POLİTİKA - 09 Ekim 2025 Perşembe 19:48

Bakan Bak’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump’a Gazze ateşkesi teşekkürü

A
A
A
Bakan Bak’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump’a Gazze ateşkesi teşekkürü

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Malta’da düzenlenen Avrupa Konseyi 10. Gençlikten Sorumlu Bakanlar Konferansı’na katıldı. Bakan Bak, Gazze’de sağlanan ve yürürlüğe girmesi beklenen ateşkes anlaşması nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti.


Avrupa Konseyi 10. Gençlikten Sorumlu Bakanlar Konferansı, Malta’nın Valetta şehrinde gerçekleştirildi. Konferansta Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın yanı sıra Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Enes Efendioğlu da yer aldı. 8-9 Ekim tarihlerinde düzenlenen konferansa her ülkeden birer gençlik delegesi de katıldı.


Bakan Bak, "Demokrasi için Gençler: Gençliğin Perspektifleri Eylemde" başlığıyla gerçekleştirilen konferansta konuşma yaptı. Bakan Bak, Avrupa Konseyi’nin, kuruluşundan bu yana insan haklarının ve hukukun üstünlüğünün geliştirilmesine önemli katkılar sağladığını belirterek, Türkiye’nin Avrupa Konseyinin kurucu üyesi olarak ortak ilke ve değerleri korumaya yönelik çalışmalar yaptığını söyledi.


Gençleri yalnızca politikaların faydalanıcıları olarak değil, politikaları şekillendirmeye aktif katılım sağlayan kişiler olarak gördüklerini ifade ederek, "Gençlerin aktif katılımı, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve barışçıl toplumların inşasının teminatıdır. Avrupa Konseyi’nin liderliğinde hazırlanan "Gençlik Perspektifi Referans Çerçevesi", ileriye doğru atılmış önemli bir adımdır. Gençlerle düşünmek, gençlerden ve gençlerle birlikte öğrenmek, gençlerle birlikte katılmak ve gençlerle ve gençler için harekete geçmek üzerine inşa edilen bu belge, gençleri olumlu değişimin proaktif ortakları olmaya teşvik etmektedir" dedi.



"Ulusal Gençlik Politikası Belgemizi yakında ilan edecek ve yayımlayacağız"


Türkiye’deki gençlik politikalarından bahseden Bakan Bak şöyle konuştu:


"Ülkemizde Ulusal Gençlik Politikamızı yenilemek ve güçlendirmek doğrultusunda azimli bir adım attık. Gençlerin görüş ve beklentilerinin doğrudan politika yapımına yansıtılmasını sağlamak amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde gençlik kuruluşları, STK’lar, öğrenci kulüpleri ve genç bireyleri bir araya getirerek yerel çalıştaylar düzenledik. Bu geniş katılımla birlikte, binlerce genç fikir, görüş ve önerilerini doğrudan paylaştı. An itibariyle bu kapsayıcı sürecin aşamasındayız ve gençlerin bizatihi kendisiyle hazırlanan bir yol haritası olan yeni ve güncellenmiş Ulusal Gençlik Politikası Belgemizi yakında ilan edecek ve yayımlayacağız. Türkiye genelinde gençler, iklim projelerine liderlik ederek, dijital dönüşüme yön vererek, daha kapsayıcı topluluklar inşa ederek ve güçlü bir gönüllülük ağı oluşturarak çok önemli fikirlerle öne çıkmıştır. Gençleri dinler ve onlara yer verirken onlar yalnızca endişelerini dile getirmiyor, aynı zamanda toplumlarımıza gerçek çözümler ve yeni stratejiler sunuyor."



Bakan Bak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump’a teşekkür etti


Bakan Bak, Gazze’de sağlanan ve yürürlüğe girmesi beklenen ateşkes anlaşması nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti. Gazze’de büyük bir insanlık dramı yaşandığını vurgulayan Bakan Bak, "İmkan ve umuttan bahsederken bazı gençlerin çektiği derin acılara sırtımızı dönemeyiz. Bu durum, hiçbir yerde Gazze’deki kadar yürük parçalayıcı değil. Tüm bir nesil güvenlik, eğitim ve sağlık ile daha iyi bir geleceği hayal etmek gibi basit bir haktan mahrum bırakılarak çatışma altında büyüdü. Sahip olduğu insan hakları ve dayanışma değerleriyle birlikte Avrupa Konseyinin, Gazze’deki gençlerin umutlarını diri tutmak adına daha fazlasını yapabileceğine inanıyoruz. Küresel Sumud Filosu, siyaseten çıkmaza girildiğinde barışçıl dayanışmanın sınırları aşabileceğini bizlere gösterdi. Zorluklara karşı teslim olmamayı ifade eden Sumud ruhu, bir gün onur ve huzur içinde yaşayabilmeleri adına Gazzeli gençlerin yanında durmamız için hepimize bir çağrıdır. Çünkü, nerede yaşıyor olursa olsun, her genç güvenliği, imkanlara erişimi ve kendi geleceğini şekillendirme şansını hak ediyor" diye konuştu.



Konferansta gençlerin yönetim sürecine katılımının artırılması kararlaştırıldı


Avrupa Konseyi 10. Gençlikten Sorumlu Bakanlar Konferansında, Reykjavik Bildirgesi’nden bu yana yaşanan gelişmeler değerlendirilerek Avrupa gençlik politikasının önümüzdeki yıllardaki ana yönelimleri belirlendi.


Demokratik yapıların direncini güçlendirmek adına gençlerin katılımını artırmak, özellikle de politika yapım süreçlerine gençlerin bakış açılarını dahil etmek için çalışma yapılması kararlaştırıldı.


Konferansta, aynı zamanda, gençlik alanındaki gelişmelerin değerlendirilmesi ve Avrupa gençlik politikalarına ile Avrupa Konseyi gençlik sektörüne yön verilmesi açısından bir platform oluşturuldu.


Bu hedefe ulaşmak amacıyla, gençler ile karar alıcılar bir araya getirilerek anlamlı bir diyalog kurulması ve somut sonuçlar doğuracak kararların alınması sağlandı.



Bakan Bak’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump’a Gazze ateşkesi teşekkürü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ayıları bal peteğindeki ayak izleri ele verdi Bursa’da aç kalan anne ayı ve 2 yavrusu bir çiftçinin ormana bıraktığı 21 kovan arısını telef etti. Balları yiyip kovanları parçalayan ayılar 1,5 milyona yakın arının ölmesine sebep oldu. Ayıları bal peteği üzerinde bıraktıkları ayak izleri ele verdi. Edinilen bilgiye göre olay Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesinde meydana geldi. 17 senedir arıcılıkla uğraşan 58 yaşındaki Abdullah Çalı orman arazisi içerisine arılarını bıraktı. Geçtiğimiz gün arı kovanlarının bulunduğu bölgeye gelen anne ayı ve 1 yaşlarındaki 2 yavrusu 21 kovanı parçalayıp içindeki balı yediler. Bal olmayınca gıdasız kalan milyonlarca arı kovanlar parçalandığı için geceyi parçalanan kovanların önünde dışarıda geçirince soğuktan öldü. Bal peteğindeki ayak izinden anlaşıldı Sabah arılara bakım için gelen Abdullah Çalı gördüğü manzara karşısında dehşete düştü. Önce parçalanan kovanları toplayan Çalı bir bal peteği üzerindeki ayak izlerinden olayın failinin anne ve yanındaki yavru ayılar olduğunu tespit etti. Parçalanmış petekleri ve ölen arıları toplayan Çalı bal petekleri üzerine çıkan ayıların ayak izlerini gösterip her birinin içerisinde 70 bin arı barındırdığı 21 adet kovanının telef olduğunu söyledi. Çalı, "Bir kovandan daha az bir arı kalmış ama onlarında anne babaları var mı yok mu bilmiyorum" dedi. Öte yandan, Abdullah Çalı’nın 5 kovan arısının da geçtiğimiz yıl hırsızlar tarafından çalındığı öğrenildi.
Çankırı Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor. Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800’lü yıllarda yaptırılan ve vatandaşlara uzun yıllar hizmet veren tarihi çamaşırhane, günümüzde o dönemdeki kültürü yaşatıyor. Şehrin sosyal hayatında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilmesinin ardından müze olarak hizmet vermeye başladı. Halk arasında "Tatlısu Çamaşırhanesi" olarak bilinen müzede, kadınların eski dönemdeki fedakarlığı ve mahalle kültürü balmumu heykellerle anlatılıyor. Balmumu heykelleri, müzeyi ziyaret edenlere Osmanlı dönemindeki mahalle kütürünü yaşatıyor. "Kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir" Müzeyle ilgili bilgi veren Müze Rehberi Burak Çetinkaya, "Müzemiz, Türk-İslam kültürünün su ve temizlik inancı ekseninde oluşturulmuş bir çamaşırhanedir. 2. Abdülhamid tarafından 1800’lü yıllarda faaliyete geçirilmiştir. O dönemde ‘Tatlı Su Çamaşırhanesi’ olarak anılmaktadır. Tabii o dönemde elektrik, su tesisatı ve deterjan gibi imkanlar yoktu. Bu yüzden bu çamaşırhane halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu eser uzun yıllar burada tekrar hizmet vermiştir. 2004 yılına kadar atıl vaziyette kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi tarafından ‘Tarihi Çamaşırhane’ olarak müzeye dönüştürülmüştür. İmkanların kısıtlı olduğu o dönemde cefakar Türk kadını, çöven otu bitkisinden deterjan elde etmiştir. Günümüzde de burası aktif bir şekilde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından müze statüsünde faaliyet göstermektedir. Bu müze son dönemde kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir. Özellikle hafta sonları Turistik Tuz Ekspresi treniyle kente gelen vatandaşların da uğrak noktası haline gelmiştir" diye konuştu.
Bursa Işıltılı bir cilt için bol su tüketin Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi. Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, "Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir’’ şeklinde konuştu. Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur" dedi. Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi; "Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir."
Antalya Yaya geçidinde devrilerek sürüklendi Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi’nde Sarı Köprü istikametine seyir halindeki Mustafa T.’nin kullandığı 07 BMZ 990 motosiklet yaya geçidine yaklaştığında refüjdeki yayaların karşıya geçmek için yola çıkacağını düşünerek frene bastı. Frene basması ile birlikte motosikletin kontrolünü kaybeden sürücü motosikletle birlikte devrilerek sürüklendi. Kaza anı güvenlik kamerasında Bir süre yerde kalan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar yetişirken, yerden kaldırılan sürücü motosikletine binerek yoluna devam etti. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün yerde sürüklenmesi ve vatandaşların yardımına koştuğu anlar yer aldı. 46 bin TL ceza yedi, ehliyetine el konuldu Öte yandan, motosiklet kazası yapan sürücü Mustafa T. kazadan 4 saat sonra Manavgat Devlet hastanesine giderek kaza yaptığını ve yaralandığını belirtti. Trafik ekipleri tarafından yaralamalı kazanın ardından olay yerini terk etmek suçundan 46 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 2 yıl el konuldu
İstanbul Boynuna ip geçirilerek darp edilmişti: Olayın arkasında uyuşturucu ticareti çıktı Eyüpsultan’da boynuna ip geçirilerek darp edilen taksi şoförü olayının arkasında uyuşturucu ticareti çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, taksi şoförü ve şahısların uyuşturucu alışverişi için bir araya geldiklerini, yaşanan anlaşmazlık sonucu taksi şoförünün darp edildiğini belirledi. Zanlıların yakalanmasına ilişkin çalışma sürüyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Eyüpsultan ilçesi Karadolap Mahallesi’nde meydana gelen ve araç içi kamerasına yansıyan taksici saldırısına ilişkin çalışma başlatıldığını açıkladı. Emniyet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ticari taksi şoförü G.A. (29), uyuşturucu madde satın almak amacıyla iletişime geçtiği kişilerle buluşmak üzere belirlenen konuma gitti. Tartışma madde alışverişindeki anlaşmazlıktan kaynaklandı Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde, M.Y. (20) ve Y.B.K. (19) isimli iki şüphelinin taksiye bindiği belirlendi. İddiaya göre, taraflar arasında madde alışverişinden kaynaklanan anlaşmazlık yaşandı. Şüphelilerin para talep ettiği, ardından taksi şoförünü darp ettikleri tespit edildi. Olay sırasında şoförün boynuna ip geçirildiği ve yumruklarla saldırıya uğradığı anlar taksinin araç içi kamerasına saniye saniye yansıdı. Yaralanan taksi şoförünün tedavisi hala sürüyor. Ekipler şüphelilerin peşinde İlk etapta "gasp" iddiasıyla gündeme gelen olayla ilgili emniyet ekiplerinin çalışmaları sürerken, kimlikleri belirlenen M.Y. ve Y.B.K.’nin yakalanmasına yönelik operasyonların devam ettiği bildirildi.
Hatay Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor Hatay’da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü’nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi. Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan Edibe Koçak ile Kemal Koçak çiftinin çocukları; 51 yaşındaki Orhan, 48 yaşındaki Melek ve 46 yaşındaki Yusuf akraba evliliği nedeniyle zihinsel ve bedensel engelli olarak doğdu. Koçak çifti, engelli evlatlarına 52 yıldır bıkmadan usanmadan bakıyor. Evlatlarının her birini ayrı seven fedakar anne Koçak, engelli evlatlarının bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Anneler Günü’nü buruk geçiren anne Edibe Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek tek isteğinin ise evlatlarına son nefesine kadar kol, kanat gerebilmek olduğunu söyledi. "Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" Evlatlarına gözü gibi baktığını ve her şeyleriyle kendisinin ilgilendiğini ifade eden Koçak, "Benim toplamda 3’ü engelli 2’si sağlıklı 5 çocuğum var. İbrahim ve Ayhan evlatlarım sağlıklı iken Orhan, Melek ve Yusuf ise engelli evlatlarımdır. Evlatlarım sabah kalktıklarında ellerini yüzlerini yıkarlar ve dişlerini fırçalarlar. Yusuf ile Melek dişlerini kendileri fırçalayabiliyor ancak Orhan’ın temizliğini ben yapıyorum ve ona ben bakıyorum. Kahvaltılarını yaptırıyorum ve ilaçlarını içirdikten sonra kendi evimin işlerini yapıyorum. Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" dedi. "Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin" Akraba evliliğinden dolayı 3 evladının engelli doğduğunu ifade eden fedakar anne Koçak, "Çocuklarımın engelli olmasının sebebi akraba evliliğiydi ama çocuklarımın hepsini çok seviyorum. Çocuklarım sağlıklı veya engelli olsun fark etmez. Çocuk, çocuktur. Her zaman çocuklarımın arkasında olacağım. Evlatlarıma tam 52 senedir bakıyorum. Biri 52, biri 48, diğeri ise 46 yaşında. Allah’tan tek isteğim, evlatlarımı Rabbime emanet edene kadar yaşamak. Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin. Hayatta kaldığım müddetçe onlara bakacağım. Canlarımı bırakmayı asla düşünmedim düşünmem de. Onlar benim hayattaki en değerli hazinem ve tatlı canlarım. Bazen kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar ama en sonunda barışıyorlar. Bana bir çiçek getirip yanıma gelseler yeter, başka bir şey istemem yeter ki çocuklarım iyi olsun" ifadelerini kullandı.