Yerel Haberler
Adana
Adana Valisi Yavuz: "Bayram boyunca 35 İHA-SİHA ve dron görev alacak" 26 Mayıs 2026 Salı - 11:53:38 Adana Valisi Mustafa Yavuz, Kurban Bayramı boyunca 5 bin 458 polis ve jandarmanın görev alacağını belirterek, "Ayrıca 2 helikopter, 35 İHA-SİHA ve dron, 40 zırhlı araç ve 6 yüzer unsur güvenlik için sahada olacak" dedi. Yavuz, Adana Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü yerleşkesinde polis ile bayramlaştı. Çiçekle karşılanan Vali Yavuz, daha sonra yeni yapılan hizmet binasını gezdi. Yavuz, hizmet binası çıkışında yaptığı açıklamada alınan güvenlik tedbirleri hakkında bilgi verdi. Yavuz, şöyle devam etti:. Emniyet ve jandarmamız 5 bin 458 personel ile 9 gün süreyle sahada görev başında olacak. 755 karada araçlarımız, 2 helikopterimiz 35 İHA-SİHA ve dronumuz, 40 zırhı ekibimiz, sahil güvenliğine ait 6 yüzer unsurumuz bayram süresince güvenlik önlemi alacak. Belediyede, tarım il müdürlüğümüz, 24 ekipte 60 veteriner ekibimiz de sahada olacak." Yavuz, "Tüm Adanalı hemşerilerimizin ve tüm aziz milletimizin Kurban Bayramını kutluyorum. Bizler vatandaşlarımızın huzuru için, güvenliği için tüm birimlerimizle birlikte görev başındayız. Amacımız tatili boyunca vatandaşlarımızın bayramı huzur ve neşe içerisinde geçirmesini temin etmek" diye konuştu. Yavuz, trafiğe çıkacakları da uykusuz bir halde araç kullanmamaları, hatalı sollama ve hız yapmamaları konusunda uyardı.
26 Mayıs 2026 Salı - 09:54 Adana’da buğday hasadı öncesi biçerdöverlerin bakımı yapılıyor Adana’nın Kozan ilçesinde buğday hasadı öncesi ürün kaybının önüne geçmek için biçerdöverlere bakım yapılıyor. Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen buğday için hasat dönemi bayramın ardından başlayacak. Hasat öncesi de çiftçiler biçerdöver bakımlarını yaptırıyor. Kozan Sanayi Sitesi’nde bakımı yapılan biçerdöverler için ustalar titizlikle çalışıyor. Bu yıl yüksek rekolte beklenen buğdayda ürün kaybının önüne geçilmesi açısından biçerdöverlere bakım büyük önem taşıyor. "Tarlalarda yürüyen fabrika" Ustalardan Cemil Can Yıldız, makinelerin bakımının titizlikle yapıldığını söyledi. Yıldız, "Tarlalarda yürüyen fabrika" olarak nitelendirdiği biçerdöverlerde rekolte kaybının en aza indirilmesi için bakımın büyük önem taşıdığını ifade etti. Yıldız, "Artık son dönemlere geldik. Çiftçimizin az zayiat vermesi için bakımlar çok önemli. Sezonda herhangi bir arıza olmaması gerekiyor. Bu iş sezonluk olduğu için makinelerin arıza vermeden çalışması hem bizim hem de çiftçimizin yararına. Yangın tüplerinin dolu olması lazım. Özellikle zincir aksamı, kayış aksamı, bilye sistemi, motor yağ bakımları ile kırık ve çatlak kontrollerini yapıyoruz. Aksi takdirde hem çiftçi zarar eder hem biz zarar ederiz" dedi. "Bakım yapılmazsa zarar büyüyor" Bakımlı biçerdöverlerin verimi artırdığını belirten Yıldız, "Bakımlı ve bakımsız biçerdöver arasında dönüm başına yaklaşık 5 kilogram fark oluşabiliyor. Bu da geniş arazilere vurulduğunda büyük kayıp demek. Bu yıl verimlerin yüksek olmasını bekliyoruz. Çiftçinin zayiat yaşamaması için bakım şart. Bazı biçer sahipleri yağlamayı geciktiriyor ya da arızaları önemsemiyor. Bu da büyük zararlara yol açıyor" diye konuştu. "Aşırı ısınma yangın riski oluşturuyor" Biçerdöverlerin sürekli çalışan makineler olduğuna dikkat çeken Yıldız, aşırı ısınmanın yangına neden olabileceğini kaydederek, "Tarlalarda eski döven taşları, çakmak taşlarıyla karşılaşabiliyoruz. Bunlar da yangın riskini artırıyor. Çevre ilçelerden de yoğun talep var. Genel itibarıyla bakımları tamamladık. Bir biçerdöverin ortalama bakım maliyeti 100 ila 150 bin lira arasında değişiyor. Makine ne kadar hor kullanılırsa maliyet o kadar artıyor, ne kadar dikkatli kullanılırsa o kadar düşüyor" ifadelerini kullandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 09:52 Kaskını çıkarınca yakayı ele veren hırsız: "Borçlarım vardı" Adana’da yüzünü kaskla gizleyerek cep telefonu bayisini soyan şahıs, minibüse binmeden önce kaskını çıkarınca yakalandı. Polis operasyonuyla gözaltına alınan zanlı tutuklandı. Tutuklanan şüphelinin, "Borçlarım vardı, bu sebepten yaptım" dediği öğrenildi. Olay, Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Yusuf T., gece saatlerinde girdiği cep telefonu bayisinden 4 taşınabilir şarj cihazı, 4 cep telefonu, 8 kablosuz kulaklık, 2 tablet ve 5 bin TL çaldı. Çalınan ürünlerin toplam değerinin yaklaşık 150 bin TL olduğu öğrenildi. Sabah iş yerine gelen işletme sahibi Fırat A., hırsızlığı fark ederek durumu polise bildirdi. Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Şüphelinin elindeki poşetle yaklaşık 5 kilometre yürüdüğü, minibüse binmeden önce farklı bir noktada kaskını çıkardığı belirlendi. Polis, kasksız görüntülerden şüphelinin kimliğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan Yusuf T.’nin emniyetteki sorgusunda, "Borçlarım vardı, bu sebeple hırsızlığı yaptım" dediği öğrenildi. Çalıntı ürünleri satın aldığı belirlenen Ali Can K. hakkında "hırsızlık malı satın almak" suçundan işlem yapıldı. Ele geçirilen ürünler iş yeri sahibine teslim edilirken, adliyeye sevk edilen Yusuf T. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
26 Mayıs 2026 Salı - 09:32 Adana’da şalvar kültürü yaşatılmaya çalışılıyor Adana’nın yöresel giysilerinden şalvar, babadan oğula devralınan mesleki mücadeleyle geleceğe taşınmaya çalışılıyor. Adana’da bir zamanların vazgeçilmez yöresel kıyafetleri arasında yer alan şalvar, Adana kültürünün önemli simgelerinden biri oldu. Ancak hazır giyim sektörünün yaygınlaşmasıyla birlikte şalvara olan ilgi azalmaya başladı. Yüreğir Ziraat Odası da Adana şalvarını 2024 yılında Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaretle tescilledi. Özellikle rahat yapısı ve sıcak havaya uygun olması nedeniyle tarım işçilerinin vazgeçilmez kıyafetlerinden biri haline gelen şalvar, şu anda esnaf tarafından babadan oğula devralınan mesleki mücadeleyle geleceğe taşınmaya çalışılıyor. "Turistlerin de yoğun bir isteği var" Kentte uzun yıllardır şalvar üretimi ve satışı yapan Özgür Çankaya, şalvarın Adana’ya ait tescilli bir kültür mirası olduğunu vurgulayarak, "Bu yüzyıllardır devam eden bir kültürümüzdür. Bay, bayan, çocuk şalvarı üretiyoruz. Hatta turistlerin de yoğun bir isteği var. Adana’nın bütün köylerinde ürünlerimiz kullanılıyor. Babadan oğula geçen bu mesleği biz de şu anda gururla devam ettiriyoruz ve işlerimizden memnunuz" dedi. "İsteğe bağlı olarak özel dikim yapıyoruz" Şalvarın konforuna dikkat çekerek yeni nesle de tavsiyede bulunan Çankaya, "Gençlerimize şalvarı hem rahatlığı hem de keyifli giyimi nedeniyle tavsiye ediyoruz. Giyenler var çünkü 1 yaşından 12-13 yaşına kadar çocuk şalvarlarımız da mevcut. İsteğe bağlı olarak özel dikim yapıyor, sipariş alıyoruz" şeklinde konuştu. "Şalvar özelliğini eskisi gibi koruyamadı" Geçmiş yıllara oranla şalvara olan talebin yön değiştirdiğini ve artık daha çok kırsal kesime hitap ettiklerini belirten esnaf Ahmet Korur ise modanın getirdiği değişimlere dikkat çekti. Gençliğinden bu yana şalvar işi yaptığını ifade eden Korur, "Şu anda işlerimiz fena değil ama şalvar özelliğini eskisi gibi koruyamadı. Yeni neslin giydiği kıyafetler, yani moda dediğimiz şey sürümü olan mallar haline geldi. Şalvarı benim gibi olgun insanlar giydiği için talep biraz düştü. Biz daha çok kırsaldaki insanlara hitap ediyoruz" diye konuştu. "Biz büyüklerimizi, atalarımızı hep şalvarla gördük" Küçük dükkanlarında ata mirasını yaşatmak için direndiklerini söyleyen Korur, "Biz büyüklerimizi, atalarımızı hep şalvarla gördük. Benim de evimde var, ben de giyerim. Rahatlığı için aslında mükemmel bir kıyafet. Günümüz Türkiye’sinde kentteki gençlik az giyse de kırsaldaki gençler iş için, rahatlığı için hala tercih ediyor. İşlerimiz eskiye oranla düşük olsa da uzun yıllardır bu işi yaptığımız için kültürümüzü devam ettirmeye çalışıyoruz."
Ceyhan’da belediye personeline ‘Madde Bağımlılığı Farkındalık Semineri’
18 Eylül 2024 Çarşamba - 15:35 Ceyhan’da belediye personeline ‘Madde Bağımlılığı Farkındalık Semineri’ Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, uyuşturucu ile mücadelede bilinçlenmenin önemine dikkat çekerek, “uyuşturucu ve bağımlılığa karşı topyekün mücadele etmeliyiz” dedi. Ceyhan Emniyet Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği tarafından, Ceyhan Belediyesi personeline yönelik “Madde Bağımlılığı Farkındalık Semineri” Murat Göğebakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Seminerde, madde bağımlılığıyla mücadeleye dair önemli bilgiler paylaşıldı ve bağımlılığın toplumsal etkileri üzerinde duruldu. Seminer, uyuşturucuyla mücadelede farkındalığın artırılması ve toplumsal bilincin geliştirilmesi amacıyla düzenlendi. Eğitimde, madde bağımlılığına karşı alınabilecek önlemler, bağımlı bireylere yaklaşım şekilleri ve toplum olarak mücadele yolları detaylı bir şekilde ele alındı. Ceyhan Belediyesi personeli de seminer boyunca sorularını sorarak bu konuda bilinç kazandı. “Uyuşturucuya karşı topyekün mücadele şart" Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, uyuşturucu ile mücadelede bilinçlenmenin önemine dikkat çekerek, “Sağlıklı bir gelecek için toplumsal iş birliği şart. Ceyhan Belediyesi olarak, sadece fiziki hizmetlerle değil, toplum sağlığını koruyacak adımlar atarak da halkımızın yanındayız. Uyuşturucu ve bağımlılığa karşı topyekün mücadele etmeliyiz. Bu mücadelede de herkesin sorumluluk alması gerektiğine inanıyoruz” dedi.
‘Minik Yürekler’ kreşi hizmete başladı
18 Eylül 2024 Çarşamba - 10:11 ‘Minik Yürekler’ kreşi hizmete başladı Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, 600 bin nüfuslu Yüreğir’e 35 yılda sadece 2 tane kreş yapıldığını söyleyerek, “Bu kabul edilemez. Çok kısa sürede en az 3 veya 4 kreşi Yüreğirli’nin hizmetine sunacağız” dedi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Kazım Karabekir Mahallesi’nde hizmete açtığı Minik Yürekler Kreşi’ni ziyaret etti. Çocuklarla, eğitimcilerle ve velilerle bir araya gelen Başkan Demirçalı, Yüreğir’de kreş sayısını artıracaklarını ve böylece çalışan ailelere en çok ihtiyaçları olan konuda destek sağlayacaklarını belirtti. Minik Yürekler Kreşi ziyaretinde sınıfları gezip öğrenciler ve öğretmenlerle sohbet eden Demirçalı, miniklerle yakından ilgilendi. Çocukların, aile kavramının ve eğitimin birinci öncelikleri olduğunu belirten Başkan Demirçalı, “Yaklaşık 600 bin nüfusu olan bir ilçeye 35 yılda sadece 2 tane kreş yapılmış. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Biz göreve geldikten hemen sonra 3’üncü kreşimizi hizmete açtık. En kısa zamanda en az 3 veya 4 kreşimizin daha temelini atacağız. Yüreğir’de kreş sayısı artıracağız” diye konuştu. Çocukların eğitimine yapılan yatırımların ülkenin geleceği için en önemli adım olduğunu vurgulayan Başkan Demirçalı şunları söyledi: “Çocuklarımızı en iyi şartlarda geleceğe hazırlamak en öncelikli görevimizdir. Çocuklarımızın mutluluğu, çalışan ailelerimizin huzuru için hızlı bir şekilde ebeveynlerimizin güvenle çocuklarını bırakabilecekleri ortamı oluşturup Yüreğirli hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız. Minik Yürekler kreşimiz ilçemize, Adana’mıza hayırlı uğurlu olsun.”
Başkan Doğan: “Aşırı sıcaklar ürünleri yaktı, birçok ürün rekolte kaybına uğradı”
18 Eylül 2024 Çarşamba - 10:10 Başkan Doğan: “Aşırı sıcaklar ürünleri yaktı, birçok ürün rekolte kaybına uğradı” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu yıl aşırı sıcakların ürünleri yaktığını ve birçok üründe rekolte kayıpları yaşandığını söyledi. Çukurovalı çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları gündeme getirerek, çiftçilerin borçlarının ertelenmesi ve üreticiye daha fazla destek sağlanması gerektiğini söyleyen Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, ‘’2024 yılı Çukurovalı çiftçiler için adeta bir kabusa dönüştü. Ürünlerden elde edilen gelirler, artan maliyetleri karşılamadığı için çiftçiler bu yıl hiçbir üründen para kazanamadı. Çukurova gibi verimli bir bölgede, normalde yüksek kaliteli ürünler elde edilir. Ancak bu yıl yaşanan aşırı sıcaklar, ürünlerin birçoğunu yaktı ve birçok ürün rekolte anlamında büyük kayıplara uğradı. Çiftçilerimiz, bin bir emekle yetiştirdikleri ürünlerinden yeterli verimi alamadı ve bu durum onları maddi açıdan çok zor bir durumda bıraktı” dedi. Doğan, çiftçilerin birçoğunun üretim maliyetlerini karşılayacak kadar gelir elde edemediğini ve bu nedenle bankalara olan borçlarını ödemekte zorlandığını belirtti. “Acil önlemlerin alınması gerekiyor” Başkan Doğan, son yıllarda artan iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Aşırı sıcaklar, kuraklık ve ani yağışlar gibi hava olayları ürünleri olumsuz etkiliyor. Bu yıl Çukurova bölgesinde sıcaklıklar mevsim normallerinin çok üzerinde seyretti ve bu durum, bitkilerin büyüme döneminde ciddi zararlar oluşmasına neden oldu. Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte ürünler yandı, sulama suyu yetmedi ve verimlilik ciddi anlamda düştü. Bu süreçte çiftçilerin üretime devam edebilmesi için acil önlemlerin alınması gerekiyor” diye konuştu. “Tarım sektörüne daha fazla yatırım yapılmalı” Tarımın Türkiye’nin gıda güvenliği açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Doğan, şunları söyledi: “Çukurovalı çiftçilerin bu zor dönemde üretime devam edebilmesi için bankalara olan borçlarının ertelenmesi gerekiyor. Çiftçilerimiz zaten zor durumda. Ürünlerinden para kazanamıyorlar, bankalara borçları birikmiş durumda ve bu borçları ödeyebilecek durumda değiller. Eğer bankalar, çiftçilere borç erteleme gibi bir kolaylık sağlamazsa, birçok çiftçi iflas edecek ve bu da tarım sektöründe büyük bir çöküşe yol açacak. Çiftçilerimizi rahatlatmak için acilen borçların ertelenmesi gerekiyor. Çiftçilerimiz, geleceğimizin teminatıdır. Onlara gerekli desteği vermezsek, gelecek nesillerin gıda güvenliğini riske atmış oluruz. Tarım sektörüne daha fazla yatırım yapılmalı, çiftçilere yönelik destekler artırılmalı ve borç erteleme gibi kolaylıklar sağlanmalıdır. Çiftçilerimizin rahatlatılması, tarımın sürdürülebilirliği için elzemdir.”
Op. Dr. Kaya: “Safra kesesi taşlarından laparoskopik yöntemle kurtulmak mümkün”
18 Eylül 2024 Çarşamba - 09:47 Op. Dr. Kaya: “Safra kesesi taşlarından laparoskopik yöntemle kurtulmak mümkün” Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferudun Kaya, safra taşlarının genellikle kolesterolden veya safra pigmentlerinden oluştuğunu belirterek, “Safra taşları çoğunlukla ağrısız olabilir, ancak bazı hastalarda ciddi semptomlara yol açabilir. Laparoskopik kolesistektomi safra taşı kaynaklı semptomların tedavisinde en etkili ve güvenli yöntemlerden biridir” dedi. Safra taşları çoğunlukla ağrısız olsa da bazı hastalarda ciddi semptomlara yol açabileceğine dikkat çeken Medical Park Adana Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferudun Kaya, tedavi yolları hakkında bilgilendirmede bulundu. “Sessiz taşlara dikkat edilmeli” ”Birçok kişi safra taşlarına sahip olsa bile hiçbir belirti yaşamaz. Bu tür taşlara sessiz taşlar denir” açıklamasında bulunan Op. Dr. Ferudun Kaya, ancak safra taşı safra kanalını tıkaması halinde vücutta bazı belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi. Op. Dr. Kaya, bu belirtileri şu şekilde sıraladı; “Safra kolikleri: Karın sağ üst kısmında aniden başlayan ve genellikle saatlerce süren şiddetli ağrılar. Bu ağrı omuza ve sırta yayılabilir. Mide bulantısı ve kusma: Özellikle yemeklerden sonra mide bulantısı ve kusma görülebilir. Hazımsızlık: Şişkinlik, mide yanması ve özellikle yağlı yiyeceklerin tüketilmesinden sonra sindirim problemleri yaşanabilir. Sarılık: Safra taşının safra kanalını tıkaması nedeniyle safra akışı bozulur ve ciltte ve göz aklarında sararma meydana gelebilir. Ateş ve titreme: Safra kesesi enfeksiyonu (kolesistit) varsa ateş ve titreme ortaya çıkabilir.” “Hastaların semptomları ve tıbbi geçmişleri dikkate alınarak teşhis edilir” Kolelitiazisin (safra kesesi taşları) genellikle hastaların semptomları ve tıbbi geçmişleri dikkate alınarak teşhis edildiğini belirten Op. Dr. Kaya, tanıyı doğrulamak için kullanılan bazı görüntüleme tekniklerini şöyle sıraladı: “Ultrasonografi: Safra taşlarını teşhis etmek için en yaygın kullanılan yöntemdir. Yüksek doğruluk oranına sahiptir ve non-invazivdir. MRCP (Manyetik Rezonans Kolanjiyopankreatografi): Safra yollarını ve pankreası detaylı bir şekilde görüntülemek için kullanılır. BT (Bilgisayarlı Tomografi): Safra taşı komplikasyonlarını ve diğer karın içi patolojileri değerlendirmek için kullanılabilir. ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi): Hem tanı koymak hem de tedavi amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Safra taşlarını çıkarmak için de kullanılabilir.” ”Sessiz safra taşlarına düzenli takip gerekebilir” Kolelitiazis tedavisinin taşların sayısına, boyutuna, yerine ve hastanın semptomlarına bağlı olarak değiştiğini ifade eden Op. Dr. Ferudun Kaya, tedavi seçeneklerini şöyle sıraladı: Bekle ve gör yaklaşımı: Sessiz safra taşları semptomlara neden olmuyorsa, doktorlar genellikle müdahale önermez ve düzenli takip yapılmasını isteyebilirler. İlaç tedavisi: Safra taşlarını eritmek için ursodeoksikolik asit gibi ilaçlar kullanılabilir. Ancak, bu tedavi uzun sürebilir ve her zaman etkili olmayabilir. Cerrahi müdahale: Safra taşı semptomatikse ve komplikasyon riski taşıyorsa en yaygın tedavi yöntemi cerrahidir. En sık kullanılan cerrahi yöntem ise laparoskopik kolesistektomidir. “En sık kullanılan cerrahi yöntem laparoskopik kolesistektomidir” Op. Dr. Ferudun Kaya, “Laparoskopik kolesistektomi, safra kesesinin çıkarılması için yapılan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Bu yöntem, kolelitiazis tedavisinde en yaygın kullanılan ve güvenli kabul edilen prosedürlerden biridir” dedi. Op. Dr. Kaya, işlemin aşamaları hakkında şu bilgileri paylaştı: “Anestezi: Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Hasta tüm işlem boyunca uyur ve ağrı hissetmez. Kesiler: Karın bölgesinde birkaç küçük kesi yapılır. Bu kesiler genellikle 1 cm’den küçüktür. Laparoskop yerleştirilmesi: Bir kesiden laparoskop adı verilen ince bir kamera yerleştirilir. Bu kamera, cerraha karın içini ekranda görme olanağı tanır. Safra kesesi çıkarılması: Diğer küçük kesilerden cerrahi aletler yerleştirilir. Safra kesesi bu aletler aracılığıyla kesilir ve çıkarılır. Kapanış: Safra kesesi çıkarıldıktan sonra kesiler dikiş veya cerrahi bantlarla kapatılır.” “Laparoskopik kolesistektomi ameliyatı daha hızlıdır ve ameliyat sonrası ağrı daha azdır” Laparoskopik kolesistektomi ameliyatının avantajlarından bahseden Op. Dr. Kaya, ”Minimal İnvazivdir, küçük kesiler nedeniyle iyileşme süresi daha hızlıdır ve ameliyat sonrası ağrı daha azdır. Genellikle hastalar ameliyat sonrası aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Birkaç hafta içinde normal aktivitelerine dönerler. Küçük kesiler sayesinde cerrahi izler minimaldir” ifadelerini kullandı. “Erken tanı ve tedavi ile hastalar genellikle hızlı ve sorunsuz bir iyileşme süreci geçirirler” Ameliyattan sonra hafif bir karın ağrısı, şişkinlik veya gaz sancısının normal sayılabileceğini dile getiren Op. Dr. Ferudun Kaya, “Hastalar genellikle ameliyattan kısa bir süre sonra normal beslenmelerine dönebilirler. Ancak yağlı yiyeceklerin sindirilmesi ilk başta zor olabilir. Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve doktorun önerdiği süre boyunca dinlenmek önemlidir” açıklamalarında bulundu. “Ağrı semptomları varsa tedavi edilmeli” Op. Dr. Kaya, Kolelitiazisin genellikle ciddi bir sorun olmadığını belirterek, “Semptomatik olduğunda tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Laparoskopik kolesistektomi, safra taşı kaynaklı semptomların tedavisinde en etkili ve güvenli yöntemlerden biridir. Erken tanı ve tedavi ile hastalar genellikle hızlı ve sorunsuz bir iyileşme süreci geçirirler. Eğer safra taşı belirtileriniz varsa, erken teşhis ve tedavi için bir sağlık uzmanına başvurmanız önemlidir” diye konuştu.