EKONOMİ - 12 Kasım 2025 Çarşamba 00:20

Bakan Işıkhan: "SGK’ya borçlu olan ilk 10 belediyenin 8’i CHP’li belediyeler"

A
A
A
Bakan Işıkhan: "SGK’ya borçlu olan ilk 10 belediyenin 8’i CHP’li belediyeler"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Türkiye genelinde SGK’ya borçlu olan ilk 10 belediyenin 8’i Cumhuriyet Halk Partili belediyeler. Bakın 8’i Cumhuriyet Halk Partili Belediyelere aitken bir tanesi AK Partili Belediye’ye bir tanesi de Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyken kayyum atanan Şişli Belediyesi’dir" dedi.


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşüldü. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un Başkanlık ettiği komisyonda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.


Işıkhan, engelli bireylerin istihdama katılıma yönelik çalışmalara değinerek, "Engelli bireylerin istihdama katılmasını desteklemek ve işverenlerin İŞKUR’un sunduğu hizmetler ve diğer hizmetlere ek bir platforma ulaşması için de Engelsiz İŞKUR platformunu kurduk. Zihinsel engelli bireyler için destekli istihdam projesini hayata geçirerek her birey için aylık 26 bin lira ücret desteği sağlamaya başladık. Engelli bireylerimizin kendi işlerini kurabilmeleri için de mevzuatı kolaylaştırdık. 2025 yılı Temmuz ayı içerisinde engelli bireylerin kendilerini iş gücü piyasalarına hazırlamaları amacıyla özelleştirilmiş bir uygulama olarak Engelsiz İş Gücü Uyum Programını hayata geçirdik. 81 ilde uygulanmak üzere 10 bin kontenjan tahsis ettik. Kademeli olarak başlayan bu programlardan şu ana kadar 5 binden fazla vatandaşımız yararlanmaya devam etmektedir" ifadelerine yer verdi.



"Birçok farklı proje ve programda çocuklarımızın korunmasına yönelik faaliyetlerimiz devam etmektedir"


Bakanlık bütçesinden çocukların korunması kalemine neden sadece bin lira ayrıldığı yönünde eleştiriler olduğunu dile getiren Işıkhan, "Gerçeği yansıtmayan haberler ne yazık ki medyada da yer alıyor. Taktideler edersiniz ki bir bütçe kalemine hele ki çocukların korunması kalemine bin lira gibi ödenek ayrılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu tutarlar herkes bilir ki ‘iz bedeli’ olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla bütçede çocukların korunması ve geliştirilmesi kalemine ayrıdan bin lira bir iz bedeli olarak konulmuştur. Bu miktar bakanlığımızın hala yürütmeye devam ettiği ve yaklaşık 27 milyon avro bütçe tutarına sahip mevsimlik tarımda çocuk işçiliğinin önlenmesi projesinin olası kur farkından kaynaklanabilecek ulusal katkı payını ödemek amacıyla ayrılmış olup çocuk işçiliğiyle mücadeleyle yürüttüğümüz diğer ulusal ve uluslararası projelerden bağımsız bir tutardır. Bunun yanı sıra birçok farklı proje ve programda çocuklarımızın korunmasına yönelik faaliyetlerimiz ve projelerimiz devam etmektedir" açıklamasında bulundu.



"Sendikal özgürlüklerin engellenmesine yönelik denetimlerde yaklaşık 58 milyon lira idari para cezası uygulandı"


Milletvekilleri tarafından sendikal özgürlüklerin engellendiğine yönelik sorulara da yanıt veren Işıkhan, Bakanlığın bu tür iddialara ilişkin başvuruları öncelikli olarak değerlendirdiğini ve teftişe giderek inceleme yaptığını ifade etti. Işıkhan, "Yaklaşık olarak 882 başvuruya istinaden 6356 sayılı kanun kapsamında iş yerlerinde yapılan denetimler sonucunda mevzuata aykırı fiilleri tespit edilen işverenlere yaklaşık 58 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır" dedi.



"Belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının ve şirketlerinin SGK’ya toplam borcu 234,2 milyar liradır"


Bakan Işıkhan, belediyelerin SGK borcunun ne kadar olduğu ve borçlarda belediye ayrımı yapılıp yapılmadığına ilişkin sorulara da yanı vererek, "2025 yılı Ağustos’a itibariyle belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının ve şirketlerinin SGK’ya toplam borcu 234,2 milyar liradır. SGK’ya borcu olan belediyeler arasında hiçbir şekilde ayrım yapılmamakta olup belediyelerin SGK’ya olan borçlarını ödeme noktasında irade beyan etmeleri durumunda ilgili mevzuat kapsamında gereken tüm kolaylıklar gösterilmektedir. Biz mevzuat kapsamında birlikte olan tüm kolaylıkları gösterdik. Ancak maalesef biz SGK borçlarını tahsil etmek için attığımız adımlar attığımızda borçları dile getirdiğimize ne yazık ki bundan rahatsız oluyorlar" değerlendirmesinde bulundu.



"SGK’ya borçlu olan ilk 10 belediyenin 8’i CHP’li belediyeler"


SGK’yı mali olarak güçlü tutmak, vatandaşlara ve emeklere daha iyi hizmet etmek ve onların maaşlarını ödemek için SGK’nın borçlarını tahsil etmeleri gerektiğini söyleyen Işıkhan, belediyelerin borçlarına ilişkin şu bilgilendirmelerde buludu:


"SGK’ya en borçlu kurumların neredeyse tamamı belediyelerin şirketleri. En borçlu belediyelerle ilgili olarak şunları söyleyebilirim. Türkiye genelinde SGK’ya borçlu olan ilk 10 belediyenin 8’i Cumhuriyet Halk Partili belediyeler. Bakın 8’i Cumhuriyet Halk Partili Belediyelere aitken bir tanesi AK Partili Belediye’ye bir tanesi de Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyken kayyum atanan Şişli Belediyesi’dir. SGK’ya borcu olan ilk 50 belediyeye bakacak olursak bunların 35’i CHP’li, 12’si AK Partili Belediyelere, 2’si CHP’deyken ve biri DEM Partisi’ndeyken kayyum atanan belediyelerdir. SGK prim borcu olan belediyeler içinde birinci sırada yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 16 milyar borcu var. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 8 milyar, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 7 milyar, Kayyum Şişli Büyükşehir Belediyesi’nin 5,5 milyar, Balıkesir Belediyesi’nin 4,7 milyar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 4,5 milyar, AK Parti’de Sakarya Belediyesi’nin 3,5 milyar lira borcu var. Yine Beşiktaş Belediyesi 3,2 milyar, Ataşehir Belediyesinin 3,2 milyar ve Sarıyer Belediyesi’nin de 2,9 milyar borcu var. Toplamda 59 milyar lira SGK’ya ödenmeyen prim borçları söz konusu."


Kanser hastalığıyla ilgili geri ödeme listesine alınan ilaçlara ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Bakan Işıkhan, içerisinde kanserle mücadelede önde gelen beş farklı immunoterapi ilacını 25 farklı kanser türünde geri ödeme kapsamını aldıklarını belirtti.


Geri ödeme listesindeki ilaçların artık SGK’ya dava açılmadan alındığına da dikkati çeken Işıkhan, bunu tamamen ortadan kaldırdıklarını ve dava yükünün yüzde 99 oranında azaldığını bildirdi.



"Sendikal özgürlükleri kısıtlayan işverene idari para cezası"


Işıkhan, bir tekstil firmasında sendika üyesi işçilere sendikal özgürlüklerin engellendiği yönündeki iddialara da yanıt vererek, söz konusu iş yerlerinde iki ayrı inceleme teftişi gerçekleştirildiğini belirterek, "Yapılan teftişler teftişler sonucunda 6356 Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 19. maddesine aykırı olarak sendikada üye kalmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlayanlar hakkında 105 için işverene idari para cezası uygulanmıştır" dedi.


Diyabet tedavisiyle ilgili tüm ilaçların geri ödeme kapsamında olduğunu da sözlerine ekleyen Işıkhan, sürekli cilt altı glikoz izlem cihazlarının geri ödemesinde uygulanan yaş sınırına ilişkin "GSS Genel Müdürümüze biraz önce bilgi verdim, bu konuda da çalışacağız, yaş sınırını kaldırmaya gayret edeceğiz" bilgisini paylaştı.



"Kartalkaya yangınında personelimizin soruşturma izninin Danıştay kararından önce verdik"


Işıkhan, Bolu Kartalkaya otel yangınında Bakanlığının personeline ilişkin soruşturma izni verilmediğine dair iddiaları da yalanlayarak, "Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Kartalkaya’daki yangına ilişkin Bakanlığımız yetkilileri hakkında 4483 sayılı kanun gereği soruşturma izni talep edilmiştir. Kanunun konunun adli yönden değerlendirmesini teminen Ankara Rehberlik ve Teftiş Grup Eski Başkanı hakkında soruşturma izni verdik. Bu izin iddia edildiği gibi Danıştay kararından sonra değil önceden verdiğimizi ifade etmek istiyorum ve kayıtlara geçmesini istiyorum" bilgisini paylaştı.


Işıkhan, istihdamın korunması ve üretim kapasitesinin sürdürülebilmesi amacıyla 2025 yılında tehsil, hazır giyim, deli ve mobilya sektörlerinde uygulanan teşviki esas alan yeni destek modelinin 2026 yılında da uygulanmasına yönelik kanun teklifini TBMM’ye sunduklarını belirterek, "Burada hedef grup içerisinde emek yoğunu üretim yapan COBİ’lerimizi ve büyük ölçekli işletmelerimizi desteklemeyi hedefliyoruz. Bu amaçla işsizlik sigortası fonumuzdan da yaklaşık kırk sekiz milyar lira kaynak ayırdık" diye konuştu.



"Bütçeden özel hastanelere aktarılan pay iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır"


Bakan Işıkhan, 2025 bütçesinde SGK’ya yapılan transferler artarken sağlık sistemini kalkındırmak için bu transfer harcamalarının özel hastanelere gittiği iddialarına yanıt vererek, "Bu iddia kesinlikle doğru değil. Özel hastanelere yapılan ödemelerin tedavi harcamaları içindeki payı dikkatinizi çekiyorum; 2013 yılında yüzde yüzde 23,40 iken 2024 yılı sonunda yüzde 10,4’e düşmüştür. Özel hastanelere yapılan ödemelerin sağlık harcamaları içindeki payı 2013 yılında yüzde 15,70 iken 2024 yılı sonunda yüzde 7,07’ye düşmüştür. 2025 yılının ilk 7 ayında ise bu oran yüzde 6,78 gerilemiştir. Bu nedenle özel hastanelere aktarılan pay iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır" şeklinde konuştu.



"Cumhurbaşkanımızın sözünü tutacağız"


Bağ-Kur sigortalılarının mevcut 9 bin prim gün şartının gibi 7 bin 200 güne indirilmesine ilişkin de konuşan Işıkhan, "7200 gün sayısının eşitlenmesi noktasında tabii ki daha önce Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ifade ettiğimiz bir sözdü. Ancak size biliyorsunuz bu sözü 2026 yılından 2028 yılına kadar tutma zamanımız olduğunu düşünüyorum. Daha zamanımız var. Cumhurbaşkanımızın verdiği sözler yerine getirilecektir" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.