Yerel Haberler
Adana
Kolon kanseri 20’li yaşlarda görülmeye başladı
12 Eylül 2024 Perşembe - 09:50 Kolon kanseri 20’li yaşlarda görülmeye başladı Ülkemizde görülen en sık kanserler arasında yer alan kolon kanserinin tehlikesi her geçen gün artarken İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, “20’li yaşlarda dahi kolon kanserini görmeye başladık. Çok sinsi bir hastalık” dedi. Dünyada her yıl 2 milyon, ülkemizde de 20 bin kişi kanser tanısı alıyor. Dahası hatalı beslenme alışkanlıklarının ve obezitenin giderek yaygınlaşması nedeniyle son yıllarda görülme sıklığı 50 yaş altındaki kişilerde giderek artıyor. Kolon kanseri, düzenli yapılan kolonoskopi taramasıyla önlenebiliyor. “Erkeklerde daha sık görülüyor” Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Doç Dr. Sümbül, kolon kanseri nedeniyle ölüm sıklığının ülkemizde 3.sırada olduğunu belirterek, “Bir bireyin tüm hayatı boyunca kolon kanseri olma riski yüzde 4’lerde. Bu erkeklerde yüzde 25 daha fazla. Kolon kanseriyle ilgili son dönemlerde obezitenin artışı ve beslenme şeklinin bozulmasıyla sıklık artmaya başladı. Biz 50 yaşından itibaren başlattığımız kolon kanseri tarama programlarını 45’li yaşlara gerilettik” ifadelerini kullandı. “20’li yaşlarda görülüyor” Kolon kanserinin sinsi bir hastalık olduğunu anlatan Doç. Dr. Sümbül, “Kolon kanseri erken tanındığı dönemde gerçekten tedavi edilebilen bir hastalık. Kemoterapi ve radyoterapiden faydalanıyoruz. Beslenme alışkanlıklarının bozulması risk faktörü oluşturuyor. Özellikle lifli gıdalardan uzak durulması, işlenmiş gıdaların tüketiminin artması vakaları arttırdı. 20’li yaşlarda dahi kolon kanserini görmeye başladık. Çok sinsi bir hastalıktır. Belirtiler görüldüğü anda hemen hastaneye başvurulmalı” diye konuştu. Öte yandan İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, vatandaşların spor yapmaları gerektiğini, hareketsiz yaşamdan uzak durulmasını istedi.
Telefon için arkadaşını öldüren sanığa 15 yıl hapis
11 Eylül 2024 Çarşamba - 15:04 Telefon için arkadaşını öldüren sanığa 15 yıl hapis Adana’da sattığı telefonun parasını vermediğini öne sürdüğü arkadaşını tabancayla vurarak öldüren sanık, haksız tahrik indirimiyle 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yüreğir ilçesi Levent Mahallesi’nde 7 Ekim 2022’de sokaktaki silah sesini duyan mahalleli, dışarı çıktıklarında Eyüp Aşçı’nın (34) ensesinden tabancayla vurulmuş cesedini buldu. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, sokaktaki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyip olay saatinde motosikletli şüphelinin, hızla sokaktan ayrılıp Seyhan ilçesi Narlıca Mahallesi’ne gittiğini tespit etti. Mahalleye gidip sokak sokak şüpheliyi arayan ekipler, görüntülerdeki motosikleti, metruk binanın önünde park halinde buldu. Binaya giren polis, Çetin Kızıl’ı (37) cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayla birlikte yakaladı. Tutuklanan Çetin Kızıl hakkında Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava karara bağlandı. Karar duruşmasına sanık Kızıl, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öldürülen Eyüp Aşçı’nın babası Ali Aşçı ile tarafların avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada sanık Çetin Kızıl, eski savunmalarını tekrarladığını belirterek, "Olay günü Eyüp evimin önüne gelip bağırıp çağırarak küfretti. Gitmesini bekledim, gitmeyince aşağıya indim. Aynı gün kendisiyle de yine tartışmıştık. Öldürme kastım yoktu. Öldürmek isteseydim ilk tartıştığımızda öldürürdüm. Polisi aramayı akıl edemedim. Vereceğiniz karara razıyım" dedi. Öldürülenin babası Ali Aşçı da sanıktan şikayetçi olup, "Sanık oğlumu motosikletine bindirip evinin oraya götürmüş, orada da vurmuştur" diyerek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanık Çetin Kızıl’ı ’kasten öldürme’ suçundan önce müebbet hapis cezasına mahkum etti. Heyet daha sonra sanığın cezasını, öldürme eylemini haksız tahrik altında işlediği gerekçesiyle 15 yıl hapse indirip tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Adana’da doktora şiddet protesto edildi
11 Eylül 2024 Çarşamba - 13:38 Adana’da doktora şiddet protesto edildi Adana’da aile sağlığı merkezinde eşine rapor almak isteyen bir kişi tarafından doktorun darp edilmesine meslektaşları tepki gösterdi. Olay, dün Seyhan ilçesine bağlı Dumlupınar Mahallesi’ndeki aile sağlı merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, Seracettin D., eşine rapor almak için aile sağlığı merkezindeki Doktor Can Cevher Gürler’e geldi. Seracettin D., raporda sıkıntı çıkması üzerine doktor Gürler ile tartışmaya başladı. Seracettin D., tartıştığı doktoru öldüresiyle darp edip olay yerinden kaçtı. Gürler, hastaneye kaldırılırken şüpheli Seracettin D. ise polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. “Bu insanlık dışı saldırıyı şiddetle kınıyoruz” Yaşanan darp olayının ardından Adana İl Sağlık Müdürlüğü önünde hekimler ve sağlık çalışanları basın açıklaması düzenledi. Grup adına konuşan Adana Tabip Odası Başkanı Özden Polatöz, “Meslektaşımız Dr. Can Cevher Gürler in Dumlupınar Aile Sağlığı Merkezi’ndeki muayene odasında uğradığı saldırıyı büyük bir üzüntüyle kamuoyuna duyuruyoruz. Meslektaşımız halen yoğun bakımda tedavi altındadır. Kendisine acil şifalar diliyor, bu insanlık dışı saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Türkiye’de sağlık çalışanlarına yönelik maalesef her geçen gün artan ve kaygı verici boyutlara ulaşan bir sorundur. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son 5 yılda 30 binden fazla sağlık çalışanı şiddete maruz kalmıştır. Şiddet olaylarının önemli bir kısmı hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde ve acil servislerde yaşanmaktadır. Her gün 100’den fazla sağlık çalışanı sözlü ya da fiziksel saldırıya uğramaktadır. Bu durum, sağlık hizmeti sunan çalışanların güvenli bir çalışma ortamına sahip olmasını imkansız hale getirmektedir” dedi. “Meslektaşımızın yanındayız ve bu olayın takipçisi olacağız” Sağlıkta şiddetin yalnızca bireysel sorun olmadığını tüm toplumu etkileyen yapısal bir kriz olduğunu ifade eden Polatöz, “Sağlık çalışanlarının güvenli ve onurlu bir şekilde mesleklerini yapabilmeleri için ciddi adımlar atılmalıdır. Yetkililerin bu konuda acilen etkili önlemler alamsını, sağlık çalışanlarının korunması adına yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Dr. Can Cevher Gürler’in yaşadığı bu elim olay, sağlıkta şiddet sorununun ne denli ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Adana Tabip Odası olarak, meslektaşımızın yanındayız ve bu olayın takipçisi olacağız. Sağlıkta şiddete karşı mücadelemizi sürdürecek, meslektaşlarımızın güvenliği ve onuru için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz” şeklinde konuştu.
Kazada hayatını kaybeden uzman çavuşun ailesi sürücünün serbest kalmasına tepkili
11 Eylül 2024 Çarşamba - 12:58 Kazada hayatını kaybeden uzman çavuşun ailesi sürücünün serbest kalmasına tepkili Adana’nın Kozan ilçesinde trafik kazasında hayatını kaybeden uzman çavuşun ailesi, sürücünün serbest kalmasına tepki gösterdi. Kaza 5 Eylül günü akşam Kozan ilçesi Çevre Yolu Üniversite Kavşağı’nda meydana geldi. Otomobil ile motosikletin çarpıştığı kazada motosiklet sürücüsü olan ve memleketine izne gelen uzman çavuş Hamza Yılmaz (25) hayatını kaybetti. Kazadan sonra gözaltına alınan otomobil sürücüsü İ.S. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı. Uzman çavuşun babası Adem Yılmaz, "Bu cinayet gibi bir kaza. Karşı taraf elini kolunu sallayarak geziyor. Şeker hastalığı olduğu için tutuklanmamış. Benim oğlum 25 yaşındaydı ve hayalleri vardı. Bu bahane olmamalı. Bu canımızı yakıyor" diyerek sürücünün tutuklanmasını istedi. Ailenin avukatı Gamze Demir yaptığı açıklamada, "Zaten kazanın meydana geldiği yeri de fotoğraflayacak olursanız herhangi bir önlem bulunmamakta. Birçok trafik kazasının bu bölgede gerçekleştiği de sabittir. Yargılama süreci halen devam etmektedir. Soruşturmanın gizliliği gerekçesiyle şu an herhangi bir şekilde soruşturma hakkında bilgi vermemiz mümkün değil. Sorgulama aşamasında suç ceza tarafından verilen tutuksuz yargılanma kararına kesinlikle tepki gösteriyoruz. Verilen kararın herhangi bir şekilde hukuki gerekçesi bulunmamaktadır. Bir kişinin şeker hastası olmasıyla bir kişinin vefat etmesini kıyaslamak hiçbir şekilde doğru olmayacaktır. Biz bu aşamada hakkımızı aramaktayız. Tahkikat sürecini de yakından takip edeceğiz ve yargılama sürecine güveniyoruz. Gün güçlünün, evet güçlünündür. Yargılama sürecine güvenmekten başka herhangi bir şansımız bulunmamakta. Avukatın şeker hastalığına dair beyanı var ama rapor bulunmamakta. Beyanla savunma yapılmıştır. Savunma hakkı kutsaldır ama tutuksuz yargılanmaya karar verilmesi ile haksız yargılama olduğu kanaatindeyiz" diye konuştu. Aile yakını Adem Demir ise motosikletlilere trafikte saygı duyulmadığını kaydederek, "2005’te yine bir yakınım vefat etti şimdi yeğenim. O kazada karşı taraf yüzde 80 kusurluydu ve ceza almadı" diyerek tepki gösterdi. Teyze Hatice Bulduk ise, "Benim kara kuzum toprağın altında nefes alamazken o sürücü de trafiğe çıkmamalı. Benim kuzumun kapıları, hayalleri kilitli kaldı" diyerek gözyaşları ile sürücünün tutuklanmasını talep etti. Otomobil sürücüsü İ.S.’nin ifadesinde motosikletin geldiğini gördüğünü belirterek, "Ben motosikletin kavşağa yaklaşmadan karşıya geçebileceğimi düşündüm ama motosikletin hızlı olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi.
Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu
11 Eylül 2024 Çarşamba - 11:34 Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması finalistleri belli oldu 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yıl ilkini düzenlediği Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nın finalistleri açıklandı. 53 başvurunun olduğu yarışmada 7 senaryo, Anna Maria Aslanoğlu, Mine Söğüt ve Seren Yüce’den oluşan jürinin karşısına çıkacak. 23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yıl ilkini düzenlediği Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nın finalistleri belli oldu. 7 senaryo yarışacak Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü gibi usta yazarların doğduğu topraklara saygı duruşunda bulunan ve edebiyatımızın güçlü eserlerini perdeye taşımaya teşvik etme amacıyla düzenlenen yarışmaya toplam 53 proje başvurdu. Film eleştirmeni, senarist ve senaryo danışmanı Burak Göral, yazar ve senarist Doğu Yücel ile yönetmen ve senarist Nazlı Elif Durlu’dan oluşan ön jüri, 7 senaryoyu finalist olarak belirledi. Şükran Yiğit’in aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Burası Radyo Şarampol”; Berrin Kırımlıoğlu’nun “Elsa’nın Sevdiği Biri” adlı öyküsünden Çiğdem Sezgin ve Gül Gürsoy’un senaryosunu yazdığı “Elveda Mona Lisa”; Nisa Yıldırım’ın aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Epidemik Eros: Paşa Gönül İsyanı”; Faruk Nafız Duman’ın aynı adlı romanından Ramin Matin’in senaryosunu yazdığı “Köpekler İçin Gece Müziği”; Aydın Orak’ın aynı adlı kendi öyküsünden uyarladığı “Ölü Arının İğnesi”; Hakan Bıçakcı’nın aynı adlı romanından Barış Kefeli, Hakan Bıçakcı ve Nükhet Taneri’nin senaryosunu yazdığı “Uyku Sersemi” ve Murat Saraçoğlu’nun aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Ve Bir Pars Hüzünle Kaybolur”. Kazanan projeler 28 Eylül’de belli olacak Yapımcı Anna Maria Aslanoğlu, yazar Mine Söğüt ve yönetmen Seren Yüce’nin ana jüriliğinde gerçekleşecek yarışmada, En İyi Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Ödülü ile Jüri Özel Ödülü olmak üzere toplam iki projeye ödül verilecek. Yarışmanın kazananları ise, 28 Eylül Cumartesi akşamı gerçekleşecek Büyük Ödül Töreni’nde açıklanacak.