POLİTİKA - 04 Kasım 2025 Salı 17:01

Bakan Memişoğlu: "Bugün 32 bin 500 insanımız Türkiye’de organ bekliyor"

A
A
A
Bakan Memişoğlu: "Bugün 32 bin 500 insanımız Türkiye’de organ bekliyor"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bugün 32 bin 500 insanımız Türkiye’de organ bekliyor ve her gün, 3 veya 4 kişi organ beklerken hayatını kaybediyor" dedi.


Sağlık Bakanı Memişoğlu, Organ Bağışı Haftası Farkındalık Toplantısı’na katıldı. Bakan Memişoğlu Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde düzenlenen toplantıda, canlı yayında tüm organlarını bağışladı. Programda konuşan Memişoğlu, bir insana hayat vermenin önemini belirterek, "Organ bağışı gerçekten bir insanın hayatını kurtarıyor, diğer insanın da öldükten sonraki hayatını kurtarıyor esasında. Çünkü siz bir insana hayat verirseniz, hayatınız boyunca öldükten sonra o insan sizin için defterinize pozitif anlamda katkıda bulunuyor" şeklinde konuştu.



"Türkiye sağlıkta da organ naklinde de dünyaya örnek olabilecek bir ülke"


Türk toplumunun özverili bir toplum olduğunu aktaran Memişoğlu, "5 bin üzerinde nakil yapıyoruz. Bunları yüzde 90’ın üzerini canlıdan yapıyoruz. Yani canlıdan kendi parçasını veren canlı iken bir toplum esasında daha çok anlatarak, daha çok izah ederek, öldükten sonra toprak olacak, çürüyecek organını çok rahatlıkla verebilir. Onun için bu çaba içindeyiz. Ben kısaca esasında Türkiye sağlıkta da organ naklinde de dünyaya örnek olabilecek bir ülke. Bugün Cumhurbaşkanımız sayesinde gerçekten dünyanın sağlık hizmetlerini en iyi şekilde veriyoruz, altyapımız çok iyi" değerlendirmesinde bulundu.



"Türkiye, bugün senede 5 binin üzerinde nakil yapabilen bir altyapı kurdu"


Türkiye’nin nakil başarısının geçmişe göre çok iyi olduğuna dikkati çeken Memişoğlu, "Türkiye bugün senede 5 binin üzerinde nakil yapabilen, 149 tane nakil merkezi olan ve cerrahından anestezisine kadar, sağlık teknisyeninden organ nakil elemanına kadar inanılmaz bir altyapı kurarak bugün dünyanın en iyi, en başarılı, yaşam süresi en uzun olan nakillerini yapabilir haline geldi ve baktığınız zaman bu karaciğer böbrek nakillerinin birçoğunu maalesef canlıdan yapıyoruz. Sadece ülkemize değil, dünyadan başka ülkelerden gelen insanlara da veya gidip bugün Kırgızistan’dan, Irak’tan her yerinde nakil öğretiyoruz ve nakil yapabiliyoruz. Yetkinliğimiz, insan gücümüzle, bilgimizle bunu başarabiliyoruz" ifadelerini kullandı.



"Bugün 32 bin 500 insanımız Türkiye’de organ bekliyor"


Memişoğlu, kadavratik organ bağışında istedikleri yerde olamadıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Şimdi burada toplumu aydınlatmamız gerekir. Beyni ölmüş, ruhunu teslim etmiş birinin organını biz başkasında yaşatabiliyoruz. Bunu iyi anlatmamız gerekir. Şimdi bugün 32 bin 500 insanımız Türkiye’de organ bekliyor ve her gün 3 veya 4 kişi organ beklerken hayatını kaybediyor. Ama biz beyni ölmüş, insan olarak yaşama şansı kalmamış, ölüm olarak kabul edilmiş, ruhunu teslim etmiş, organ bağışı vermiş ama organını kullanamadığımız yüzde 80 cenazeyi defnediyoruz organlarla beraber. Yani sadece beyin ölümü gerçekleşmiş yoğun bakımdaki hastalarımızın yüzde 23’ünün organını kullanabiliyoruz. Esasında baktığınız zaman bu çelişkiyi düzeltmemiz lazımdı. Biz de onu kanunen, Cumhurbaşkanımızın talimatlarına doğrultusunda, gerçekten insanlığa ve ülkemizdeki bu 32 bin 500 her gün ümidiyle, organ beklemesiyle hayatına yeniden tutunmaya çalışan, hep birbirinizin empati duymanızı istiyorum bu konuda, her bir vatandaşımızın. Her gün bir organ çıksa da hayatımı kurtarayım diyen insanlara şifa ve hayat verecek bir mevzuatsal değişiklik yapmaya karar verdik ve bunu elektronik sisteme taşıdık."


Bakan Memişoğlu, programda organlarını bağışladı. Organ bağışının önemine değinen Memişoğlu, şunları kaydetti:


"Artık vasiyetim olan, ben öldükten sonra, kalbim ve beynim durduktan sonra vasiyet olarak organlarımı bağışlayacağım ve bu organ kartı artık elektronik sistemde duracak. Benim eşim, çocuğum, ailem, birinci derece yakınlarımdan bir tanesi gerçekten organını kaybedip de organ yetmezliğine girerse, acil hastalar haricinde öncelikli olacak. Onun için şimdi bu kartın yerine artık elektronik sistemde, e-Nabız üzerinde bütün organlarımı bağışlamayı, ve bundan sonra eşim çocuklarımın da bunu bilmesini ve artık onlara sadece bilgi verilmesini istiyorum."


Bakan Memişoğlu’nun konuşmasının ardından, en başarılı organ nakilleri koordinatörlerine ödül verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.