ASAYİŞ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 16:10

Ankara’da yaya geçidinde otomobilin çarpması ile hayatını kaybeden Elif’in davasına devam edildi

A
A
A
Ankara’da yaya geçidinde otomobilin çarpması ile hayatını kaybeden Elif’in davasına devam edildi

Ankara’da 14 yaşındaki kızın yaya geçidinden yolun karşısına geçerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davaya devam edildi. Ölen çocuğun annesi Tuğba Güner, "Yaya geçitlerindeki ölümlü kazalar için kaza demiyorum, kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum. Bunların cinayetle ve ağır cezada yargılanmasını istiyorum. Kızımın başına gelen basit bir trafik kazası olarak görülmesin. Benim çocuğumun geçecek başka bir yeri yoktu" dedi.


Yaya geçidinden geçerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Elif Güner’le (14) ilgili davanın ikinci duruşması Ankara Adliyesi’nde görüldü. Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen vatandaşlar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, trafik kazalarında yaşanan can kayıplarına dikkat çekerek, adalet çağrısında bulundu. Elif Güner’in annesi Tuğba Güner ve ailenin avukatı Tahir Burak Koçak, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.



"Kızım Elif Güner için adalet istiyoruz"


Kızı Elif’in sesini duyurmak için adliye önünde toplandıklarını belirten Tuğba Güner, "Kızım 19 Şubat akşamı saat 20.00 sıralarında Turan Güneş Bulvarı’nda yaya geçidinde katledildi. Katledildi diyorum, çünkü kızım yaya geçidinde kurallara uyan bir çocuktu. Kurala uymayan bir insan, bir maganda tarafından, şahitlerin de dediği gibi bir araç ile tampon tampona yarış halinde giderken 110-120 kilometre süratle, frensiz bir şekilde, manevra yapmadan kızıma çarpıp, 42 metre savurup olay yerinde kızımın ölümüne sebep oldu. Bugün ikinci duruşmamız var. Emsal kararlardan da gördüğümüz üzere yüksek ihtimalle tutuksuz yargılanacak. Biz bunun can yangını ve korkusu içerisindeyiz. Biz adalet istiyoruz. Elif’in şu an sesi çıkmıyor. Elif toprağın altında. Biz kızımın sesini çıkarmak için hepimiz burada toplandık. Elif için ve Elif gibi olan çocuklar için adalet istiyoruz" dedi.



"Kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum"


Anne Güner, "Yaya geçitlerindeki ölümlü kazalar için kaza demiyorum, kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum. Bunların cinayetle ve ağır cezada yargılanmasını istiyorum. Kızımın başına gelen basit bir trafik kazası olarak görülmesin. Benim çocuğumun geçecek başka yeri yoktu. O yaya geçidi çizgileri görsel olarak yapılmadı, güvenli alan demektir. Benim çocuğum güvenli alandaydı. Kurallara uydu ama kurala uymayan bir maganda benim çocuğumun hayatına kastetti. Benim 14 yaşındaki kızımın hayalleri yarım kaldı, biz yarım kaldık. Katiller dışarıda elini kolunu sallayarak gezmesin. Adalet yerini bulsun. Yaptırımlar, cezalar biraz arttırılsın ki bu kazalar, cinayetler artık düşsün. Biz ve bizim gibi olan mağdur aileler ve toprak altında yatan çocuklarımızın seslerini lütfen duyun, adalet istiyoruz" diye konuştu.



"Böyle bir kaza olsa olsa kasttır"


Duruşmanın geldiği aşama hakkında bilgi veren Güner ailesinin avukatı Tahir Burak Koçak ise, "Elif’in adalet arayışının ikinci celsesi için buradayız. İlk celsede tanıklarımızın tamamı dinlendi. Bütün tanıklar sanığın çok hızlı seyrettiğini, önündeki araçla yarıştığını, frene basmaksızın yaya geçidinde Elif’e 110-120 kilometre hızla vurarak, 40 metre savurup ölümüne sebep olduğunu beyan ettiler. Dosyamız Adli Tıp Kurumu’na gönderildi, kusur raporu alındı ve sanığın yine aynı tespitlerle tamamen kusurlu olduğuna yönelik rapor geldi. Sanık şu anda bilinçli taksirden dolayı yargılanıyor, tutuklu olarak yargılanıyor ancak biz bunun bir kaza olmadığını söylüyoruz. Yaya geçidinde bu şekilde meydana gelen bir kaza olsa olsa bir olası kasttır, kaza değildir. Sanık 120 kilometre hızla yaya geçidinde, kendi beyanına göre de 20 metre geriden çocukları görmesine rağmen frene basmaksızın, önündeki araçla yarışarak ölüme sebebiyet verdi. En ağır cezayı almasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"Cezaların artırılmasını talep ediyoruz"


Yaşanan mağduriyetler için cezaların artırılması gerektiğini vurgulayan Koçak, "Biz ve bizim gibi birçok mağdur aile var ve bu insanlar acılarını yaşayamıyorlar. Cezaların artırılmasını talep ediyoruz. Adalet Komisyonu’na bir yasa teklifi için başvurumuz da var. Bunun olumlu sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Onun dışında alınacak herhangi bir karar bu ailelerin acılarını daha fazla arttıracaktır" dedi.



Ankara’da yaya geçidinde otomobilin çarpması ile hayatını kaybeden Elif’in davasına devam edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Yıllardır yapımı tamamlanmayan inşaatta erkek cesedi bulundu Antalya’da yıllardır tamamlanmayan inşaatta bir erkek cesedi bulundu. Bina etrafında ilaçlama yapan belediye işçilerinin fark etmesiyle bulunan ceset, kimlik tespiti ve ölüm nedeni belirlenmek üzere adli tıp morguna kaldırıldı. Olay, saat 14.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Meydankavağı Mahallesi’nde yıllardır tamamlanmayan inşaat halindeki binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat çevresinde ilaçlama yapan belediye ekipleri, bir kişinin hareketsiz halde olduğunu fark edip durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Üzerinden kimlik çıkmayan ve yaklaşık 1 ay önce hayatını kaybettiği değerlendirilen şahsın cesedi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından ölüm nedeni belirlenmek ve kimlik tespiti yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Mahalle sakinleri, yıllardır atıl halde bulunan binanın büyük tehlike oluşturduğunu ifade etti. Bölgede sık sık madde bağımlılarının toplandığını ileri süren vatandaşlar, daha önce de benzer olayların yaşandığını söyleyerek önlem alınmasını istedi. Meydankavağı Mahallesi Muhtarı Mehmet Ceylani, binanın mahallede ciddi güvenlik sorunu oluşturduğunu belirterek, "Burası müteahhit mağduriyeti olan bir yer. Mahalle sakinleri çok şikayetçi. Bildiğimiz kadarıyla bu üçüncü vaka. Mahkeme süreci olduğu için şu an beklemede ama mahalleli artık buranın yıkılmasını istiyor. Sadece ölüm olayları değil, yangınlar çıkıyor. Dilenciler, tinerciler, madde bağımlıları geliyor. Burası ciddi sıkıntılı bir hale geldi" dedi. Mahalle sakinlerinden Tuğçe İlhan ise çocuklarıyla birlikte her gün korku yaşadıklarını söyleyerek, "Bu mahallede oturuyorum. Çocuklarımız var ve her geçişimizde korkuyoruz. Geçen gün arkamızdan bağırarak geldiler. Burada alkol alıyorlar, ateş yakıp içeride kalıyorlar. Bildiğimiz kadarıyla bu dördüncü ölüm olayı. Meydankavağı Mahallesi normalde çok güzel bir mahalle ama artık tedirgin oluyoruz. Akşamları yürüyüş yapamaz hale geldik. Çocuklarımızı güvenle okula göndermek istiyoruz. Bir an önce buraya çözüm bulunmasını istiyoruz" diye konuştu.
Balıkesir Ören’de lezzet şöleni Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında Burhaniye’nin tarihi ve turistik Ören Mahallesi’nde düzenlenen programlar, muhteşem lezzetler ve yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Balıkesir Valiliği öncülüğünde düzenlenen gastronomi şölenine katılan Vali İsmail Ustaoğlu, Türk mutfağının asırlık bir kültürel miras olduğunu vurguladı. Burhaniye ilçesinde Türk Mutfağı Haftası coşkulu etkinliklere sahne oldu. Ören Mahallesi’nde kurulan etkinlik alanında usta şefler, akademisyenler ve vatandaşlar bir araya gelerek geleneksel Türk lezzetlerinin izini sürdü. Programın açılış konuşmaları Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürü Neslihan Vurucu ile Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu tarafından gerçekleştirildi. "Bir Sofrada Miras" paneli büyük ilgi gördü Kültürel etkinlikler kapsamında, Türk mutfağının dünü, bugünü ve yarınının masaya yatırıldığı "Bir Sofrada Miras" konulu anlamlı bir panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban’ın üstlendiği bilimsel ve kültürel oturumda, ünlü şefler Ayten Saner ve Erkan Yeşil konuşmacı olarak yer aldı. Panelistler, nesilden nesile aktarılan tariflerin korunması ve Türk gastronomisinin turizmdeki stratejik önemine dair katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Geleneksel lezzetlerin aslına uygun olarak gelecek kuşaklara taşınması noktasında mutfak profesyonellerine düşen görevler anlatıldı. Minik şefler kabak çiçeği dolması doldurdu Etkinlik alanında usta şeflerin gerçekleştirdiği workshop çalışmaları renkli görüntülere sahne oldu. Vali İsmail Ustaoğlu’nun da bizzat katılım sağladığı "Minik Şefler Atölyesi"nde çocuklar önlüklerini giyerek tezgah başına geçti. Bölgenin en özel lezzetlerinden biri olan kabak çiçeği dolmasının yapımını deneyimleyen minik şefler, mutfak kültürünü eğlenerek öğrendi. Gün boyu süren etkinlikler kapsamında sıcak ot kavurma, sura, enginar dolması, yağlı pide, ada köftesi, höşmerim, lor tatlısı ve bademli baklava gibi Balıkesir mutfağına özgü coğrafi işaretli ve geleneksel lezzetler usta şefler tarafından hazırlanarak yerli ve yabancı turistlere tanıtıldı. Vali Ustaoğlu ve protokol üyeleri, alanda kurulan stantları tek tek gezerek üreticilerle sohbet etti, ziyaretçilere geleneksel keşkek ve höşmerim ikramında bulundu. Vali Ustaoğlu: "Büyüklerin nasihatleri hep o sofralarda olmuştur" Sofranın Türk toplum yapısındaki birleştirici gücüne ve eğitsel rolüne dikkat çeken Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada çok önemli mesajlar verdi. Vali Ustaoğlu, "Paylaşımı, bir arada olmayı ve dayanışmayı siz o sofrada görüyordunuz. Belli adabı, muaşeret kurallarını o sofrada öğreniyorsunuz. Kültürel bizim kodlarımıza dair bir yeri olan belli davranışlarımızı, büyüklerin bize tavsiye ettiği, önerdiği birçok nasihatler hep o sofralarda olmuştur. Bu anlamda güzel bir temayla, ’Bir Sofrada Miras’ temasıyla bu hatırayı, bu kültürü yaşatmak da ayrı bir anlam ifade ediyor" diyerek emeği geçen tüm şeflere, akademisyenlere teşekkür etti.