ÇEVRE - 26 Şubat 2026 Perşembe 22:18

Bakan Kurum: "COP31, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak"

A
A
A
Bakan Kurum: "COP31, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak"

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP31, yalnızca bir konferans olmayacak, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak. COP31, kararların yazıldığı bir toplantı dışında; kararların hayata geçtiği bir zirve olsun istiyoruz" dedi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bugün düzenlenen COP31 Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede toplumsal sahiplenmeyi ve uluslararası iş birliğini artırma kararlılığını ele alan Kurum, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği adaylığı sürecinde, bu organizasyonun yalnızca teknik bir süreç olmadığını, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir meseleye dönüştüğünü ifade etti.



"Bu organizasyona talip olduğumuzda ülkemizin kabiliyetine inandık"


Bakan Kurum, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 sürecinin en kritik aşamalarından birine katkı sunmak üzere toplantıya katılacaklarını dile getirdi. Toplantı vesilesiyle başlatılan istişare sürecinin COP31 konferansı sonuna kadar devam edeceğini vurgulayan Bakan Kurum, "Bu organizasyona talip olduğumuzda ülkemizin aslında bu konudaki gücüne kabiliyetine ve buradaki değerli katılımcılarımızın potansiyeline de inandık. Türkiye’nin ilk iklim şurasını düzenlerken ilk iklim kanunumuzu çıkartırken, sıfır atık projesini hayata geçirirken, deprem bölgesinde dünyaya örnek olacak bir inşa seferberliği yürütürken nasıl bir dayanışma gösterdiysek bu tarihi yolculukta da yine çözüm ortağımız olarak sizlerle birlikte yola çıkmak istiyoruz" açıklamasında bulundu.



"Görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma doğrultusunda beklentilerimizi burada değerlendirdik"


COP31 kapsamında şu ana kadar yapılmış olan çalışmalara ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Kurum, şu ifadelere yer verdi:


"COP31 toplantısı için Antalya EXPO alanını tasarladık ve hızlı bir şekilde de saha çalışmalarını başlattık. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da iki günlük çok önemli bir hazırlık toplantısı gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreteryası yine burada müzakereleri yürütecek olan COP31 Başkanlığıyla istişare içerisinde yürütecek olan Avustralyalı kardeşlerimiz dostlarımız ve bir önceki dönem COP başkanımız Brezilya ve yine dost ve kardeş Azerbaycan’dan gelen misafirlerimizle birlikte gerçekten önemli bir çalışma ortaya koyduk. Bütünleşik, stratejik misyon çalışmamızı ortaya koyduk ve görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma doğrultusunda beklentilerimizi ve önceliklerimizi burada değerlendirdik tabii artık somut hedeflerin somut adımlarla desteklenmesi gerektiği yönünde kararlılığımızı da ortaya koyduk."



"Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı ortaya koyduk"


Bakan Kurum, katılımcılara COP31 sürecinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi:


"Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle COP31 Başkanı olarak atandıktan hemen sonra kurumsal kapasitemizi sürece uyumlu hale getirmek için çalışmalar ortaya koyduk. COP31 Başkanlık Ofisimizi kurduk, organizasyon şemamızı belirledik. Bütün bakanlıklarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, istişare kurulumuzda bulunan tüm arkadaşlarımızla birlikte COP31’de herkesin dinlendiği, herkesin sözünün, ifadesinin dikkate alındığı bir süreci yürütmek istiyoruz. COP31 toplantısı için Antalya EXPO alanını tasarladık ve hızlı bir şekilde saha çalışmalarını başlattık. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da 2 günlük çok önemli bir hazırlık toplantısı gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan gelen misafirlerimizle birlikte önemli bir çalışma ortaya koyduk. Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı ortaya koyduk. Görüşmelerde COP31 için ortak bir vizyon oluşturma doğrultusunda beklentilerimizi ve önceliklerimizi değerlendirdik. Artık somut hedeflerin somut adımlarla desteklenmesi gerektiği yönündeki kararlığımızı açıkça ortaya koyduk."



"Hayvanlar öldürülecek, yapay et verilecek’ gibi sosyal medyada dönen konulara da hep birlikte şahitlik ettik"


Bakan Kurum, iklim değişikliği kanunu çıkarılırken bir takım spekülasyonlara da yer verildiğini belirterek, "Türkiye’de iklim kanunu çıkarırken işte acaba burada ‘hayvan yetiştiriciliği ile ilgili bir kısıt mı gelecek’ veya ‘hayvanlar öldürülecek, yapay et verilecek’ gibi sosyal medyada dönen konulara da hep birlikte şahitlik ettik. Yine havayla ilgili ücret alınacağından tutun da üretimle ilgili belli kısıtların getirileceğine kadar birçok konu maalesef gündem dışı konular kanun sürecinde ülkemizin gündemine geldi. Tam bu noktada hep birlikte 1,3 santigrat derece dediğimiz 1,5 santigrat derece hedefi doğrultusunda tüm dünyanın ortak olarak ortaya koymuş olduğu bu mücadeleyi hep birlikte yüksek bir sesle dile getirmemiz ve bu farkındalığı evimizde sokağımızda mahallemizde arttırmamız gerektiğini net bir şekilde tabi ifade ettik" diye konuştu.



"Artık mesele o belirlediğimiz hedefleri sahaya indirmek ve uygulamayı hızlandırmak"


COP31 sürecini üç temel değer üzerine inşa ettiklerini kaydeden Bakan Kurum, "Diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Bu üç başlığı açmadan önce şunun altını çizmem gerekiyor. Bugün iklim krizinde yeni bir eşiğin içindeyiz. Dünya artık iklim değişikliğine karşı bekleme lüksünü kaybetmiştir. Artık mesele sadece hedef belirlemek değildir. Artık mesele; hedefleri sahaya indirmek ve uygulamayı daha da hızlandırmaktır. Başkanı ve ev sahibi olduğumuz COP31 tam da bu anlayışla icra edilecektir. Nihai hedeflere ulaşmak, alınan kararları somut bir şekilde hayata geçirmek için yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları destekleyeceğiz. Daha kararlı adımlar atacağız. Yaklaşımımız tek ses değil diyaloğa; ayrılığa değil uzlaşıya, durağanlığa değil aksiyona dayalı olacak. Artık, söz değil, eylem zamanı diyeceğiz. Bugüne kadar konuşulanları uygulamaya geçirme çağrısı yapacağız" dedi.



"Bu süreçlerin başarısı STK’ların güçlendirilmesine bağlı"


Bakan Kurum, COP31’e yalnızca bir diplomatik toplantı olarak bakmadıklarının altını çizerek, "COP31’i uygulamanın hızlandığı, güvenin tüm dünya ülkeleri nezdinde yeniden tesis edildiği ve somut sonuçların üretildiği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. COP31 vizyonumuzu da ‘Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u’ üzerine inşa ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızdan beklentimiz çok yüksek çünkü bu sürecin en önemli aktörleri sizler olacaksınız. Her ne kadar COP süreçleri devletlerin müzakere meselesi olsa da bu manada bu masada yer aldığı platformlarda bu süreçlerin başarısı sivil toplum kuruluşlarımızın da güçlendirilmesine bağlıdır. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunu biliyoruz. Bu dönemde potansiyelimizi daha da geliştirme imkanına sahibiz. İşte hep birlikte bu beklentileri doğru okuyarak, taraflar arasında güven inşa ederek ve etkili sonuçlar üreterek katkı sunacağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.



"Bu süreçlerin başarısı STK’ların güçlendirilmesine bağlı"


Bakan Kurum, COP31’e yalnızca bir diplomatik toplantı olarak bakmadıklarının altını çizerek, "COP31’i uygulamanın hızlandığı, güvenin tüm dünya ülkeleri nezdinde yeniden tesis edildiği ve somut sonuçların üretildiği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. COP31 vizyonumuzu da ‘Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u’ üzerine inşa ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızdan beklentimiz çok yüksek çünkü bu sürecin en önemli aktörleri sizler olacaksınız. Her ne kadar COP süreçleri devletlerin müzakere meselesi olsa da bu manada bu masada yer aldığı platformlarda bu süreçlerin başarısı sivil toplum kuruluşlarımızın da güçlendirilmesine bağlıdır. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunu biliyoruz. Bu dönemde potansiyelimizi daha da geliştirme imkanına sahibiz. İşte hep birlikte bu beklentileri doğru okuyarak, taraflar arasında güven inşa ederek ve etkili sonuçlar üreterek katkı sunacağımıza inanıyorum" diye konuştu.



"Türkiye iklim krizi kaynaklı sorunlara karşı çözümün adresi oldu"


COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin başarısının arkasında iklim kriziyle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Türkiye yalnızca sözünün gücüyle değil; duruşuyla, vizyonuyla, eylemleriyle ve temsil ettiği köklü sistemiyle ayakta duran ve dünyaya yön veren; çözümün, diyaloğun ve uzlaşmanın merkezi haline gelmiştir. Türkiye tüm dünyada, iklim krizinden kaynaklanan sorunlara karşı çözüm üretmenin de adresi olmuştur. Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim krizinin aciliyeti, bize şunu açıkça göstermektedir: Her seviyede çok taraflılık, tüm zorluklara rağmen insanlığın ortak geleceğini koruyabilmek adına yegane ve meşru en etkili zemin olacaktır. İnsanlık için onurlu çıkışın yolu burada alınacak olan kararlar ile mümkün olacaktır. Türkiye bir yandan iklim adaleti, adil geçiş, insani diplomasi yaklaşımı ile kalkınma arayışında olan ülkelerin sesi olurken diğer yandan yeşil ekonomi, yeşil enerji, hakkaniyet, kayıp zarar fonu gibi önerilerle gelişmiş ülkeleri sorumluluk almaya davet edecektir. Çünkü bize göre, iklim değişikliğiyle mücadele, hayatı kısıtlamak, büyümelerine, gelişmelerine engel olmak değildir. Halkın bu kalkınmadan yoksun bırakılması değildir. Burada refahı tüm dünya geneline yayan, gıdaya, suya, enerjiye erişimi ve adaleti sağlayan bir devrimdir."



"COP31, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak"


İklim kriziyle mücadelede Türkiye’nin sorumluluğunun büyük olduğuna işaret eden Bakan Kurum, "İnsanlık gemisini güvenli limanlara ulaştırmanın sorumluluğu bizi bekliyor. "İnsanlık, insanlığı bekliyor; Türkiye’yi bekliyor." Türkiye olarak küresel iklim mimarisini ve diplomasisini ülkelerin gündelik siyasetinden etkilenen değil, siyaset üstü bir yaklaşımla inşa edeceğiz. COP31, yalnızca bir konferans olmayacak, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak. COP31, kararların yazıldığı bir toplantı dışında; kararların hayata geçtiği bir zirve olsun istiyoruz. İnanıyorum ki, bunu da birlikte başaracağız. Güven inşa edeceğiz. Uzlaşı sağlayacağız. Sahada koyduğumuz hedefler doğrultusunda sonuç alacağız. Ben bu süreçte sizleri iklim diplomasisinin gönüllü elçileri olmaya davet ediyorum. Ve bu tarihi fırsatı; dünyaya bir iz bırakmak üzere birlikte değerlendirelim" dedi.



Bakan Kurum: "COP31, iklim eyleminde bir dönüm noktası olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de geleceğin sporcuları ’Yetenek Taraması’yla keşfediliyor Arnavutköy Belediyesi tarafından düzenlenen "Sporda Yetenek Taraması" programıyla çocukların ve gençlerin sportif potansiyeli uzman ekipler eşliğinde değerlendiriliyor. Program kapsamında yetenekli sporcular keşfedilerek uygun branşlara yönlendiriliyor. Arnavutköy Belediyesi, çocukların ve gençlerin spora yönlendirilmesi amacıyla hayata geçirdiği ‘Sporda Yetenek Taraması’ programını bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirdi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan taramalarda çocukların fiziksel yeterlilikleri, koordinasyon becerileri, dayanıklılık seviyeleri ve spora yatkınlıkları bilimsel veriler ışığında analiz edildi. Program kapsamında yetenekli olduğu tespit edilen öğrenciler, Akademi Arnavutköy bünyesinde uygun spor branşlarına yönlendirilerek profesyonel eğitim süreçlerine dahil edilecek. "Bir şehrin gerçek gücü gençleridir" Programda konuşan Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekerek, "Bir şehrin gerçek gücü; yetiştirdiği gençlerde, çocuklarında, onların hayallerinde ve başarılarında saklıdır. Bu anlayışla sporu; disiplinin, özgüvenin, kardeşliğin ve sağlıklı yaşamın en önemli yapı taşlarından biri olarak görüyoruz" dedi. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen yetenek taramalarıyla çocukların sportif potansiyellerinin erken yaşta keşfedildiğini belirten Candaroğlu, "Çocuklarımızın içinde var olan cevheri ortaya çıkarmak, onların yeteneklerini doğru alanlara yönlendirmek ve hayallerine giden yolda yanlarında olmak en temel sorumluluklarımız arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "Spor yatırımlarımız artarak devam ediyor" Arnavutköy’de spor yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Başkan Candaroğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı destekleriyle ilçeye tam olimpik spor kompleksi kazandırılacağını ifade etti. Candaroğlu ayrıca 10 kapalı halı saha projesinin yanı sıra geçtiğimiz günlerde temeli atılan Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin de ilçenin spor vizyonuna büyük katkı sağlayacağını söyledi. Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi içerisinde kapalı tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları ile kapalı buz pistinin yer alacağını belirten Candaroğlu, çocukların ve gençlerin dört mevsim boyunca modern tesislerde spor yapma imkanına kavuşacağını kaydetti. Program sonunda çocuklarını yetenek taramalarına getiren ailelere de teşekkür eden Başkan Candaroğlu, Arnavutköy’den Türkiye’ye örnek olacak başarılı sporcular yetişeceğine inandığını ifade etti.
İstanbul Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor Dünyada ilk hibrit motorlu insansız aracı ALKA-KAPLAN HİBRİT, SAHA 2026’da sergilendi. FNSS Yurtiçi İş Geliştirme ve Programlar Direktörü Kerem Kaplan, "Sürücüsüz, tamamen otonom hareket edebiliyor ve verilen rotayı takip edebiliyor. Bunun dışında istendiğinde insanlı olarak da kullanılabiliyor. Dronları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor. Lazer enerjisiyle dronu deyim yerindeyse yakıyor ve imha ederek yere düşürüyor" dedi. FNSS tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen zırhlı araçlar, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda sergilendi. SAHA’da ALKA-KAPLAN HİBRİT otonom aracı dikkatleri üzerine çekti. ALKA-KAPLAN HİBRİT, sabit ve döner kanatlı mini-mikro İHA’lar, sürü İHA’lar, dolanan mühimmatlar, EYP düzenekleri ve patlamamış mühimmatlara karşı etkin çözüm sunuyor. Sistem, yapay zeka destekli tespit, elektromanyetik karıştırma ile soft kill, lazerle de hard kill kabiliyetlerini bir arada barındırıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA YESS’in, FNSS tarafından geliştirilen ve otonom kabiliyetler eklenen KAPLAN HİBRİT, platformuna entegrasyonu ile ortaya çıkan ALKA-KAPLAN HİBRİT-OTONOM, çözümü yüksek hareket kabiliyeti sessiz sürüş, uzun süreli görev icrası, opsiyonel olarak insanlı, otonom ve yüksek enerji ihtiyacına sahip görev sistemlerini destekleyebilen yapısıyla öne çıkıyor. Hibrit güç grubu sayesinde, ilave bir jeneratör taşımadan hem mobilite hem de görev sistemi ihtiyaçları karşılanabiliyor. Platform, insanlı ya da otonom kullanım seçenekleri, ağ destekli operasyon kabiliyeti, sensör füzyonu, karar destek mekanizmaları ve enerji yönetimini tek bir mimari altında birleştiriyor. Böylece yalnızca bir taşıyıcı platform değil, aynı zamanda algılayan, karar veren ve etki üreten bütünleşik bir muharebe çözümü olarak öne çıkıyor. Ayrıca, SAHA 2026’da FNSS ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında 27 tane ZAHA Zırhlı Amfibi Hücum Aracı tedarikine ilişkin sözleşme imzalandı. FNSS Yurtiçi İş Geliştirme ve Programlar Direktörü Kerem Kaplan, KAPLAN HİBRİT, "Daha önce lansmanını yaptığımız, dışa bağımlılığı neredeyse tamamen yok eden, çok yüksek elektrik üretme kabiliyetine sahip olan ve sahada çok yüksek hareket kabiliyetiyle elektrik motorlarıyla sürdüğümüz özel bir aracımız. Bu fuara özel olarak bunun otonom versiyonunu burada beğeniye sunduk. Bu araç şu an artık "opsiyonel insanlı" dediğimiz konfigürasyonda; yani sürücüsüz, tamamen otonom hareket edebiliyor, verilen rotayı takip edebiliyor. Bunun dışında istendiğinde insanlı olarak da kullanılabiliyor. Aracın üzerinde ilave olarak ROKETSAN tarafından geliştirilen Alka Lazer Sistemi var. Bu sistemin yüksek bir elektrik gücü ihtiyacı var; bu ihtiyacı da sağlama kabiliyetine sahip platformumuz. Bu platform, gerektiğinde bir sahra hastanesini tamamen besleyecek elektriğe sahip, gerektiğinde lazer silah sistemine enerji sağlayacak kapasiteye sahip. Bu lazer sisteminin şöyle bir önemi var. Düşük maliyetli dronlarla yüksek tahribatlar oluşturulabiliyor. Bunları imha etmek için farklı çözümler var ama bu lazer sistemi neredeyse sıfır maliyetle, elektrik enerjisini kullanarak "Şahit tipi" diyebileceğimiz dronları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor. Lazer enerjisiyle dronu deyim yerindeyse yakıyor ve imha ederek yere düşürüyor" şeklinde konuştu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na 27 tane daha ZAHA aracı teslim edileceğini belirten Kaplan, "ZAHA bildiğiniz gibi uluslararası medyada da çok fazla yer almış bir aracımız. Son olarak Steadfast tatbikatında görev yaptı; Baltık Denizi’nde, çok düşük sıcaklıklarda, zorlu bir iklimde başarıyla göz doldurdu. Bu aracımızdan 27 taneyi daha önce teslim etmiştik ve Deniz Kuvvetlerimiz memnuniyetle kullanıyordu. Fuar kapsamında bu 27 araca ek olarak yeni bir sözleşme imzaladık. Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığımız bu sözleşme kapsamında üretimlere kısa sürede başlayıp envantere teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.