GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 11:25

"Deprem çocuklarda erken ergenliğe neden oldu"

A
A
A
"Deprem çocuklarda erken ergenliğe neden oldu"

Binlerce binanın hasar gördüğü 6 Şubat depremlerinin çocuklarda erken ergenliğe neden olduğu ve büyümelerini negatif yönde etkilediği ortaya çıktı.


‘Asrın felaketi’ olarak kabul edilen 6 Şubat depremleri insanlar üzerinde ağır yaralar açtı. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremlerin, çocuklarda ki fizyolojik ve psikolojik etkileri araştırıldı.


Adıyaman, Hatay, Malatya ve Diyarbakır illerinde bilim insanlarının depremi yaşayan 1044 çocuk üzerinde yaptıkları araştırmalarda, doğal afetin çocuklarda erken ergenliğe neden olduğu anlaşıldı.


Deprem öncesinde çene yapılarının durumu için el grafikleri çekilen çocuklardan deprem sonrası yeniden el grafikleri çekildi. Deprem öncesi ve sonrası grafiklerde yapılan karşılaştırmada çocukların büyüme atılımında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim olduğu fark belirlendi.


Ergenlik atılımının öne çekilmesi nedeniyle çocukların büyümesi ve gelişiminin daha az olduğu ortaya çıktı.


Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Hamamcı, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fundagül Bilgiç Zortuk, İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Sabahattin Bor, Batman Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Nursezen Kavasoğlu tarafından hazırlanan makale American Journal of Human Biology isimli bilim dergisinde yayımlandı


Araştırmalarla ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihal Hamamcı, "Deprem bölgesinde yaşayan akademisyenler olarak Adıyaman, Hatay, Malatya ve Diyarbakır’da ki çocuklar üzerinde, bu çocukların büyüme gelişimi acaba nasıl etkilendi diye akademisyen arkadaşlarla bir çalışma yapmaya karar verdik. Bu çalışmamız bizim zaten rutin olarak çocuklardan almış olduğumuz deprem öncesi ve deprem sonrası el bilek grafilerinin değerlendirmesiydi. Çalışmanın neticesinde deprem öncesi ve deprem sonrası çocuklarda büyüme atılımında istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler bulduk. Bulmuş olduğumuz sonuçlara göre ergenlik atılımı daha öne çekilmişti ve bu da çocukların büyüme ve gelişimi üzerinde negatif bir etkiye sahipti. Yaklaşık olarak bin 44 çocuktan aldık el bilek grafilerini, çocuklar olması gerekenden daha az büyüdü ve daha az gelişti. Dolayısıyla deprem çocuklar üzerinde, gelişimleri üzerinde oldukça olumsuz bir etki meydana getirmiş oldu. Ailelerin biraz daha bilinçli olması gerekiyor. Biraz daha bu ergenlik döneminin öne çekildiğini bilmeleri ve ergenlik atılımıyla ilgili yapılması gereken tedavilerde biraz daha erken hareket etmelerini öneriyoruz ailelerimize" diye konuştu.



"Deprem çocuklarda erken ergenliğe neden oldu"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de 12 yıl aradan sonra er meydanı kuruluyor: Kırkpınar’ın başpehlivanları dualı çayırda buluşuyor Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu iş birliğiyle düzenlenecek olan 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri için geri sayım başladı. 19 Nisan Pazar günü Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirilecek yağlı güreşlerde, Kırkpınar’ın başpehlivanları da dualı çayırda mücadele edecek. Yağlı güreşlerin efsane ismi Ali Gürbüz ise Kepez adına er meydanında kol bağlayacak. Kepez’de 12 yıl aradan sonra yağlı güreş heyecanı yeniden hayat buluyor. Kepez Belediyesi, 10. Yağlı Pehlivan Güreşleri, 19 Nisan Pazar günü güreş severleri er meydanında buluşturacak. Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu iş birliğiyle düzenlenecek organizasyon, Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce pehlivanın katılımıyla gerçekleştirilecek. Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda kurulacak er meydanında, pehlivanlar dualı çayıra çıkarak 12 yıllık hasreti dindirecek ve ata sporunun heyecanını Kepez’de yeniden yaşatacak. Şu ana kadar 725 sporcunun kayıt yaptırdığı güreşlerde, minik boylardan başpehlivanlığa kadar birçok kategoride kıyasıya mücadeleler yaşanacak. Müsabaka takvimi netleşti Güreşler, 19 Nisan Pazar günü saat 07.30-09.30 arasında yapılacak boy ayrımının ardından, saat 10.00’da ilk müsabakalarla başlayacak. Program kapsamında 11.30’da büyük orta, 12.00’de başaltı ve 12.30’da başpehlivan güreşleri gerçekleştirilecek. Büyük orta, başaltı ve baş boylarında ilk tur kuraları ise 08.00-09.30 saatleri arasında A Grubu, 09.40-10.30 saatleri arasında ise B Grubu için sistem üzerinden çekilecek. Kırkpınar’ın başpehlivanları Kepez’in er meydanında Başpehlivanlık boyunda ise Türkiye’nin önde gelen isimleri, Kepez’in er meydanında mücadele edecek. Yağlı güreşlerin önemli ismi Ali Gürbüz, Kepez Belediyesi adına er meydanına çıkacak. Gürbüz, Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde 2011-2012-2019 ve 2021 yıllarında başpehlivanlık unvanları kazanmıştı. Kırkpınar’ın başpehlivanları da Kepez’de boy gösterecek. Kırkpınar’ın 2015-2018 ve 2025 şampiyonu Orhan Okullu, 2023-2024 şampiyonu Yusuf Can Zeybek, 2013 ve 2017 şampiyonu İsmail Balaban, 2004-2007-2008 ve 2016 şampiyonu Recep Kara ve 2022 şampiyonu Mustafa Taş, 2014 şampiyonu Fatih Atlı başta olmak üzere birçok ünlü başpehlivan dualı çayıra çıkacak. Ayrıca Kırkpınar er meydanından tanınan farklı yıllarda, çeşitli boylarda katılım sağlayan İsmail Koç, Okan Acar, milli sporcu Feyzullah Aktürk, milli güreşçi Serhat Balcı gibi önemli isimlerde güreş severlerle buluşacak. Feyzullah Aktürk, 2025 yılı 664. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde finale kalarak Orhan Okulu ile mücadele etmişti. Çocuk ve genç pehlivanlar dualı çayıra hazır Ata sporu yağlı güreşlerin geleceği Kepez’de şekilleniyor. 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne minik ve teşvik boylarında yoğun katılım gerçekleşti. Şuana kadar minik 1 kategorisinde 41, Minik 2 kategorisinde 50, Teşvik 1 kategorisinde 45, Teşvik 2 kategorisinde 34 güreşçi müracaat etti. Çocuk ve genç yaş gruplarından oluşan bu sporcular, ata sporu yağlı güreşin geleceğini temsil ederek, dualı çayıra ilk adımlarını atacak. Küçük yaşta er meydanıyla tanışan güreşçiler, hem geleneksel spor kültürünün yaşatılmasına katkı sunacak hem de yağlı güreşin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol üstlenecekler. Minik ve teşvik boylarında mücadele edecek sporcular, yaş gruplarına göre farklı kategorilerde er meydanına çıkacak. Minik 1 boy genellikle 11 yaş grubundaki pehlivan adaylarını kapsarken, Minik 2 boy yaklaşık 12 yaş grubundaki sporculardan oluşuyor. Teşvik 1 boy da ise 13-14 yaş grubundaki genç güreşçiler mücadele edecek. Kepez’den er meydanına ulaşım kolaylığı Kepez Belediyesi, vatandaşların güreş alanına ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ring servisleri de düzenleyecek. Saat 09.00 itibarıyla başlayacak servisler; Fevzi Çakmak Mahallesi Perşembe Pazarı, Fatih tramvay durağı ve Varsak eski belediye önü noktalarından her saat başı hareket edecek. Müsabakalara son başvuru Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri müsabakalarına katılmak isteyen güreşçiler için son kayıt işlemleri 18 Nisan Cumartesi günü saat 23.59’a kadar yapılabilecek. Kayıt silme işlemleri ise 19 Nisan Pazar günü saat 07.00’ye kadar WWW.tggf:org:tr adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne şu ana kadar 725 sporcu müracaat etti. Organizasyonda Minik 1, Minik 2, Teşvik 1 ve Teşvik 2 boylarının yanı sıra Tozkoparan, Ayak, Deste Küçük, Deste Orta, Deste Büyük, Küçük Orta Küçük, Küçük Orta Büyük, Büyük Orta, Başaltı ve Baş boylarında güreşler yapılacak. Kocagöz’den davet Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 19 Nisan Pazar günü Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda düzenlenecek 10. Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne tüm vatandaşları davet ederek, ata sporu yağlı güreşin yeniden Kepez’de hayat bulacağını söyledi. Başkan Kocagöz, "Ata sporumuz olan yağlı güreşleri gelecek nesillere aktarmak, bu kültürü canlı tutmak bizim için büyük bir sorumluluktur. 19 Nisan Pazar günü Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştireceğimiz 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek pehlivanlarımızla birlikte er meydanında büyük bir mücadeleye tanıklık edeceğiz. Tüm güreş severleri Kepez’de 12 yıl aradan sonra yeniden dualı çayırda bu heyecanı paylaşmaya bekliyorum" dedi.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu; "Üretim ekosistemi için destekler kilit rol üstleniyor" Denizli Sanayi Odası (DSO) ile KOSGEB iş birliğinde düzenlenen "KOSGEB Destekleri Bilgilendirme Toplantısı" DSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, DSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Okan, Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş, KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı ve 100’ü aşkın firma yöneticisi katıldı. "Üretim ekosistemi için destekler kilit rolde" Toplantının açış konuşmasını yapan Selim Kasapoğlu, üretim ekosisteminin güçlendirilmesi ve firmaların kamu desteklerinden etkin şekilde yararlanmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilere yönelik destek mekanizmalarına rehberlik ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, başta KOSGEB destekleri olmak üzere, Bakanlıklar ve ilgili kamu kurumları tarafından sunulan teşviklerden firmaların daha etkin yararlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığını belirten Kasapoğlu, üretim maliyetlerindeki artışın sanayiciler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu, bu nedenle destek ve teşvik mekanizmalarının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Desteklerin yeterince takip edilmemesinin firmalar açısından önemli bir fırsat kaybı oluşturduğunu vurguladı. Kasapoğlu, DSO bünyesinde kurulan Teşvik Ofisi’nin, geçmiş dönemde ortaya koydukları hedefler arasında yer aldığını ve kısa sürede hayata geçirilmiş olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ofisin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Kasapoğlu, sanayicilerden alınan geri bildirimlerin de bu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi. Teşvik Ofisi aracılığıyla bir yıl içinde yaklaşık 200 firmayla birebir görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, bu firmaların 70’iyle özellikle KOSGEB destekleri kapsamında detaylı çalışmalar yürütüldüğünü ve sanayicilerin desteklere erişimlerinin kolaylaştırıldığını vurguladı. DSO’nun üretim ve verimlilik odaklı projeler yürüttüğünü belirten Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika ve Verimlilik Merkezi ile işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Özellikle tekstil sektörü başta olmak üzere birçok firmada istihdam desteklerinden yararlanma oranlarının görece düşük seviyede olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli sanayisinin ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı başta olmak üzere mevcut teşvik mekanizmalarından daha etkin yararlanması gerektiğini dile getirdi. KOSGEB desteklerinde yeni dönem ve genişleyen kapsam KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, konuşmasında küresel ve ulusal ölçekte ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bu süreçte sanayi ve üretim yapısının dayanıklılığının önem kazandığını ifade etti. TR-32 Bölgesi’nde yer alan Denizli, Aydın ve Muğla göz önüne alındığında ve üç ilin ekonomik yapısını değerlendirdiğinde Denizli sanayisinin kurumsallaşma düzeyi, üretim çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle öne çıktığını vurguladı. KOSGEB’in, üretim, istihdam ve ihracat odaklı işletmeleri desteklemeye devam ettiğini dile getiren Dülger, 2026 yılı itibarıyla ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında Denizli’de yaklaşık 11 bin işletmenin desteklerden yararlanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Devlet destek mekanizmalarının tasarımında çok boyutlu bir yaklaşım benimsendiğini belirten Dülger, bir yandan emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin işgücü maliyetlerini dengelemeye yönelik uygulamaların, diğer yandan ise yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımları teşvik eden araçların birlikte kurgulandığını söyledi. Bu çerçevede, mevcut kaynakların etkin ve doğru projelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası bünyesinde KOSGEB temsilciliğinin faaliyete geçmiş olmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Dülger, bu yapının firmalara daha hızlı ve etkin hizmet sunulmasına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca DSO bünyesinde faaliyet gösteren Teşvik Ofisi’nin, sanayicilere yönelik danışmanlık ve proje geliştirme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini, bu tür yapıların desteklere erişimi kolaylaştırıcı etkisinin bulunduğunu vurguladı. KOSGEB destekleri detaylı şekilde ele alındı Program kapsamında KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı, gerçekleştirdiği sunumda başta İstihdamı Koruma Destek Programı olmak üzere KOSGEB’in yürüttüğü destek programlarının genel çerçevesine ilişkin katılımcılara bilgi verdi. Sunumda; başvuru süreçleri, programların kapsamı ve sağlanan imkanlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Performans ve finansman destekleri ile sektör bazlı uygulamalara da değinen Ayvacı, desteklerden yararlanma süreçleri ve finansman olanaklarına ilişkin temel hususları paylaştı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu; DSO KOSGEB Temsilcisinin ve Teşvik Ofisi yetkililerinin kendilerini salona tanıtmasının ardından program son buldu.
Antalya İran Dışişleri Bakanı Ali Bagheri Kani: "Diplomasiyi tüketmek için diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli" Antalya’da düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun ilk gününde konuşan İran Dışişleri Bakanı Ali Bagheri Kani, geçici ateşkesi kabul etmediklerini belirterek, "Diplomasiyi tüketmek için diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli. Bu, burada ve sonsuza dek bitmeli" dedi. Bagheri Kani, savaşın tamamen sona ermesi ve İran’ın toprak bütünlüğü ile ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi durumunda Hürmüz Boğazı için "Barışın ve sükunetin boğazı olacaktır" ifadesini kullandı. Antalya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) ilk gününde İran Dışişleri Bakanı Ali Bagheri Kani açıklamalarda bulundu. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla gerçekleştirilen forum, 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Forumun ilk gününde açıklama yapan İran Dışişleri Bakanı Ali Bagheri Kani, bölgedeki ateşkes süreci, savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bölgedeki bu savaşın bütünüyle sona erdirilmesi" Düşmanlığın sona erdirilmesine son derece bağlı olduklarını belirten Bagheri Kani, "Biz, bu düşmanlığın sona erdirilmesine son derece bağlıyız. Ve bizim baktığımız şey, bölgedeki bu savaşın bütünüyle sona erdirilmesidir. Bu da uzun yıllardır bizim politikamızdır. Pakistanlılarla ve Amerikalılarla ateşkesi kabul etmeleri yönünde görüştüğümüzde, bunun bölgenin her yerini kapsaması gerektiğini söyledik. Bu da Lübnan’dan Kızıldeniz’e kadar İran’ın bu savaşı sona erdirme konusunda ne derece kararlı olduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Geçici herhangi bir ateşkesi kabul etmiyoruz" Geçici ateşkese karşı olduklarını ifade eden Bagheri Kani, "Biz geçici herhangi bir ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli. Bu, burada ve sonsuza dek bitmeli. Şu anda Tahran’da devam eden müzakereler, Mareşal Asimoni’nin yürüttüğü arabuluculuk da tam olarak bu hedefe ulaşmayı amaçlıyor" dedi. Hürmüz Boğazı’na ilişkin de konuşan Bagheri Kani, "Biliyorsunuz ki Hürmüz Boğazı İran’ın karasularındadır. İran topraklarının bir parçasıdır. Ancak İran’ın kararıyla binlerce yıldır açıktı. Amerikalılar ve İsrailliler İran’a karşı bu saldırganlığı başlatarak, tüm bölgeyi boğmaya, İran’ı boğmaya ve savaş ekonomisini boğmaya karar verdiler. Küresel ekonomi de bunun bedelini ödüyor. Buna onlar karar verdi. Bu, sebepsiz bir saldırganlıktı, sebepsiz bir savaştı ve Amerikalıların tercih ettiği bir savaştı. Bu savaşı neden başlattıkları sorusuna cevap vermek zorundalar" şeklinde konuştu. "Yeni bir protokolün mutlaka benimsenmesi gerekir" İran’ın sorumlu bir aktör olduğunu söyleyen Bagheri Kani, "İran son derece kararlı ve sorumlu bir aktördür. Ve biz bu boğazın sonsuza kadar açık kalmasına büyük önem veriyoruz. Ancak yeni bir protokolün mutlaka benimsenmesi gerekir. Yalnızca güvenlik nedeniyle değil, güvenli geçiş hedefleri ve aynı zamanda sahip olduğumuz çevresel kaygılar nedeniyle de ortaya çıkan bu yeni durum bunu gerektiriyor" ifadelerini kullandı. "Barışın ve sükunetin boğazı olacaktır" Savaşın tamamen sona ermesi ve İran’ın toprak bütünlüğü ile ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Bagheri Kani, "Eğer bu savaş bir kez ve sonsuza dek sona ererse ve Amerikalılar son derece adil, dengeli ve hakkaniyetli olan şart ve şartları kabul etmeye karar verir, maksimalist pozisyonlarını terk eder ve sahadaki gerçekleri kabullenirse; yani hiç kimsenin uluslararası hukuku ihlal ederek başka bir ülkeye karşı saldırı başlatamayacağını, İran’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini kabul ederse, o zaman size temin ederim ki Hürmüz Boğazı sonsuza kadar barışın ve sükunetin boğazı olacaktır" dedi.