POLİTİKA - 19 Ocak 2026 Pazartesi 10:30

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Suriye mesajı!

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Suriye mesajı!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "SDG/PKK'nın ‘terörsüz bölge' hedefine suikast ve ‘terörsüz Türkiye' hedefini akamete uğratma girişimi, Suriye yönetiminin terörle mücadele operasyonlarıyla engellenmiştir" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Suriye'deki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamasında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayınlanan kararname ile Suriye'deki Kürtlerin haklarının teminat altına alınmasının önemine vurgu yapan Çelik, "Esad yönetimi tarafından yıllar boyunca temel haklarından yoksun bırakılmış Kürt kardeşlerimizin hukuk temelinde elde ettiği kazanımlar sevindiricidir. Cumhurbaşkanı Şara'nın yayınladığı kararnamede; ‘Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir ve kültürel ve dilsel kimlikleri, çeşitli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır' maddesi, Suriyeli Kürt kardeşlerimize dönük Baas rejimi dönemindeki tüm ret ve inkar politikalarının bitirildiğinin açık ifadesidir. Bu adım Suriye'deki tüm etnik ve mezhebi gruplara dönük aynı yaklaşımın üretileceğinin de kanıtıdır. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu zamanlardan itibaren, Esad rejiminin henüz katliamlara başlamadığı dönemlerde, Esad'la yaptığı görüşmelerde Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını da ısrarlı şekilde gündeme getirdiğini tekrar hatırlatalım" ifadelerini kullandı. SDG'nin ‘devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu' gibi hareket etmeyi hedeflemesinin kötülük üretmek isteyen odaklar tarafından kendisine verilen bir görev olduğunu ifade eden Çelik, "Bu Suriye gerçeklerine ve ‘tek Suriye ve tek ordu' ilkesine aykırıdır. Defalarca söylediğimiz gibi ‘devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu olmaz.' Bir ülkede ‘iki devlet ve iki ordunun' varlığı herkese kötülük getirecek bir iç savaştır. Terör örgütlerinin ‘paralel devletçik' ve ‘paralel ordu' gibi hareket etmesi ise kötülük üretmeye çalışan odakların aparatı olduklarının delilidir. Bundan Kürt, Arap ve Türkmen fayda elde etmez, kimin fayda elde edeceği de malumdur" ifadelerine yer verdi.

"SDG/PKK'nın ‘terörsüz bölge' ve ‘terörsüz Türkiye' hedefini akamete uğratma girişimi Suriye yönetiminin operasyonlarıyla engellenmiştir"

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinin iç içe olduğunu ve birbirinden ayrılmayan süreçler olduğunu kaydeden Çelik, "SDG 10 Mart Mutabakatı'na uymayarak Suriye'deki Kürt kardeşlerimizi ve tüm Suriye'yi hedef alan kötülük projesinin aleti olmuştur. Böylece ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefimize de sabotaj düzenlemiştir. SDG/PKK'nın ‘terörsüz bölge' hedefine suikast ve ‘terörsüz Türkiye' hedefini akamete uğratma girişimi, Suriye yönetiminin terörle mücadele operasyonlarıyla engellenmiştir. SDG'nin ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' ilkemizi hedef alan ‘darbe girişimi' durdurulmuştur. SDG'nin aleti olduğu ‘darbe mekanizması' işlevsiz kalmıştır. Terör örgütleri hiçbir etnik ya da dini grubun temsilcisi olamaz. Terör örgütlerinin işgalciliğini ‘kazanım' olarak tanımlayanlar, Kürt kardeşlerimize ve tüm Suriye'ye yıkım getirmek isteyen habis siyasi projelerin destekçisi durumuna düşmektedir. ‘Terörsüz Türkiye'ye destek verdiğini söyleyip ‘terörsüz bölge'ye karşı çıkmak ağır bir siyasi çelişkidir. Esas olan, kapsayıcı bir toplumsal, siyasal ve anayasal modelle Arap, Türkmen ve Kürt kardeşlerimizle, tüm din ve mezhep mensuplarının bir ve bütün Suriye'nin eşit ve onurlu unsurları olmalarıdır" açıklamasında bulundu.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması'nın Suriye'nin birliği için önemli bir zemin olacağını belirten Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu, Suriye'nin iç bütünleşmesine dönük net bir beyandır. Aynı zamanda ‘terörsüz bölge' yaklaşımımız için desteklediğimiz doğru bir adımdır. Suriye'deki Kürt kardeşlerimiz için gerçek ‘kazanım,' 10 Mart Mutabakatı ile başlayan, hakları garanti alan kararname ile devam eden ve son olarak anlaşma ile çerçevelenen yol haritasıdır. Suriye'de her türlü sabotaja karşı sağduyulu davranılması, birlik ve bütünlük sağlanması ve terörün ortadan kalkması için atılan her adım kıymetlidir. Bunun, terörle mücadelede tavizsiz olunması gerektiği ilkesiyle beraber ele alınması gerektiği açıktır. Cumhurbaşkanımızın komşumuz olan ve yakın bölgemizdeki halklara dönük ‘kardeşlik siyaseti' kararlılıkla sürmektedir. Kardeş ülkelerdeki halkların terör ve emperyalist vesayetlerden arınmış onurlu, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yıllar içinde sabır, dirayet ve emekle ürettiği bu stratejinin kardeş ülkelerin ‘egemenliklerine saygı' temelinde, herkes için doğru sonuçlar ürettiğini görmeye devam ediyoruz." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Trafik suçu cezasız kalmadı, 5 yıl sonra karar çıktı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde 5 yıl önce meydana gelen trafik kazasından bir hafta sonra yaşam mücadelesini kaybeden Yusuf Kaya davasında mahkeme kararını verdi. Emsal nitelikteki kararda otomobil sürücüsü, 4 yıl 8 ay 10 gün hapse mahkum edildi. Kaza, 20 Eylül 2021 tarihinde Süleyman Demirel Bulvarı üzerinde meydana geldi. Motosikleti ile seyir halinde ilerken Görkem Efekan Culum’un arkadan çarpması sonucu otomobil altında kalarak ağır yaralanan motosiklet sürücüsü 37 yaşındaki Yusuf Kaya ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından Aydın’a sevk edilen Kaya, yaklaşık bir haftalık yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Culum, daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Culum emniyetteki ifadesinde, "Bir aracı sollamak isterken muhtemelen yerde bulunan taşa çarptım. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim. Sol tarafımdaki kaldırıma çarptım. Direksiyon kilitlendiği için sonrasında çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsüne nasıl çarptığımı hatırlamıyorum. Motosiklet sürücüsünün yanına gidince durumunun kötü olduğunu gördüm. Ben de kötü oldum. Şahsın başında kask yoktu" dedi. Olayın ardından aile, Kuşadası Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak kazanın araştırılmasını istedi. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından otomobil sürücüsü Culum hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan iddianame düzenledi. İddianame Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Ailenin avukatı Varol Turbay, otomobil sürücüsünün alçılı haldeki olay yerinde çekilmiş fotoğrafını ortaya çıkartıklarını ifade ederek, "Sağ eli atelle sarılı ve uyuşukluk yapan ağrıkesici hapla araç kullanmak adeta ölüme davetiye çıkarmaktır. Zanlı kendi kendini çektirdiği fotoğrafla ele verdi. Ölüm taksirle değil" diyerek itiraz etti. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar sonrası Avukat Varol Turbay’ın itirazı üzerine Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu konu ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda Culum’un alçı tedavisi bittikten ve çıkarıldıktan sonra araç kullanımının uygun olduğu, alçılı şekilde araç kullanamayacağı vurgulandı. Olay yeri fotoğrafları ve sürücünün kolundaki alçı ile kullandığı ilaçlarla ilgili hazırlanan rapor İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından incelenerek sonuca bağlanan kararda, "raporda alçılı elle ve uyuşukluk yapan ağrı kesici hapla araç kullanmak ölüme davetiye çıkarmaktır" denildi. Yaşanan gelişmelerin ardından görülen davada, tam 5 yıl sonra mahkeme kararını verdi. Culum ’bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılandı. Sanık, 4 yıl 5 ay 10 gün hapse çarptırıldı. Karar, Kaya ailesinin avukatı tarafından İzmir Bölge Adliyesi 19. Ceza Dairesinde istinafa taşındı. İstinaf incelemesi sonucunda üst hadden verilen cezayla 3 aylık tedbir hükümlerine hükmedilerek toplam 4 yıl 8 ay 10 güne çıkarılarak kesin olarak onanmasıyla dosya sonuçlandı. Ayrıca ek olarak sürücü belgesinin 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesi gereğince cezanın tümüyle infazından itibaren taktiren 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına da karar verildi. Kesinleşen kararın ardından hapis cezası alan Görkem Efekan Culum (28) İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yakalanarak cezaevine gönderildi. Konuyla ilgili konuşan Avukat Varol Turbay, "Alçılı el ile araç kullanmaya bilinçli taksirden ceza arttırılarak karar verildi. Bu Adli Tıp raporu Türkiye’de bir ilk oldu. Emsal olacak. Eli sargılı, parmağı kırık, ayağı alçılı gibi durumlarda araç kullanmak bilinçli taksir olarak cezayı arttıracak. Böyle olmasaydı sanık 2 yıl altı ceza alıp, cezası da ertelenecekti. Avrupa’da bazı ülkelerde yüksek topuklu bayan ayakkabısı, kalın tabanlı kar botu veya kalın montla dahi araç kullanılması halinde yaptırım düzenlenmiş. Biz de ise ayağı alçılı ve koltuk değneğiyle araç kullananlar var. Ancak bu karardan sonra daha dikkatli olunması gerekecek. Bu kararı istinaf ettik. Çünkü sanık asli kusurlu en az 6 yıl ceza alması gerekirdi" diye konuştu.
Ankara Siyasilerden, YPG yandaşları tarafından Türk bayrağına yapılan saldırıya kınama Siyasiler yayımladıkları mesajlarla, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısını kınadı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyorum. Birliğimize, beraberliğimize ve milletimizin huzuruna kast eden bu menfur girişiminin; kardeşliğimize gölge düşürmesine, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz. Devletimiz tüm kurumlarıyla sahadadır. Aziz milletimiz; her türlü fitneye, tahrike ve nifak girişimine karşı sağduyusuyla dimdik duracak, kardeşliğimiz en güçlü bağımız olmaya devam edecektir. Olayın failleriyle ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatılmış olup, bu alçaklığı planlayan ve uygulayanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecek, bayrağımıza karşı gerçekleştirilen saldırı hiçbir şekilde cezasız kalmayacaktır" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise, "Mardin Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak girişimi lanetliyorum. Bu menfur olayla ilgili olarak Mardin Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Diğer yandan; Suriye’nin Halep kentinde Hükümet güçleri ile SDG/YPG terör örgütü arasındaki çatışmalar bahane edilerek ülkemizde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca soruşturmalar devam etmektedir. Bu kapsamda 356 şüpheli hakkında soruşturma yapılmış, 35 şüpheli tutuklanmış, 45 şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmış, 77 kişinin gözaltı işlemleri ise devam etmektedir. Devletimizin egemenliğine ve toplumsal huzurumuza yönelen hiçbir saldırı, hiçbir provokasyon cezasız kalmayacaktır" ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şunları kaydetti: "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza yönelik YPG terör örgütü yandaşları tarafından gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoruz. Bu alçak provokasyon, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan, Terörsüz Türkiye yürüyüşümüzü sekteye uğratma çabasından başka bir şey değildir. Bu provokatörler aklından çıkarmasın. Ay yıldızlı bayrağımız, şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusudur. Bayrağımız için milletimizin her bir ferdi şehadete yürümekten asla geri durmaz. Bayrağımıza uzanan her kirli el, tarih boyunca hak ettiği cezayı bulmuştur ve her daim bulacaktır. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Kardeşliğimize pusu kuranlara karşı en büyük cevabımız; daha fazla kenetlenmek, Büyük ve Güçlü Türkiye’yi inşa etmek için canla başla çalışmaktır." Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise, "Nusaybin’de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da, "Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları tarafından, şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak ve provokatif saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Devletimiz; sınır güvenliğini, millî onurunu ve vatandaşlarının huzurunu koruma konusunda tam bir kararlılık içindedir. Milletimizin feraseti ve devletimizin kudretiyle bu tür provokasyonlar amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla sapmadan; bayrağımıza, vatanımıza ve istiklalimize sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, "Varolduğu günden bugüne sivil, kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın binlerce masumun canına kıyan YPG terör örgütünün bugünkü provokasyonunu lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti, bölgemizde yeni bir karanlık sayfayı açmak niyetinde olanlara izin vermeyecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi ’Ne ülkemizin ne de bölgemizin geleceğinde teröre yer yoktur.’ Mukaddes bildiğimiz Türk bayrağına uzanan kirli ellere gereken cevaplar verilecektir" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "Nusaybin–Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen bu alçak saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyorum. Türkiye Cumhuriyeti; bayrağına uzanan her eli kıracak kudrete, sınırlarının ve milli değerlerinin güvenliğini her şart altında sağlayacak iradeye sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür, kararlıdır ve milli değerlerine yönelen hiçbir tehdide sessiz kalmayacaktır. Şanlı bayrağımız ilelebet dalgalanacak, bu topraklarda tek söz yine milletimizin olacaktır" açıklamasında bulundu. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise, "Şanlı bayrağımıza yönelik provokasyona soyunanlar ateşle oynamıştır. Bayrağımız hedefse, cevabımız nettir: Devletimiz gerekeni yapacaktır" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, "Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, YPG terör örgütü yandaşlarının şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirdiği hain saldırıyı en sert şekilde lanetliyorum. Bilinmelidir ki bayrağımıza uzanan her el, devletimizin sarsılmaz iradesiyle kırılacaktır. Bölgesel istikrarı, barışı ve huzuru korumaya yönelik adımlarımızı hedef alan bu alçak girişimler, ülkemizin birlik ve beraberliği karşısında asla karşılık bulamayacaktır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğüne kastedenlere karşı mücadelemizi dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Terörsüz Türkiye hedefimizden asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise, "Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı şiddetle lanetliyorum. Ay yıldızlı bayrağımıza el uzatan ve değerlerimize haince saldıranlar bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir" dedi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Türk bayrağına yönelik saldırıya tepki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bayrağımıza yönelik Nusaybin-Kamışlı sınırında terör örgütü unsurlarınca gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoum. Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülen sürece karşı bir süredir devam eden provokasyonların son halkası olan bu menfur eylem, ülkemizin barış ve huzur iklimini zehirlemek, tarihî fırsatları boşa çıkarmak üzere planlanmış açık bir sabotajdır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Aziz milletimizin bağımsızlığının ve egemenliğinin simgesi olan bayrağımıza yönelik Nusaybin-Kamışlı sınırında terör örgütü unsurlarınca gerçekleştirilen saldırıyı lanetliyoum. Şanlı bayrağımıza uzanan her el tüm milletimize ve asırlık kardeşliğimize uzanmış demektir. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülen sürece karşı bir süredir devam eden provokasyonların son halkası olan bu menfur eylem, ülkemizin barış ve huzur iklimini zehirlemek, tarihî fırsatları boşa çıkarmak üzere planlanmış açık bir sabotajdır. Unutulmamalıdır ki milletimiz, sınırlarımız içinde veya dışında bayrağımızın şanını koruma iradesine, gücüne ve kararlılığına sahiptir" ifadelerini kullandı.