POLİTİKA - 27 Şubat 2026 Cuma 17:48

Bakan Uraloğlu: "Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Çocuklarımız internet ortamında ve dijital platformlarda elbette olması gerektiği kadar olacaklar. Olması gerektiğinden kastımız nedir? Gerek kendi ödevlerini yapmak, gerek kendi gelişimlerini sağlamak için ve yine kendilerini geliştirmek için bizim kültürümüze uygun oyunları da oynayabilmelerini biz istiyoruz. Ama bunun dışında çocuklarımızı alıp da bu mecraların dışından dışına bir yerlere götürmelerini de istemiyoruz" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Uraloğlu burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Bakan Uraloğlu, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliğine çok fazla bir katılım olduğunu ve çocukların sanal ortamdan gerçek ortama doğru çekildiğini belirterek, "Çok geniş katılım var, ben şu ana kadar bir kısmını gezebildim, devamını da inşallah gezeceğim. Burada çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizi öğretme açısından bir şans var. Burada sadece hoş vakit geçirmek değil, çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizi öğretmek, onlara oyunlarla eğlenceli şekilde ramazanın hoşgörüsünü, mutluluğunu yaşatmak kıymetli" dedi.



"Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar"


Bakan Uraloğlu, sosyal medya düzenlemesine ilişkin soruya cevap vererek, "Çocuklarımız internet ortamında ve dijital platformlarda elbette olması gerektiği kadar olacaklar. Olması gerektiğinden kastımız nedir? Gerek kendi ödevlerini yapmak, gerek kendi gelişimlerini sağlamak için ve yine kendilerini geliştirmek için bizim kültürümüze uygun oyunları da oynayabilmelerini biz istiyoruz. Ama bunun dışında çocuklarımızı alıp da bu mecraların dışından dışına bir yerlere götürmelerini de istemiyoruz. Dolayısıyla biz 15 yaş altındaki çocuklarımızın bu anlamdaki sosyal medya platformlarıyla zaman geçirmelerini istemiyoruz. Onların kendi yaşlarına uygun oyun platformlarına elbette erişimlerini sağlayacağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla beraber bir çalışmayı yürütüyoruz. İnşallah bu yasama döneminde Meclisimizin takdirine biz sunmuş durumdayız. Bu yönde yaptığımız kamuoyu araştırmalarında, yüzde 80’in üzerinde bu çalışmanın desteklendiğini söylemek istiyorum" ifadelerine yer verdi.



"Belli kullanıcı sayısının üzerinde olan oyun platformlarına da mutlaka temsilci atatacağız"


Oyun platformlarına temsilci atanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uraloğlu, "Biz Türkiye’de kullanılan sosyal medya platformlarının hepsine temsilci atattık. Türkiye’de belli kullanıcı sayısının üzerinde olan oyun platformlarına da mutlaka temsilci atatacağız. Çünkü başka ülkedeki yetkiliye, temsilciye ulaşmada bazen sıkıntı çekiyoruz. Bu sefer radikal kararlar almak durumunda kalıyoruz. Burada temsilci atayarak, doğru yol üzerinde gitme ve ülkemizin kanun ve kurallarını dikkatte alan uygulamaları onlara dikte ederek, onlara uygulatarak yolumuza devam edelim istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.



"Roblox, epey mesafe katetti"


Uraloğlu, basın mensuplarının Roblox’un açılıp açılmayacağına ilişkin sorusuna da yanıt vererek, "Roblox, epey mesafe katetti. Biz, ’Senin bir içeriğin var, bu bazı ülkelerde geçerli olabilir ama biz şu şu içeriklerin Türkiye’de olmasını istemiyoruz. Onların insanlarımızın, çocuklarımızın, gençlerimizin canına kastedecek sonuçlara vardığını biliyoruz. Bu içerikleri çıkardığınız takdirde geliştirici yönlerinin, ülkemizde kullanılmasını istiyoruz’ dedik. Ciddi mesafe katettiler, bu kanunla beraber onu da halletmiş olacağız" diye konuştu.



Bakan Uraloğlu: "Çocuklarımız dijital platformlarda olması gerektiği kadar olacaklar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştü Adana’nın Kozan ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen seramik atölyesinde özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştürdü. Kozan Belediyesi Kültür ve Sanat Evi tarafından düzenlenen etkinlikte özel çocuklar ve anneleri hem birlikte vakit geçirdi hem de seramik çalışmaları yaparak unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlikte anneler ve çocukları pasta keserek Anneler Günü’nü kutladı. Seramik sanatçısı Nermin Elmalı, özel çocuklar ve anneleri için farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek, "Özel bireyler bizim kırmızı çizgimiz. Anneler Günü’nü sanatla iç içe bir etkinlikle kutlamak istedik. Anneler için kalıcı bir hatıra olsun, çocuklarıyla birlikte özel bir anıyı paylaşsınlar istedik. Çamur, anneler ve özel çocukların ellerinde sanata dönüştü" diye konuştu. Rehabilitasyon merkezi yetkililerinden Tuğba Koç da etkinliğe ev sahipliği yapan Kozan Belediyesi’ne teşekkür ederek tüm annelerin ve çocukların özel olduğunu ifade etti. "Annelerin aklında hep çocukları vardır" Down sendromlu 10 yaşındaki kızıyla etkinliğe katılan anne Zeynep Kaplan ise özel çocuk annesi olmanın büyük fedakarlık ve kaygı gerektirdiğini anlatarak, "Annelik ömür boyu sürüyor. Uyurken bile onları düşünüyoruz. Annelerin aklında hep çocukları vardır" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Betül Ulutaş ise annesini çok sevdiğini belirterek, "Cennet annelerin ayakları altındadır" dedi.
Düzce Tarım akademisi kursiyerleri hünerlerini sergiledi Düzce Belediyesi tarafından başlatılan ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın da destek verdiği ‘Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesi çerçevesinde dezavantajlı kadınlara verilecek gastronomi eğitiminin ilk ayağı gerçekleştirildi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün Düzce’nin gastronomi kenti olması noktasında hizmete açtığı ve bugüne kadar bir çok workshop etkinliğini vatandaşlarla buluşturan MSM Akademi kapılarını bu kez, MARKA ile yapılan ortaklık çerçevesinde hazırlanan ‘Mutfak Atölyesi Düzce Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesine açtı. Düzce Belediyesi Meclis Üyeleri Fahrettin Altun ve Ayşe Nimet Özer ile Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı’nın da ziyaret ettiği Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen proje etkinliğinde, Tarım Akademisinde eğitim gören kursiyerlere, pastacılığın en sevilen lezzetlerinden ekler ve profiterol yapımı uygulamalı olarak öğretildi. Akademi eğitmenleri eşliğinde doğru hamur kıvamından başlayarak, iç dolguların hazırlanmasına, krema kıvamlandırmadan şık sunum tekniklerine kadar pastacılığın tüm inceliklerinin gösterildiği etkinlikte kursiyerler, öğrendikleri bilgileri uygulamaya dökerek elleriyle ekler ve profiteroller hazırladı. Etkinliğe katılan kursiyerler, "Hem eğlendik hem de çok şey öğrendik. Böyle etkinliklerin devamını diliyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi.
Kırıkkale Binlerce kilometreden geldi, bozkırda sürünün başına geçti Ülkesinde iş bulamayınca eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakan Afgan çoban, ailesinin geçimini sağlamak için binlerce kilometre uzaklıktaki Kırıkkale’ye geldi. Devletin yetiştiriciye sağladığı destekle Türkiye’ye gelen Afgan çoban, bozkırda küçükbaş hayvanların bakımını severek sürdürüyor. Afganistan’da iş bulmakta zorlanan 32 yaşındaki Shadmanı Naqıbullah, eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakarak Türkiye’ye geldi. Balışeyh ilçesine bağlı Kenanbeyobası köyünde yaşamaya başlayan Naqıbullah, sabahın erken saatlerinde sürünün başına geçiyor. Bozkırın zorlu şartlarında çalışan genç çoban, küçükbaş hayvanların bakımını yaparak ailesine destek olmaya çalışıyor. Küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin uzun süredir yaşadığı çoban sorununun çözümüne yönelik İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında Türkiye’ye gelen Naqıbullah, gününün büyük bölümünü merada geçiriyor. Sürünün bakımı, beslenmesi ve güvenliğiyle ilgilenen genç çoban, zor şartlara rağmen hayvancılık işini severek yapıyor. "İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık" Shadmanı Naqıbullah, ailesini geride bırakarak ekmek parası için Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, "Hepimiz Müslümanız, din kardeşiyiz. Vatanımız ayrı olabilir ama Müslüman, Müslüman’a her zaman yardım etmeli. Her iş elimden gelir ama davar işini çok seviyorum. Davar işi de kolay olmuyor, zor oluyor. Ailem Afganistan’da. İki çocuğum var, biri kız biri oğlan. Onları ekmek parası için bıraktım, Türkiye’ye geldim. ’Yokluk taştan serttir’ derler. İş yoktu, çalışamıyorduk. İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık" dedi. "Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi" 15 yıldır hayvancılıkla uğraştığını söyleyen Sefer Özçam ise 100 küçükbaş hayvanla başladığı işletmede bugün 400 hayvana ulaştığını söyledi. Çoban bulmakta uzun süredir zorluk yaşadığını ifade eden Özçam, "İki Afgan çobanım var, sigortalı çalıştırıyorum. Şu anda 60 bin lira maaş veriyorum. Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi. Getiriyoruz, kaçıyorlar, yapamıyorlar. İstediği parayı da versek bir türlü çalıştıramıyorduk" ifadelerini kullandı. "Sigortalı olarak yabancı uyruklu çoban getirdik" Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Kürşat Ulusoy da küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin en büyük problemlerinden birinin çoban sorunu olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanımızın, Tarım ve Orman Bakanımızın ve ilgili bakanlıklarımızın 3 yıllık çalışması sonucunda sigortalı olarak yabancı uyruklu çoban getirdik. Bunun ilk önceliğini Kırıkkale’de yapmanın onur ve gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. Yasal yollarla gelen çobanların işletmeler için önemli bir güvence oluşturduğunu belirten Ulusoy, "Yasal olarak gelen çobanlarımızın iki yıl çalışma zorunluluğu var. Bu iki yıl içerisinde gidemeyecekleri için işletmenin devamlılığını sürdürebileceği öngörüldü. Bugün yetiştiricilerimiz bayram gibi sevinçli" şeklinde konuştu.