POLİTİKA - 03 Mart 2026 Salı 12:02

Bakan Fidan'dan savaş açıklaması: "Vatandaşlarımızdan ölü veya yaralı yok"

A
A
A
Bakan Fidan'dan savaş açıklaması: "Vatandaşlarımızdan ölü veya yaralı yok"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) - İsrail ve İran arasındaki savaşın hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirtti. Fidan, "İran'ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD'yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir" ifadelerini kullandı.

"İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir"

İlk aşamada saldırıların İran'ın bölgedeki vekil unsurlarında belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığını aktaran Fidan, "Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu. İran halkı içinde, 'rejim değişikliği sonucunu doğuracak' ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor. Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu: Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran'la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması. Bunun yanında enerji boyutu var. İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir" değerlendirmesinde bulundu.

"Meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz"

Bakan Fidan, meseleyi her boyutuyla ele aldıklarını dile getirerek, "Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün. Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz" açıklamasında bulundu.

"İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir"

Netanyahu'nun İran tehdidinin ortadan kaldırılmasını istediğini aktaran Fidan, sözlerine şöyle devam etti:
"Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran'ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var. Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu. Bunun mücadelesini verdik. Çözümler de sunduk açıkçası. Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bence, İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir. Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor. O da Körfez'deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız. Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran buraları bombalayarak ‘bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar' falan diyecek ama o olmayacak gibi Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa."
Bakan Fidan, terör örgütlerinin bulundukları bölgelerdeki zayıflıklardan ve bölünmüşlüklerden istifa eden yapılar olduğunu anlatarak PKK'nın İran'daki varlığına ilişkin, "Bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz. Farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz. Bunları yakından takip ediyoruz. Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar, ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz, analiz ediyoruz" diye konuştu.

"Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus"

Terörsüz Türkiye ile TBMM'de devam eden bir süreç olduğunu söyleyen Fidan, "Terörsüz Türkiye'nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz. Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus. Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye'de belli adımları atmak mümkün olmuyor. Yakından takip ediyoruz. İçerideki siyasal süreç ayrı bir konu. Onu ben dediğim gibi, şu anda siyasi partiler raporu aldılar. Bakıyorlar, kendileri de herhalde bir karar verecekler" dedi.
İran'ın Kıbrıs Adası'nı hedef alıp almayacağı konusuna ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, "Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir" şeklinde konuştu.

"Türkiye kendini her zaman korur"

Bakan Fidan, bölgedeki saldırıların Türkiye'ye sıçrayıp sıçramayacağı sorusuna, "İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz" cevabını verdi.

"Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz"

Bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik uluslararası çabalar olduğuna dikkati çeken Fidan, "Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran'da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz. Burada aslında tek katmanlı müzakere yok, çok katmanlı müzakere var. Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı. Maksimumu da rejim değişikliği. Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran'da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış" açıklamasında bulundu.
Fidan, başka ülkelerdeki yetkililerle temas halinde olduğunu ifade ederek, barış isteniyorsa ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

"Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok"

Bölgede yaşayan vatandaşların durumuna ilişkin de bilgi veren Bakan Fidan, "Çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran'da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran'la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor. Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz. Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok" ifadelerini kullandı.

"İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor"

Fidan, İran'dan Türkiye'ye göç dalgası olma ihtimaline ilişkin ise, "Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri'nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz. İçişleri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kızılay, Savunma, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT). Her türlü planlamayı yapıyoruz. Bu konuda halkımız müsterih olsun. Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize" dedi.

İran ile ABD - İsrail arasındaki savaşın Gazze'yi kötü etkilediğini de söyleyen Fidan, "İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor, biliyorsunuz savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler. Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor" ifadelerine yer verdi.

"Her türlü platforma destek sağlama irademiz var"

Filistin'e yönelik desteklerin sürdüğünü belirten Bakan Fidan, "Filistin meselesinde, daha önce de söyledik, her türlü platforma destek sağlama irademiz var. İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor, herhalde bizden daha fazla veren olmadı. Dolayısıyla bizim bir de ayrıyeten nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda hali hazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz" dedi.

"Ara seçimden önce CAATSA'dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor"

İsrail'in, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) yaptırımlarının kalkmasını istemediğinin sorulması üzerine Fidan, "İsrail belli yeteneklere civardaki ülkelerin kavuşmasını istemez. Şu anda o modda gidiyor. Bakalım bu mücadeleler devam edecek. Herkes kendi elindeki kartı bir şekilde oynayacak. Ara seçimden önce CAATSA'dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor. Biz siyasi adımları attık. Göreceğiz" ifadelerini kullandı.

"Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız"

Fidan, Avrupa güvenlik mimarisine ilişkin ise şunları kaydetti:

"Avrupalılar bunu kendi aralarında daha çok, ileri savunma sanayii alanında ileri götürdüler biliyorsunuz, SAFE gibi. Biraz daha işte Amerikan savunma sistemlerinden bağımsız hale gelelim ama NATO'nun dışında NATO birliklerinin olmadığı, Avrupa'nın kendi birlikleri ile bir şeyler yapmaya ilişkin kapsamlı bir çalışma ve plan halihazırda yok. Arayışlar var, tartışmalar var. Biz de tartışmaları yakından takip edip ediyoruz. Gerekli yerlerde gerek biz gerek diplomatlarımız müdahil oluyoruz. Bizim duruşumuz, Cumhurbaşkanımızın duruşu bu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız."

Behçet Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Karacabey’in sultanları ilk galibiyetini aldı Karacabey tarihinde bu yıl ilk kez kurulan Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’ndeki ikinci maçında Kestel Gücüspor Kulübü’nü 3-1 mağlup ederek hem moral buldu hem de şampiyonluk yolunda iddiasını ortaya koydu. Karşılaşmayı eşi Deniz Karabatı ile birlikte tribünden takip eden Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, belediye olarak takıma tam destek verdiklerini açıklarken hedeflerinin önce Play-Off, ardından da Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Lig’e yükselmek olduğunu vurguladı. Mavi-siyahlılar, 8 Mart’ta Bursa Yıldız Spor Kulübü karşısında galibiyet arayacak. Karacabey tarihinde bu yıl ilk kez kurulan Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’ndeki ikinci maçında Kestel Gücüspor Kulübü’nü 3-1 mağlup ederek önemli bir galibiyete imza attı. Mavi-siyahlı ekip, aldığı bu sonuçla hem moral buldu hem de ligdeki iddiasını güçlü şekilde ortaya koydu. Karşılaşmayı eşi Deniz Karabatı ile birlikte tribünden takip eden Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, takıma destek verdi. Mücadelenin ardından sporcular ve teknik heyetle bir araya gelen Başkan Karabatı, galibiyetten dolayı takımı tebrik etti. "Hedefimiz 2. Lig" Kadın voleybol takımının Karacabey için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, belediye olarak takıma tam destek verdiklerini ifade etti. Karabatı, açıklamasında; "Takımımızın karşılaşmada ortaya koyduğu azim, mücadele gücü ve sahaya yansıttığı güçlü takım ruhu bizleri son derece gururlandırdı; aynı zamanda Karacabey’de kadın sporunun geleceği adına umutlarımızı daha da büyüttü. Maç boyunca hiçbir sayıdan vazgeçmeyen ve inancını koruyan sporcularımız, sadece bir galibiyet değil; karakterli bir duruş da sergiledi. Karacabey Belediyesi olarak ilk kez kurulan kadın voleybol takımımıza maddi ve manevi desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Amacımız yalnızca bugünü kazanmak değil, planlı ve istikrarlı bir şekilde ilerleyerek 2. Lig’e yükselmek ve Karacabey’i üst liglerde başarıyla temsil etmektir. Bu süreçte emek veren tüm sporcularımıza, teknik ekibimize, yöneticilerimize ve tribünlerden desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi. Yeni kurulan bir takım olmasına rağmen sahada sergilenen mücadeleci oyun, Karacabeyli sporseverler tarafından da takdirle karşılandı. İlk hedef Bölgesel Lig’den Play-Off’a 5 takımlı Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’nde mücadele eden Karacabey temsilcisi, sezonu lider tamamlaması halinde Marmara Bölgesi Play-Off etabı oynama hakkı elde edecek. Play-Off etabını da birinci sırada tamamlaması durumunda ise Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Lig’e yükselme hakkını kazanacak. Bu doğrultuda alınan her galibiyet, yalnızca puan tablosu açısından değil, takımın özgüveni ve şehirdeki spor kültürünün gelişimi açısından da büyük önem taşıyor. Sıradaki rakip Bursa Yıldızspor Mavi-siyahlılar, üçüncü karşılaşmasında 8 Mart 2026 Pazar günü saat 13.00’te Bursa Yıldız Spor Kulübü ile karşı karşıya gelecek. Mücadele, Çekirge Kapalı Spor Salonu’nda oynanacak. Grubunda zirve hedefiyle yoluna devam eden Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, bu kritik mücadeleden de galibiyetle ayrılarak şampiyonluk yolunda avantaj sağlamayı amaçlıyor. Karacabey’de kadın sporunun gelişimi adına atılan bu adım, sadece sportif bir başarı hedefi değil; aynı zamanda genç kızlara ilham olacak bir sosyal yatırım olarak da değerlendiriliyor. Şehirde oluşan heyecan ve destek atmosferi, takımın 2. Lig hedefine ulaşma yolculuğunda en büyük motivasyon kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Samsun Öğretmen cinayetine tepki İstanbul’da öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen için Samsun’da sendikalar basın açıklaması düzenledi. Öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için İlkadım ilçesinde Gazi Müzesi önünde toplanan meslektaşları açıklama yaptı. İlk olarak konuşma yapan Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İbrahim Özkaptan, "İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir" dedi. "Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır" Eğitim-İş Sendikası adına konuşma yapan sendika sekreteri Volkan Altun ise "Biz diyoruz ki, okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadelede kamusal bir politika oluşturulmalıdır" diye konuştu.