ÇEVRE - 21 Şubat 2026 Cumartesi 10:00

Her damlanın Eber Gölü’ne ulaşması için topyekun mücadele

A
A
A
Her damlanın Eber Gölü’ne ulaşması için topyekun mücadele

Türkiye’nin en kaliteli kirazının yetiştiği Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde meyve üretiminin adeta sigortası konumunda bulunan Eber Gölü’nün yaşatılması için bölge halkı büyük mücadele veriyor.


Sultan Dağları’nda eriyen karların Eber Gölü’ne ulaşması için kanalları temizleyen, her damlayı göle yönlendiren Sultandağı sakinleri, bölgede suyu kendi bahçesine çevirenlere engel olmak için fotokapan da kurdu.


Türkiye’nin önemli gölleri arasında bulunan Eber Gölü, Afyonkarahisar’ın Çay ve Sultandağı ilçesinde ülkenin en kaliteli kiraz ve vişnesi açısından büyük önem taşıyor.


Sultan Dağları ile Eber Gölü arasında kalan topraklarda, farklı bir mikroklimada yetiştirilen kirazlar ihraç edilerek ülke ekonomisine büyük katkı sağlarken, vişneler de meyve sularında istenen aromanın yakalanmasında kullanılıyor.


Bölge halkı da Eber Gölü’nün bu kıymetini kurumaya başladıktan sonra anladı. Son yıllarda ciddi oranda çekilen ve küçülen Eber Gölü’nün tamamen kuruma riski bulunması çiftçileri endişelendiriyor.


Kuşları, sazlıkları, balıkları, çiçekleri, yüzen adacıkları ve derin sessizliğiyle Anadolu’nun keşfedilmemiş köşelerinden biri olan Eber Gölü’nün kurtarılması için Tarım ve Orman Bakanlığı eylem planı hazırlarken üreticiler üzerine düşeni yapmak için kolları sıvadı.


Sultandağı’na bağlı Yeşilçiftlik Belde Belediyesi, iş makinelerini göl çevresine göndererek Sultan Dağları’ndan kurların erimesi ve yağışlarla gelen suların Eber Gölü’ne ulaşması için kanalları temizledi. Ana kanaldan bahçelere giden küçük kanalları kapatan belediye ekipleri, her damlanın göle ulaşması için çaba harcadı.


Parmak kalınlığında gelen suların bile ana kanala ulaşması için belediye ve DSİ ekipleri, gece gündüz çalışarak Eber Gölü’ne nefes olmaya çalıştı.


İlçeye bağlı Yakasenek Köyü’nün Muhtarı Mevlüt Kurtulmuş, Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Devrim Ölmez’e duyarlılığı ve desteği için teşekkür ederek, dağdan gelen tüm suyun göle ulaşması için bölgede topyekun bir mücadele yürütüldüğünü aktardı.


İrili ufaklı kilometrelerce kanalda çalışma yapıldığını dile getiren Kurtulmuş, "Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı ve Sultandağı Kaymakamı Hacı Demirci’ye ayrıca teşekkür ediyoruz. DSİ ekipleri göl çevresinde iş makineleriyle çalışma yürütüyor. Dağlarda kar yüklü. Halen yağışlar ürüyor. Biz burada kamu kurumlarıyla üzerimize düşeni yapıyoruz" dedi.


Kurtulmuş, kiraz ve vişnenin tek sigortasının Eber Gölü kaldığına dikkati çekerek, "Amacımız gelen her damlayı aktarmak ve gölümüzü korumak. Bölgede fotokapanlar kurduk. Gelen suyu kendi bahçesine çeviren, kanallara müdahale edenleri belirleyip haklarında suç duyurusunda bulunacağız. Göl yaşarsa hepimiz yaşarız, üretiriz, mutlu oluruz" diye konuştu.



Her damlanın Eber Gölü’ne ulaşması için topyekun mücadele

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ İletişim Fakültesinde yeni dönem hedefleri görüşüldü Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesinde düzenlenen Akademik Kurul Toplantısında eğitim kalitesi, yayın performansı ve araştırma üniversitesi hedefi ele alındı. Karabük Üniversitesi Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi 2025-2026 Bahar Dönemi Akademik Kurul Toplantısı, Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Avcı, fakültenin mevcut akademik durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ardından söz alan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversitenin akademik üretim hedefleri doğrultusunda değerlendirmelerde bulundu. Kırışık, akademik teşvik performansının kurumsal gelişim açısından kritik bir gösterge olduğunu belirterek, akademisyenlerin planlı, sürdürülebilir ve çıktı odaklı bir üretim anlayışı benimsemesi gerektiğini vurguladı. Karabük Üniversitesinin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda makale ve atıf performansında önemli bir seviyeye ulaşıldığını ifade eden Kırışık, proje üretiminin ve uluslararası iş birliklerinin artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti. Toplantıda, diğer üniversitelerle geliştirilecek akademik iş birliklerinin fakültenin araştırma kapasitesine katkı sağlayacağı değerlendirilirken; nitelikli yayın sayısının artırılması, disiplinlerarası çalışmaların desteklenmesi ve akreditasyon süreçlerine yönelik planlamalar ele alındı. Akademik Kurul Toplantısı, akademisyenlerin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Antalya Her batık kendi dönemine ışık tutuyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz’in mavi sularının altında gün yüzüne çıkarılan izleri ve sualtı arkeolojisinin büyüleyici dünyasını anlatan "Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri" etkinliği düzenledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtımı ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen "Antalya Derinliklerinden Arkeolojik Sualtı Keşifleri" başlıklı etkinlik, sualtı mirasını bilimsel veriler ışığında ele alan kapsamlı bir konferans olarak gerçekleştirildi. Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, Antalya kıyıları açıklarında sürdürülen sualtı kazı ve araştırmalarına ilişkin dikkat çekici bulgular katılımcılarla paylaşıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikte katılımcılar hem Antalya’nın denizcilik geçmişini yakından tanıma hem de sualtı arkeolojisinin az bilinen yönlerini keşfetme fırsatı sundu. Öniz’den kapsamlı sunum Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz’in derinliklerinde tespit edilen batık gemiler, su altında kalmış antik yerleşimler ve bu alanlardan çıkarılan binlerce yıllık eserler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Öniz ayrıca, sualtı arkeolojisinde kullanılan bilimsel yöntemleri, kazı süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü ve gün yüzüne çıkarılan eserlerin korunmasına yönelik çalışmaları ayrıntılı biçimde anlatarak, sualtı keşiflerine ilgi duyan vatandaşları bilgilendirdi. Her batık kendi dönemine ışık tutuyor Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarımı Bölüm Başkanı Hakan Öniz, Akdeniz kıyılarında çok sayıda antik kent bulunduğunu, ancak bu kentlerden çok daha önce, 50-60 bin yıl öncesinde insanların mağaralar ve benzeri alanlarda bu kıyılarda yaşadığını belirtti. İnsan ile deniz arasındaki on binlerce yıllık ilişkiyi ortaya koymanın görevleri olduğunu ifade eden Öniz, "Sualtı arkeolojisi çalışmaları kapsamında özellikle günümüzden yaklaşık 3 bin yıl öncesine ait 422 batık belgelendi. Her batık kendi dönemine ışık tutan birer zaman kapsülü niteliğine sahip. İleri teknolojilerle deniz tabanını araştırıyor ve tespit ettiğimiz batıklarda bilimsel kazılar yürütüyoruz" dedi.
Ankara Uzmanından uyarı: "İnmemiş testis tedavi edilmezse ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturur" Medicana Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Kumrulu, "Bebeklerde çözülmemiş inmemiş testis sorunu ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturduğu unutulmamalı, ihmal edilmemelidir" dedi. Çocuklarda sıkça karşılaşılan inmemiş testisin kendi haline bırakılacak bir süreç olmadığını belirten Medicana Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Kumrulu konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Kumrulu, zamanında müdahalenin önemine dikkati çekerek, "Bebeklerde çözülmemiş inmemiş testis sorunu ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturduğu unutulmamalı, ihmal edilmemelidir" diye konuştu. İnmemiş testis ile ‘utangaç testis’ (retraktil testis) kavramlarının aileler tarafından sıkça karıştırıldığını aktaran Kumrulu, inmemiş testisin testislerin doğumdan sonra torbaya hiç inmemesi durumu olduğunu, utangaç testisin ise normalde torbada olan testisin soğuk, korku veya muayene sırasında geçici olarak yukarı kaçması anlamına geldiğini belirtti. Her iki tanı arasındaki farka ilişkin bilgi veren Kumrulu şu ifadeleri kullandı: "İnmemiş testis karın içi ya da kasık kanalında bulunur. Elle torbaya indirilemez. Çoğu vakada ameliyat gerektirir. Önemlidir çünkü tedavi edilmezse kısırlık riski ve testis kanseri riski artar. Testis küçülebilir. Kasık fıtığı eşlik edebilir. Ameliyat için en uygun dönem 6 ay ile 1 yaş arasıdır. Utangaç, çekingen olarak tanımlanan retraktil testis genellikle zararsızdır, çocuk büyüdükçe düzelir. Nadir durumlarda gerçek inmemiş testise dönüşebilir. Ameliyat, çoğu zaman gerekmez, yılda 1 kontrol önerilir." Kumrulu ailelere evde kontrol önerilerini ve ne zaman hekime başvurmaları gerektiğini belirterek, "En uygun zaman ılık banyo sonrasıdır. Testis torbada hissediliyor mu, bazen var, bazen yok mu, soğukta kayboluyor mu takip edilmelidir. Testis hiç torbada görülmüyorsa, bir taraf sürekli boşsa, önceden torbada olan testis artık gelmiyorsa, çocuk cerrahisi veya çocuk ürolojisi değerlendirmelidir. İşlem, genel anestezi altında yapılan günübirlik bir ameliyattır. Aynı gün ayağa kalkar, 2-3 gün içinde rahatlar, en geç bir hafta içinde günlük hayatına dönebilir" ifadelerini kullandı. "İnmemiş testis kendi haline bırakılacak bir durum değildir" Bu durumun anne babanın hatası olmadığını ve sık görüldüğünün de altını çizen Kumrulu, "İnmemiş testis kendi haline bırakılacak bir durum değildir; zamanında yapılan basit bir ameliyat, çocuğunuzun ilerideki üreme sağlığını ve testis sağlığını korur. İhmal edilmemelidir" açıklamasında bulundu.
Antalya Muratpaşa Belediyesi, Başpehlivan Osman Kan ile sözleşme imzaladı CW Enerji Yağlı Güreş Ligi’nin 3 yıldır kesintisiz şampiyonu Muratpaşa Belediyesi, 25 yaşındaki Başpehlivan Osman Kan ile sözleşme imzaladı. İmza töreninde konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Yağlı güreşte başarıdan başarıya koştuk. Şimdi de Osman Kan’ı kulübümüzün çatısı altına davet ettik. Dualı çayırda Muratpaşa Belediyesi adına bizleri temsil edecek" dedi. Muratpaşa Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Özcan Yılmaz’ın da yer aldığı imza töreninde Belediye Başkanı Uysal, Muratpaşa’nın uzun yıllardır yerelden evrensele, gelenekselden moderne pek çok spor branşında bir okul niteliği taşıdığını vurguladı. Yağlı güreşin Türkiye’ye özgü, köklü bir ata sporu olduğuna dikkat çeken Uysal, belediyenin 25 branşta kurs ve faaliyet yürüttüğünü ve voleybol, jimnastik, squash başta olmak üzere birçok alanda milli takımlara sporcu kazandırdığını ifade etti. Son yıllarda yağlı güreşte önemli başarılar elde ettiklerini belirten Başkan Uysal, özellikle Başpehlivan Orhan Okulu ile üst üste gelen şampiyonluklara dikkat çekerek, "Başarıdan başarıya koştuk. Şimdi de sporcu kişiliğiyle örnek bir başpehlivan olan Osman Kan’ı kulübümüzün çatısı altına davet ettik. Dualı çayırda Muratpaşa Belediyesi adına bizleri temsil edecek. Hayırlı olsun" dedi. Osman Kan: "Yolun sonu kemer olsun" Kulüp Başkanı Özcan Yılmaz da yağlı güreşe verdikleri desteğin artarak süreceğini belirterek, Osman Kan’ın Muratpaşa Belediyespor’u en iyi şekilde temsil edeceğine inandıklarını söyledi. Başpehlivan Kan ise Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a ve kulüp yönetimine teşekkür ederek, "İnşallah 2026 yılı güzel geçecek. İyi bir Osman Kan izleteceğiz. Yolun sonu kemer olsun" ifadelerini kullandı. Serik’ten başpehlivanlığa uzanan yol 2001 yılında Serik’te dünyaya gelen Osman Kan, güreşe 9 yaşında başladı. 657. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde elde ettiği derecelerle hızla yükselen Kan, yaklaşık 1,5 yıl içinde üç boy birden atlayarak dikkat çekti. 658., 660. ve 662. Kırkpınar organizasyonlarında Küçük Orta, Büyük Orta ve Başaltı boylarında elde ettiği birincilik ve ikinciliklerle kariyer basamaklarını tek tek çıktı. Kan, 2023 yılında 662. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Başaltı boyunda ikinci olarak başpehlivanlığa yükseldi.
Düzce Aile okulunda ailede afet bilinci eğitimi Düzce Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü ile Turizm Fakültesi iş birliğiyle yürütülen "Aile Okulu Projesi" kapsamında düzenlenen eğitimlerin 11 haftasında "Ailede Afet Bilinci" konusu yoğun katılımla ele alındı. Akçakoca Yukarı Mahalle’de bulunan ve Turizm Fakültesi Uygulama Birimi olarak hizmet veren Ömer Ağalar ve Hacı Şakirler Konağı’nda gerçekleştirilen programa; Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü personeli, Akçakoca Nezahat Özdemir İmam Hatip Ortaokulu son sınıf öğrencileri, öğrenciler ile mahalle sakinleri katılım sağladı. Programın davetli konuşmacısı olan Düzce Üniversitesi Kaynaşlı Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Ali Kuru, "Ailede Afet Bilinci" başlıklı sunumunda afetlere hazırlıklı olmanın önemini aile perspektifi üzerinden değerlendirdi. Afetlerin yalnızca bireysel değil, aile bütünlüğü içerisinde planlanması ve yönetilmesi gereken süreçler olduğuna dikkat çeken Öğr. Gör. Ali Kuru, afet anlarında bilinçli, planlı ve koordineli hareket etmenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Seminer kapsamında; deprem, sel ve yangın gibi afet türlerine karşı alınması gereken temel önlemler, aile içi görev dağılımının belirlenmesi, acil durum planı oluşturulması ve afet çantası hazırlanması konuları ayrıntılı şekilde ele alındı. Özellikle çocuklara küçük yaşlardan itibaren afet bilinci kazandırılmasının önemine değinen Kuru, aile içinde düzenli olarak gerçekleştirilecek tatbikatların kriz anında panik düzeyini azaltarak doğru müdahaleyi kolaylaştıracağını ifade etti. Türkiye’nin afet riski yüksek bir coğrafyada yer aldığını hatırlatan Ali Kuru, afetlere karşı dirençli bir toplum yapısının ancak bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleriyle mümkün olabileceğini belirtti. Program, Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Arif Güngör tarafından, Aile Okulu Projesi’ne katkılarından dolayı Öğr. Gör. Ali Kuru’ya teşekkür belgesi takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi