POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 12:34

Baran: "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, projelerini hayata geçirirken Türkiye’nin geleceğini de inşa ediyor"

A
A
A
Baran: "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, projelerini hayata geçirirken Türkiye’nin geleceğini de inşa ediyor"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara Ticaret Odası’nı (ATO) ziyaret etti.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. ATO Başkanı Baran, ziyaretin detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Baran, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği yatırımlarla yolları, şehirleri ve insanları birbirine bağlarken, Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar yaptığını kaydeden Baran, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, projelerini hayata geçirirken Türkiye’nin geleceğini de inşa ediyor" dedi.


Baran, Bakan Uraloğlu’nun ziyareti sırasında, Kızılay-Esenboğa metro hattı inşaatının, yatırım planına alındığı ve 2026 yılı içinde yapımına başlanmasının planlandığının müjdesini verdiğini de bildirerek, "Ankara Ticaret Odası olarak direkt uçuş ve HUB konusunu yıllardır gündemimizin ilk sırasına koyuyor ve bu konuda çalışmalar yürütüyoruz. Üyelerimizin Kızılay-Esenboğa Havalimanı arasında metro hattı yapılmasına ilişkin taleplerini, bu yılın Mayıs ayında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ATO’yu ziyareti sırasında da zat-ı alilerine arz etmiştik" diye konuştu.


Kızılay-Esenboğa metro hattının, Pursaklar ve Akyurt başta olmak üzere hat üzerinde yer alan yerleşim yerleri için de büyük önem taşıdığını, Ankara’nın trafik yükünü azaltacağını kaydeden Baran, "İç ve dış hatları bir arada bulunduran Esenboğa Havalimanı, Türkiye’nin yolcu trafiği açısından en büyük dördüncü havalimanı durumunda ve geçen yıl yaklaşık 13 milyon yolcu ile neredeyse Ankara nüfusunun iki katı kadar yolcu trafiği gerçekleşti. Halen yürütülen çalışmalarla Esenboğa’dan yurtdışına direkt ulaşılan destinasyon sayısı da artıyor. 21 üniversitemiz var ve bu üniversitelere dünyanın çeşitli ülkelerinden 20 binden fazla öğrenci geliyor. Ankara’mızın ticarette, turizmde, sağlıkta daha da gelişmesi ancak ulaşımın kolaylaşmasıyla mümkün. Şehrimizdeki trafik yoğunluğu da dikkate alındığında metronun bir ihtiyaç olduğu görülüyor. Ankara’mıza çağ atlatacak ve çehresini değiştirecek bu önemli yatırım için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederiz" dedi.


Son yıllardaki gelişimiyle Ankara’nın, başkent olmasının yanı sıra, aynı zamanda sanayi, teknoloji, savunma ve hizmet sektörlerinin yoğunlaştığı güçlü bir ekonomik merkez durumuna geldiğine dikkati çeken Baran, "Ankara Ticaret Odası olarak bu gücün sürdürülebilir şekilde büyümesi için ulaştırma alanındaki entegrasyonun artarak devam etmesi gerektiği kanaatindeyiz" ifadelerini kullandı.


ATO’yu ziyaretinde Bakan Uraloğlu’na, Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Civan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Hava Ulaştırma Daire Başkanı Mehmet Sefa Ceyhan, Strateji Geliştirme Başkanı Mücahit Arman, Özel Kalem Müdürü Semih Karaca ve Bakan Danışmanı Musa Saka eşlik ederken, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz, Ali Yıldız, Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik ve Yasin Özyolu da görüşmede yer aldı.



Baran: "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, projelerini hayata geçirirken Türkiye’nin geleceğini de inşa ediyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.