POLİTİKA - 09 Aralık 2025 Salı 18:56

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de SDG’nin varlığı sona ermelidir"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de SDG’nin varlığı sona ermelidir"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Suriye’de de SDG’nin varlığının sona ermesi gerekir. Burada da esas olan 10 Mart anlaşmasının uygulanmasıdır. Bu anlaşmanın uygulanması ve arkasından silahın bırakılmasıdır" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, partisinin Genel Merkez binasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı’na ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Bahis ve sanal kumar meselesi adeta bir pandemi halini almıştır"

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplumu çürüten, yozlaşmaya sürükleyen bahis ve sanal kumar meselesinde MYK’nın da bu gündemi takip etmesine yönelik ifadeleri olduğunu belirterek, "Bahis ve sanal kumar meselesi adeta bir pandemi halini almıştır. Dünyanın her tarafında olduğu gibi maalesef ülkemiz de bundan etkilenmektedir. Hatta bazı aile facialarının ve maalesef bazı intiharların arkasında bu ve benzeri yanlışlıkların olduğunu çeşitli şekillerde tespit ediyoruz. Tabii ki bununla ilgili bir eylem planımız var ve en güçlü şekilde mücadele edeceğiz. Hem siyaset kurumu olarak hem de hükümet ve kabine olarak yapılması gerekenler, Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda ortaya konulmuştur" ifadelerini kullandı.

Sanal kumar ve bahis gibi meselelerde tavizsiz davranılması gerektiğinin altını çizdiklerini kaydeden Çelik, bu meselenin, milli güvenlik, ahlak, toplumsal güvenlik ve gelecek nesiller açısından problem olduğunu söyledi.

"Türkiye meseleye güvenlik sorunu olarak yaklaşmadığını, hayatın normalleşmesine yönelik güçlü bir yaklaşım ortaya koyduğunu gösterdi"

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin yıldönümü olan Suriye’nin 8 Aralık Hürriyet Günü’ne ilişkin konuşan Çelik, "Bir yıl içerisinde birçok meydan okumaya ve provokasyona rağmen, geleceğe yürüme konusundaki iradesini güçlü tutmaya çalışmaktadır. Türkiye, burada meseleye sadece bir güvenlik sorunu olarak yaklaşmadığını; ekonomik istikrarın sağlanması, Suriye’de okulların yeniden yapılması ve hayatın normalleşmesine yönelik güçlü bir yaklaşım ortaya koyduğunu gösterdi" dedi.

"Lazkiye’de Alevi hakkını savunmak üzere terör eylemi yapanların Alevi kardeşlerimizle bir ilgisi yok"

Suriye halkının karşısında daha büyük sınamalar olduğunu ve Suriye’nin birliği ve dirliğinin korunmasının ise son derece önemli olduğunu aktaran Çelik, "Kendi içerisinde üç tane tehditle karşı karşıya bırakılıyor. Bir tanesi Esad artığı bir takım unsurların Lazkiye bölgesinde mevcut Suriye yönetimine karşı bir takım kalkışma planlaması. Lazkiye bölgesinde biz Alevilerin Şiilerin hakkını savunmak üzere terör eylemi yapanları kast ediyorum hiçbir şekilde Suriye’deki Alevi kardeşlerimizle Şii kardeşlerimizle bir ilgisi yok. Bunlar Esad’ın katliamcı rejimini bir şekilde diriltmek isteyen unsurlar. Bu Şebbiha unsurlarıyla Alevi Şii kardeşlerimizi birbirine karıştırmak çok vahim bir hata olur. Gerçekten Alevi kardeşlerimize Şii kardeşlerimize Nusayri kardeşlerimize dönük olarak yanlış yaklaşım olursa biz bunun karşısında oluruz" ifadelerini kullandı.

"Biz Lübnan’daki ve Suriye’deki Dürzi kardeşlerimizi çok iyi tanıyoruz"

Suriye’nin güneyindeki Dürzileri temsil etmeyen Siyonist yanlısı bir kanaat önderinin Suriye’nin birliğine ve dirliğine tehdit olan ikinci unsur olduğunu dile getiren Çelik, "Onun yaptığı faaliyetler esasında doğrudan hiçbir şekilde Dürzileri temsil etmeyen Netenyahu Hükümeti tarafından ortaya konulan soykırımcı siyasetin takipçisi olarak bunu yapıyor. Biz Lübnan’daki ve Suriye’deki Dürzi kardeşlerimizi çok iyi tanıyoruz. Orada ne olup bittiğini biliyoruz" dedi.

"SDG adına konuşanların kullandığı argümanlardan bir tanesi Kuzeydoğuda Kürt kardeşlerimizin tehdit altında olduğudur"

Üçüncü tehdidin ise terör örgütü SDG tarafından ortaya konulan birtakım faaliyetlerin olduğunu sözlerine ekleyen Çelik, "Yaptığı işi Kürtlerin kazanımı olarak sunması tıpkı Lazkiye’deki Güneydeki Dürzi Bölgesi’ndeki gibi yanlıştır. SDG’nin silah bırakmamak, terör örgütünü tasfiye etmemek için SDG adına konuşanların kullandığı argümanlardan bir tanesi Kuzeydoğuda Kürt kardeşlerimizin tehdit altında olduğudur. Bu tehdidinde Şara Hükümetinden kaynaklandığı şeklinde bir yaklaşım sergiliyorlar. Bu bir mantık yürütme değil, bu bir terör argümanıdır" dedi.

"Suriye’de SDG’nin varlığı sona ermelidir, burada esas olan 10 Mart anlaşmasının uygulanmasıdır"

‘Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ dendiğinde tablonun açık olduğunu vurgulayan Çelik, "Irak’ın tamamında terör örgütünün tasfiyesinin tamamlanması için tasfiyenin bir retorik olarak kalmaması için silah bırakılması gerektiği gibi aynı şekilde Suriye’de de SDG’nin varlığının sona ermesi gerekir. Burada da esas olan 10 Mart anlaşmasının uygulanmasıdır. Bu anlaşmanın uygulanması ve arkasından silahın bırakılmasıdır. Bu şekilde teröre bulaşmamış silahlı unsurların Suriye ordusuna entegre olması ve bununda 10 Mart anlaşmasının ortaya koyduğu çerçeve içerisinde gerçekleşmesi aslında silah bırakmanın tamamlanması açısından iyi bir çerçeve sunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

"Terörsüz Türkiye konusunda önemli olan yol haritasının işlemesidir"

Terörsüz Türkiye konusunda bugüne kadar yol haritasının işlediğine dikkati çeken AK Parti Sözcüsü Çelik, "Bu işlerin mutlak bir matematiği yok. Bir haftada bazen bir metre gidersiniz, bir diğer hafta bazen 1 kilometre gidersiniz. Önemli olan yol haritasının işlemesidir. Terörsüz Türkiye içeriği, zamanlaması, yakın bölgemizdeki krizleri sona erdirme ve farklı etnik ve dini gruplardan kardeşlerimizin geleceğine hayırlı bir imza atması açısından son derece yerinde bir yaklaşımdır" diye konuştu.

"Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Lübnan’la gerçekleştirdiği MEB anlaşması baştan aşağı hukuksuzdur"

MYK toplantısından gündem maddelerinden bir tanesinin de Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Lübnan’la gerçekleştirdiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmasının olduğunu kaydeden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu anlaşma baştan aşağı hukuksuzdur. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yaptığı tamamen işgalciliktir. Bu KKTC’nin egemenlik haklarını gasp etme girişimidir. KKTC’yi yok saymaya çalışan, Türkiye’yi görmezden gelmeye çalışan hiçbir yaklaşımın burada bir geleceği olmayacaktır. Bunu net bir şekilde ortaya koyalım ama Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bu faaliyetini görüyoruz. Son zamanlarda Rum tarafını, Rum tarafının yaşadığı bölge olmaktan da çıkarıp bazı ülkelerin askeri üssü ve karargahı haline getirmeye çalışıyorlar. Bunlar da beyhude çabalardır."

"Cumhurbaşkanımızın yakın zamanda Suriye’ye ziyaretine ilişkin yakın bir planlama yok"

Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın zamanda Suriye’ye yönelik bir ziyaret gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği sorusu üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımız, Suriyeli kardeşlerimizle buluşmak, onları Suriye topraklarını da ziyaret ederek tebrik etmeyi tabii ki arzu ediyor ama yakın bir planlama yok. Şu anda herhangi bir takvim oluşmuş değil" cevabını verdi.

"TSK iki ülkenin mutabakatı çerçevesinde pozisyonu koruyor"

Bir diğer gazeteci sorusu üzerine Çelik, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin konvoylarıyla ilgili görüntüler doğrudur. Bunlar da bir olağanüstü durum yok. Orada epeydir görev yapan birliklerimizle yeni birliklerimiz yer değiştiriyorlar. Sosyal medyada birçok analiz gördüm. Olağanüstü bir durum yok. TSK orada iki ülkenin mutabakatı çerçevesindeki pozisyonunu koruyor" ifadelerine yer verdi.

Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da hava soğudu, yüksek kesimlere kar yağdı Erzincan’da hava sıcaklıklarının düşmesiyle kent merkezinde yağmur, Refahiye ilçesinde ise kar yağışı etkili oldu. Kent merkezinde aralıklı yağmur görülürken, yüksek rakımlı bölgelerde kar yağışı etkisini sürdürdü. Nisan ayında bahar havasının beklendiği kentte, Refahiye’ye bağlı köyler kar yağışıyla beyaza büründü. Kar yağışı ve yer yer etkili olan sis nedeniyle bazı köy yollarında ulaşımda aksamalar yaşandı. Refahiye’nin Orçul bölgesine bağlı Kamberağa köyünde yaşayan Baki Kaya, sabah saatlerinde kar sürpriziyle karşılaştıklarını belirterek, "Hayvanlarımızı otlatmaya çıkaracaktık ancak kar yağışı nedeniyle çıkaramadık." dedi. Vatandaşlar, bahar havası beklerken güne kar yağışıyla uyandıklarını ifade etti. Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgiye göre, bölge genelinde havanın çok bulutlu, Erzurum ve Ardahan çevrelerinde aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçmesi bekleniyor. Yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi öngörülürken, rüzgarın güneyli yönlerden hafif ve orta kuvvette, akşam saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Yetkililer, gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirirken, yüksek kesimlerde çığ tehlikesi bulunduğu uyarısında bulundu. Ayrıca bölgede zirai don riskinin sürdüğü belirtilerek, üreticilerin tedbirli olması istendi. Öte yandan, akşam saatlerinden itibaren Erzurum ve Ardahan çevrelerinde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışının etkili olmasının beklendiği, yüksek kesimlerde yer yer yoğun kar görülebileceği kaydedildi.
Erzincan Erzincan’da çiftçiler don nöbetinde Erzincan’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde eksi derecelere kadar düşmesi, çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarını tehdit ediyor. Don riskine karşı önlem alan çiftçiler, bahçelerinde ateş yakarak ürünlerini korumaya çalışıyor. Baharın gelişiyle birlikte kayısı başta olmak üzere elma, kiraz ve diğer meyve ağaçlarının çiçek açtığı kentte, ani sıcaklık düşüşleri üreticileri endişelendiriyor. Gece boyunca bahçelerinde nöbet tutan çiftçiler, farklı noktalarda kontrollü ateşler yakarak oluşan ısı ve duman sayesinde ağaçların zarar görmesini önlemeye çalışıyor. Merkeze bağlı Akyazı Mahallesi’nde üretim yapan Ramazan Beydili, geniş arazilerde farklı meyve türleri yetiştirdiklerini söyledi. İklim değişikliklerinin üretimi zorlaştırdığını belirten Beydili, ağaçların erken çiçek açmasının don riskini artırdığını ifade etti. Geçen yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını dile getiren Beydili, "Bu yıl daha iyi bir hasat bekliyoruz. Dona karşı bahçemizde tütsü şeklinde ateşler yakarak önlem almaya çalışıyoruz." dedi. İlkokul öğrencisi Yusuf Kerem Demirol da babasına destek olmak için bahçeye geldiğini anlatarak, geçen yıl yaşanan don nedeniyle kayısı alamadıklarını söyledi. Bu yıl aynı durumu yaşamamak için gece ateş yakarak ağaçları korumaya çalıştıklarını belirten Demirol, iyi bir hasat umut ettiklerini kaydetti.