POLİTİKA - 14 Ekim 2025 Salı 19:02

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze’ye insani yardımın girmesi son derece kıymetlidir"

A
A
A

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Gazze’ye en yüksek miktarda insani yardımın girmesi mümkün olmuştur. Bu insani yardımın girmesi orada yaşayan, kendilerine açlığın bir soykırım olarak dayatıldığı insanlar için son derece kıymetlidir" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Orta Doğu sorununun esasında Filistin sorunu olduğunu söyleyen Çelik, Filistin meselesinin çözülmeden Orta Doğu’daki diğer meselelerinin çözülmesinin de mümkün olmadığına dikkati çekti.

"Gazze’ye insani yardımın girmesi son derece kıymetlidir"

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze konusunda ateşkesin sağlanması ve sonrasında kalıcı barışa ulaşacak mekanizmaların oluşması için çok büyük mücadele verdiğini söyleyerek, "Dün gerçekleşen Gazze için niyet beyanıyla birlikte Başkan Trump’ın başlattığı barış girişimine verilen destek net bir biçimde ortaya koyulmuş oldu. Bu çerçevede Gazze’deki kardeşlerimizin bir nebze olsun soluk alması, ateşkesin sağlanması, tutukluların ve diğer rehinelerin serbest bırakılması şeklinde takasın gerçekleşmesi süreciyle birlikte dün ve bugün Gazze’ye en yüksek miktarda insani yardımın girmesi mümkün olmuştur. Bu insani yardımın girmesi orada yaşayan, kendilerine açlığın bir soykırım olarak dayatıldığı insanlar için son derece kıymetlidir. Bütün bir tabloya baktığımızda bunun herhangi bir şekilde yeterli denilecek bir durum olmadığının farkındayız. Daha gidilecek çok yol vardır. Netanyahu’nun kendi siyasi kariyerini katliam yapmaya bağlamış bir siyasi figür olduğu son derece nettir. Dün, uluslararası bir iradenin bu şekilde ortaya çıkması karşısında şimdilik Netanyahu hükümeti buna bir şekilde uyum göstermiş gözüküyor. Daha gidilecek çok yol var, provokasyona çok açık bir süreç" değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik uyguladığı soykırım politikalarına karşı uluslararası garantörlüğün olması gerektiğinin net bir şekilde ortaya çıktığını dile getiren Çelik, gelinen nokta itibarıyla bundan sonrasında kalıcı barışın nasıl sağlanacağıyla ilgili anlaşma noktasında ilerlemenin yolunun açıldığına dikkati çekti.

"Nihai amaç, Filistin devletinin kurulması olmalıdır" diyen Sözcü Çelik, Filistinlilerin Gazze’den sürgün edilmesi gibi planların söz konusu olamayacağını ve Filistinlilerin, Filistin dışındaki bir otorite tarafından yönetilmesi gibi birtakım yaklaşımların da kabul edilemeyecek yaklaşımlar olduğuna vurgu yaptı.

"Terörsüz Türkiye sürecinde hiçbir şekilde odağı kaybetmemek lazım"

Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili çalışmalarının aynı şekilde devam ettiğini söyleyen Çelik, "Terörsüz Türkiye’nin birtakım devletler ve odaklar tarafından herhangi bir şekilde sabote edilmesine müsaade etmeyeceğimiz gibi Suriye’de SDG ve benzeri yapılardan gelen yaklaşımlar çerçevesinde de bu sürecin herhangi bir şekilde aksatılmasına, rayından çıkartılmasına karşı duracağımızı bir kere ifade etmek isterim. Hiçbir şekilde odağı kaybetmemek lazım, odak PKK terör örgütünün feshi ve silah bırakması ile ilgili sürecin tamamlanmasıdır. Onun dışında buna başka gündemler eklenmeye çalışılması, bu gündeme zam yapılması gibi yaklaşımlar sürecin sağlıklı işlemesine karşı açık ya da örtük karşıt yaklaşımlardır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki arazisini Horasan Erenleri Dernekler Federasyonuna bağışlamasının ardından yapımına başlanan Hacıbektaş Horasan Erenleri Dergahı Cemevi’nin açılmasına değinen Çelik, "Bu birliğimiz, beraberliğimiz, bölgedeki bir takım gelişmelere verdiğimiz cevaplar bakımından son derece anlamlı bir açılış oldu. Sayın Bahçeli’ye buradan şükranlarımızı iletiyoruz. Burada verilen mesaj; Horasan’dan Anadolu’ya uzanan ruhun bir kere daha teyit edilmesidir. Yıllardır aramıza sokulmaya çalışılan nifaklara nasıl karşı durduysak bundan sonra da duracağımızın birbirimizle et ve tırnak gibi bir kaderdaşlık içinde olduğumuzun net bir beyanıdır. Bundan sonrasında da aynı şekilde bu kardeşlik devam edecektir. Yakın bölgelerimizde mezhepçilik yoluyla ya da etnik siyasetler yoluyla aslında ortak refahı, ortak geleceği, ortak barışı paylaşması gereken kardeş halkların bütün bunlar üzerinden nasıl birbirine düşürüldüğünü görünce Türkiye’deki kardeşliğimizin Türkiye’deki birliğimizin, dirliğimizin ne kadar kıymetli, ne kadar ayrıksız olduğu bir kere daha görülmektedir" ifadelerini kullandı.

"Özel, dış politika anlamına gelemeyecek ama politik magazin olarak değerlendirilebilecek bir yaklaşım sergiliyor"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in TBMM’de gerçekleştirilen Grup Toplantısında yaptığı konuşmalara değinen Çelik, "Bu bahsettiği dış politika konularında son zamanlarda sık sık yaptığı bir şey var. Özellikle yabancı liderlere atıf yaparak, sanki tüm bu gelişmeler olurken kendisi yabancı liderlerin yanındaymış gibi ‘dediler, yaptılar, böyle düşündüler, şu mesajı gönderdiler’ gibisinden dış politika anlamına gelemeyecek ama politik magazin olarak değerlendirilebilecek bir yaklaşım sergiliyor" ifadelerine yer verdi.

"Sizin kullandığınız dil, Siyonist siyasetçilerin kullandığı bir dil, bunu size yakıştırmayız dedik"

Parti Sözcüsü Çelik, Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin hassasiyetini sorgulamaya kalktığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Siz, CHP olarak, Hamas’a önce ’terör örgütü’ dediniz, gelen tepkiler üzerine ’terör örgütü demek istemedik, terör eylemleri yapıyor demek istedik’ dediniz. Sizin kullandığınız bu dil, Siyonist siyasetçilerin kullandığı bir dil, bunu size yakıştırmayız dedik. Onların kullandığı dili kullanmak yakışmaz diyoruz. Sonuç olarak, sizin Filistin meselesindeki bu açıklamalarınız keşke olmasaydı. Keşke gerçekten Sosyalist Enternasyonalde yan yana oturduğunuz İspanya Başbakanı Sanchez’in doğru duruşuyla paralel bir çizgi takip etseydiniz. Sayın Sanchez’in durduğu noktada durabilseydiniz. Dış dünyaya Türkiye’yi şikayet etmeyi çok sevdiğiniz için dış dünyadan referans vermeye bağımlı hale geldiğinizi görüyorum, onun için ben de size İspanya Başbakanı Sanchez’in çizgisiyle daha uyumlu bir çizgi takip edin diyorum."

Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı

Bir gazeteci tarafından MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin askeri hastanelerin yeniden açılmasına ilişkin yaptığı açıklamaları sorması üzerine Çelik, "Bu son zamanlarda özellikle etrafımızda gelişen çeşitli savaşlar, çeşitli meydan okumalar, çatışmalar ve krizler çerçevesinde sürekli olarak bütün bunlar, belli değerlendirmeler şeklinde gözden geçirilmeye devam ediliyor. Cumhurbaşkanımızın Milli Savunma Bakanlığımıza verdiği bir talimat var. Bütün bu etrafımızdaki tecrübelerden yola çıkarak önümüzdeki dönemde özellikle Türkiye’nin milli güvenliği konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri konusunda hangi yaklaşımların güncellenmesi, hangi mekanizmaların güncellenmesi, yenilenmesi gerektiği konusunda bir çalışma yapma talimatı vermiştir. Bu çerçevede de Milli Savunma Bakanlığı bu çalışmayı yapıyor. Askeri hastaneler konusu da bu değerlendirme gündeminin içerisindedir" diye yanıt verdi.

"Cumhurbaşkanımız, Netanyahu ile aynı karede olmayı kabul etmezdi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Mısır’daki Gazze zirvesine katılma kararına tepki göstermesine ilişkin soruya ise Çelik, şu cevabı verdi:

"Netanyahu’nun en başta bu zirveye katılması gibi bir şey söz konusu değildi. Biz her türlü senaryoya hazır olduğumuz için böyle bir durum geldiğinde nasıl davranılacağıyla ilgili bir çalışma yapılmıştı. Cumhurbaşkanımızın iradesi kesindir. Cumhurbaşkanımız, hiçbir şekilde Netanyahu ile aynı fotoğraf karesinde olmayı kabul etmezdi, aynı zirvede olmayı kabul etmezdi, aynı masada olmayı kabul etmezdi."

"Şehitlerimize dönük saygısızlığın karşısındayız"

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in şehitlere yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, "Biz aziz şehitlerimizin, muhterem gazilerimizin hatıralarına ve saygınlıklarına karşı olan her türlü incitici ifadenin sonuna kadar karşısında olan bir partiyiz. Bu tip sözleri sonuna kadar reddederiz, kınarız. Burada net bir tutumumuz var; yürüttüğümüz bütün süreçler, devletin nitelikleri ve milletin değerleri çerçevesinde yürütülen süreçlerdir. O sebeple şehitlerimize ya da gazilerimize dönük olarak kimden gelirse gelsin herhangi bir saygısızlığın karşısında olduğumuzu ve olacağımızı ifade etmek isterim" cevabını verdi.

Muhammed Musab Gümüşer - Cem Geçim

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.