Yerel Haberler
Adana
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:10 Dağlı: ‘Gıda İhtisas OSB’ uzun vadeli stratejik kazanımlar sağlayacak Adana Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılara yönelik ön tahsis süreci başladı. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, "Gıda üretimi, işleme, depolama ve tedarik zinciri alanlarında faaliyet gösteren işletmeler için bu sürecin hem maliyet avantajı hem de uzun vadeli stratejik kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Adana Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılara yönelik ön tahsis süreci başladı. Başvurular 6 Nisan 2026 tarihinde başlarken, süreç 26 Nisan 2026 tarihine kadar devam edecek. Ön tahsis başvuruları, elektronik ortamda gerçekleştirilecek olup detaylı bilgiye ve başvuru ekranına ’meydip.sanayi.gov.tr’ adresi üzerinden ulaşılabilecek. "Adana, güçlü bir cazibe merkezi haline gelecek" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Adana’mız sahip olduğu tarımsal üretim kapasitesi, bereketli toprakları, sanayi altyapısı ve lojistik gücüyle Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Adana Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgemizde başlatılan ön tahsis süreci, şehrimizin yatırım potansiyelini daha da ileriye taşıyacak son derece kıymetli bir adımdır. Bu bölge, yatırımcılarımıza yalnızca bir üretim alanı değil; aynı zamanda planlı, rekabetçi ve sürdürülebilir bir yatırım zemini sunmaktadır. Gıda sanayisine uygun altyapısı, tarım üretim merkezlerine yakınlığı, lojistik avantajları ve entegre üretim imkanlarıyla Adana’mız, gıda alanında yatırım yapmak isteyenler için güçlü bir cazibe merkezi haline gelmektedir" ifadelerini kullandı. "Şehrimizin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam kapasitesini büyütecek" Ön tahsis sürecinin erken aşamada başlaması, yatırım planlamasını bugünden yapmak isteyen firmalar açısından da önemli bir fırsat sunduğunu kaydeden Dağlı, "Özellikle gıda üretimi, işleme, depolama ve tedarik zinciri alanlarında faaliyet gösteren işletmeler için bu sürecin hem maliyet avantajı hem de uzun vadeli stratejik kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Burada yapılacak yatırımların yalnızca sanayi alanına değil; istihdama, katma değerli üretime, tarımsal üretimin güçlenmesine ve Adana’mızın ekonomik dinamizmine de çok önemli katkılar sunacağı açıktır. Şehrimizin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam kapasitesini büyütecek bu sürecin Adana’mız için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:43 Çocuk katil adrese Google Maps ile gitmiş Adana’da PVC ustası Yusuf Çelik’in öldürüldüğü saldırıya ilişkin detaylar, cinayetin nasıl planlandığını ortaya koydu. İddiaya göre, azmettirici M.S.A. hedefi belirleyip adresi verdi, 15 yaşındaki iki çocuk ise Google Maps üzerinden konumu bulup olay yerine gitti. Tutuklanan şüpheliler ifadelerinde aynı kişiyi işaret ederken, firari zanlı M.S.A.’nın arandığı bildirildi. Olay, 3 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Mıdık Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, L.A. (15) ve H.H. (15), motosikletle Yusuf Çelik’in (41) iş yerine geldi. Motosikleti kullanan L.A. dışarıda beklerken, H.H. iş yerine girerek silahla ateş açtı. Başından vurulan Yusuf Çelik, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaydan kısa süre sonra iki şüpheliyi suç aleti tabanca ile birlikte yakaladı. Çocuk şube ekiplerine teslim edilen zanlılar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. "Teslim olun talimatı" Tetikçi H.H. ifadesinde, "Daha önce tanıştığım M.S.A. ile Yusuf Çelik’in aralarında husumet varmış. Bu nedenle onu vurmamı istedi. Onu vurmazsam beni öldüreceğini söylemişti. Ben de M.S.A.’dan korktuğum için kabul ettim. M.S.A. bana silah vererek, ‘Yusuf’un dükkanına git korkutmak amacıyla onun ayağına doğru ateş et’ dedi. M.S.A., olay günü tanımadığım bir çocukla, ‘Yusuf dükkanda’ diye haber gönderdi. L.A. ile birlikte Yusuf’un dükkanının Google üzerinden gittim. Birisini öldüreceğimizden bahsetmediğim L.A.’ya motosikletin başında beklemesini söyledim. Silah ile beraber Yusuf Çelik’in dükkanına girdim. İçeride 2 kişi vardı, elimdeki silahı onlara gösterdim. Üzerime doğru gelince rastgele ateş ettim. Amacım korkutmak için yere doğru ateş etmekti ancak üzerime geldikleri için mermi Yusuf Çelik’e isabet etti. Olaydan sonra M.S.A. bize ‘Gidip teslim olun’ dedi. L.A. ile birlikte polise gidip teslim olduk. Olayda kullandığım silahı da polislere verdim. Amacım öldürmek değil, korkutmaktı. Çok pişmanım" dedi. "Birini öldüreceğini bilmiyordum" Motosikleti kullanan L.A. ise, "M.S.A.’yle bir hafta önce tanıştık. Bana ‘Motosiklet kullanmayı biliyor musun?’ dedi. Evet deyince ‘H.H.’yi bir yere bıkacaksın’ dedi. Olay günü evimin önüne H.H. geldi. H.H.’yi motosiklet ile adrese götürdüm. H.H. motosikletten inip ‘Bekle, bir iki dakikaya geliyorum’ dedi. Beklerken silah sesi duydum. Daha sonra H.H. geldi ve motosikletin arkasına bindi. Birini öldüreceğini bilmiyordum" diye ifade verdikleri ortaya çıktı. Azmettirici firar Öte yandan çocuk katil H.H. ve suç ortağı L.A.’nın kendilerini cinayete azmettirdiklerini öne sürdükleri M.S.A., polis tarafından her yerde aranıyor.
Adana’da iki kız kardeşin işlettiği düğün organizasyon ofisine taşlı saldırı
04 Ocak 2026 Pazar - 10:13 Adana’da iki kız kardeşin işlettiği düğün organizasyon ofisine taşlı saldırı Adana’da iki kız kardeşin işlettiği düğün organizasyonu ofisine yılbaşı gecesi parke taşlı saldırı meydana geldi. Güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilen saldırının, iş yerindeki masraf tartışması nedeniyle gerçekleştiği öne sürüldü Edinilen bilgiye göre olay merkez Yüreğir ilçesine bağlı PTT Evleri Mahallesi’nde yılbaşı gecesi meydana geldi. İddiaya göre iki kız kardeş tarafından işletilen düğün organizasyonu ofisine yılbaşı gecesi kimliği belirsiz kişilerce taşlı saldırı düzenlendi. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın, iş yeri ile mal sahibi arasında yaşandığı ileri sürülen tadilat ve masraf tartışmalarının ardından gerçekleştiği iddia edildi. "Bu olaydan önce tehdit edilmiştik" Düğün organizasyonu işini kız kardeşiyle birlikte yürüten Burcu Uğur, yaşanan süreci ve iddialarını şöyle anlattı: "Kamera kayıtlarını incelediğimizde, yılbaşı gecesi işyerimize yönelik bir sabotaj yapıldığını açıkça gördük. Zaten bu olaydan önce tehdit almıştık. İşyeri sahibi bize, ‘Çocuklarım duyarsa sizi burada barındırmazlar, ben de bırakmam’ diyerek tehditte bulunmuştu. Biz zaten bu şahısların olayı yapan kişiler olduğunu tahmin ediyorduk. Kamera kayıtlarını izleyince de bunların o kişiler olduğunu kesin olarak teyit ettik." Uğur, kamera kayıtlarında saldırı öncesi yaşananları da şu sözlerle aktardı: "Görüntülerde ilk olarak kalabalık bir şekilde araçla gelip çevreyi inceledikleri, küfürlü konuşarak ‘Cam kırılır mı acaba?’ gibi ifadeler kullandıkları görülüyor. Yaklaşık bir saat sonra ise iki kişi, yüzleri kapalı şekilde tekrar geliyor ve ellerindeki kaldırım taşlarını camımıza fırlatıyorlar." "Tavan akıyordu, masrafı biz yapalım kiradan düşelim dedik kabul etmediler" İş yerinin tavanındaki su sızıntısının uzun süredir sorun oluşturduğunu belirten Burcu Uğur, yaşanan anlaşmazlığın bu konudan kaynaklandığını öne sürerek, "Biz işyerini tuttuğumuzda tavanı akıyordu. Bu nedenle şikâyette bulunduk. Müteahhit firma sorumluluğu işyeri sahibine atıyor, işyeri sahibi de müteahhit firmaya. Biz de ‘Masrafı biz karşılayalım, kiradan düşelim’ dedik. Ancak işyeri sahibi, ‘Hiçbir şekilde kiradan düşemezsiniz. Masrafla ilgili bana fatura ederseniz gününüzü görürsünüz’ diyerek canımızla tehdit etti" dedi. Uğur, müteahhit firma ile yaptıkları görüşmelerde beton hatasının kabul edildiğini, hatta bir ödeme yapıldığını iddia ederek şöyle devam etti: "Beton firması eksik iş yaptığını kabul etmiş, hatta zararın karşılanması için bir ödeme yapmış. Ancak bu paranın nereye gittiği konusunda hiçbir bilgimiz yok. Buna rağmen tavan hâlâ yapılmadı ve yağmur yağdığında işyerimiz su alıyor." Kendilerinin iyi niyetle çözüm aradıklarını ifade eden Uğur, "Zamanında ihtar da çekmiştik. ‘Bizi çıkarmak istiyorsanız, içeride yaptığımız masrafları karşılayın, biz de çıkalım’ dedik. Buna da yanaşmadılar. ‘Masrafı biz yapalım, kiradan düşelim’ teklifimizi de kabul etmediler" diye konuştu. "Maskeli saldırganların evden çıkıp geri döndükleri görüntülerde net" Saldırının tehdit amaçlı yapıldığını savunan Burcu Uğur, şu sözlerle endişelerini dile getirdi: "Yaşanan tüm bu olayların tehdit amaçlı yapıldığı çok açıktır. Bu kişilerin yaptığından eminiz. Çünkü kamera kayıtlarında, maskeli şahısların köşe başındaki evlerinden çıktıkları ve saldırıdan sonra yine aynı eve geri döndükleri net bir şekilde görülmektedir." Kadın işletmeciler olarak büyük korku yaşadıklarını belirten Uğur, "Biz bu işyerini iki kadın olarak işletiyoruz. Yaşlı babamız ve çocuklarımız var. Bugün taş atanlar, yarın kurşun da sıkabilir" dedi. Kadın işletmeciler saldırıdan sonra polise başvurduklarını ve iş yeri sahibinden şikayetçi olduklarını belirtti. İş yeri sahibinin ise saldırıyla alakasının olmadığını söylediği öğrenildi. Olayla ilgili inceleme devam ediyor.
AOSB Başkanı Sütcü: "Her yatırım, geleceğe bırakılmış bir değer zinciridir"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 13:16 AOSB Başkanı Sütcü: "Her yatırım, geleceğe bırakılmış bir değer zinciridir" AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, "Adana’nın üretim gücüyle ülke ekonomisine değer katan her adım, geleceğe bırakılmış kalıcı bir mirastır" dedi. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), sürdürülebilir büyüme, çevreci üretim ve güçlü altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin sanayi üsleri arasında fark oluşturmaya devam ediyor. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, AOSB’nin Türkiye sanayisinin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geldiğini belirterek, "Kuruluşumuzdan bu yana her yatırımımızı ülkemizin üretim gücüne ve gelecek kuşaklara değer katmak için planladık. Her yatırımımızı günü kurtarmak adına değil, gelecek 50 yılı planlayarak projelendirdik" diye konuştu. Sütcü, AOSB’nin bugün 2 bin 227 hektarlık alana ulaştığını ve doluluk oranının yüzde 99 olduğunu, 498 faal firmanın bölgede üretim yaptığını, toplam 41 bin 865 kişiye istihdam sağlandığını ve AOSB firmalarının ihracat hacminin 1,8 milyar doları bulduğunu vurguladı. "Sanayicilerimizin başarısı Adana’nın üretim gücü" Sütcü, AOSB’de 21 farklı sektörün faaliyet gösterdiğini ve bunlar arasında metal, kimya, plastik, tekstil, gıda, makine, kâğıt ve eczacılık gibi stratejik alanların öne çıktığını söyledi. AOSB’de 9 farklı sektörde faaliyet gösteren 27 yabancı sermayeli firma bulunduğunu belirten Sütcü, "Uluslararası yatırımcılar AOSB’ye güveniyor. ADM, Alpla, Greenbrier, Rivulis, Saint-Gobain Weber ve Soudal gibi dünya markaları bölgemizde üretim yapıyor. Bu firmalar AOSB’yi küresel tedarik zincirinin bir parçası haline getirdi"ifadelerini kullandı. AOSB’nin çevre yönetiminde örnek bir bölge olduğunu da vurgulayan Sütcü, bölgede atık su arıtma tesisinin günlük 90 bin metreküp, kullanma suyu arıtma tesisinin ise 222 bin metreküp kapasiteyle hizmet verdiğini kaydetti.Sütcü, "Yeşil OSB hedefimiz doğrultusunda 1 milyon 552 bin metrekare yeşil alan oluşturduk. CO tutma kapasitesi yüksek ağaçlandırmalarla sürdürülebilir bir yaşam alanı oluşturuyoruz. TSE onaylı karbon ayak izi yazılımımızla çevresel performansımızı ölçülebilir hale getirdik" şeklinde konuştu. Enerji ve altyapıda yüksek standart Sütcü, AOSB Bölge Müdürlüğü aracılığıyla 275 MW kurulu güç, 8 ana dağıtım merkezi, 25 tali ve 135 yardımcı dağıtım merkezi üzerinden 24 saat SCADA kontrol sistemi ile enerji arzının güvence altına alındığını belirtti. 10 kilometrelik galeri hattı ile 154 ve 380 kV’luk trafo merkezleri sayesinde bölgeye yüksek verimlilikte enerji sağlandığını vurgulayan Sütcü, "Adana’nın doğalgaz tüketiminin yüzde 35’i ve su tüketiminin yüzde 24,72’si bölgemizden karşılanıyor. Enerji verimliliği artık AOSB’nin bir kültürüdür. AOSB Meslek Yüksekokulumuz ve Teknoloji Kolejimiz ile eğitimden üretime uzanan bir model oluşturduk. AOSB Anaokulumuzla da kadın istihdamına destek sağlıyoruz" ifadelerine yer verdi. Bölge Müdürlüğüne bağlı faaliyet gösteren Proje Destek Birimi’nin çalışmalarına da değinen Sütcü, 2022-2024 döneminde Türkiye genelindeki dokuz üniversiteyle 428 akademisyen-firma ziyareti gerçekleştirildiğini ve 110 eşleştirmeye imza atıldığını belirterek "Proje Destek Birimimiz, sanayiciyle bilimi buluşturdu. Bu iş birliği sayesinde yenilikçi çözümler üreten bir sanayi ekosistemi oluştu" dedi. "Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde lideriz" AOSB’nin Türkiye’de en fazla Ar-Ge ve Tasarım Merkezi’ni barındıran OSB olduğuna değinen Sütcü, "7 Ar-Ge ve 6 Tasarım Merkezimizle üretimi bilgiyle buluşturuyoruz. Sanayi Odaklı Ar-Ge ve İnovasyon Yarışmalarımız ve Kuluçka Merkezimiz yenilikçi fikirlere alan açıyor" bilgisini paylaştı. AOSB’de gerçekleştirilen altyapı ve yatırım projelerinden söz eden Sütcü, Otoban İkinci Bağlantı Kavşağı, Atık Su Arıtma Tesisi İyileştirmesi, Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu Koordinasyon Merkezi, Kuluçka Merkezi, Hazır Beton Tesisi, GES Projesi, 5 kilometrelik Galeri Hattı ve 500 MVA Trafo Merkezi gibi birçok projenin tamamlandığını kaydetti. Başkan Sütcü ayrıca, Çamur Kurutma Tesisi, Yeni Atık Su Arıtma Tesisi, 599,5 hektarlık Altyapı Projesi, İtfaiye ve Afet Koordinasyon Merkezi, Sosyal Tesis ve Konut Alanı, Yeşil İş Merkezi ve Akaryakıt İstasyonu projelerinin de yakında hayata geçeceğini müjdeledi. Sütcü, AOSB’nin yazılım ve dijital dönüşüm alanında Türkiye’ye örnek olduğuna da dikkati çekerek, "TSE onaylı Carbon Emission Software (CES) yazılımımız, Talep ve Bütçe Takip Programımız, İstihdam ve İtfaiye Yönetim sistemlerimiz sayesinde tüm süreçleri dijital ortama taşıdık. AOSB, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda eğitim, çevre, sosyal sorumluluk ve teknolojiyle bütünleşmiş bir sanayi modelidir. Sanayicilerimizin başarısı, bizim en büyük motivasyonumuzdur. Adana’dan dünyaya uzanan bu güçlü sanayi zincirini hep birlikte büyütmeye devam edeceğiz" diyerek sözlerini sürdürdü. "12 vizyoner projemizi hayata geçirmeye hazırlanıyoruz" Yıllar boyu verilen emeklerle güçlü bir değişim ve dönüşüm sürecinin yaşandığı aktaran Başkan Sütcü, planlanan projelerini ise şöyle anlattı; "Bölgemizin geleceğini şekillendirmek üzere ihtiyaçlarımıza ve stratejik hedeflerimize uygun şekilde fizibilitesi tamamlanan 12 vizyoner projemizi hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. 80 bin metreküp gün kapasiteli yeni atık su arıtma tesisi projemizin birinci etabı olan 40 bin metreküp gün projemizde çevresel yönetim gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlıyoruz. Konut ve sosyal tesis projemizde bölgemize modern ve yaşam odaklı bir alan kazandırmayı hedefliyoruz. İtfaiye, afet ve koordinasyon merkezimizde kriz anlarında hızlı müdahale kapasitemizi güçlendirmeyi ve bölgesel güvenliği artırmayı hedefliyoruz. Sekiz megavat GES projemizle bölgemizin enerji verimliliğini artırarak yenilenebilir kaynaklara geçişi güçlendiriyoruz. Otel ve Ticaret Merkezi projemizde bölgemize modern bir yaşam ve konaklama alanı kazandırmayı planlıyoruz. Bölgemiz içerisinde tespit edilen farklı noktalardaki tır parkı projemizde lojistik akışı düzenleyen güvenli bir park alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Misis Köprülü Kavşak Revize projemizle bölge trafiğini daha akıcı ve düzenli hale getiriyoruz. 50 megavat elektrik depolama projemizle enerji yönetimimizi güçlendiriyor, kesintisiz ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturuyoruz. AOSB Sanayi Sitesi projemizde işletmeler için modern, verimli ve girişimci dostu bir üretim alanı oluşturmayı amaçlıyoruz. Yeşilçarşı projemizle çevre dostu, modern ve sürdürülebilir bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyoruz. İş Merkezi projemizde bölgenin ticari dinamizmini güçlendirecek yeni bir merkez oluşturmayı amaçlıyoruz. Bölgemizin büyüme hızına uyum sağlamak ve önümüzdeki dönemlerde oluşacak parsel ihtiyacını karşılamak amacıyla yaklaşık 3 bin 448 hektarlık yeni alanın organize sanayi bölgemize dahil edilmesi için ilgili kurumlarla gerekli görüşmeler yapılmış ve yer seçimi süreci doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına resmi başvuruda bulunulmuştur. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi olarak planladığımız projelerimizle sanayimizin geleceğine yön veren güçlü bir vizyon inşa etmeye devam ediyoruz."
Adana eksiyi gördü, bahçelerde sazlı sözlü zirai don nöbeti tutuldu
03 Ocak 2026 Cumartesi - 09:53 Adana eksiyi gördü, bahçelerde sazlı sözlü zirai don nöbeti tutuldu Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da da havalar soğudu, bazı ilçelerde sıcaklıklarda sıfırın altına düşünce bahçelerde zirai don nöbeti tutuldu. Kozan ilçesinde zirai don nöbetine Âşık Veli İmir de sazıyla katılarak renkli görüntüler oluşturdu. Meteorolojini uyardığı soğuk hava dalgası Adana’nın bir çok ilçesinde de etkili oldu. Pozantı, Feke, Aladağ gibi ilçelerde sıcaklık -10’a kadar, Kozan, Karaisali, İmamoğlu ve Ceyhan ise -4’lere kadar düştü. Termometrelerin sıfır derecenin altına düşmesiyle birlikte narenciye üreticileri bahçelerde don nöbetine başladı. Üreticiler, coğrafi işaret tescilli Kozan portakalı ile narenciye ürünlerinin dondan zarar görmemesi için bahçelerinde ateş yaktı. Zirai don nöbetine Âşık Veli İmir de sazıyla katılarak destek verdi. Sazlı sözlü zirai don nöbeti renkli görüntülere sahne oldu. "Yazın narenciyeyi sıcaktan kurtardık, şimdi de soğuktan kurtarmaya çalışıyoruz" Kozan ilçesine bağlı Kamışoba Mahallesi’nde 20 dönüm narenciye bahçesinde yaklaşık 150 ton portakal üretimi yapan Nurican Diliçıkık, 2025 yılının yaz aylarında aşırı sıcaklar ve artan maliyetler nedeniyle zor geçtiğine dikkat çekti. Diliçıkık,"2025 yılı bizler için çok zor bir yıldı. Yazın aşırı sıcaklardan bahçeyi korumaya çalıştık. Maliyetler çok yüksekti. Sulama suyunda büyük sıkıntılar yaşadık. Yazın narenciyeyi sıcaktan kurtardık, şimdi de dondan kurtarmaya çalışıyoruz. İstanbul’da limon 100 liraya giderken burada dalında 10 liradan alınıyordu. Portakalı bir yandan satmaya çalışıyor, bir yandan da korumaya çalışıyoruz. Bu yıl dalında 10-12 liradan alıcı buluyor"dedi. Eksi 4 derecede bahçelerde nöbet tuttuklarını anlatan Diliçıkık, "Lastik ve saman balyası yakarak oluşturduğumuz duman tabakasıyla ürünleri dondan korumaya çalışıyoruz" diyerek, sabaha kadar bu durumu sürdürdüklerini söyledi. Don nöbetine sazıyla katılan Âşık Veli İmir, Çukurova portakalı için yazdığı şiiri seslendirerek çiftçilerin emeğini türküleriyle anlattı. İmir, "Bahçede ateş yaktık, hava çok soğuk. Portakallar donmak üzere, biz de nöbet tutuyoruz. Ben de âşık olarak bu emek için bir türkü hazırladım, onu söylüyorum" diye konuştu.
Bu da ‘Çikolatalı Kaymaklı Kadayıf Sarma’
03 Ocak 2026 Cumartesi - 09:22 Bu da ‘Çikolatalı Kaymaklı Kadayıf Sarma’ Adanalı tatlıcı, klasik kadayıfa yeni bir yorum getirerek, "Çikolatalı Kaymaklı Kadayıf Sarma" hazırladı. Geleneksel lezzeti modern dokunuşlarla bir araya getiren tatlıcının ürünü, kısa sürede yoğun ilgi gördü. Geleneksel kadayıfın sarma formunda hazırlanıp kaymak ve çikolatayla buluşturulduğu "Çikolatalı Kaymaklı Kadayıf Sarma", pişirildikten sonra çilek, fıstık ve çikolata sosuyla servis ediliyor. Yoğun çikolata aromasıyla kaymağın lezzetini bir araya getiren ürün, özellikle tatlı tutkunlarının ilgisini çekiyor. Adana’da uzun yıllardır tatlıcılık yapan Zeynep Geyik’in geleneksel kadayıfı çeşitlendirmek için çıktığı çalışmaların sonucu ortaya çıkarttığı ürün, adeta yok satıyor. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Zeynep Geyik, "Bu ürünümüz hem çikolata hem kaymak hem de kadayıf severler için yapıldı. Çok lezzetli bir ürün. Her zamanki gibi yeni ürünler çıkartıyoruz. Umduğumuzdan güzel gidiyor satışlar. Gelen misafirlerimiz ürünü beğendiklerini söylüyorlar" ifadelerini kullandı. Soğuk havalarda şerbetli ürünlerin çok rağbet gördüğünü belirten Geyik, "Havalar soğudu ve şerbetli ürünlere satışlar arttı. O sebeple çok güzel gidiyor ürünün satışı, memnunum" dedi. Ürünü tatmaya gelen müşterilerden Çiğdem Ersoy, "Ürünü çok beğendim. Herkese tavsiye ederim. Yazın belki ağır gelebilir ama ben yaz kış tatlı yiyen birisi olduğum için bana hiç ağır gelmiyor" diye konuştu.
Adana’da karla mücadele: Mahsur kalan araçlar kurtarılırken vatandaşlara da sıcak içecek ikramı yapıldı
02 Ocak 2026 Cuma - 10:50 Adana’da karla mücadele: Mahsur kalan araçlar kurtarılırken vatandaşlara da sıcak içecek ikramı yapıldı Adana’nın Feke ilçesinde kar yağışı sonrası kapanan yollar ekiplerin çalışmasıyla açıldı. Feke Belediyesine ait iş makineleriyle mahsur kalan araçlar kurtarılırken vatandaşlara da sıcak içecek ikramı yapıldı. Feke ilçesinde yoğun kar yağışının ardından kar kalınlığı yarım metreye ulaştı. Kızılçam ormanlarının beyaz örtüyle kaplanması kartpostallık manzaralar oluştururken, kar sonrası yollarda oluşan buzlanma nedeniyle sürücüler trafikte zor anlar yaşadı. Feke Belediyesi ekipleri ana arterler başta olmak üzere bir çok noktada çalışma yaptı. Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri de kırsal mahallelerde etkili olan yoğun kar yağışının ardından iş makineleriyle ara yolları açarak ulaşımda aksamaların yaşanmaması için karla mücadele çalışmalarına destek verdi. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, ilçede yol açma ve tuzlama çalışmalarının ilgili kurumlarla koordineli şekilde gece gündüz sürdürüldüğünü belirterek, zorunlu olmadıkça trafiğe çıkılmaması uyarısında bulundu. İlçede birçok yolda buzlanmanın devam ettiğini ifade eden Başkan Özen, ekiplerin sahada yoğun mesai harcadığını kaydetti. Yolda kalan sürücülere sıcak çay ve çeşitli ikramlarda bulunduklarını, belediyeye ait iş makineleriyle mahsur kalan araçların kurtarıldığını dile getiren Başkan Özen, "Beklediğimiz kar yağışı ilçemizde etkili oldu. İlçemizin her yerine bereket yağdı. Memleketteki tüm dostlara özel ricamdır mecbur kalmadıkça yola çıkmayın. Buzlanma hat safhada. Araçlarınızı kontrol edin, kış lastiği takın. Vardiyalı olarak çalışan tüm ekiplerimiz ana yollar ve ara yollarda buzlanmayı önlemek için çalışmalarını sürdürüyor. Ancak hâlâ bazı bölgelerde can güvenliği riski oluşabiliyor" dedi. Belediye ekiplerinin gelen her ihbara anında müdahale ettiğini belirten Başkan Özen, yolda kalan vatandaşlara ikramlarda da bulunulduğunu ifade etti.
Uzmanından uyarı: "Her belde kayma, ameliyat gerektirmez"
02 Ocak 2026 Cuma - 10:03 Uzmanından uyarı: "Her belde kayma, ameliyat gerektirmez" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, bel kayması tanısı alan her hastanın ameliyat olmak zorunda olmadığını belirterek, doğru değerlendirme ve takip sürecinin önemine dikkat çekti. Şen, şikayetlerin düzeyi ve hastanın yaşam kalitesine göre tedavi planının kişiye özel belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Bel kayması, omurgayı oluşturan kemiklerden birinin alttaki omur üzerine öne ya da arkaya doğru yer değiştirmesiyle ortaya çıkıyor. Bel ağrısı, bacaklara vuran ağrı, uyuşma ve bazı vakalarda güç kaybına yol açabiliyor. Uzmanlar, bel kayması tanısı alan her hastanın ameliyat olmak zorunda olmadığını, kaymanın derecesi, şikayetlerin şiddeti ve sinir basısı keşiflerine göre çoğu vakada ilaç, fizik tedavi ve egzersizle takip edilebileceğini belirtiyor. "Bel kaymaları, çocukluk yaştan itibaren ortaya çıkıyor" Konuyla ilgili Adana’dan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Şen, "Her belde kayması olan ameliyat olmamalı. Genelde bel kaymaları doğumsal, çocukluk yaştan itibaren ortaya çıkıyor. Erişkin yaşa gelindiğinde ise kişinin kilo alması, ani hareketler yapması ve kemik erimesinden dolayı sinirlerde sıkışma başlıyor. Eğer kalçadan, ayak topuğunuza kadar gelen bir ağrı varsa, ayakta durmakta bu ağrılar artıyorsa, nörolojik muayenede de kuvvet kaybı varsa, MR görüntüsünde de belde kayma varsa cerrahi işlem yapılabilir" ifadelerini kullandı. Her bel kaymasının ameliyat gerektirmediğini vurgulayan Prof. Dr. Orhan Şen, "Eğer bir hastada sadece bel ağrısı varsa, kalçadan bacağa vuran bir ağrı yoksa ve nörolojik muayenede normal çıkıyorsa bu hastayı ameliyat etmenin anlamı yok. Bu hasta, ameliyattan yarar görmez. Tam tersine ameliyat yaraları sebebiyle ağrı çeker. Hastada kuvvet kaybı varsa ve nörolojik muayene de bel kayması varsa ameliyat yapılmalı. Eğer bu keşifler yoksa ben ameliyat önermiyorum" dedi. Öte yandan Prof. Dr. Şen, her bel ağrısının bel kayması olarak yorumlanmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Babanın, DNA ile tespit ettirdiği kızını nüfusuna aldıramadığı iddiası
02 Ocak 2026 Cuma - 09:51 Babanın, DNA ile tespit ettirdiği kızını nüfusuna aldıramadığı iddiası Adana’da bundan 5 yıl önce birlikte yaşadığı kadından olan kızının başkasının üzerine kayıtlı olduğunu ileri süren baba, DNA testi de yaptırmasına rağmen bir türlü nüfusuna alamadığını, kızına annesi tarafından şiddet uygulandığını iddia etti. Adana’da yaşayan 29 yaşındaki Hasan Artınal, 2020 yılında birlikte yaşamaya başladığı 33 yaşındaki N.E. ile 2022 yılında ayrıldıklarını ve bu birliktelikten dünyaya gelen Masal isimli kızının soy bağında mağdur edildiğini öne sürdü. İddiaya göre anne, Artınal’dan olan çocuğunu resmi nikahlı olduğu M.Y.’nin üzerine kaydettirdi. Artınal, çocuğun biyolojik babasının kendisi olduğunu ispatlamak için DNA testi yaptırdığını ve rapor sonucunda biyolojik baba olduğunun resmen belirlendiğini söyledi. Baba, buna rağmen kızını kendi nüfusuna geçiremediğini ileri sürerek sesini duyurmaya çalıştı. Hasan Artınal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Ben bu kadınla 2020 yılında tanıştım. Bir çocuğumuz oldu. Ancak anne, çocuğumun soy bağını başka bir kişinin üzerine kayıt ettirdi. Bunun üzerine DNA testi yaptırdım ve çocuğun benden olduğu resmi olarak tespit edildi. İlgili tüm makamlara başvurmama rağmen bugüne kadar somut bir çözüme ulaşamadım. Anne, her seferinde çocuğu benden kaçırıyor ve açılan davaları da sürekli geri çekiyor. Şu an kızım 5 yaşında ve nerede olduğunu bilmiyorum." "Babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" Yetkililere seslenen baba, tek isteğinin yasal haklarına kavuşmak olduğunu belirterek, "Benim tek isteğim, çocuğumun babası olarak kimlikte görünmek ve kızıma ulaşabilmek. Şu anda kızımın can güvenliği yok. Eski eşim çocuğuma şiddet uyguluyor. Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuklar çok korkmuş durumda. 5 yaşındaki çocuğum daha ’baba’ kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Ben sadece çocuğuma ulaşmak ve babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" diye konuştu.