kaybetmiştim. Burada 96 kişi öldü. Olası kastın çıkması için 96 kişinin heyetin önünde mi ölmesi lazım? 96 kişi sadece 10 saniye içinde öldü. Karar sonrası uyuyamadık" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Antalya Manavgat Belediyesi’ne yönelik soruşturmada 5 tutuklama Manavgat Belediyesinin eski Başkanı Şükrü Sözen dönemine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 5’i tutuklandı, 2 şüpheliye ev hapsi verilirken, 9 şüpheli ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Gözaltına alınan 5 kişi ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Manavgat’ta ‘rüşvet’, ‘zimmet’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından geçen yıl Eylül ayında gözaltına alınan eski Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen ile kardeşi Fatih Sözen, tutuklandı. Şükrü Sözen hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ’irtikap’, ’rüşvet’, ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından devam eden soruşturma kapsamında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadeler, elde edilen yeni deliller çerçevesinde aralarında belediye çalışanı, turizmci, iş insanı ve müteahhitlerin bulunduğu 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü’nün Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ile müşterek olarak düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemleri için Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Dün ve bugün jandarmada işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından ifadesi alınan şüphelilerden 5’i serbest bırakıldı. 16 şüpheli ise tutuklama ve adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimine sevk edildi. Sulh Ceza Hakimi’ne savunma yapan şüphelilerden Ömer B., Muammer A., Mustafa Y., Serkan D., Ahmet Ö. tutuklandı. Tutuklanan şüphelilerden Ahmet Ö.’nün kalp krizi geçirdiği ve Manavgat Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından Antalya’ya sevk edildiği öğrenildi. Diğer şüphelilerden Mert Ö., Refik A.’ya ev hapsi cezası verilirken, 9 şüpheli yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza vermek gibi adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı.