POLİTİKA - 17 Nisan 2026 Cuma 12:40

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade "Diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli"

A
A
A
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade "Diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli"

Antalya’da düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, geçici ateşkesi kabul etmediklerini belirterek, "Diplomasiyi tüketmek için diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli. Bu, burada ve sonsuza dek bitmeli" dedi. Said Hatibzade, savaşın tamamen sona ermesi ve İran’ın toprak bütünlüğü ile ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi durumunda Hürmüz Boğazı için "Barışın ve sükunetin boğazı olacaktır" ifadesini kullandı.


"Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade açıklamalarda bulundu. Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumun ilk gününde konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade bölgedeki ateşkes süreci, savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


"Bölgedeki bu savaşın bütünüyle sona erdirilmesi"


Düşmanlığın sona erdirilmesine son derece bağlı olduklarını belirten Said Hatibzade, "Biz, bu düşmanlığın sona erdirilmesine son derece bağlıyız. Ve bizim baktığımız şey, bölgedeki bu savaşın bütünüyle sona erdirilmesidir. Bu da uzun yıllardır bizim politikamızdır. Pakistanlılarla ve Amerikalılarla ateşkesi kabul etmeleri yönünde görüştüğümüzde, bunun bölgenin her yerini kapsaması gerektiğini söyledik. Bu da Lübnan’dan Kızıldeniz’e kadar İran’ın bu savaşı sona erdirme konusunda ne derece kararlı olduğunu gösteriyor" diye konuştu.


"Geçici herhangi bir ateşkesi kabul etmiyoruz"


Geçici ateşkese karşı olduklarını ifade eden Said Hatibzade, "Biz geçici herhangi bir ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli. Bu, burada ve sonsuza dek bitmeli. Şu anda Tahran’da devam eden müzakereler, Mareşal Asimoni’nin yürüttüğü arabuluculuk da tam olarak bu hedefe ulaşmayı amaçlıyor" dedi.


Hürmüz Boğazı’na ilişkin de konuşan Said Hatibzade, "Biliyorsunuz ki Hürmüz Boğazı İran’ın karasularındadır. İran topraklarının bir parçasıdır. Ancak İran’ın kararıyla binlerce yıldır açıktı. Amerikalılar ve İsrailliler İran’a karşı bu saldırganlığı başlatarak, tüm bölgeyi boğmaya, İran’ı boğmaya ve savaş ekonomisini boğmaya karar verdiler. Küresel ekonomi de bunun bedelini ödüyor. Buna onlar karar verdi. Bu, sebepsiz bir saldırganlıktı, sebepsiz bir savaştı ve Amerikalıların tercih ettiği bir savaştı. Bu savaşı neden başlattıkları sorusuna cevap vermek zorundalar" şeklinde konuştu.


"Yeni bir protokolün mutlaka benimsenmesi gerekir"


İran’ın sorumlu bir aktör olduğunu söyleyen Said Hatibzade "İran son derece kararlı ve sorumlu bir aktördür. Ve biz bu boğazın sonsuza kadar açık kalmasına büyük önem veriyoruz. Ancak yeni bir protokolün mutlaka benimsenmesi gerekir. Yalnızca güvenlik nedeniyle değil, güvenli geçiş hedefleri ve aynı zamanda sahip olduğumuz çevresel kaygılar nedeniyle de ortaya çıkan bu yeni durum bunu gerektiriyor" ifadelerini kullandı.


"Barışın ve sükunetin boğazı olacaktır"


Savaşın tamamen sona ermesi ve İran’ın toprak bütünlüğü ile ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Said Hatibzade, "Eğer bu savaş bir kez ve sonsuza dek sona ererse ve Amerikalılar son derece adil, dengeli ve hakkaniyetli olan şart ve şartları kabul etmeye karar verir, maksimalist pozisyonlarını terk eder ve sahadaki gerçekleri kabullenirse; yani hiç kimsenin uluslararası hukuku ihlal ederek başka bir ülkeye karşı saldırı başlatamayacağını, İran’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini kabul ederse, o zaman size temin ederim ki Hürmüz Boğazı sonsuza kadar barışın ve sükunetin boğazı olacaktır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Kemeraltı esnafı otopark sorunu nedeniyle kepenk kapattı İzmir’in tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda otopark sorununun çözülememesine tepki gösteren esnaf, kepenk kapatma eylemi düzenledi. Kemeraltı esnafı, bölgedeki otopark alanlarının yetersizliği nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları dile getirmek amacıyla sabah dükkanlarını kapattı. Çarşı genelinde dükkanlarını açmayan veya kepenklerini sembolik olarak indiren esnaf, eylem yaptı. "Kemeraltı ölmeye mahkumdur" Kepenk kapatan esnaf, meslek odaları temsilcileriyle birlikte sorun teşkil eden otopark alanının önünde toplandı. Ellerinde siyah kurdeleler ve "Otoparkımızı geri istiyoruz" yazılı pankartlarla yürüyen grup adına konuşan Kemeraltı Çarşı Esnaf Koruma Derneği Başkanı Zafer Bilici, "Biz sadece ticaret yapmak istiyoruz. Ancak müşterimizin arabasını park edemediği, lojistik araçlarımızın giremediği bir Kemeraltı ölmeye mahkumdur. Bugün indirdiğimiz bu kepenkler, yetkililere son uyarımızdır" dedi. Eylemlerin devam edeceği belirtildi Eyleme Kuyumcular Odası Başkanı Murat Kurtuluş Buyrukçu ve Terziler Odası Başkanı Mustafa Güven de katılım sağladı. Çarşıdaki sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği protestoda, otopark sorunu çözülene kadar benzer eylemlerin sürdürülebileceği kaydedildi. Görüşmelerden somut sonuç çıkmadı Esnaf, otopark alanlarının farklı amaçlarla kullanılması ve yetersiz kalması sebebiyle ciddi müşteri kaybı yaşadıklarını ifade etti. Yerel yönetimle gerçekleştirilen görüşmelerden somut bir netice alınamaması üzerine kepenk kapatma kararı aldıklarını belirten esnaf, çözüm beklediklerini bildirdi.
Ankara Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu’da çözüm siyasi yoldan geçiyor" Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu’da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi. Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu’nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin’in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti. Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti. Barış içinde bir arada yaşama vurgusu Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı. Jiang, Çin’in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti. "Egemenlik ihlal edilemez" Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti. Uluslararası hukuk ve BM vurgusu Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti. Çin’in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti. Kalkınma-güvenlik dengesi Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu’nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı. Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin’in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti. Diplomatik temaslar sürüyor Çin’in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin’in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti. Türkiye ile ortak yaklaşım Jiang, Türkiye ile Çin’in Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin’in, Türkiye’nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.
Kayseri Cuma hutbesi: "Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır" Kayseri’de okunan cuma hutbesinde günümüzde çocukların çok yönlü bir kuşatma altında olduğuna dikkat çekilerek, "Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır" denildi. "Birbirimize kenetlenelim, sorumluluklarımızı idrak edelim" başlığıyla okunan hutbede, hafta içinde ülkede yüreklerin dağlandığı, herkesi üzen ve ele verici hadiselerin yaşandığı hatırlatılarak, "Muhterem Müslümanlar. Hafta içinde yüreklerimizi dağlayan, hepimizi derin bir üzüntüye sevk eden, elem verici hadiseler yaşadık. Öğretmen ve öğrencilerimizi hedef alan saldırılar sebebiyle canlarımız hayattan koparıldı, birçok canımız da yaralandı. Yüce Rabbimizden; hayatlarını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Cenâb-ı Hak, anne-babalarına ve yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin. Milletimizin başı sağ olsun. Aziz Müminler; Bugünler, Peygamber Efendimizin "Müminin mümine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir" buyurduğu üzere, milletçe kenetlenme, acıları ve hüzünleri paylaşma, barış ve huzur iklimini muhafaza etme günleridir. Yüce Rabbimizin merhametine, devletimizin basiretine, milletimizin sağduyusuna güvenme günleridir. Kıymetli Müslümanlar; Acımız çok büyük. Ancak, dün olduğu gibi bugün de millet olarak el ele, gönül gönüle verip bütün sıkıntılarımızın üstesinden gelebilir, dertlerimize derman olabiliriz. Yeter ki, kötülüğün içimizi karartmasına, birbirimize olan güvenimizi sarsmasına fırsat vermeyelim. Evlatlarımızın; vatan ve mukaddesatına bağlı, imanlı ve ahlaklı bir insan olarak yetişmeleri için daha fazla gayret gösterelim" denildi. "Günümüzde çocuklarımız, çok yönlü bir kuşatma altındadır" diye devam eden hutbede, "Dijital bağımlılıklar, zararlı alışkanlıklar, bilinçsiz tüketim anlayışı, olumsuz iletişim dili evlatlarımızın ruh ve gönül dünyalarını bulandırmaktadır. Hayatın pek çok alanına etki eden bu problemler, yavrularımızı değerlerimize yabancılaştırmakta, onların tertemiz zihinlerini kirletmekte ve kalplerini karartmaktadır. Dolayısıyla; anne ve babalar, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular, medya mensupları, sanatçılar, yapımcılar, akademisyenler, hocalar, öğretmenler, hâsılı millet olarak hepimiz, her zamankinden daha fazla sorumluluklarımızın idrakinde olalım. Yüce Rabbimizin tertemiz fıtratla yarattığı ve bizlere emanet ettiği çocuklarımızın ellerinden tutalım, sığınabilecekleri ilk limanın aileleri olduğunu onlara hissettirelim. Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiklerine, dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiklerine dikkat edelim. Yavrularımızı; batıl akımların, şiddet içerikli oyunların insafına bırakmayalım. Aziz Müslümanlar; yüce Rabbimizden; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere her birimiz için dünya ve ahiret huzuru niyaz ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: "Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun."
Kahramanmaraş Saldırıda ölen 4 öğrencinin mezarında hüzün ve gözyaşı hakim Kahramanmaraş’ta okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör’ün mezarları vatandaşlar tarafından doldu taştı. Mezarlığa gelenler dua edip gözyaşı dökerken çocukların kabirlerine şeker bırakıldığı görüldü. Kahramanmaraş’ta 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin eğitim gördüğü okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör, dün düzenlenen törenin ardından Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana toprağa verildi. Mezarlara şeker, atkı konuldu Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör’ün mezarlarına gelen arkadaşları ve yakınları tarafından şeker, atkı ve oyuncak konuldu. Mezarlara ziyaretçi akını Öte yandan okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden çocuklar için Kahramanmaraşlı vatandaşlar mezarlıklara akın etti. Vatandaşlar, dua edip gözyaşı döktü. "Benim yakınımda kaçarken 2 ayağını kırdı" Mezarda dua ettikten sonra gazetecilere konuşan Hamit Akın isimli vatandaş, "Hepimizin yakını, hepimizin yeğeni, çocuklarıydı. Ciğerimiz yandı. 2 günden bu yana aldığımız nefesten bir fayda görmedik. Kendi çocuklarım göz önüne geliyor ve yatamıyoruz. Şuanda bir yakınım olan Sade Nur Bahşi hastanede tedavi altında. Oda camdan atlarken kurtulmaya çalışırken 2 ayağı kırılıyor. Şuanda durumu iyiymiş. İnşallah böyle olaylar bir daha tekrarlanmaz" diye konuştu. "Peş peşe gelen olaylar bağlantılı gibi gözüküyor" Oyun ve sosyal medya bağımlılıklarıyla ilgili de konuşan Akın, "Çocuklar maalesef onları örnek alıyor. Yasaklansın diyorum bu seferde çocuklar ‘Oyunumuzu niye yasaklandınız’ diyerek ayağa kalkıyor. Şuandaki oyunlar şiddete eğilimli. Çocuklar onların etkisinde mi kalıyor yoksa başka birinin parmağı var mı inşallah devletimiz bunları bulacak. Peş peşe gelen olaylar bağlantılı gibi gözüküyor. Şu anda ağlamamak için kendimi zor tutuyorum, diyecek bir şey bulamıyorum" dedi. "İnsanlık öldü" 2 evladıyla birlikte dua etmeye gelen vatandaşlardan Yusuf Kartal, "Bu çocuklar hepimizin çocukları. Bugün Cuma diye gelip duamızı ettik, Kuran okuduk. Bu çocuklar kolay yetişmiyor. İnsanlık öldü, hepimiz öldük. Allah mekanlarını cennet eylesin. Ailelerinde canı yandı, onlara da Allah sabır versin. Ben duyar duymaz okulun oraya gittim. Sonuçta hepimizin çocukları bunlar. Sabah kalkıp çocukları hazırlıyoruz ve akşam ne zaman gelecekler diye endişe var hepimizde. Bu olayların son bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.