Yerel Haberler
Adana
Adana sıcağı yer fıstığı verimini düşürdü
06 Eylül 2024 Cuma - 11:00 Adana sıcağı yer fıstığı verimini düşürdü Türkiye’nin yer fıstığı ihtiyacının yüzde 60’ının karşılandığı Adana’da hasat başladı. Sıcak hava nedeniyle verimi düşen fıstığın kilogramı da geçen yıla göre yüzde 40 düşüşle 30 ile 31 lira arasında satılıyor. Türkiye genelinde 500 bin dekarda üretilen yer fıstığının 185 bin dekarı Adana’da yetiştiriliyor. Dönüme ortalama 400 kilogram verim alınan fıstıkta Adana, ülke ihtiyacının yüzde 60’ını tek başına karşılıyor. Önce Karataş ilçesinde kuma ekili alanda fıstık hasada başlarken, daha sonra ovaya doğru hasat sürüyor. Ancak sıcak nedeniyle verimi düşen ve kilogram fiyatı geçen yıla göre yüzde 50 düşüşle 30 ile 31 lira arasında satılan yer fıstığı için üreticiler destek istedi. Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Bu yıl yer fıstığında sıcak hava nedeniyle 3’te 1 verim kaybı var. Geçen sene 550-600 kilogram verim alınırken bu sene 400 kilogram verim alınacak. Sıcak havalar nedeniyle fıstıklar yeteri kadar büyümedi. Geçen sene 65 liradan hasadı başlayan fıstık en son 50 liraydı. Bu sene ise fiyatlar 30-31 lira” diye konuştu. “Hem verim düşük, hem de fiyatlar düşük” Adana’da ekim alanının bu sene arttığına dikkat çeken Başkan Doğan, “Fiyatlar geçen sene yüksekken bu sene fiyatlar aşağı gitti. Geçen sene Adana’da fıstık eken çiftçi hem fiyatta hem de rekolteden kazandı. Geçen sene 124 bin dönüm alanda fıstık ekimi varken bu sene 185 bin dönüm alanda fıstık ekimi var. Fıstık ekimi artmasına rağmen hem verim, düşük hem de fiyatlar düşük” dedi. Öte yandan, Yüreğir Ziraat Odası Mehmet Akın Doğan, yer fıstığının tarladan kilogram fiyatının 30-31 lira olmasına rağmen marketlerde 200 liraya satılmasına tepki gösterdi.
Uzmanı yangınlara karşı uyardı
06 Eylül 2024 Cuma - 10:49 Uzmanı yangınlara karşı uyardı Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir, kentte son dönemlerde çıkan iş yeri ve anız yangınlarıyla ilgili uyarılarda bulunup, "En büyük yangın sebebi elektrik ve çöp. Gelişigüzel atılan çöpler güneş ışınını yansıtıp yangına neden oluyor. Herkes dikkat etmeli" dedi. Adana’da son dönemlerde anız yangınlarından kaynaklı orman yangınları arttı. Bunun yanı sıra kentteki iş yerlerinde ve evlerde de elektrik kaynaklı yangınlarda artış yaşandı. Adana Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangınlara anında müdahale ederken hem can hem de mal güvenliğini sağlıyor. "Yoğun bir mesai harcıyoruz" Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir, Adana’da sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini belirterek, "Hava sıcaklığı artmış olunca ihbarlarımızda da bir artış yaşandı. Kentimizde anız yangınları oluyor ve bu yangınlar ormana, iş yerlerine sıçradı. Çok yoğun bir yangın sezonu geçiriyoruz. Yoğun bir mesai harcıyoruz. Anız ve orman yangınlarının yüzde 85-90’ı maalesef insan eliyle çıkıyor" diye konuştu. "Çöp ve bataryalar yangın sebebi" ’Çöp disiplinine riayet etmeliyiz’ diyerek insanları uyaran Kandemir, "Araçlarımızda bıraktığımız çöpler ve bataryalar birer yangın sebebi. Yine havanın sıcak olması dolayısıyla klima ünitelerinden çıkan yangınlara gidiyoruz. Çok sayıda iş yeri ve ev yangınımız var. Ayrıca yola sigara izmariti atıldığı için birçok yangın çıkıyor. Birlikte doğayı ve ormanı koruyabiliriz. Herkesin bilinçli olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Siren çalınca araçlarımıza yanaşmayın" Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir, itfaiye araçlarının arkasına takılan otomobilleri de uyararak, "Bir olaya giderken siren çaldığımız halde önümüzden veya arkamızdan gitmeyi kendisine uygun gören sürücülerimiz var. Biz bunu uygun bulmuyoruz. Bizler hızlı manevra yapan bir teşkilatız. Bizim arkamızdan giden sürücüler bazen kazaya karışabiliyor. Bunun için de dikkat edilmeli" dedi.
Uzmanı yangınlara karşı uyardı
06 Eylül 2024 Cuma - 10:43 Uzmanı yangınlara karşı uyardı Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir, kentte son dönemlerde çıkan iş yeri ve anız yangınlarıyla ilgili uyarılarda bulunup, "En büyük yangın sebebi elektrik ve çöp. Gelişi güzel atılan çöpler güneş ışınını yansıtıp yangına neden oluyor. Herkes dikkat etmeli" dedi. Adana’da son dönemlerde anız yangınlarından kaynaklı orman yangınları arttı. Bunun yanı sıra kentte ki iş yerlerinde ve evlerde de elektrik kaynaklı yangınlarda artış yaşandı. Adana Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangınlara anında müdahale ederken hem can hem de mal güvenliğini sağlıyor. “Yoğun bir mesai harcıyoruz” Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir, Adana’da sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini belirterek, “Hava sıcaklığı artmış olunca ihbarlarımızda da bir artış yaşandı. Kentimizde anız yangınları oluyor ve bu yangınlar ormana, iş yerlerine sıçradı. Çok yoğun bir yangın sezonu geçiriyoruz. Yoğun bir mesai harcıyoruz. Anız ve orman yangınlarının yüzde 85-90’ı maalesef insan eliyle çıkıyor” diye konuştu. “Çöp ve bataryalar yangın sebebi” ‘Çöp disiplinine riayet etmeliyiz’ diyerek insanları uyaran Kandemir, “Araçlarımızda bıraktığımız çöpler ve bataryalar birer yangın sebebi. Yine havanın sıcak olması dolayısıyla klima ünitelerinden çıkan yangınlara gidiyoruz. Çok sayıda iş yeri ve ev yangınımız var. Ayrıca yola sigara izmariti atıldığı için birçok yangın çıkıyor. Birlikte doğayı ve ormanı koruyabiliriz. Herkesin bilinçli olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Siren çalınca araçlarımıza yanaşmayın" Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ercan Kandemir, itfaiye araçlarının arkasına takılan otomobilleri de uyararak, “Bir olaya giderken siren çaldığımız halde önümüzden veya arkamızdan gitmeyi kendisine uygun gören sürücülerimiz var. Biz bunu uygun bulmuyoruz. Bizler hızlı manevra yapan bir teşkilatız. Bizim arkamızdan giden sürücüler bazen kazaya karışabiliyor. Bunun içinde dikkat edilmeli” dedi.
Adana sıcağı yer fıstığı verimini düşürdü
06 Eylül 2024 Cuma - 10:00 Adana sıcağı yer fıstığı verimini düşürdü Türkiye’nin yer fıstığı ihtiyacının yüzde 60’ının karşılandığı Adana’da hasat başladı. Sıcak hava nedeniyle verimi düşen fıstığın kilogramı da geçen yıla göre yüzde 40 düşüşle 30 ile 31 lira arasında satılıyor. Türkiye genelinde 500 bin dekarda üretilen yer fıstığının 185 bin dekarı Adana’da yetiştiriliyor. Dönüme ortalama 400 kilogram verim alınan fıstıkta Adana, ülke ihtiyacının yüzde 60’ını tek başına karşılıyor. Önce Karataş ilçesinde kuma ekili alanda fıstık hasada başlarken, daha sonra ovaya doğru hasat sürüyor. Fiyatta verimde düşük Ancak sıcak nedeniyle verimi düşen ve kilogram fiyatı geçen yıla göre yüzde 50 düşüşle 30 ile 31 lira arasında satılan yer fıstığı için üreticiler destek istedi. “Fiyatlar 30-31 lira” Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Bu yıl yer fıstığında sıcak hava nedeniyle 3’te 1 verim kaybı var. Geçen sene 550-600 kilogram verim alınırken bu sene 400 kilogram verim alınacak. Sıcak havalar nedeniyle fıstıklar yeteri kadar büyümedi. Geçen sene 65 liradan hasadı başlayan fıstık en son 50 liraydı. Bu sene ise fiyatlar 30-31 lira” diye konuştu. “Hem verim düşük, hem de fiyatlar düşük” Adana’da ekim alanının bu sene arttığına dikkat çeken Başkan Doğan, “Fiyatlar geçen sene yüksekken bu sene fiyatlar aşağı gitti. Geçen sene Adana’da fıstık eken çiftçi hem fiyatta hem de rekolteden kazandı. Geçen sene 124 bin dönüm alanda fıstık ekimi varken bu sene 185 bin dönüm alanda fıstık ekimi var. Fıstık ekimi artmasına rağmen hem verim, düşük hem de fiyatlar düşük” dedi. Öte yandan Yüreğir Ziraat Odası Mehmet Akın Doğan, yer fıstığının tarladan kilogram fiyatının 30-31 lira olmasına rağmen marketlerde 200 liraya satılmasına tepki gösterdi. (UMT-
Depremde 42 kişinin öldüğü apartmanın mühendisi belediyeyi suçlayıp tahliyesini istedi
05 Eylül 2024 Perşembe - 15:59 Depremde 42 kişinin öldüğü apartmanın mühendisi belediyeyi suçlayıp tahliyesini istedi Adana’da Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 42 kişinin yaşamını yitirdiği Ekim Apartmanı davasında tutuklu yargılanan mühendis Cüneyt A., projeyi doğru olarak yaptırdığını belirtip, “Belediye de iskan vermiştir. Yaptığım işlerde usulsüzlük yoktur. Belediyenin iskan verirken yaptığı kusurdan dolayı sorumlu tutulmamam gerekir” diyerek belediyeyi suçladı. Adana’nın Çukurova ilçesindeki Ekim Apartmanı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde yıkılırken binadaki 42 kişi de yaşamını yitirdi. Soruşturma sonrası tutuklanan apartmanın müteahhitleri Tamer E. ve Cem A. ile o dönem işleri nedeniyle Karadağ’da bulunan binanın teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt A. hakkında ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya, Karadağ’da yakalanıp burada 7,5 ay tutuklu kaldıktan sonra Türkiye’ye getirilen mühendis Cüneyt A. ile diğer tutuklu sanık müteahhitler Tamer E. ile Cem A., bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. “Projeyi doğru olarak yaptırdım” Duruşmada ilk savunmasını yapan Cüneyt A., bina sahibi ve mühendisi olmadığını sadece dışarıdan mühendis olarak görev aldığını belirterek, “O yıl projeyi geçerli olan 1975 yılı deprem yönetmeliğine göre yaptım. Projeyi doğru olarak yaptırdım. Hem temel altı hem temel üstü ruhsatı verildi. Bu da projeyi doğru yaptığımın kanıtıdır. Ayrıca belediye de iskan vermiştir. Yaptığım işlerde usulsüzlük yoktur. Belediyenin iskan verirken yaptığı kusurdan dolayı sorumlu tutulmamam gerekir” diyerek tahliyesini talep etti. Sanık Cüneyt A.’nın avukatı da müvekkilinin dönemin yönetmeliğini yerine getirdiğini ve kaçmadığını ifade ederek, “Müvekkilim uzun süredir işleri nedeniyle yurt dışında yaşamaktadır. Tahliyesini talep ediyorum” dedi. Diğer sanıklar da önceki savunmalarını tekrarlayarak tahliyelerini istedi. Mahkeme heyeti ise müteahhitler ve mühendisin tutukluluklarının devamına karar verip, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden istenilen bilirkişi raporunun beklemek üzere duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Adana’da çökertilen organ şebekesi sanıklarına 9’ar yıla kadar hapis istemi
05 Eylül 2024 Perşembe - 15:34 Adana’da çökertilen organ şebekesi sanıklarına 9’ar yıla kadar hapis istemi Adana’da polisin sahte pasaport üzerine yaptığı incelemeyle ortaya çıkan, Türkiye, İsrail ve Suriye üçgenindeki organ ticaretine ilişkin soruşturmada 11 sanık hakkında ’organ ticareti yapmak veya aracılık etmek’ suçundan dava açıldı. 9’u tutuklu 11 sanık için 9’ar yıla kadar hapis cezası istenirken, böbreklerini satmak isteyen 2 Suriyelinin 10 bin dolar karşılığında anlaşıp, alıcı İsrail vatandaşları ile Adana’ya geldikleri ortaya çıktı. İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, sağlık turizmi için İsrail’den ülkeye gelen 7 kişinin pasaportunda yaptığı incelemede, 2’sinin sahte olduğunu tespit etti. Adana Havalimanı güvenlik kameralarından görüntüleri inceleyen ekipler, İsrailli gibi gösterilen 2 kişinin aslında Suriye uyruklu Zakarya Mohamad Z. (21) ile Abdurrahman S. (20) olduğunu belirledi. Polis, Suriye uyruklu 2 kişinin böbreklerini para karşılığı satmak için anlaştığını, nakil işleminin gerçekleşebilmesi için de Suriyelilerin İsrailli alıcılar Einat Abu M. (28) ile Samir Abu S.’nin (68) akrabaları gibi gösterilip, 2 sahte pasaport düzenlendiğini tespit etti. Çalışmalar kapsamında teknik ve fiziki takip gerçekleştirilerek Türkiye ve İsrail arasındaki ’organ ticareti’ ortaya çıkarıldı. Böbrek nakli için etik komisyonuna müracaatların, Adana’da faaliyet gösteren sağlık turizm acentesi yetkilisi Mehmet Akif U. (58), çalışan Fatma Ö. (50), tercüman Esra D. (51) ve Ahmed K. (31) tarafından yapıldığı belirlendi. Bu tespitler sonrası polis, şüphelilerin organ nakli için Adana İl Sağlık Müdürlüğü Etik Komisyonu’na katılacakları gün olan operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan şüphelilerden tutuklanan Ahmed K., Fatma Ö., Mehmet Akif U., Abmad Abu M., Einat Abu M., Mahdi Abu S., Samir Abu S., Abdurrahman S. ve Zakarya Mohamad Z. ile tutuksuz şüpheliler Esra D. ve Mohamad Abu M. ile ilgili soruşturma tamamlandı. Savcı, 11 sanık hakkında ’organ ticareti yapmak veya aracılık etmek’ suçundan iddianame hazırlarken tüm sanıklara 9’ar yıla kadar hapis cezası istedi. 8 sayfadan oluşan iddianamede bazı detaylar kan dondurdu. Böbreğini 10 bin dolara satan Suriyeli Abdurrahman S., iddianamede yer alan ifadesinde, arkadaşı Zakarya Mohamad Z. ile İstanbul’da bulunduğu sırada para için organ nakli yapabilecekleri düşüncesiyle sosyal medya üzerinden buldukları bir grupta Mahdi Abu S. ve Mohamad Abu M. ile irtibata geçtiklerini ve böbrek nakli için kişi başına 10 bin dolara anlaştıklarını kaydetti. Suriyeli Zakarya Mohamad Z. ise İstanbul’da tekstil işi ile uğraştığını, 2023’te Halep’te ailesinin vefat ettiğini, geride kalan babasına para bulmak için böbreğini satmaya karar verdiğini söyledi. Böbrek hastası kız kardeşi Einat Abu M. için Suriyelilerden böbrek satın alan Mohamad Abu M. de ifadesinde, kız kardeşine böbrek nakli için adını Ebu Mohamad olarak bildiği kişi ile iletişime geçtiğini belirterek, "Bu şahıs, bana bir grup böbrek hastasının yanımıza geleceğini söyledi. Bu şahıslar, Mahdi Abu S. ve Samir Abu S. idi. Bu şahıslar ile buluştuk. Ebu Mohamad, kardeşim Einat ile Samir’e para karşılığında böbreğini verecek iki kişi bulabileceğini söyleyip, bizden kişi başı 65 bin dolar talep etti. Ebu Mohamad’a peşinat olarak 15 bin dolar havale ettim. Tahliller için de 8 bin dolar ödedim" ifadelerini kullandı. Mohamad Abu M. ifadesinin devamında, "Verici şahıslara para vermedik. Parayı anlaşma gereği Ebu Mohamad verecekti. Verici şahıslara 15 bin dolar vermek üzere anlaşmış. Fakat parayı nakilden sonra verecekti. Ebu Mohamad sahte pasaportları, bize 15 bin dolar karşılığında ayarladı" dedi. İddianamede yer alan sanıklar haklarındaki suçlamaları kabul etmezken, Adana 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde iddianame kabul edildi.
Adana’da çökertilen organ şebekesi sanıklarına 9’ar yıla kadar hapis istemi
05 Eylül 2024 Perşembe - 15:31 Adana’da çökertilen organ şebekesi sanıklarına 9’ar yıla kadar hapis istemi Adana’da polisin sahte pasaport üzerine yaptığı incelemeyle ortaya çıkan Türkiye, İsrail ve Suriye üçgenindeki organ ticaretine ilişkin soruşturmada 11 sanık hakkında ’Organ ticareti yapmak veya aracılık etmek’ suçundan dava açıldı. 9’u tutuklu 11 sanık için 9’ar yıla kadar hapis cezası istenirken böbreklerini satmak isteyen 2 Suriyelinin 10 bin dolar karşılığında anlaşıp alıcı İsrail vatandaşları ile Adana’ya geldikleri ortaya çıktı. İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, sağlık turizmi için İsrail’den ülkeye gelen 7 kişinin pasaportunda yaptığı incelemede, 2’sinin sahte olduğunu tespit etti. Adana Havalimanı güvenlik kameralarından görüntüleri inceleyen ekipler, İsrailli gibi gösterilen 2 kişinin aslında Suriye uyruklu Zakarya Mohamad Z. (21) ile Abdurrahman S. (20) olduğunu belirledi. Polis, Suriye uyruklu 2 kişinin böbreklerini para karşılığı satmak için anlaştığını, nakil işleminin gerçekleşebilmesi için de Suriyelilerin İsrailli alıcılar Einat Abu M. (28) ile Samir Abu S.’nin (68) akrabaları gibi gösterilip, 2 sahte pasaport düzenlendiğini tespit etti. Çalışmalar kapsamında teknik ve fiziki takip gerçekleştirilerek Türkiye ve İsrail arasındaki ’organ ticareti’ ortaya çıkarıldı. Böbrek nakli için etik komisyonuna müracaatların, Adana’da faaliyet gösteren sağlık turizm acentesi yetkilisi Mehmet Akif U. (58), çalışan Fatma Ö. (50), tercüman Esra D. (51) ve Ahmed K. (31) tarafından yapıldığı belirlendi. Bu tespitler sonrası polis, şüphelilerin organ nakli için Adana İl Sağlık Müdürlüğü Etik Komisyonu’na katılacakları gün olan operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan şüphelilerden tutuklanan Ahmed K., Fatma Ö., Mehmet Akif U., Abmad Abu M., Einat Abu M., Mahdi Abu S., Samir Abu S., Abdurrahman S. ve Zakarya Mohamad Z. ile tutuksuz şüpheliler Esra D. ve Mohamad Abu M. ile ilgili soruşturma tamamlandı. Savcı, 11 sanık hakkında ’Organ ticareti yapmak veya aracılık etmek’ suçundan iddianame hazırlarken tüm sanıklara 9’ar yıla kadar hapis cezası istedi. 8 sayfadan oluşan iddianamede bazı detaylar kan dondurdu. Böbreğini 10 bin dolara satan Suriyeli Abdurrahman S., iddianamede yer alan ifadesinde, arkadaşı Zakarya Mohamad Z. ile İstanbul’da bulunduğu sırada para için organ nakli yapabilecekleri düşüncesiyle sosyal medya üzerinden buldukları bir grupta Mahdi Abu S. ve Mohamad Abu M. ile irtibata geçtiklerini ve böbrek nakli için kişi başına 10 bin dolara anlaştıklarını kaydetti. Suriyeli Zakarya Mohamad Z. ise İstanbul’da tekstil işi ile uğraştığını, 2023’te Halep’te ailesinin vefat ettiğini, geride kalan babasına para bulmak için böbreğini satmaya karar verdiğini söyledi. Böbrek hastası kız kardeşi Einat Abu M. için Suriyelilerden böbrek satın alan Mohamad Abu M. de ifadesinde, kız kardeşine böbrek nakli için adını Ebu Mohamad olarak bildiği kişi ile iletişime geçtiğini belirterek, “Bu şahıs, bana bir grup böbrek hastasının yanımıza geleceğini söyledi. Bu şahıslar, Mahdi Abu S. ve Samir Abu S. idi. Bu şahıslar ile buluştuk. Ebu Mohamad, kardeşim Einat ile Samir’e para karşılığında böbreğini verecek iki kişi bulabileceğini söyleyip, bizden kişi başı 65 bin dolar talep etti. Ebu Mohamad’a peşinat olarak 15 bin dolar havale ettim. Tahliller için de 8 bin dolar ödedim" ifadelerini kullandı. Mohamad Abu M, ifadesinin devamında, "Verici şahıslara para vermedik. Parayı anlaşma gereği Ebu Mohamad verecekti. Verici şahıslara 15 bin dolar vermek üzere anlaşmış. Fakat parayı nakilden sonra verecekti. Ebu Mohamad sahte pasaportları, bize 15 bin dolar karşılığında ayarladı" dedi. İddianamede yer alan sanıklar haklarındaki suçlamaları kabul etmezken Adana 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde iddianame kabul edildi.
CHP grup sözcüsünün ’15 Temmuz zafer olarak değerlendirilmemeli’ sözleri meclisi karıştırdı
05 Eylül 2024 Perşembe - 14:25 CHP grup sözcüsünün ’15 Temmuz zafer olarak değerlendirilmemeli’ sözleri meclisi karıştırdı ADANA (İHA) – Adana’nın Kozan ilçesinde belediye meclis toplantısında CHP grup sözcüsü Ali Özkan’ın "15 Temmuz bir zafer değildir" demesi üzerine tansiyon yükseldi. Belediye Başkanı Mustafa Atlı bu sözlere karşı çıkarak, hain darbe girişiminde Türk milletinin bağımsızlık ve bölünmezlik adına bir zafere imza attığını söyledi. Kozan Belediyesi’nin Eylül ayı olağan meclis toplantısında, gündem dışı söz alan Cumhuriyet Halk Partisi grup sözcüsü Ali Özkan’ın "15 Temmuz bir zafer olarak değerlendirilmemeli" sözleri meclisi karıştırdı. Meclis toplantısında tansiyon yükselirken Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı sözlere karşı çıkarak, hain darbe girişiminde Türk milletinin bağımsızlık ve bölünmezlik adına bir zafere imza attığını söyledi. "15 Temmuz bir zafer değildir" Kozan Kaymakamlığı tarafından organize edilen 15 Temmuz etkinliklerinde kullanılan dili eleştiren CHP grup sözcüsü Ali Özkan, "Sözlerime Kozan Kaymakamlığını eleştirerek başlamak istiyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımızı geçirdik. 15 Temmuz günü de yürüyüş yapmıştık. O gün kaymakam beyin hazırlattığı programda konuya giriş şu şekildeydi. ’15 Temmuz zaferimiz kutlu olsun.’ Bu yazıyı kaymakam bey mi hazırlattı, yoksa kaymakam bey bu yazıyı hazırlayın, bu şekilde konuşun mu dedi? Ben orasını tam bilmiyorum. Ama sonuçta kaymakam beyin organize ettiği bir olay ve 15 Temmuz’u bir zafer olarak nitelendirdiler. Sanki 30 Ağustos zaferi gibi. Burada bir grup FETÖ’cü hainin yapmaya çalıştığı darbe girişimini zafer gibi nitelendirmek bana göre yanlış. 15 Temmuz bir zafer değildir" diye konuştu. Başkan Atlı’dan "zafer değil" tartışmasına müdahale Ali Özkan’ın açıklamaları meclis salonunda tartışmalara neden oldu. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Özkan’ın ifadelerine hemen müdahale etti. Atlı, 15 Temmuz’un milletin zaferi olduğunu vurgulayarak, "15 Temmuz bir zaferdir. Buradaki kastettiğim şey, 15 Temmuz ne kadar bir bayram ve zaferse, 30 Ağustos da o kadar şanlı ve daha büyük bir zaferdir. 15 Temmuz gecesi, milletimiz canı pahasına darbeye karşı durdu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bu, milletimizin demokrasiye sahip çıkma zaferidir. Bu konu tartışmaya kapalıdır ve meclisin gündemine böyle konuları getirmek doğru da değildir" dedi. Başkan Atlı’nın sözleriyle birlikte toplantıda tansiyon düşerken, Özkan herhangi bir karşılık vermedi. Birlik ve beraberlik mesajı Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Mustafa Atlı, Kozan halkına birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Atlı, "Millet olarak zor günlerden geçtik. 15 Temmuz gecesi yaşananlar hepimizin hafızasında. O gün milletimizin gösterdiği direniş, tarihe altın harflerle kazınmıştır. Bu nedenle bu tür tartışmaların yerine, birliğimizi ve beraberliğimizi korumak için çalışmamız gerekiyor" diye konuştu.