POLİTİKA - 12 Kasım 2025 Çarşamba 11:03

Bakan Göktaş: "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz" dedi.


AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşülmeye başlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekillerine bakanlığın bütçesine ilişkin sunum yaptı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de doğurganlık hızının gerilediğini, aile kurumunun ve demografik yapının güçlendirilmesinin artık toplumsal bir öncelik haline geldiğini dile getiren Göktaş, "Bu bağlamda 2025 yılında kurumsal yapımızı daha da güçlendirdik. Aile Enstitümüz, aile yapısındaki dönüşümü ve toplumsal eğilimleri analiz eden ve politika üreten çalışmalarına bu yıl başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız başkanlığında, Bakanlığımız koordinesinde yürütülen Nüfus Politikaları Kurulu ile ülkemizin demografik yapısına ilişkin politikaları stratejik bir vizyonla ele alıyoruz. Öte yandan ’aile’yi odağına alması bağlamında bir ilk olan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımızı kararlılıkla uyguluyoruz. ‘Aile dostu ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık buldu. Bakanlık olarak yıl boyunca 14 bin 121 etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik, aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdik. Kamu kurumları, STK’lar, üniversiteler, iş dünyası ve yerel yönetimler ‘Aile Yılı’na özgü çalışmalar yürüttüler. Aile Yılı’nda önemli politikalar hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.



"Aile danışmanlığı hizmetimizi 81 ilde ücretsiz olarak başlattık"


2013 yılından bu yana yaşanan 280 afet ve acil durumda 6 milyon vatandaşa psikososyal destek hizmeti sunduklarını ifade eden Göktaş, "Bağımlılıkla mücadelede Yeşilay ile birlikte 1,9 milyon kişiye önleyici rehberlik, eğitim ve farkındalık programları düzenledik. 2025 Aile Yılı’yla birlikte danışmanlık hizmetlerinde ihtisaslaşma dönemini ve çevrimiçi danışmanlık uygulamalarımızı başlattık. 1,5 milyon vatandaşımızın kullandığı ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulamasıyla ebeveynlere çocuk eğitimi, gelişimi ve aile içi iletişim konularında rehberlik ediyoruz. Diğer yandan Aile Eğitim Programı ve ailelerin değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz Modüler Aile Eğitim Programı’yla 5,7 milyon kişiye ulaştık. Evlilik Öncesi Eğitim Programı’yla 2013’ten bugüne 2,4 milyon gencimizin bilinçli ve sağlıklı evlilik yapmalarına destek olduk. Ayrıca aile danışmanlığı hizmetimizi 81 ilde ücretsiz olarak başlattık. Tüm bu çalışmalarla sosyal hizmeti sahada daha etkin ve erişilebilir kılmayı hedefliyoruz" dedi.



"Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"


Çocukların dijital dünyanın sunduğu imkânlardan güvenle yararlanabilmesi için koruyucu çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Göktaş, "Sosyal medya çalışma grubumuzla zararlı içerikleri tespit ediyor ve gerekli müdahaleleri anında yapıyoruz. Öte yandan, sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde de titizlikle çalışıyoruz. Çocuk için Dost Uygulamalar, yani DUY ihbar platformuyla, çocuklar için güvenli bir dijital alan oluşturuyoruz. Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın da desteğiyle çocukların dijital haklarının korunmasında ulusal ve uluslararası farkındalığa öncülük ediyoruz. Bugün 81 ilimizde 46 bin 996 üyeye ulaşan Çocuk Hakları Komitelerimizle çocuklarımızın hak ve sorumluluklarının bilincinde bireyler olarak yetişmelerini destekliyoruz. Çocuk katılımı konusunda rol model alınan ülke olarak, 26. Çocuk Forumu’nu önümüzdeki hafta ‘Dijital Dünyada Çocuk Hakları’ temasıyla gerçekleştireceğiz. Çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği bir gelecek inşa etmeye kararlıyız" şeklinde konuştu.



"Yaşlı nüfus oranının ülkemizde 2040 yılında yüzde 16’yı aşacağı öngörülüyor"


Küresel eğilime benzer şekilde Türkiye’de de nüfusun giderek yaşlandığını ifade eden Bakan Göktaş, "Yaşlı nüfus oranının ülkemizde 2040 yılında yüzde 16’yı aşacağı öngörülüyor. Bu demografik dönüşüm, yeni politikalar geliştirmemizi zorunlu kılıyor. Sağlıktan sosyal destek mekanizmalarına, emeklilik ve bakım hizmetlerinden şehir planlamasına kadar pek çok alanda yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Bu ihtiyaçları anlamak üzere 24 bin 697 kişiyle yaptığımız görüşmelerle ’Yaşlılık Saha Araştırması’nı gerçekleştirdik. Ayrıca 81 ilimizde çalıştaylar düzenledik. Elde ettiğimiz bulguları tüm paydaşlarımızın katılımıyla gerçekleştireceğimiz 2. Yaşlılık Şurası’nda ele alacağız. Şuradan çıkacak sonuçlarla birlikte yaşlılarımızın aktif ve üretken bir yaşam sürdürebilmeleri için güçlü bir yol haritası ortaya koyacağız" dedi.



"Kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,7’ye, kadın istihdam oranını ise yüzde 31,8’e yükselttik"


Son 23 yılda hayata geçirilen politikalarla kadınların her alanda daha etkili bir şekilde yer almasının önünü açtıklarını söyleyen Göktaş, "‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile bu kazanımları kalıcı hale getirecek faaliyetler yürütüyoruz. Bu çabalarımızı bir üst seviyeye taşıdığımız, 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle Koordinasyon Kurulları oluşturduk. Bu kurullar ile politikalarımızın yerelde daha etkin uygulanmasını sağlıyor, kurumlar arası iş birliğini artırıyoruz. Diğer yandan kadınların ekonomide öncü bir güç olmalarını, sürdürülebilir kalkınmanın temel koşulu olarak görüyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla bugün kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 35,7’ye, kadın istihdam oranını ise yüzde 31,8’e yükselttik. Kamu, sivil toplum ve özel sektörle kurduğumuz iş birlikleriyle kadın girişimciliğini ülkenin dört bir yanında daha da görünür kılıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Alo 183, KADES, elektronik kelepçe uygulaması ile şiddet vakalarına müdahale mekanizmalarımızı güçlendirdik"


Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi merkezde ve yerelde oluşturulan Koordinasyon Kurullarıyla en üst düzeyde sürdürdüklerinin altını çizen Göktaş, "Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıklarımız arasında kurduğumuz veri entegrasyon sistemleri ile şiddetle mücadelede teknoloji altyapısını sağlamlaştırdık. ALO 183, KADES, elektronik kelepçe uygulaması ile şiddet vakalarına müdahale mekanizmalarımızı güçlendirdik. ALO 183 hattımızın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne dâhil edilmesi için çalışmalarımızı tamamladık. Böylece mağdura daha hızlı ulaşıyor, etkin izleme ve takip sürecini gerçekleştiriyoruz. Öte yandan 81 ilde faaliyet gösteren ŞÖNİM sayımızı Mersin, İzmir, İstanbul, Antalya ve Ankara’da açtığımız yeni merkezlerle 86’ya çıkardık. Ayrıca 432 Sosyal Hizmet Merkezi’nde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları kurduk. Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevi ile şiddet mağduru kadınlara ve çocuklara hizmet vermeye devam ediyoruz" dedi.


Bütçe görüşmeleri devam ediyor.



Bakan Göktaş: "Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı düzenlemesi üzerinde titizlikle çalışıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kavgada bıçaklanan şahıs kan parası olarak 100 deve istedikleri ve kundaklama iddialarını yalanladı Adana’da şehit ailesinin trafikte yaşanan kavganın ardından DEAŞ mensubu olduğu öne sürülen kişilerin kendilerine musallat olduğunu iddia ettikleri olayın karşı tarafı iddiaları reddetti. Olayda bıçaklanan şahıs, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "100 deve kan para parası istediğimiz yalan, evlerini de biz kundaklamadık" dedi. İddiaya göre, Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi’nde Temmuz 2025’te meydana gelen olayda motosikletle ilerleyen K.K. (17) ile Yunus A. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmaya Yunus Ş. ve tarafların yakınlarının da katılmasıyla sokak adeta karıştı. Yaşanan arbedede Yunus A.’nın kardeşi Mahsum A., Yunus Ş.’nin ağabeyi Mustafa Ş.’yi (31) karnından bıçakladı. Bir kadın ise yaralıya müdahale etmeye çalıştı. Şüpheliler olay sonrası kaçarken, yaşananlar cep telefonu kamerasına yansıdı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Ş., geçirdiği üç ameliyatın ardından hayatta kaldı. Olay sonrası Mahsum A. serbest bırakılırken, iddiaya göre bıçaklama olayını kayınbiraderi K.K. üstlendi. Tutuklanan K.K., mahkemede ise suçu kabul etmediğini, baskı altında ifade verdiğini öne sürerek, kendisinin yapmadığını savundu. Bu gelişme sonrası K.K. tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Olayın ardından iddiaya göre Mahsum A.’nın evi kundaklandı. Taraflar arasında büyüyen husumette karşılıklı suçlamalar devam ederken, Mahsum A.’nın polis koruması altında Diyarbakır’a gittiği öne sürüldü. Ayrıca karşı tarafın "kan parası" olarak 100 deve istediği iddiası da dosyadaki dikkat çeken detaylar arasında yer aldı. 2017 yılında PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır’da şehit edilen Mehmet Devren A.’nın kardeşleri Yunus A. ve Mahsum A., trafikte tartıştıkları kişilerin kendilerine musallat olmasından dolay zor günler geçirdiklerini iddia etti. Olayın taraflarından Mustafa Ş. ve kardeşi Yunus Ş. ise kendilerinin mağdur olduğunu öne sürdü. Mustafa Ş. ve Yunus Ş., kan parası olarak 100 deve istemediklerini ve Mahsum A.’nın evini kundaklamadıklarını da belirtti. Olayda bıçaklanan Mustafa Ş., "Ben kardeşimi kurtarmak için gittiğimde bana da saldırdılar. Mahsum beni karnımdan bıçakladı. Yere düştüğümde de darbetmeye devam ettiler. Sokaktakiler bana tampon yaparken ‘Müdahale etmeyin. Bırakın, ölsün’ dediler. Mahsum, kayınbiraderinin suçu üstlenmesini istedi. Kendileri de bu durumu mahkemede anlattı. Ayrıca bizim kundaklama olayıyla bir ilgimiz yok. Ben o sırada yoğun bakımdaydım ve ailem de yanımdaydı. Kardeşim de elektronik kelepçeli şekilde evdeydi. Biz kesinlikle kan parası istemedik. Olayın kapanmasını, bu iftiraların son bulmasını istiyoruz" dedi. Karıştığı kavga nedeniyle ev hapsi cezasına çarptırılan Yunus Ş. ise, "Mahalleden arkadaşım işten döndüğü sırada bu kişiler tarafından tehdit edilmiş. Dayak yiyince arkadaşım da benden yardım istedi. Konuşmak için yanlarına gittiğimizde bana saldırdılar. Ağabeyim olayı duyup, geldiğinde onu da dövüp, bıçakladılar. Suçlu olmadığım halde bana da ev hapsi cezası verildi. Ayağımda elektronik kelepçe var. Artık hayatımın normale dönmesini istiyorum" diye konuştu.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Tüm emekçilerimizin problemlerinin çözümüne ve daha müreffeh bir geleceğe vesilesi olması dileklerimle tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’de çalışanların hakları ve problemlerinin tüm anlaşmazlıkların üzerinde durularak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Destici, tüm siyasi partiler olarak çalışanların taleplerini dinlemek zorunda olduklarını vurguladı. 1 Mayıs’ın Türkiye’yi parçalamaya çalışan terör örgütü ve uzantıları tarafından istismar edildiğinin de altını çizen Destici, bu özel günün ayaklanma provasına dönüştürülmeye çalışıldığını sözlerine ekledi. "Emekçilerimizin problemleri var" Türkiye’de çalışanların birtakım problemlerinin olduğunu ve bu sorunları çözmek için ortak bir paydada buluşulması gerektiğini belirten Destici, "1 Mayıs, tüm dünyada 130 yılı aşan bir süredir işçi ve emekçilerin bayramı olarak kutlanıyor. 1 Mayıs, ülkemizde ilk kez Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923 yılında kutlandı. 2008 yılının Nisan ayında 1 Mayıs tarihinin ’Emek ve Dayanışma Günü’ adıyla kutlanması kabul edildi. 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM’de kabul edilen 5892 Sayılı Yasa’nın 27 Nisan 2009’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle 1 Mayıs resmi tatil oldu. Emekçilerimizin problemleri var. Milletçe yaşadığımız ağır ekonomik şartlarla birlikte ülkemizde çalışanların büyük bir çoğunluğunun ’çalışma şartları’, ’ücretlerin hayatlarını idame ettirmeleri için yeterli olmaması’, ’daha iyi sosyal haklarla çalışma’ başta olmak üzere çok sayıda problemleri ve haklı talepleri var. Bu konularda ilerleme sağlamak, bu problemleri çözmek hepimizin öncelikli görevi. Bunu sağlamak, öncelikle ülke ekonomisinin her alanda ve bütün olarak büyümesi ve gelişmesi ile mümkün olacak" dedi. "Tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" Türkiye’de çalışanların hakları ve sorunlarının ekonomik sorunlar ve siyasi anlaşmazlıklar başta olmak üzere tüm olumsuzluklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Destici, "Çalışanlarımızın haklarını ve problemlerini, ülke ekonomisiyle birlikte ve konuyu başta siyasi anlaşmazlıklar olmak üzere tüm ihtilafların üzerinde tutarak değerlendirmek zorundayız. Ülkemizde 1 Mayıs ve 1 Mayıs üzerinden işçi hakları, uzun yıllar marjinal ideolojik grupların istismar sahasına dönüştürüldü. Bu nedenle emekçilerin gerçek problemleri konuşulamadı. Emekçilerimiz ideolojik kavgaların öznesi haline getirildi ve emekçilerimizin aslında hepimizin meselesi olan hak mücadeleleri büyük zararlar gördü. Bugün de 1 Mayıs’ın ülkemizi parçalamaya çalışan terör örgütü ve uzantıları tarafından istismar edildiğini ve bir ayaklanma provasına dönüştürülmeye çalışıldığını görüyoruz. Milletimiz ve emekçilerimiz buna izin vermemeli, hepimizin öncelikli meselesi olan haklar ve problemler bu alçakça tertibe kurban edilmemelidir. Birliğimize, beraberliğimize, bölgemizde ve dünyada yaşanan savaşların, sömürünün son bulmasına, tüm emekçilerimizin problemlerinin çözümüne ve daha müreffeh bir geleceğe vesile olması dileklerimle tüm çalışanlarımızın ve aziz milletimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Erzurum Ezurum’da 1 Mayıs’ta işçiler meydanda Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Erdoğan Çelik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü çerçevesinde düzenlenen etkinlikte işçilere hitap ederek, "Ücrette adalet, vergide hakkaniyet ve işte güvence için meydanlardayız" dedi. Erzurum’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Havuzbaşı Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Kutlamalar kapsamında bir konuşma yapan Hizmet-İş Sendikası Erzurum Şube Başkanı Erdoğan Çelik, çalışma hayatının güncel sorunlarına ve sendikal taleplere dikkat çekti. "Refahın adil paylaşılmasını istiyoruz" Konuşmasında ekonomik göstergeler ve çalışanların alım gücü üzerinde duran Başkan Çelik, tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunması gerektiğini vurgulayarak, "Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Vergi Sistemi Yeniden Yapılandırılmalı" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına dair eleştirilerini de dile getiren Çelik, daha demokratik ve katılımcı bir model çağrısında bulundu. Vergi sisteminde reform ihtiyacına işaret eden Çelik, "Aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. Sendikal Haklar ve İş Güvencesi mesajı Çalışma hayatındaki uyuşmazlıkların çözümünde işçi haklarının esas alınması gerektiğini belirten Erdoğan Çelik, şunları kaydetti: "Sendikal hakların güçlendirilmesini, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Toplu iş sözleşmesi yetki tespit sürecinin hızlı, şeffaf ve adil biçimde sonuçlandırılmasını talep ediyoruz. İşe iade davalarının ivedilikle sonuçlanması ve haksız yere işinden edilen emekçilerin işlerine dönmesi için yürütülen mücadeleyi selamlıyoruz." Konuşmasının sonunda vatan savunmasında can veren şehitleri ve görev başındayken hayatını kaybeden işçileri anan Çelik, "Ülkemizin huzuru için fedakârca görev yapan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyor; iş kazalarında yitirdiğimiz emekçi kardeşlerimizi saygıyla yad ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.