POLİTİKA - 06 Şubat 2026 Cuma 11:33

Adalet Bakanı Tunç: "Deprem ceza yargılamaları çerçevesinde bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı"

A
A
A
Adalet Bakanı Tunç: "Deprem ceza yargılamaları çerçevesinde bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Şubat depremleri sonrası açılan davalara ilişkin, "Deprem ceza yargılamaları çerçevesinde bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. 202 kişi hakkında 1 yıl ile 21 yıl aralığında değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142’si tutuklu, 59’u hükümözlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarındadır. 949 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında ise 2 bin 673 kişi hakkında süreç devam etmektedir" dedi.


Bakan Tunç, Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen ’Kanun Yolu Uygulamaları’ konulu toplantıda 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenleri yad ederek, Bakanlığın deprem bölgesine toplam 9,5 milyar TL’lik yatırım yaptığını ifade etti. Deprem ceza yargılanmalarına da değinen Bakan Tunç, "Deprem ceza yargılamaları çerçevesinde bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. 202 kişi hakkında 1 yıl ile 21 yıl aralığında değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142’si tutuklu, 59’u hükümözlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarındadır. 949 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında ise 2 bin 673 kişi hakkında süreç devam etmektedir" dedi.



"Deprem kaynaklı toplam 64 bin 663 dava açıldı"


Bakan Tunç, deprem konusunda hukuk mahkemelerinde açılan davalara da değinerek şunları söyledi:


"Hukuk mahkemelerinde ise deprem kaynaklı toplam 64 bin 663 dava açıldı. Bu davalardan 58 bin 149’u hakkında ilk derece mahkemesinde karar verildi, (yüzde 90) 5 bin 655’ine karşı istinaf yoluna başvuruldu. 3 bin 483’ü istinafça karara bağlandı. Yüzde 61 istinafta yargılaması devam eden dosya sayısı ise 2 bin 172’dir. İlk derece ve istinaftaki toplam derdest dosya sayısı 8 bin 688’dir. İdari yargıda ise 119 bin 957 dava açıldı. Bu davaların 29 bin 536’sı tam yargı davası, 90 bin 411’i iptal davasıdır. İptal davalarının hasar tespiti ve yıkım işlemlerine karşı açılan iptal davası sayısı 79 bin 732, hak sahipliği başvurularına ilişkin işlemlere karşı açılan iptal davası sayısı 10 bin 354, diğer davalar ise 325’tir. Bu davaların 34 bin 558’i iptal-kabul, 51 bin 909’u ret şeklinde sonuçlanmıştır. Ayrıca hasar tespiti ve yıkım işlemlerine karşı açılan davaların ayrıntısına bakacak olursak 44 bin 381 ağır hasar tespiti ve yıkım kararına ilişkin davada 18 bin 558 iptal kararı, 25 bin 823 ret kararı verilmiştir. 2 bin 484 orta hasar tespiti ve güçlendirme kararına ilişkin davada 994 iptal kararı, 961 ret kararı verilmiştir. Depremin üzerinden geçen 3 yılın ardından deprem kaynaklı tüm dosyaların en kısa sürede sonuçlandırılması vatandaşımızın adalete erişimi konusundaki haklı beklentisi olup, yargı teşkilatımızın da öncelikli görevidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Örenşehir’in ’ören yeri’ ilan edilmesi için çalışma başlatıldı Kayseri’nin İncesu ilçesi Örenşehir Mahallesi’nde kazı çalışmaları devam ederken İç Anadolu’nun en büyük mozaik yapısının yer aldığı bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, "İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak" dedi. İncesu’ya bağlı Örenşehir Mahallesi Köy İçi mevkiinde büyükşehir belediyesinin desteğiyle Kayseri Müze Müdürlüğü’nün denetiminde arkeolojik kazılar sürerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışmaların başlatıldığı bildirildi. Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, alanda 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanının bulunduğunu belirterek, "İncesu ilçemizdeki Örenşehir’de yapılan kazı çalışmaları; Müze Müdürlüğümüz başkanlığında devam ediyor. Devam eden kazılarda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. İlk başladığımızda mozaiklerin bir kısmı biliniyordu. Her yıl yapılan yeni çalışmalarla, bu mozaiklerin ne kadar daha geniş bir alana yayıldığını görmüş olduk. Burada 600 metrekareyi geçen bir mozaik tabanından bahsediyoruz. Özellikle baktığımızda, buradaki mozaiklerin Geç Roma-Erken Bizans Dönemi’ne tarihlendirildiğini görüyoruz. Döneminin çok ilerisinde bir sunumu yansıtıyor. Oldukça nitelikli ve çoğu sağlam şekilde açığa çıkarıldı. Kazı çalışmaları yapılırken, bir yandan da bulunan mozaiklerin restorasyonu gerçekleştiriliyor. Alanında uzman kişiler tarafından temizleme çalışmaları yapılıyor. Tabii ki nihayetinde devam eden bir bilimsel kazı çalışması söz konusu. Biz burada sınırları net olarak görebilmek için bekledik. Buranın, döneminin yöneticisinin idari noktalarından biri olduğu düşünülüyor. Hatta ortaya çıkan kitabelerden, o dönemin imparatorunun burada konaklamış olabileceğine dair hocalarımızın da görüşleri mevcut" dedi. Bakanlık tarafından süreç başlatıldı Bölgenin ören yeri olarak ilan edilmesi için bakanlık tarafından gerekli sürecin başlatıldığını aktaran Dursun, "Mozaikler ilk gün yapılmış gibi görünüyor. Burayı ziyaretçilerin gelip görebilmesi için bazı düzenlemeler gerekiyordu. Bu yılki çalışmaların ardından bakanlığımız tarafından gerekli süreçler başlatıldı. Gerekli belgeleri gönderdik, şu anda buranın ören yeri olarak ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. Bu çalışmalar tamamlandıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra, mozaiklerin yerinde korunarak ziyaretçilere açılması planlanıyor. Şu anda proje aşamasındayız. Projelerin onaylanmasının ardından, mozaikler yerinde muhafaza edilerek bir üst örtü sistemi kurulacak ve sonrasında ziyaretçilere açılacak. Elbette alanda yürütülmesi gereken bilimsel kazı çalışmaları devam ediyor. İnşallah bu yıl hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin gelip görebileceği önemli bir destinasyon noktası olacak. Örenşehir’de tüm planlama ve çalışmalarımız bu yönde" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa Valisi Özkan: "Afetlere hazırlıklı olmak bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur" MANİSA (İHA) – Manisa Valisi Vahdettin Özkan, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, afet risklerini azaltmanın ve güvenli yapılaşmanın ertelenemez bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve birçok ili etkileyen depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı diledi. Depremlerin milletin hafızasında silinmeyecek izler bıraktığını vurgulayan Özkan, "Milletçe yaşadığımız bu büyük felaket, afetlere karşı hazırlıklı olmanın bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğunu bizlere acı bir tecrübeyle göstermiştir" dedi. Güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çeken Vali Özkan, "6 Şubat depremleri, güvenli yapılaşmanın sağlanması ve mevcut yapı stokunun ivedilikle iyileştirilmesinin ertelenemez bir sorumluluk olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Afetleri tamamen engellemek mümkün olmasa da bilimsel temelli planlama, etkin denetim mekanizmaları ve doğru uygulamalarla can ve mal kayıplarını asgariye indirmek mümkündür" açıklamasında bulundu. Manisa’da yürütülen çalışmalara da değinen Özkan, "Bu bilinçle ilimizde İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında afet risklerinin belirlenmesi ve azaltılmasına yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Risk analizleri bilimsel veriler, akademik çalışmalar ve teknolojik altyapı esas alınarak yapılmakta, her ilçemizin kendine özgü risk profiline göre önceliklendirilmiş eylem planları hazırlanmakta ve uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı. Kurumlar arası iş birliğinin önemine işaret eden Özkan, "Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve üniversitelerimizle güçlü bir koordinasyon anlayışı içinde hareket ediyor, önleyici tedbirleri merkeze alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Yürütülen risk azaltma çalışmalarının sahadaki somut ve olumlu sonuçları görülmektedir" dedi. Afetlerle mücadelede toplumsal bilincin önemine dikkat çeken Vali Özkan, "Başarı yalnızca yapısal önlemlerle değil; kurumlar arası güçlü iş birliği, ortak akıl, toplumsal farkındalık ve vatandaşlarımızın sürece aktif katılımıyla mümkündür. Afet bilincinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, dirençli bir toplumun temelini oluşturmaktadır" şeklinde konuştu. Açıklamasının sonunda Özkan, "Devletimiz tüm imkanlarıyla daha güvenli ve daha güçlü bir gelecek inşa etme kararlılığını sürdürmektedir. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin bir daha böyle acılar yaşamamasını temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Samsun "Amazonların başkenti" Terme’den turizmde dünya markası hedefi Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bütün dünyada amazon dediğinizde bakın neresi çıkıyor. Bizim elimizde bir dünya markası var. Bunların üzerine giderek görünür bilinir haline getirerek biz buradayız, dememiz lazım" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ilçe ve Samsun turizmine yönelik açıklamalarda bulundu. Terme’nin birçok kaynakta yer alan bir dünya markası olduğunu ancak bunun turizm açısından yeterince kullanılamadığını söyleyen Başkan Şenol Kul, "Terme Amazonların başkenti. Bunu biz söylemiyoruz milattan önce 800’de Homerosun İlyada’sında, Heredot tarihinde, Strabon’un coğrafyasında hepsinde Terme geçiyor. İsmi de zaten orada Termidon ırmağından geliyor. Bu bir dünya markası ama biz bu markayı kullanamıyoruz" diye konuştu. "Görünür bilinir hale getirmemiz lazım" Turizme ve Amazonlara yönelik bilimsel çalışmalarla bunun daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Kul, "İşte bunların üzerine giderek bunları görünür bilinir hale getirerek bilimsel çalışmalarla sunarak görünür hale geliriz. O zaman işte oraya gelirler. Terme’ye Samsun’a Vezirköprü’ye her yere giderler. Biz bunu hep beraber yapmalıyız. Bütün dünyada Amazon dediğinizde bakın bakalım neresi çıkıyor. Bizim elimizde bir dünya markası var" ifadelerini kullandı. "Her yıl 40 milyon insan geçiyor" Terme’nin doğal bir mola noktası olduğunu bu nedenle de turizmde avantajlı olduğunu söyleyen Başkan Şenol Kul, şöyle devam etti: "Terme’nin diğer yerlere göre avantajı her yıl Terme’den karayolları rakamı ile 40 milyon insan geçiyor ve Terme doğal bir durma noktası mola noktası olduğu için büyük avantajımız var. Orada turistlere sunabileceğimiz şeyler çok değerli. Hikayeleri oluşturduğumuz ürünleri satmak daha kolay. Termenin en büyük değeri ulaşılabilir olması. Bizim insanlara gel dememize gerek yok zaten insanlar buradan geçiyor. Bizim ’bak biz buradayız’ dememiz lazım. Turizmin en önemli ve avantajlı unsuru tanıtım unsurudur. Bunu kullanmamız lazım." "Samsun herkes tarafından bilinen bir yer olacak" Samsun’un potansiyelinin farkına vararak kullanması gerektiğini söyleyen Kul, "Samsun ekoloji, gastronomi ve tarih açısından çok önemli bir nokta. Ama önemli olan bir şey var. Maalesef bu potansiyeli kullanmak bir yana farkında bile değiliz. Bunu kullanmaya başladığımızda emin olun Samsun herkes tarafından bilinen bir yer olacak" açıklamasında bulundu. "Bunlar hep Samsun’un bir değeri" Samsun’daki pide çeşitlerine değinerek hepsini Samsun’un bir değeri olarak gördüğünü dile getiren Kul, açıklamasını şöyle tamamladı: "Pide her yerde var. Bafra, Terme, Çarşamba hepsi birbirinden farklı. Bunları beraber yediğinizde görüyorsunuz ki Bafra pidesi ince kıtır, Terme pidesi yumuşak ve güzel açık pide. Farklı lezzetleri var. Tabii ki Termeli Terme pidesini, Bafralı Bafra pidesini tutacak. Ama bunlar hep Samsun’un bir değeri."