MAGAZİN - 16 Ekim 2025 Perşembe 17:47

Türk sinemasının Sultanı Türkan Şoray’dan duygulandıran yorum

A
A
A
Türk sinemasının Sultanı Türkan Şoray’dan duygulandıran yorum

Türk Sinemasının Sultanı ünvanlı Türkan Şoray, "İmkan olsa tekrar film setlerine dönsem ama maalesef dünyada da Türkiye’de böyle film çekenlerin mutlaka yaşlarının 30-35’den sonra artık başrol değil, karakter oynuyorsunuz. Genç ve çok güzel olmanız lazım. Belli bir yaştan sonra siz ne kadar kalbinizde ona yer açsanız da sinema sizi biraz önemsemiyor" dedi.


Türkan Şoray, Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen Büyük Taarruz 4. Uluslararası Kısa Film Festivali etkinlikleri çerçevesinde söyleşi programına katıldı. Üniversite yerleşkesinde yapılan söyleşiye çok sayıda üniversite öğrencisi ile Şoray’ın hayranları katıldı. Etkinlik Şoray’ın rol aldığı ve bir döneme damgasını vuran filmlerin kesitleri ile başladı. Modaratör Sevda Dursun tarafından yönetilen söyleşi de Şoray Dursun ve katılımcıların sorularını yanıtladı. Şoray, ‘genç Türkan Şoray’a ne söylemek istersiniz?’ sorusuna "Genç Türkan Şoray’a ne derim? Hep genç kal" yanıtını verdi.



"İmkan olsa tekrar film setlerine dönsem ama maalesef"


‘Yeni bir sinema filmi ya da dizide oynar mısınız?’ sorusuna Şoray, esprili bir dille ‘yapay zekayla oynarım galiba’ diyerek şunları söyledi:


"Sinema ve oyunculuğu çok özledim, tüm hayatım daha doğrusu kendimi tanımadan önce sinemayı tanıdım ve sinema ile tanımaya başladım. Sinema ile birlikte bir hayat geçti ve sinema benim artık nefes aldığım ve yaşadığım bir yer oldu. Sinemasız yaşayamadığım yıllarım geçti. Film setlerinde bir şeyler yapmak, insanlara bir şeyler anlatabilmek çok güzel. Bana hep ‘aşkı ve sevgiyi sizlerin filmlerinizden öğrendik’ derler. Sinema o kadar iliklerime işlemiş ki bunun hasretini çekiyorum, keşke imkan olsa tekrar film setlerine dönsem ama maalesef dünyada da Türkiye’de böyle film çekenlerin mutlaka yaşlarının 30-35’den sonra artık başrol değil, karakter oynuyorsunuz. Genç ve çok güzel olmanız lazım. Belli bir yaştan sonra siz ne kadar kalbinizde ona yer açsanız da sinema sizi biraz önemsemiyor. Ama beni bu üzüntüden kurtaran tek şey şu oluyor iyi ki o filmleri çevirmiş ve seyircilerin sevgisiniz kazanmışım" dedi.


Program Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve Türkan Şoray’ın katılımcılar ile sahnede özçekim yapmalarının ardından sona erdi.



Türk sinemasının Sultanı Türkan Şoray’dan duygulandıran yorum

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.