SAĞLIK - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 12:02

"Böbrek taşını tedavi etmek her zaman yeterli olmayabilir"

A
A
A
"Böbrek taşını tedavi etmek her zaman yeterli olmayabilir"

Böbrek taşı hastalığının, yalnızca şiddetli ağrıya neden olan geçici bir sağlık sorunu olarak görülmemesi gereken, tekrar etme riski yüksek metabolik hastalıklar arasında yer aldığına dikkat çeken Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ersin Atabey, "Taş çıkarılmış olsa bile altta yatan metabolik nedenler devam ettiği sürece yeni taş oluşabilir. Bu nedenle sadece taşı tedavi etmek yeterli değildir. Yetersiz sıvı tüketimi, yüksek tuz alımı, fazla hayvansal protein tüketimi ve bazı metabolik hastalıklar taş oluşumunu tekrarlayabilir" dedi.


Medical Park Ankara Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ersin Atabey, böbrek taşının idrarda bulunan bazı minerallerin yoğunlaşarak kristalleşmesi sonucu oluştuğunu belirterek, "Kalsiyum, oksalat, fosfat ve ürik asit gibi maddeler zamanla sert taş yapısına dönüşebilir. Temel sorun çoğu zaman idrarda taş oluşturan maddelerin fazla, idrar hacminin ise az olmasıdır" dedi.


"En önemli risk faktörü yetersiz su tüketimi"


Böbrek taşı oluşumunda birçok risk faktörünün etkili olduğunu dile getiren Op. Dr. Atabey, "Yetersiz su tüketimi, fazla tuz kullanımı, aşırı hayvansal protein tüketimi, obezite, diyabet, metabolik sendrom, ailede taş öyküsü ve daha önce taş düşürmüş olmak riski artırabilir" diye konuştu.


Op. Dr. Atabey ayrıca sık terleme, koyu renkli idrar, oksalattan zengin beslenme, gut hastalığı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve bazı bağırsak hastalıklarının da taş oluşumuna zemin hazırlayabileceğini ifade etti.


"En tipik belirti ani başlayan şiddetli ağrı"


Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrek içinde kalabildiğini belirten Op. Dr. Atabey, "En tipik belirti, taşın böbrekten idrar kanalına hareket etmesiyle başlayan ani ve şiddetli yan ağrısıdır. Bu ağrıya bulantı, kusma, idrarda kanama, sık idrara çıkma hissi ve idrar yaparken yanma eşlik edebilir" dedi.


Ağrının genellikle belin yan tarafında başladığını söyleyen Op. Dr. Atabey, "Taş aşağı indikçe ağrı alt karın, kasık, testis veya vajinal bölgeye yayılabilir. Hastalar çoğu zaman yerinde duramayacak kadar şiddetli ağrı hisseder" ifadelerini kullandı.


"Küçük taşlar kendiliğinden düşebilir"


Her böbrek taşında ameliyat gerekmediğini söyleyen Op. Dr. Atabey, "Özellikle küçük ve tıkanıklık oluşturmayan taşlar bol sıvı tüketimi, ağrı kontrolü ve bazı ilaç tedavileri ile kendiliğinden düşebilir" diye konuştu.


Op. Dr. Atabey, ancak ateş, enfeksiyon, şiddetli ağrı, böbrekte tıkanıklık, böbrek fonksiyonlarında bozulma veya taşın büyük olması gibi durumlarda müdahalenin gerekli olabileceğini söyledi.


"Tedavi taşın yerine ve boyutuna göre değişiyor"


Böbrek taşı tedavisinde uygulanacak yöntemin taşın boyutu, bulunduğu yer, sertliği ve hastanın genel durumuna göre belirlendiğini anlatan Op. Dr. Atabey, "Küçük taşlarda takip ve medikal tedavi uygulanabilirken, bazı taşlarda dışarıdan ses dalgaları ile taş kırma yöntemi kullanılabiliyor. Endoskopik lazer tedavileri ve büyük böbrek taşlarında perkütan cerrahi yöntemleri de uygulanabiliyor" dedi.


Op. Dr. Atabey, özellikle 2 santimetreden büyük böbrek taşlarında perkütan nefrolitotomi (PCNL) yönteminin etkili tedavi seçeneklerinden biri olduğunu belirtti.


"Taşın yeri tedavi seçimini etkiliyor"


"Taş tedavisinde tek doğru yöntem yoktur" diyen Op. Dr. Atabey, "Taşın boyutu, yeri ve böbreğin anatomik yapısı tedavi seçimini belirler. Küçük taşlar takip edilebilirken, daha büyük taşlarda endoskopik veya cerrahi yöntemler gerekebilir" dedi.


"Tekrar etme riski yüksek"


Böbrek taşının tekrar etme eğiliminin yüksek bir hastalık olduğunu vurgulayan Op. Dr. Atabey, "Taş çıkarılmış olsa bile altta yatan metabolik nedenler devam ettiği sürece yeni taş oluşabilir. Bu nedenle sadece taşı tedavi etmek yeterli değildir. Yetersiz sıvı tüketimi, yüksek tuz alımı, fazla hayvansal protein tüketimi ve bazı metabolik hastalıklar taş oluşumunu tekrarlayabilir" dedi.


"Kalsiyumu tamamen kesmek doğru değil"


Hastaların en sık yaptığı yanlışlardan birinin kalsiyumu tamamen kesmek olduğunu söyleyen Op. Dr. Atabey, "Birçok hasta kalsiyum taşı varsa süt ve yoğurdu bırakması gerektiğini düşünüyor. Oysa gereksiz kalsiyum kısıtlaması bazı hastalarda taş riskini artırabilir. Asıl önemli olan tuz tüketiminin azaltılması ve yeterli sıvı alınmasıdır" diye konuştu.


"İdrar renginin açık olması gerekiyor"


Günlük yaşamda alınabilecek önlemlere değinen Op. Dr. Atabey, "En önemli korunma yöntemi yeterli su tüketimidir. Gün boyunca idrar renginin açık kalacak düzeyde sıvı alınmalıdır. Fazla tuz tüketiminden kaçınılması, aşırı hayvansal protein tüketilmemesi, dengeli beslenilmesi ve taş düşüren hastalarda taş analizinin yapılması önemlidir" dedi.


Böbrek taşının yalnızca ağrı yapan bir hastalık olmadığını vurgulayan Op. Dr. Atabey, "Asıl başarı taşı kırmak ya da çıkarmak değil, yeni taş oluşumunu önlemektir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GİBTÜ’de inovasyon buluşması Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), bölgenin vizyoner gençlerini, teknoloji dünyasını ve sanayi devlerini bir araya getiren organizasyona ev sahipliği yaptı. İnovasyon ve geleceğin teknolojilerinin konuşulduğu "Dijital Ufuklar 2026" buluşmasında, genç girişimciler fikirlerini gerçeğe dönüştürme yolunda adım attı. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Mühendislik Topluluğu ile Proje Üretim ve Yönetim Topluluğu (PUY) iş birliğinde düzenlenen "1503 Dijital Ufuklar Gaziantep Genç İnovasyon ve Proje Pazarı", kapılarını açtı. GİBTÜ Üniversite Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilen organizasyon, bölgedeki genç yetenekleri ve teknoloji meraklılarını tek bir çatı altında buluşturdu. Vali Çeber stantları tek tek inceledi Geleceğin teknolojilerinin sergilendiği etkinliğe Gaziantep Valisi Kemal Çeber de katılarak gençlerin heyecanına ortak oldu. Stantları tek tek ziyaret eden Vali Çeber, gençlerle yakından ilgilendi. Proje sahibi öğrencilerden ve ekiplerden teknik detaylar hakkında bilgi alan Çeber, bölge gençliğinin inovatif vizyonundan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üretilen projelerin ülkenin milli teknoloji hamlesine büyük katkı sunacağını vurguladı ve genç girişimcileri tebrik etti. Geleceği inşa edecek nesil bu alanda yetişiyor Organizasyonun açılış konuşmasını gerçekleştiren GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, üniversite olarak bilime, teknolojiye ve gençlerin inovatif fikirlerine her zaman tam destek verdiklerini belirtti. Konuşmasında gençlerin potansiyeline olan inancını vurgulayan Rektör Demir, "Bugün burada sadece projeleri değil, Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, dijital ufuklarını görüyoruz. GİBTÜ olarak, gençlerimizin teorik bilgilerini ürüne ve katma değere dönüştürebilecekleri bu tarz güçlü platformları çok önemsiyoruz. Akademi ile sanayiyi buluşturan bu köprü, genç girişimcilerimizin ’Sektör Devleri’ ile tanışarak vizyon kazanmalarına vesile olacaktır. Fikir üreten, çalışan ve ülkemizin teknoloji vizyonuna omuz veren tüm öğrencilerimizle gurur duyuyorum. Geleceği inşa edecek nesil tam da bu alanda yetişiyor" dedi. Büyük bir başarıyla tamamlanan bu dev organizasyonun arka planında ise güçlü bir akademik koordinasyon yer aldı. Projenin yürütücülüğünü üstlenen Doç. Dr. Osman Hansu ve projenin araştırmacısı Araştırma Görevlisi Zeynep Yüksel, etkinliğin planlama aşamasından yürütülmesine kadar tüm süreçte genç girişimcilere rehberlik ederek organizasyonun omurgasını oluşturdu. Teknoloji ve inovasyon ekosisteminin aktörleri de gençleri bu anlamlı günde yalnız bırakmadı. T3 Vakfı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, GBB Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) gibi güçlü paydaşların kurumsal destekleriyle hayata geçirilen projenin yarışma ve heyecan dolu değerlendirme süreci başarıyla tamamlandı. Bölge üniversiteleri ve sanayi dünyası tek çatıda buluştu Bölgenin güçlü eğitim kurumlarının iş birliğiyle adeta bir teknoloji üssüne dönen etkinlikte, akademi ve sanayi dünyası stratejik bir iş birliğine imza attı. Başta ev sahibi GİBTÜ olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ), Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) gibi bölgenin lider üniversitelerinden katılan vizyoner gençler, yenilikçi projelerini jüri üyelerine ve sektör temsilcilerine sunarak adeta birbirleriyle yarıştı. Güçlü paydaşlar, büyük ödüller Teknoloji ve inovasyon ekosisteminin aktörleri de gençleri bu anlamlı günde yalnız bırakmadı. T3 Vakfı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) gibi güçlü paydaşların destekleriyle hayata geçirilen projenin yarışma ve heyecan dolu değerlendirme süreci başarıyla tamamlandı. Kariyer kapıları ardına kadar aralandı Sadece bir proje yarışması olmanın ötesine geçen etkinlik, genç girişimciler için profesyonel iş hayatına açılan güçlü bir kapı oldu. Katılımcılar, iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak geleceğe yönelik kariyer ve stratejik iş birliği fırsatlarını yakaladı. Günün sonunda, titizlikle yürütülen değerlendirme sürecinin ardından dereceye giren projeler, düzenlenen görkemli ve heyecan dolu törenle büyük ödüllerine kavuştu.
İstanbul Bayram öncesi "Baron" ve "Kral" Ataşehir’de görücüye çıktı: "Şu anda rakibi yok, İstanbul’da tek" İstanbul’da yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurban pazarlarında hareketlilik sürerken, Ataşehir Ataoğlu Kurban Pazarı’nda satışa çıkarılan "Baron" ve "Kral" isimli dev tosunlar vatandaşların ilgi odağı oldu. Ağırlıkları 1 tonu aşan dev boğalar, heybetleriyle dikkat çekti. Ataşehir Ferhatpaşa’da kurulan Ataoğlu Kurban Pazarı’nda sergilenen "Kral" isimli tosunun 1 ton 100 kilo, "Baron" isimli tosunun ise 1 ton 265 kilo ağırlığında olduğu öğrenildi. Besiciler, hayvanların yaklaşık 3 yılda arpa kırması, yem, saman ve otla beslendiğini ifade etti. Çadırda bulunan diğer büyükbaş hayvanların ise 900 kilodan başlayıp 1 ton 265 kiloya kadar ulaştığı belirtildi. Dev tosunları görmek için pazara gelen vatandaşlar hayvanlarla fotoğraf çektirirken, "Kral" isimli tosunun fiyatının 650 bin lira olduğu öğrenildi. Besiciler, geçen yıl Sultanbeyli Kurban Pazarı’nda "Şampiyon" ve "İmparator" isimli dev tosunlarla dikkat çektiklerini, bu yıl ise "Baron" ve "Kral"ı Ferhatpaşa’ya getirdiklerini söyledi. "Şu anda rakibi yok, İstanbul’da tek" Boğaların sahibi olan kurban satıcısı Menzeher Karaduman, hayvanlarının özellikle kilo ve ebat olarak benzerlerinin olmadığını dile getirerek şunları söyledi: "Kral 1 ton 100 kilo, Baron da 1 ton 265 kilo geliyor. Şu anda bu civarın en büyük hayvanı. Bunlar 3 yılda bu hale geliyor. Arpa kırmasıyla, yem, saman ve otla besleniyor. Kral’a talip var ama daha vermedik, biraz bekletiyoruz. Fiyat olarak 650 bin lira istiyoruz. Ataoğlu Kurban Pazarı’ndayız, çadır numaramız 40; taliplerini bekliyoruz. Şu anda bunun rakibi yok, İstanbul’da tek. Kabalık, uzunluk ve kilo olarak bunun ebatında hayvan yok. Geçen sene bizde Şampiyon ve İmparator vardı. Bu sene de Kral ile Baron’u getirdik. Allah nasip ederse 2027’ye de bir tane Lider getirmeyi düşünüyoruz. Çadırımızda en düşük boğamız 900 kilo. 900 kilodan başlayıp 1 ton 265 kiloya kadar boğamız var. Geçen sene Şampiyon 1 ton 250 kiloydu. Bu seneki tosunun adı Baron. Liderin de bundan daha büyük olmasını temenni ediyoruz."