Yerel Haberler
Adana
Bayram: "Adana şalgamı, artık tüm Avrupa’da koruma altında"
12 Mart 2026 Perşembe - 12:43 Bayram: "Adana şalgamı, artık tüm Avrupa’da koruma altında" ATO Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, Adana şalgamının Avrupa Birliği tarafından Coğrafi İşaret tescili almasını değerlendirerek, "Adana şalgamı, artık tüm Avrupa’da koruma altında" dedi. Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, şehrin simge lezzeti olan Adana şalgamının Avrupa Birliği tarafından Coğrafi İşaret (CI) tescili alarak Türkiye’nin AB nezdinde tescilli 45. ürünü olmasından duyduğu gurur ve mutluluğu paylaştı. "Adana şalgamı, artık tüm Avrupa’da koruma altında" Başkan Yücel Bayram, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yıllardır titizlikle yürüttüğümüz çalışmaların meyvesini nihayet aldık. Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen mor havuç, çelem ve özel mayamızla hayat bulan, sofralarımızın vazgeçilmezi Adana şalgamı, artık tüm Avrupa’da koruma altında. Bu tescil; sadece bir içeceğin değil, Adana’nın emeğinin, geleneğinin ve mutfak kültürünün dünyaya vurulan mührüdür." "Avrupa pazarında yüksek bir katma değerle yer bulacak" Başkan Bayram, AB tescilinin sadece kültürel bir başarı değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomik hamle olduğunu vurgulayarak, "AB tescili sayesinde ürünümüz taklitlerinden korunacak ve Avrupa pazarında ’Adana şalgamı’ ismiyle çok daha yüksek bir katma değerle yer bulacaktır. Tescil, yerel üreticimizin emeğinin değerlenmesi ve üretim standartlarının dünya ölçeğine taşınması demektir. Adana, dünya gastronomi haritasında artık çok daha güçlü bir oyuncu. Bu tescil, şehrimize olan ilgiyi artıracaktır" diye konuştu. Sürecin başından sonuna kadar desteklerini esirgemeyen tüm paydaşlara teşekkür eden Bayram, sözlerini şöyle tamamladı: "Başta Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı, TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, bu süreçte emeği geçen Odamızın yönetim kurulu üyelerine, meclisimize, teknik ekibimize ve en önemlisi bu geleneği yaşatan üreticilerimize şükranlarımı sunuyorum. Adana Ticaret Odası olarak, yerel değerlerimizi küresel markalara dönüştürme yolundaki azmimizden asla ödün vermeyeceğiz. Adana’mıza ve ülkemize hayırlı olsun."
Horlayan çocuklarda sorunun nedeni geniz eti olabilir
12 Mart 2026 Perşembe - 12:08 Horlayan çocuklarda sorunun nedeni geniz eti olabilir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, geniz etinin çocuklarda horlama, ağızdan nefes alma, sürekli ağız açık dolaşma, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gibi belirtilerle kendini gösterdiğini hatırlatarak, "Tedavi edilmezse damakta kubbeleşme, dişlerde düzensizlik ve ön üst dişlerin öne doğru çıkması gibi sorunlar gelişebilir" dedi. Çocukluk çağında sık enfeksiyon geçiren, geceleri horlayan ya da ağzı açık uyuyan çocuklarda geniz eti büyümesi önemli bir etken olabiliyor. Çoğu zaman "basit bir burun tıkanıklığı" olarak değerlendirilen bu durum, erken fark edilmediğinde hem fiziksel gelişimi hem de okul performansını etkileyebiliyor.Uzmanlar, halk arasında "geniz eti" olarak bilinen yapının görevini burundan giren mikroplara karşı savunma oluşturmak şeklinde tanımlıyor. Ancak çocukluk çağında sık görülen geniz eti büyümesinin hafife alınmaması gerekiyor. Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, ailelerin bu sorunun belirtileri konusunda bilinçli olması gerektiğini söyleyerek önemli uyarılarda bulunuyor. Okul başarısını etkileyebiliyor Geniz eti büyümesinin yalnızca solunum yollarını değil, çocuğun okul performansını da etkileyebildiğini kaydeden Dr. Sümbül Bayraktar Güzeldağ, "Gece boyunca yeterli ve kaliteli uyuyamayan, sık apne atakları yaşayan çocuklarda kandaki oksijen seviyesinin düşmesi; dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve konsantrasyon sorunlarına yol açabilir. Gün içinde yorgun, huzursuz ve isteksiz görünen çocuklarda okul başarısında belirgin düşüş yaşanabilir. Bu nedenle sık hastalanan, horlayan, ağzı açık uyuyan ya da öğretmenlerinden dikkat dağınıklığına yönelik geri bildirim alınan çocukların bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmesi önem taşır. Erken tanı ve uygun tedavi ile hem çocuğun sağlıklı gelişimi hem de okul performansı belirgin şekilde iyileştirilebilir. Geniz eti genellikle 4-7 yaş arasında en büyük boyutuna ulaşır ve ilerleyen yaşlarda küçülme eğilimi gösterir. Ancak pasif sigara maruziyeti, alerjik hastalıklar ve özellikle kreş çağındaki çocuklarda sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle bu doku büyüyebilir. Büyümüş geniz eti genellikle horlama, ağızdan nefes alma, sürekli ağız açık dolaşma, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı gibi belirtilerle kendini gösterir. Bunun yanı sıra sık orta kulak iltihabı, kulakta sıvı birikimi ve buna bağlı işitme kaybı görülebilir. Bazı çocuklarda ağızdan salya akması ve sık bademcik enfeksiyonu da tabloya eşlik edebilir" diye konuştu. Yüz ve diş gelişimin etkileyebiliyor Güzeldağ, uzun süre tedavi edilmeyen geniz eti büyümesinin diş ve damak gelişimini olumsuz etkileyebileceğini ifade ederek, "Damakta kubbeleşme, dişlerde düzensizlik ve ön üst dişlerin öne doğru çıkması gibi sorunlar gelişebilir. Halk arasında "dişlek" olarak tarif edilen yüz görünümü oluşabilir. Bu değişiklikler çocuğun hem estetik hem de fonksiyonel gelişimini etkilerken ileriki dönemlerde psikolojik olarak da sorun oluşturabilir. Geniz eti büyümesi ciddi solunum sıkıntısı, tekrarlayan kulak enfeksiyonları, işitme kaybı veya uyku apnesine yol açıyorsa cerrahi tedavi gündeme gelir. Tıbben 1 yaşından itibaren ameliyat mümkün olmakla birlikte, zorunlu bir durum yoksa genellikle 3 yaş ve sonrasında planlama yapılması daha uygundur. Günümüzde modern anestezi teknikleri sayesinde operasyonlar güvenli şekilde gerçekleştirilmektedir. Genel anestezi altında yapılan geniz eti ameliyatı yaklaşık 15-20 dakika sürer ve ağız içinden, endoskop yardımıyla gerçekleştirilir; dışarıdan herhangi bir kesi yapılmaz. Operasyon sonrası hasta genellikle bir gece gözlem altında tutulur. İlk günlerde ödeme bağlı geçici horlama görülebilir ancak bu durum kısa sürede azalır. Genellikle 3-5 gün boyunca soğuk ve yumuşak gıdalar önerilir. Hasta 1 hafta gibi kısa bir sürede günlük yaşamına dönebilir" dedi.
Kamu müteahhitlerinden hakediş çağrısı: "Hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz"
12 Mart 2026 Perşembe - 11:39 Kamu müteahhitlerinden hakediş çağrısı: "Hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz" DAİMFED Teşkilat Başkanı ve AKAMDER Başkanı Sayım Azmaz, devam eden kamu projelerinde hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle sektörün ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek hükümete çağrıda bulundu. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Teşkilat Başkanı ve Adana Kamu Müteahhitleri Derneği (AKAMDER) Başkanı Sayım Azmaz, kamu projelerinde hakediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle açıklama yaptı. Başkan Azmaz, açıklamada her yılın Ocak ve Şubat aylarında kamu yatırımlarına ayrılan ödeneklerin yüklenici firmalara hakediş ödemesi olarak yansıtıldığını, ancak 2026 yılı itibarıyla devam eden kamu projelerinin hiçbirinde henüz hakediş ödemesi yapılmadığını söyledi. Şantiyelerde çalışmaların devam ettiğini ancak yüklenici firmaların aylardır ödeme alamadığını vurgulayan Azmaz, yetkililer tarafından ödemelerin Nisan ayından önce yapılmasının zor olduğunun ifade edilmesinin sektördeki endişeyi daha da artırdığını dile getirdi. Uluslararası gelişmeler ve savaş ortamı gerekçe gösterilerek bankaların kredi verme konusunda son derece temkinli davrandığını belirten Başkan Azmaz, finansmana erişimin neredeyse imkansız hale geldiğini söyledi. "Bayram öncesi büyük endişe" Özellikle yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde yaşanan belirsizliğin sektörü daha da zor durumda bıraktığını ifade eden Başkan Sayım Azmaz, şu ifadeleri kullandı: "Önümüzde Ramazan Bayramı var. Kamu projelerinde çalışan binlerce işçi, yüzlerce taşeron ve tedarikçi bayram öncesinde ödeme bekliyor. Eğer hakediş ödemeleri yapılmazsa yüklenici firmalar işçilerine ve tedarikçilerine nasıl ödeme yapacak? Bu sadece sektörün değil, binlerce ailenin meselesidir." "Hakedişler acilen ödenmeli" Azmaz, devam eden kamu projelerine ait hakediş ödemelerinin gecikmeden yapılması gerektiğini belirterek, "Bizler yatırım yapan, istihdam oluşturan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir sektörün temsilcileriyiz. Talebimiz ayrıcalık değil, alın terimizin karşılığı olan hakedişlerin zamanında ödenmesidir. Kamu yatırımlarının aksamaması ve sektörün ayakta kalabilmesi için hakediş ödemelerinin acilen yapılmasını bekliyoruz" dedi.
Adana’da Ramazan Bayramı öncesi marketlerde fiyat ve etiket denetimi yapıldı
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:33 Adana’da Ramazan Bayramı öncesi marketlerde fiyat ve etiket denetimi yapıldı Adana’da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Ramazan Bayramı öncesi gıda ve market işletmelerine yönelik fiyat denetimi sıkılaştırdı. Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek, "Karşılaştığımız uyumsuzluklarda her bir ürün için 3 bin 973 TL idari para cezası uygulamaktayız" dedi. Ticaret Bakanlığı ekipleri, kafe, restoran, fırın ve marketlerde haksız fiyat artışları, raf fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki uyumsuzluklar ile aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerden kaynaklanan tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla Ramazan Bayramı öncesi 81 ilde eş zamanlı fiyat ve etiket denetimi yaptı. Adana’daki denetimlere Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek de eşlik etti. "3 bin 973 TL idari para cezası" Seyhan ilçesi Atatürk Caddesi’nde yapılan market denetimi sırasında açıklamalarda bulunan Hüseyin Gödelek, bayram öncesi denetimlerin sıklaştırılacağını söyledi. Gödelek, "Bakanlığımızın talimatları çerçevesinde 81 ilde eş zamanlı olarak haksız fiyat artışı ve fiyat etiketleri konusundaki denetimlerimiz devam etmektedir. Yaptığımız denetimlerde raflarda fiyat etiketleri olup olmadığını kontrol ediyoruz. Etiket varsa raf ile kasa arasındaki uyumsuzluğu inceliyoruz. Karşılaştığımız uyumsuzluklarda her bir ürün için 3 bin 973 TL idari para cezası uygulamaktayız. 1 Ocak’tan itibaren bin 200 farklı firmada 610 bin ürünü denetledik. Arkadaşlarımız her gün sahada çalışarak özel günler öncesinde denetimleri sıklaştırmaktadır" dedi.
DAİMFED, ÇGC’ye destek verecek
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:15 DAİMFED, ÇGC’ye destek verecek Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED olarak Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’ne (ÇGC) destek vereceklerini belirterek, "Sizler de kamu görevi yapıyorsunuz. DAİMFED ve Adana basını işbirliğiyle güzel projelere imza atacağımıza inanıyorum. Biz hizmetten yana tarafız. Yanınızdayız" dedi. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetimi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kurtul Çakın ve yönetim kurulu üyelerini iftar programında ağırladı. DAİMFED olarak konfederasyon kurma çalışması içerisinde olduklarını, basının desteğine de ihtiyaç duyduklarını ifade eden Karslıoğlu, kamu ve özel sektör işbirliğiyle kentlerin dönüşümünde aktif rol üstlendiklerini, sektörün sorunlarını çözümleyebilmek için çalıştıklarını, bu amaçla gerekli yasal ve yapısal düzenlemeler noktasında adımlar attıklarını belirtti. Karslıoğlu, "Geldiğimiz noktada 17 kuruluş ile birlikte konfederasyon çatısı altında bir araya gelmek istiyoruz. Bu amaçla çalışmalarımızı hızlandırdık. Basını da bu çalışmalarımızda yanımızda görmek arzusundayız. Amacımız toplumumuza hizmet etmek. Hepimiz hizmetten yana tarafız. Başkan Kurtul Çakın ve yönetiminin de başarılı olacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda DAİMFED olarak bize düşen ne varsa yerine getirme arzusundayız" dedi. Sosyal tesislerde inşaat başlayacak ÇGC Sosyal Tesisleri’nin yeniden ayağa kaldırılması, Adana basınına yakışır şekilde hizmet verebilmesi için DAİMFED olarak tüm imkanları seferber edeceklerini vurgulayan Karslıoğlu, "Adana’nın en güzel lokasyonuna sahip olan sosyal tesisleri zaman geçirmeksizin, en kısa zamanda baştan aşağıya yenileyeceğiz" diye konuştu. "DAİMFED’e teşekkür ederiz" Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kurtul Çakın ise misafirperverliği, gösterdiği ilgi ve destek nedeniyle tüm DAİMFED ailesine teşekkür ederek, "Bugün burada bizi ağırladığınız için teşekkür ederiz. Adana basınına her zaman destek oldunuz. Yangında zarar gören TSYD Adana Şubesi Tesislerinin yenilenmesi ve idari bina yapımında da büyük desteğiniz oldu. ÇGC Sosyal Tesisleri’nin de camiamıza yakışır şekilde yenileneceğine inanıyoruz. Desteğinizden dolayı müteşekkiriz" şeklinde konuştu. İftar yemeğinin ardından Başkan Kurtul Çakın, DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu’na ÇGC’ye desteğinden dolayı plaket takdim etti. DAİMFED Başkanı Karslıoğlu da, Çakın’a Ay-Yıldızlı tablo hediye etti.
Sarıgeçili: "Ara tatil uygulaması eğitim paydaşları tarafından benimsendi"
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:06 Sarıgeçili: "Ara tatil uygulaması eğitim paydaşları tarafından benimsendi" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, genel merkez tarafından ara tatillerin sahadaki yansımalarını, paydaşlar üzerindeki etkilerini ve uygulama süreçlerini değerlendirmek amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde kapsamlı bir saha araştırması gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Ara tatil uygulaması eğitim paydaşları tarafından benimsendi" dedi. Eğitim-Bir-Sen tarafından ara tatillerin sahadaki yansımalarının değerlendirilmesi için Türkiye’nin 81 ilinde kapsamlı bir saha araştırması yapıldı. Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından yürütülen çalışmaya Türkiye’nin 81 ilinden 119 bin 709 öğretmen, okul yöneticisi, öğrenci ve veli katıldı. Araştırma, ara tatil uygulamasının sahadaki etkilerini ortaya koyan en kapsamlı çalışmalar arasında yer aldı. "Paydaşların büyük kısmı ara tatilin devamından yana" Araştırma sonuçlarını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, öğretmenlerden velilere kadar geniş bir kesimin ara tatilin devam etmesini istediğini ifade ederek şunları söyledi: "Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezimizin gerçekleştirdiği bu geniş kapsamlı saha araştırması, ara tatil uygulamasının eğitim paydaşları tarafından büyük ölçüde benimsendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ara tatilin kaldırılmasına katılmama oranı öğretmenlerde yüzde 88,2, okul yöneticilerinde yüzde 72,1 ve velilerde yüzde 70,5 olarak ölçülmüştür. Özellikle öğrencilerin büyük kısmının uygulamanın devamını istemesi dikkat çekicidir." Araştırmaya göre öğrenciler arasında ara tatilin devam etmesini isteyenlerin oranı liselerde yüzde 85,7, ortaokullarda yüzde 78,4 olarak ölçüldü. "Ara tatiller öğrenme kaybına yol açmıyor" Araştırma sonuçlarının kamuoyunda sık dile getirilen bazı kaygıları da çürüttüğünü belirten Sarıgeçili, "Veriler, ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı yönündeki iddiaları desteklememektedir. Öğretmenlerin yüzde 86,9’u ara tatilin öğrenme kaybı oluşturduğu görüşüne katılmadığını ifade etmiştir. Benzer şekilde öğrencilerin yaklaşık yüzde 80’i tatil sonrasında derslere uyum sağlama konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını belirtmiştir" ifadelerini kullandı. Araştırmaya göre YKS’ye hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 90,6’sı, LGS’ye hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 86,6’sı ara tatilin ders çalışma düzenlerini bozmadığını ifade etti. "Ara tatil öğrencilerin motivasyonunu artırıyor" Ara tatillerin öğrencilerin akademik yorgunluğunu azaltarak motivasyonlarını artırdığını belirten Mustafa Sarıgeçili, araştırmada öğretmenlerin yüzde 87,3’ünün ara tatillerin yenilenme sağladığını ifade ettiğini söyledi. Velilerin önemli bir kısmının da ara tatil dönemlerini ailece kaliteli zaman geçirmek için fırsat olarak gördüğünü ifade eden Sarıgeçili, öğrencilerin bu dönemlerde kitap okuma, spor ve sanatsal faaliyetlere daha fazla zaman ayırabildiğini dile getirdi. "Uygulama korunmalı, verimliliği artırılmalı" Araştırmanın sonuçlarına göre ara tatil uygulamasının tamamen kaldırılması yerine geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sarıgeçili, şu önerileri dile getirdi: "Ara tatil uygulaması korunmalı ancak daha verimli hale getirilmelidir. Tatil dönemlerinde öğrencilere yoğun ödev yükü verilmemeli, dinlenme ve sosyal gelişimi destekleyen faaliyetler teşvik edilmelidir. Özellikle küçük yaş grubunda çalışan velilere yönelik sosyal ve kültürel etkinlik programları planlanabilir." Sarıgeçili, ayrıca ara tatil dönemlerinde yapılan mesleki gelişim çalışmalarının da öğretmenlerin ihtiyaçları doğrultusunda daha esnek ve verimli şekilde düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Voltgo’dan kritik transfer
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:47 Voltgo’dan kritik transfer Elektrikli araç şarj istasyonlarında büyümesini sürdüren Voltgo, organizasyonel yapılanmasını stratejik bir atamayla güçlendirdi. Ali Çelebi, Voltgo’nun İş Geliştirme ve Strateji Direktörü olarak görevine başladı. Bu atamayla birlikte Voltgo, 2026 büyüme projeksiyonlarını hızlandırmayı ve yerli teknoloji odağını daha güçlü bir ölçeğe taşımayı hedefliyor. Çelebi’nin liderliğinde şirket üretim kapasitesini artırma, iş ortaklıklarını genişletme ve yüksek güçlü DC şarj altyapısında derinleşme başlıklarına odaklanacak. "Türkiye’nin enerjisini geleceğe taşıyacağız" Göreve ilişkin değerlendirmede bulunan Ali Çelebi, Voltgo’nun üretim gücü ile şarj ağı işletmeciliğini entegre eden yapısının önemli bir kaldıraç etkisi oluşturduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ülkemizin yerli ve milli markası Voltgo’nun şarj ağı işletmeciliği ve üretim gücüyle; daha hızlı, daha güvenilir ve daha yerli çözümler geliştirmek için çalışacağız. Elektrikli araç ekosisteminin hızla büyüdüğü bu dönemde, sürdürülebilir enerji vizyonumuz ve yenilikçi teknolojilerimizle yalnızca Türkiye’de değil, küresel ölçekte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz." "Organizasyonel yapı güçleniyor" Şirket ayrıca 55 ilde servis ağı ile sahadaki operasyonel gücünü yaygınlaştırırken, EPC (Engineering, Procurement, Construction) modeliyle yalnızca üretimde değil, uçtan uca çözüm ve hizmet sunumunda da yetkinliğini genişletiyor. Voltgo, 2026 yılında güçlü kadrosu ve entegre yapısıyla ölçeklenmesini hızlandırmayı planlıyor. "2026 yol haritası netleşti" Voltgo’nun 2026 planları, yüksek güçlü DC şarj altyapısında ölçek büyütmeye ve ürün gamını derinleştirmeye odaklanıyor. Bu kapsamda şirket 250 adet 120 kW ve üzeri DC şarj istasyonu üretimini gerçekleştirmeyi, 720 kW yüksek güçlü DC cihaz geliştirme ve üretimini hayata geçirmeyi, 240 kW ve 400 kW premium DC cihaz üretimini hedeflemeyi, uydu tipi DC cihaz üretim projesini devreye almayı hedefliyor. "İş ortaklıklarında güçlü genişleme" Şirketin büyüme stratejisinin önemli ayaklarından birini de iş ortaklıkları oluşturuyor. Voltgo, B2B ve B2C kanallarında yeni iş birlikleri geliştirirken, bayi yapılanmasını ölçekleyerek 81 ilde yaygın iş partner ağı kurmayı hedefliyor. Ali Çelebi’nin katılımıyla Voltgo’nun hem üretim hem de şarj ağı tarafındaki büyümesini entegre şekilde hızlandırması bekleniyor. Voltgo, yerli teknoloji odağını güçlendirerek elektrikli mobilite ekosisteminde daha yaygın, daha güçlü ve daha rekabetçi bir yapı kurma yolunda ilerliyor.
Almanya’dan Filistin’e barış yürüyüşü
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:05 Almanya’dan Filistin’e barış yürüyüşü Almanya’dan Kudüs’e yürüyen 41 yaşındaki Sabina Struck, Filistin’e destek vermek ve dünya barışına dikkat çekmek için 9 ay önce yürüyerek çıktığı yolda Adana’ya ulaştı. Kentte bir gece dinlenen Alman kadın, zorlu rotasına kaldığı yerden devam etti. Almanya’nın Gebrazhofen kasabasında yaşayan 41 yaşındaki Sabina Struck, İsrail’in saldırısı altındaki Filistin’e destek vermek ve barış çağrısında bulunmak amacıyla yaklaşık 9 ay önce yürüyüşe başladı. Almanya’dan Kudüs’e uzanan uzun bir yolculuğa çıkan Sabina Struck, güzergahı üzerinde Adana’daki belediyeye ait Taşköprü Konukevi’nde mola verdi. 1 gece mola verdikten sonra Struck, yeniden yola çıktı. Filistin’e destek olmak ve dünyaya barış mesajı vermek amacıyla yollara düştüğünü belirten Struck, sınırları ve kültürleri aşan yürüyüşünün detaylarını İHA’ya anlattı. "Kudüs’e varıp varamayacağımı bilmiyorum" Yolculuğunda 9 ayı geride bıraktığını ifade eden Struck, "Geçen yıl temmuz ayında Almanya’da başladım. Sadece barış için, hem dünya hem de kendim için yürüyorum. Hiçbir planım yok, her şeyin ucu açık. Kudüs’e varıp varamayacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Her şey belirsiz, sadece yürüdüğüm bir yol var. Bu yol benim için tüm ülkelerden ve kültürlerden bağımsız" dedi. "Türkiye’de insanlar çok yardımsever" Yol boyunca pek çok güzel insanla karşılaştığını belirten Sabina Struck, "Türkiye’de ve geçtiğim yollardaki insanlar çok yardımsever. Benim bu yolda sevdiğim şey de bu. Benim hedefim varış noktası değil, yolun sadece bu kısmı. Bu yolun tadını çıkarıyorum" diye konuştu. "En uzun barış yolunu yürüyorum" Savaşlardan ziyade dünyaya farklı bir perspektiften baktığını vurgulayan Struck, yürüyüşünün ruhsal boyutuna da değinerek şunları söyledi: "Bulunduğum yerin Türkiye, Avusturya veya Almanya olması benim için önemli değil. Benim için önemli olan her ülkenin bana sunacak bir hediyesi olması. Etrafımda çok fazla barış ve uyum görüyorum. Bazen bir sebebimiz olmaz, hayatınızda sadece bir his uyanır ve bazen eski hayatınıza ’dur’ der, kendi yolunuza gidersiniz. Ben en uzun barış yolunu ve en uzun kültür rotasını yürüyorum. Hepimizin içinde barış var, hepimizin içinde sevgi var. İçimizde tüm dünyayı affetmemiz bize çok yardımcı olur. Ruhumuzda ve kalbimizde sadece kendimize aitiz."