Yerel Haberler
Adana
ATÜ, patent atıf oranlarında Türkiye 14’üncüsü oldu 08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:00:01 Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ), Uluslararası veri tabanı Scopus SciVal verileri esas alınarak yapılan analizde bilimsel yayınların patentlerde kullanım oranına göre Türkiye genelinde 14. sırada yer aldı. 2021-2025 dönemini kapsayan ve üniversitelerin ürettiği akademik makalelerin patent başvurularında ne ölçüde referans alındığını inceleyen araştırmada, ATÜ, bilimsel araştırma çıktılarının teknolojiye ve sanayiye aktarılma başarısını tescilledi. Patent atıf oranı, üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmaların sadece teorik düzeyde kalmadığını; aynı zamanda yenilikçi teknolojilere, sanayi uygulamalarına ve Ar-Ge süreçlerine doğrudan kaynaklık ettiğini somut bir şekilde ortaya koydu. Elde edilen başarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, ATÜ’nün temel vizyonunun bilgiyi üretime dönüştürmek olduğunu vurguladı. Rektör Sözen, "Üniversitemizin Türkiye genelinde 14. sırada yer alması, tesadüfi bir başarı değil, sistematik bir akademik vizyonun sonucudur. Scopus SciVal verileri, sadece yayın sayımıza değil, bu yayınların dünyadaki teknolojik gelişmelere ve patent süreçlerine ne kadar yön verdiğine işaret ediyor. Bu tablo, ATÜ’nün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi kimliğini ne kadar güçlü taşıdığının en somut kanıtıdır" ifadelerini kullandı. Bilimsel araştırmaların sanayide karşılık bulmasının milli teknoloji hamlesine sunulan katkının bir göstergesi olduğunu belirten Rektör Sözen, daha sonra şunları söyledi: "Amacımız, akademik çıktılarımızın sadece kütüphane raflarında kalması değil, fabrikalarda, laboratuvarlarda ve teknoloji merkezlerinde katma değere dönüşmesidir. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi kutluyorum."
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:42 Çiftçilere, "Tarımsal İşletme ve Yatırım Kredileri" anlatıldı Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü çiftçilere tarımsal işletme ve yatırım kredilerini anlattı. "Tarımsal İşletme ve Yatırım Kredileri" konulu bilgilendirme ve değerlendirme toplantısında tarımsal yatırımlara yönelik yeni destekler ve finansman imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında önemli değişikliklerin hayata geçirildiğini belirtti. Yeni dönemde hibe oranı üst limitinin yüzde 50’den yüzde 70’e çıkarıldığını ifade eden Bayazıt, hibeye esas proje tutarının ise 30 milyon TL’ye yükseltildiğini açıkladı. Kadınlar ve genç çiftçilere yönelik pozitif ayrımcılığın sürdüğünü vurgulayan Bayazıt, bütçenin yüzde 20’sinin kadın ve gençlere, yüzde 30’unun ise aile işletmelerine ayrıldığını belirtti. Ayrıca başvurularda kadınlar, gençler, aile işletmeleri ve tarımsal örgütlerin öncelikli olarak değerlendirileceğini ifade etti. Dijital tarım, yapay zeka ve otomasyon yatırımlarının da destek kapsamına alınmasıyla birlikte sektörün teknolojik dönüşümünün hızlanmasının hedeflendiği kaydedildi. Tasarruflu sulama yatırımlarına yönelik desteklerin de artırıldığını belirten Bayazıt, bu alanda hibeye esas proje üst limitinin 10 milyon TL’ye çıkarıldığını ve hibe oranının yüzde 70’e kadar yükseltildiğini söyledi. Bu desteklerin yüzde 20’sinin kadın ve genç üreticilere ayrıldığı bilgisi paylaşıldı. Adana’da yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Bayazıt, 600 metre üzeri alanlarda uygulanan KDAK Projesi kapsamında Kozan Hayvan Pazarı ile Tufanbeyli Yöresel Ürünler Pazarı’nın hizmete kazandırıldığını ifade etti. Proje kapsamında bin 450 üreticiye doğrudan destek sağlanırken, altyapı ve bireysel hibelerle toplam 213 milyon TL kaynak aktarıldığı belirtildi. Öte yandan Adana genelinde kırsal kalkınma destekleri kapsamında bugüne kadar bin 588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandığı ve bu yatırımlar sayesinde 2 bin 632 kişiye istihdam oluşturulduğu açıklandı. İl Müdürü Bayazıt ayrıca, 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında açıklanan IPARD III Programı ile yatırımcılara ve kırsal altyapı projelerine toplam 214 milyon avro bütçe ayrıldığını belirterek, bu desteklerin Adana tarımı açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:39 Uzmanından hipospadias uyarısı: Sünnet yaptırmadan önce dikkat Cerrahisi Ana Bilim Dalı Uzman Dr. Galib Baıramovı, hipospadias ameliyatında eksik olan idrar kanalını oluşturmak için çocuğun kendi sünnet derisinin yama olarak kullanıldığının altını çizerek, "Çocuğun önceden sünnet edilmesi durumunda ameliyat için en değerli doku kaybedilir ve cerrahi süreç çok daha zor hale gelebilir" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Uzman Dr. Galib Baıramovı, erkek çocuklarda görülen hipospadias hastalığı hakkında önemli bilgiler paylaştı. Baıramovı, hipospadiasın erkek çocuklarında idrar deliğinin olması gereken yer olan penisin uç kısmında değil, daha aşağıda ve penisin alt yüzeyinde bulunması durumu olduğunu kaydederek, "Bazı çocuklarda anne karnındaki gelişim sürecinde yaşanan bir duraksama nedeniyle deli daha geride kalıyor. Yaklaşık her 250-300 erkek doğumunun birinde görülen hipospadiasın nedeni çoğu zaman tam olarak bilinmiyor. Genetik faktörler, hormonal etkiler ve çevresel etkenlerin rolü bulunabilir. Ailede özellikle babada ya da erkek kardeşlerde bu durumun görülmesi halinde hipospadiasın görülme sıklığı biraz daha artabilir" dedi. Hastalığın belirtilerine de değinen Baıramovı, en temel belirtinin idrar deliğinin normal yerinden daha aşağıda bulunması olduğunu söyleyerek, "Bunun yanında bazı çocuklarda iki önemli durum daha görülebilir. Bunlardan biri penisin aşağı doğru eğri olması, yani "kordi" adı verilen durum; diğeri ise sünnet derisinin ön tarafının eksik olması nedeniyle oluşan yarım sünnet görünümüdür. Ailelerin doktora başvurma nedenlerinden biri de çocuklarının idrarını yaparken karşıya değil ayaklarına doğru yapması. Bu idrar deliğinin aşağıda olmasının en somut göstergelerinden biri" diye konuştu. Hipospadias olan çocuklarda sünnet konusunun çok önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Dr. Galib Baıramovı, ailelere uyarıda bulunarak, "Çocuklarında böyle bir durum fark eden ailelerin kesinlikle normal sünnet yaptırmaması gerekir. Hipospadias ameliyatında eksik olan idrar kanalını oluşturmak için çocuğun kendi sünnet derisi yama olarak kullanılmaktadır. Çocuğun önceden sünnet edilmesi durumunda ameliyat için en değerli doku kaybedilir ve cerrahi süreç çok daha zor hale gelebilir" dedi. Hipospadiasın tedavisinin cerrahi olduğunu vurgulayan Baıramovı, "Bu hastalığın ilaçla veya kendiliğinden düzelme şansı bulunmuyor. Ameliyatta üç temel hedef vardır: Birincisi, idrar deliğini olması gereken yere, yani penisin uç kısmına taşımak; ikincisi, varsa penis eğriliğini düzeltmek; üçüncüsü ise estetik olarak tamamen normal bir görünüm sağlamaktır. Hipospadias ameliyatı her yaşta yapılabilse de bezli çocuğun bakım kolaylığı ve psikolojik boyut sebebiyle ameliyat için en uygun zaman bebeğin 6 ay ile 18 ay arasındaki dönemidir. Çocuğun vücudunu tam olarak tanımadan ve cinsel kimlik farkındalığının başladığı fallik dönemden önce ameliyat yapılırsa çocuk bu süreci hatırlamaz ve ruhsal bir iz oluşmaz. Ancak her çocuğun durumu farklıdır ve ameliyat için en doğru zaman, çocuğu muayene eden doktor tarafından aile ile birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir" diye konuştu. Ameliyat sonrası sürecin, ailelerin düşündüğü kadar zor olmadığını ve başarı oranlarının da oldukça yüksek olduğunu belirten Baıramovı, "Genellikle birkaç gün boyunca idrarın yeni oluşturulan kanaldan rahat geçmesi için küçük bir sonda kullanılır. Çocuklar bu süreçte bandajlı olur ve genellikle kısa süre içinde normal hayatlarına dönebilirler" dedi. Bebek doğduğunda genital bölgenin dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini söyleyen ve hipospadias tedavi edilmezse ortaya çıkabilecek sorunlara da dikkat çeken Baıramovı, "Çocuk ayakta idrar yapamayabilir. Bu durum özellikle okul çağında sosyal hayatta özgüven sorunlarına yol açabilir. Daha da önemlisi, yetişkinlik döneminde özellikle ağır hipospadias vakalarında kısırlık gibi ciddi problemler görülebilir. Bu nedenle aileler ‘büyüyünce geçer’ düşüncesiyle beklememeli, böyle bir şüphe varsa sünnet yaptırmadan mutlaka bir uzmana danışmalıdır" şeklinde konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:12 Eşini kaybetti, adalet istiyor: "Azmettiriciler hala dışarıda geziyor" Adana’da 15 yaşındaki iki çocuk tarafından öldürülen PVC ustasının eşi, olayın arkasındaki azmettiricilerin yakalanmadığını öne sürerek, "Kız kardeşinin kayınbabası, kayınbiraderi tetikçileri onlar azmettirdi. Ateş edenler tutuklandı, azmettiriciler hala dışarıda geziyor" dedi. Geçtiğimiz 3 Mart’ta Seyhan ilçesine bağlı Mıdık Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, L.A. (15) ve H.H. (15), PVC ustası Yusuf Çelik’e (39) silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda H.H. motosikleti sürerken, L.A. ise iş yerinin önüne gelince defalarca ateş açtı. Açılan ateş sonucunda Yusuf Çelik başından vuruldu. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Çelik yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adana Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Çelik’in cenazesi Mardin’de toprağa verildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olaydan kısa süre sonra L.A. ve H.H. suç aleti tabanca ile birlikte Seyhan ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi ara sokaklarında yakaladı. L.A. ve H.H., çocuk şube ekiplerine teslim edildi. Çocukların ifadelerinde önceden Yusuf Çelik’in kendilerine küfür ettiği gerekçesiyle cinayeti işlediklerini söyledikleri öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen iki çocuk, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 8 ay önce kavga etmişler, o anlar kameraya yansıdı Öte yandan, iddiaya göre 19 Ağustos 2025’te Yusuf Çelik’in kız kardeşi F.Ç., eşinden boşanma kararı verip ağabeyinin evine yerleşti. Bunun üzerine F.Ç.’nin eşi E.Ç., Yusuf Çelik’in evine gelerek eşini görmek isteyip ağabey Yusuf Çelik ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine kavga çıktı ve bu anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olaya ilişkin Yusuf Çelik ve kardeşi Zeynettin Çelik tutuklandı. 5 ay tutuklu kalan kardeşler sonrasında tahliye edildi. "Ateş edenler tutuklandı, azmettiriciler hala dışarıda geziyor" Kocasını silahlı saldırıda kaybeden Kadriye Çelik, olayın azmettiricilerinin dışarıda gezdiklerini yakalanmadıklarını öne sürerek gazetecilere konuştu. Çelik, "8 ay önce evimize saldırı düzenlendi. Eşimin kız kardeşinin boşanma süreci nedeniyle müdahale etmek istediler. Eşim de kız kardeşini savundu. Bunun üzerine evimize saldırdılar. Çıkan tartışmanın ardından eşim ve abisi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ancak karşı taraftan hiç kimse tutuklanmadı, serbest kaldılar. Olaydan 5 ay sonra eşim çalıştığı sırada azmettiriciler tarafından infaz edildi. Buna rağmen sadece ateş edenler tutuklandı, azmettiriciler hala dışarıda geziyor. Defalarca yetkililere şikayette bulunduk. Evimize saldırılmasına rağmen eşim ve kardeşi tutuklandı" ifadelerini kullandı. "Eşimin kız kardeşinin akrabaları tetikçileri azmettirdi" Eşinin kız kardeşinin boşanmak istediği kocasının akrabalarının tetikçileri azmettirdiğini öne süren Çelik, "Eşimin kız kardeşi boşanacaktı. Bu yüzden kardeşine destek oldu. Destek olduğu için tetikçileri azmettirdiler. Kız kardeşinin kayınbabası, kayınbiraderi tetikçileri onlar azmettirdi. Hala göz hapsindeyiz. Bir grup serseri grubu da var" dedi. "Çocuklarımla rahat ve huzurlu yaşamak istiyorum" Azmettiricilerin kendilerine yönelik tehditlerinin sürdüğünü belirten Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Şu anda sürekli evimizin önünden geçip bizi gözetliyorlar. Kim olduklarını da kestiremiyorum. Çocuklarımı okula götürmeye korkuyorum, nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Daha önce de silahlı saldırıda bulundular. Şu anda evimizin önünden geçiyorlar, yolda karşılaşıyoruz. Devletimizden adalet istiyoruz, bunların yakalanmasını istiyoruz. 2 kişiyi hapse attılar, hepsinin yakalanmasını istiyoruz. Çocuklarımla birlikte rahat ve huzurlu bir şekilde yaşamak istiyorum. 5 Ocak’ta eşim tahliye oldu, 3 Mart’ta eşimi katlettiler."
Omurga sağlığı soğuk havalarda alarm veriyor
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:31 Omurga sağlığı soğuk havalarda alarm veriyor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Bukan Arıca, soğuktan korunmak için vücudun istemsiz olarak bükülmesi, omuzların öne doğru kapanması ve sırtın daha yuvarlak bir duruş almasının sık görülen duruş bozuklukları arasında yer aldığını söyledi. Düşük hava sıcaklıklarının yalnızca günlük hayatı zorlaştırmakla kalmayıp vücut sağlığı üzerinde de önemli etkilere yol açtığını söyleyen Medline Adana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Bukan Arıca, omurga sağlığını korumanın günlük hareket kabiliyetini artırmanın yanı sıra uzun vadede yaşam kalitesini yükselttiğini de belirterek önerilerde bulundu. Soğuk havaların vücutta kasların daha fazla kasılmasına neden olduğunu belirten Dr. Arıca, "Düşen sıcaklıklarla birlikte kaslar daha hızlı sertleşiyor ve esnekliğini kaybediyor. Özellikle omurgayı çevreleyen kaslarda görülen bu sertleşme, kas spazmlarına yol açabiliyor. Kaslardaki bu gerilim, sırt ve bel ağrılarını tetikleyebileceği gibi, bel fıtığı veya skolyoz gibi mevcut omurga sorunlarının da daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Düşük sıcaklıklarda vücut, ısısını koruyabilmek için daha fazla enerji harcıyor. Bu durum kasların daha az esnek hale gelmesine ve hareket kabiliyetinin azalmasına yol açıyor. Özellikle düzenli egzersiz yapmayan bireylerde artan hareketsizlik, omurga çevresindeki kasların zayıflamasına neden olabiliyor. Zamanla kas desteği azalan omurga, daha fazla yük taşımak zorunda kalıyor. Uzun süre hareketsiz kalmak, omurgadaki disklerin ve eklemlerin zorlanmasına ve ağrıların artmasına sebep olabiliyor" diye konuştu. Duruş bozuklukları artıyor Kış aylarında ağır eşyaların kaldırılmasının uzun süre oturmak ya da yanlış pozisyonda çalışmanın omurga üzerinde fazladan baskı oluşturduğu kaydeden Dr. Arıca, "Bunun yanı sıra soğuktan korunmak için vücudun istemsiz olarak bükülmesi, omuzların öne doğru kapanması ve sırtın daha yuvarlak bir duruş alması da sık görülen duruş bozuklukları arasında yer alıyor. Bu yanlış duruş alışkanlıkları, omurgaya binen yükü artırarak uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Omurgadaki eklemler, kışın düşük ısının etkisiyle daha hassas hale geliyor. Soğuk, eklem sıvısının akışkanlığını azaltarak eklemlerin daha sert ve ağrılı olmasına yol açabiliyor. Özellikle omurgadaki faset eklemleri bu durumdan olumsuz etkilenebiliyor. Romatizmal hastalıkları olan kişilerde ise soğuk havalarda eklem ağrıları daha belirgin hale gelebiliyor. Soğuk hava, kan damarlarının daralmasına neden olarak kan dolaşımını yavaşlatıyor. Bu durum, omurgayı çevreleyen kas ve dokulara giden oksijen ve besin maddelerinin azalmasına yol açabiliyor. Uzun süreli yetersiz kan dolaşımı, dokuların beslenmesini bozarak omurga sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle ileri yaşlardaki bireylerde dolaşım problemleri, omurga ile ilgili şikayetlerin daha da artmasına neden olabiliyor" ifadelerini kullandı. Dr. Arıca, omurga sağlığını korumak için yapılması gerekenleri de şu şekilde sıraladı: "Bel ve sırt bölgesini sıcak tutan giysiler tercih edin. Soğuk havalarda uzun süre hareketsiz kalmayın. Düzenli şekilde hafif egzersizler yapın, sırt ve bel kaslarını güçlendiren esneme hareketlerini ihmal edilmeyin. Uzun süre oturacaksanız doğru duruş pozisyonuna dikkat edin. Oturma ve çalışma alanlarınızı ergonomik şekilde düzenleyin. Soğuk ortamda ani ve sert hareketler yapmayın. Ağır cisimler kaldırmaktan kaçının. Soğuk havalarda kasları zorlayacak hareketlerden önce vücudunuzu ısıtın."
Doğan: "Tarım işçisi yevmiyeleri üzerine yanıltıcı paylaşımlara itibar edilmemelidir"
12 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25 Doğan: "Tarım işçisi yevmiyeleri üzerine yanıltıcı paylaşımlara itibar edilmemelidir" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, işçilerin yevmiyelerinin asgari ücretin yirmi altıda biri olarak bin 270 TL hesaplandığını belirterek, "Kamuoyuna yanlış ve tek taraflı bilgi yayan sosyal medya paylaşımlarına itibar edilmemeli" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılı brüt asgari ücretinin Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmasının ardından tarım sektöründe çalışan işçilerin yevmiyelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede bulundu. Doğan, "Mevzuat gereği tarım sektöründe çalışan işçilerin yevmiyeleri de otomatik olarak belirlenmektedir. Bu yıl açıklanan brüt asgari ücretin yirmi altıda biri bin 270 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutara ayrıca yüzde 13 budama ücreti ilave edilerek ödeme yapılacaktır" diye konuştu. Üreticilerin son yıllarda ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Doğan, "Çiftçilerimiz 2025 yılı içerisinde soğan, patates, karpuz, kavun, domates, biber ve marul gibi ürünlerden yeterli gelir elde edemedi. Buğday, ayçiçeği ve soya gibi ürünlerde aşırı sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşandı. Pamuk uzun süredir üreticiye ekonomik kazanç sağlamadı, şeftali, narenciye ve benzeri ürünler ise don zararından olumsuz etkilendi" şeklinde konuştu. Mevcut tabloya dikkat çeken Doğan, üreticilerin mevcut borçlarını dahi yeni borçlar altına girerek ödemeye çalıştığını vurgulayarak, "Üreticilerimiz bugün ciddi bir ekonomik çıkmazla karşı karşıyadır. Bu şartlar altında kimsenin çiftçilerimizi haksız ithamlarla hedef göstermemesi, onları daha da zorlayacak açıklamalardan kaçınması ve herkesin konuya gerekli duyarlılıkla yaklaşması son derece önemlidir. Tarım işçilerine ilişkin protokol, İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz tarafından hazırlanmış olup, yeni göreve başlayacak Adana Valimize sunulacak ve Valiliğimiz başkanlığında kamuoyuna resmî olarak ilan edilecektir" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yer alan paylaşımlara da dikkat çeken Doğan, "Kamuoyuna yanlış ve tek taraflı bilgi yayan sosyal medya paylaşımlarına itibar edilmemesi gerekmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
Parfümleri önce kokladılar sonra çaldılar
12 Ocak 2026 Pazartesi - 09:17 Parfümleri önce kokladılar sonra çaldılar Adana’da 2 şüpheli kokladıktan sonra parfümleri çalması iş yerinin güvenlik kamerası tarafından anbean görüntülendi. İş yeri sahibi hırsızların genelde parfüm çaldığını belirterek, "Bizim hırsızlar kaliteli" dedi. Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Levent Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, Levent Caddesindeki bir markete giren hırsızlar bir süre raflardaki parfümlere baktı. Daha sonra parfümü eline sıkan bir şüpheli kokladıktan sonra beğendiği parfümü aldı. Şüphelilerden biri parfümü montunun cebine koyarken, diğeri parfümü pantolonunun içine koyup marketten ayrıldı. Bu anlar marketin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Parfümlerin eksik olduğunu fark eden çalışanlar durumu iş yeri sahibi Abdullah Şengil’e bildirdi. Şengil güvenlik kamerasına baktığında iki kişinin parfümü çaldığını belirledi. Şengil kayıtları polise vererek şikayetçi oldu. Bunun üzerine çalışma yapan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ise 2 şüpheliyi yakaladı. İş yerinde benzer olayların sık sık yaşandığını belirten Abdullah Şengil, hırsızların özellikle kozmetik ürünlerini hedef aldığını söyledi. Duruma esprili bir dille tepki gösteren Şengil, "Sürekli hırsızlık oluyor. İlginç olan, sadece kozmetik ürünlerini çalıyorlar. Bizim hırsızlar kaliteli hırsızlar" diye konuştu.