POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 18:41

AK Parti Sözcüsü Çelik: "(ABD-İran barış görüşmeleri) Görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "(ABD-İran barış görüşmeleri) Görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi.


AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, ’terörsüz Türkiye’ sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi.


"Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil"


İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi.


"Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"


İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu.


"Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir"


Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi’nin çimento firması Lafarge’ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı.


Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.


"Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor"


Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi.


"Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz"


Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.


Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı.


"DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz


DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


"Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz"


Çelik, sözlerine şöyle devam etti:


"DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir."


Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açıldı Yalova’da bulunan Yalova Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ait arazide kurulan İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü düzenlen törenle açıldı. İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açılış töreni, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa katılan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, üniversiteyi kurdukları ilk yıllardan beri bir dil köyünü hayata geçirmek istediklerini belirtti. Dil öğrenmede en önemli konunun kişinin buna ihtiyaç hissetmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "O ihtiyaç hissedilmediği zaman en iyi öğretmenler, en iyi teknoloji, en iyi eğitim materyalleri de olsa netice almak mümkün değil. Daha sonra tabii ki o iyi ortamın da var olması lazım, iyi öğretmenlerin olması lazım. Doğru kitapların, doğru materyallerin kullanılması lazım. İbn Haldun Üniversitesi’nde hamdolsun Türkiye’de hazırlık yani üniversite hazırlık denilen diller okulu hizmetini en iyi veren üniversite olduğumuzu iddia ediyoruz. Bunu sadece kendimiz iddia etmiyoruz. YÖK’ün yarım milyondan fazla öğrencinin katkılarıyla yayınladığı üniversite deneyim araştırmasında gerçekten bizim hazırlık okulumuz, yabancı dil okulumuz Türkiye’de birinci sırada yer aldı. Dolayısıyla bu memnuniyetle ve bunun dışında yazın yaptığımız programlardaki memnuniyetle bunu iddia ediyoruz. Dolayısıyla bunu en iyi yapan üniversite olarak böyle bir dil köyünü hayata geçiren kurum olmamız da bir rastlantı değil" dedi. Yurt dışına dil eğitimi için gitmeye en iyi alternatifi oluşturmak istediklerini anlatan Erdoğan, "Bunu inşallah sadece İngilizce’de değil, Arapça’da, Türkçe’de ve başka yabancı dillerde de yapmak. Şu anda 350 gibi bir konaklama kapasitemiz var. Genişleme alanları var. Henüz bütün tesisi hayata geçirmiş değiliz. Bütün tesisi de hayata geçirdiğimiz zaman inşallah burada belki 700-800 veya biraz daha fazla öğrencinin farklı farklı kendi mahallelerinde yani İngilizce mahallesi, Arapça mahallesi ve diğer dillerin kendi mahallelerinde eğitimlerini sürdürdüğü bir yer olmuş olacak. Gerçekten Türkiye’nin güçlenmesinde uluslararası bağlantılarımızın, ağlarımızın, nüfuzumuzun artmasında elbette ki çok büyük bir katkısı var" ifadelerini kullandı. Erdoğan üniversite olarak dil eğitimi faaliyetlerini dil köyüyle taçlandırmış olacaklarını sözlerine ekledi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise şöyle konuştu: "2015 yılında biz Milli Eğitim Bakanlığımızda bir proje hayata geçirmiştik. Rize Güneysu’da Kaptan Ahmet Erdoğan İmam Hatip Lisesi’nde 90 öğretmenimizi alarak bir aylık tıpkı buradaki gibi bir dil programı uygulamıştık. Geçen gün bir arkadaşım, ’Hala o tecrübeyle ben öğretmenliğimi yapıyorum’ dedi. Dolayısıyla aslında burada üniversitemizin başlattığı bu proje gerçekten yıllar boyu devam edecek ve nesillere dokunacak bir proje. Bir de tabii sadece dili öğrenmeyecek buraya gelen insanlar. Burada bir dostluk, kardeşlik gerçekleşecek. Kendi aralarında farklı kültürleri tanıma imkanı olacak. Yurt dışına gitmeden önce belki burada kademelendirilecek. Çünkü yurt dışına öğrenci gönderen burada okullarımız var. Ürdün’e, İngiltere’ye, Amerika’ya, Bosna’ya. Burada çokça okullarımız var. Belki burada bir altyapıyı alarak o ülkelere gidecek. Ya da hiç gitmeye ihtiyaç duymadan dört temel beceriyi dinleme, anlama, konuşma, yazma becerisini burada öğrenmiş olacak." İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, bir sosyal bilimler üniversitesi olarak kurulduklarını ve diller üzerinden tüm dünyaya evrensel bir şekilde hitap edebilmeyi hedeflediklerini söyledi. Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise, "Böyle bir dil köyünü hayata geçirmenin şu anda huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nereden çıktı derseniz bunun ilk fikir babası bugün Dışişleri Bakanımız olan Hakan Fidan Bey, o zaman geldiğinde üniversitemize ’Bizim de bundan sonra Amerika gibi dışarıya göndereceğimiz misyonda görevli arkadaşlarımızı gittiği ülkenin dilini bilen insan olarak yetiştirmemiz lazım’ dedi. Amerika böyle yapıyor, Rusya bile böyle yapıyor. Ve gittiği dili konuşan insanlar orada çok daha verimli, çok daha başarılı hizmetler veriyorlar. Fikir babası oydu" diye konuştu. Konuşmalar sonrası okunan duanın ardından açılış kurdelesi kesilerek, dil köyü gezildi. Açılışa Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta ve AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da katıldı.
Aydın Büyükşehir’de o isimler yine kadınlardan oluştu Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde seçim heyecanı yaşanırken yıllardır olduğu gibi bu yıl da divan üyeleri kadınlardan oluştu. Zaman zaman tansiyonun yükseldiği mecliste ayrıca ihtisas komisyonlarının üye sayısı da alınan kararla 9’a yükseldi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Nisan ayı ilk oturumu Belediye Başkan Vekili Polat Bora Mersin’in başkanlığında gerçekleştirildi. Zabıt özetinin okunmasıyla başlayan mecliste 38’i komisyon raporu ve 38 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Gündemin en dikkat çeken maddesi ise meclis başkanvekilleri, divan katip üyeleri, encümen üyeleri ve ihtisas komisyonu üyelerinin belirlenmesi oldu. Yoklamanın alınmasının ardından yapılan oylama ile meclis başkan vekilleri, divan katibi üyeleri, encümen üyeleri ve komisyon üyeleri belirlendi. Yapılan gizli oylamanın ardından birinci meclis başkanvekili Salim Tümer Apaydın, ikinci başkanvekili ise Yiğit Menderes oldu. Ayrıca toplantıda 2025 yılı faaliyet raporu okunurken, CHP’li üyelerin çekimser kalması üzerine rapor oy çokluğu ile kabul edildi. Raporun oylanması öncesinde ise zaman zaman ‘hizmet’ tartışması yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) meclis üyelerinin rapor eleştirileri üzerine söz alan AK Parti Sözcüsü ve Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol; "2025 yılı belediyemiz için gerçekten bir dönüşüm yılı olmuştur. 2025 yılı faaliyet raporu bir belge olmanın çok ötesinde bu şehre hizmet etmenin ne demek olduğunu anlatan canlı bir tarihtir" dedi. Bu yıl da kadınlardan oluştu Meclis Başkanvekilinin belirlenmesinin ardından divan katipliği için meclise sunulan isimler oylandı. Yapılan oylamanın ardından yıllardır olduğu gibi bu yıl da divan katip üyeleri kadınlardan oluşurken, Ayşe Özdemir, Yasemin Gürsoy, Tuba Dinçer, Raziye Akıncıoğlu ve Derya Oktay divan katibi üyeliğine seçildi. Encümen üyelikleri seçimiyle devam eden toplantıda yapılan oylamanın ardından belediye encümeninin yeni üyeleri belli olurken, meclise sunulan isimler kabul edildi. Gizli oylama ile yapılan seçim sonrasında encümen üyeliklerine Hayatı Atlı, Yiğit Menderes, Celalettin Erol, Kadir Mutlu ve Hüseyin Işık seçildi. Tansiyon yükseldi, komisyon üye sayısı değişti İhtisas komisyonlarının belirlenmesi sırasında Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerinin partilere göre dağılımı ekrana yansıtıldı. Verilen bilgilere göre CHP’nin 46, AK Parti’nin başkan dahil 21, Bağımsızların 8, MHP’nin 7, İYİ Parti’nin ise 1 meclis üyesi bulunurken, komisyon üyesi sayılarında da değişikliğe gidildi. Önceden 7 olan komisyon üyesi sayılarının belirlenmesi üzerine yapılan konuşmalarda zaman zaman tansiyon yükseldi. AK Partili iki meclis üyesinin MHP’ye geçtiği iddiası ise mecliste tartışmaya sebep olurken, meclis başkanı Polat Bora Mersin, yaşanan gerginlik üzerine toplantıya ara verdi. CHP grubu, komisyonların daha geniş katılımla çalışması amacıyla ihtisas komisyonu üyelerinin 9 kişiden oluşmasını önerdi. CHP Sözcüsü ve Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın’a hizmet için ortak hareket edilmesi adına komisyonların 9 kişiden oluşmasını öneriyoruz" dedi. AK Parti Sözcüsü Fatih Gürer ise "Ortak karar olmasını temenni ediyoruz. Daha önce kredilerle ilgili ret oyu vermiştiniz. İnşallah bundan sonra olmaz" ifadelerini kullandı. Verilen önerge oy birliği ile kabul edilirken, yapılan görüşmelerin ardından ihtisas komisyonlarının 9 kişiden oluşması kabul edildi. Buna göre komisyonun CHP’den 5, AK Parti’den 2, MHP’den 1 ve bağımsız 1 üyeden oluşmasına karar verildi. Komisyon üye sayısının netleştirilmesinin ardından toplam 13 komisyonun üyeleri belirlendi. Mecliste yeni isimlerin belirlenmesinin ardından Başkanvekili Polat Bora Mersin oturumu kapattı.